Alt geçidi meydanmış buranın kapanı. Silgi yerine sapan deviniyor boynumda -dilimde mürekkep kanıyor-. Zor tabii bir kamburun vücuduna kabuk dikmek. Uçurumların çıkardığı prototip diyet. Kaç virgül çitiledi tinin bugüne kadar? Yırt başının fermuarını, beş tır parantez açtı bu kalem yine kırılmadı. "Kıtır atıyor, yemeyin."
Satır taşı. "Katırı kusuyormuş o deli şimdilerde." Burdan bakışı çıkarın, flütleri açın. Eee geç oldu! Biz kalkalım. "Dur daha kaç "mi" ekleyecektik çiçeklerin dalına?" Feleğin garkına bin çomak yatırım. Perdeyi kaldırıyorum. Kaçışın, üzerinize sıçramasın. Her yer her yerde yine. Toparlasam çekip çıkaracağım bilmiyorum beni ne hâlde. Sayfalar yırtıldıkça tümüme sönüyorum. Bir gün kendimi hiçe süreceğim ebet müsaitse. Geçerken uğradım, çorak pınarlarım. Sonumu emanet edindim -fısıldıyor teranesini trampet-, boşluğumu yüklenmem gerek. Hafızam uzasın diye kesmeye konduramadığım saçlarım başıma tüfek...
9 Haziran 2026 05.19