" Öyle ama sizin korkmanıza gerek yok ki, panzehiri olan zehirden korkar mı? Yokluk yüzünden ölenler olsa da tokluktan ölen de yok ya. Senin her şeyin var, başkaları yokluktan harap olsa bile sana ne? Kaz tufandan korkar mı?" dedim. İyi bir âlim olan dostum, bana çok anlamlı bir biçimde baktı ve şöyle dedi: " İnsan sahilde bile olsa dostları denizde batarken rahat edemez. Benim yüzüm sanma ki gıdasızlıktan sarardı, onu sarartan fakirlerin ıstırabıdır. Akıllı adam ne kendi bedeninde ne de başkalarında yara görmek ister. Allah'a çok şükür kendim muhtaç değilim, Fakat bugün bütün bir memleket aç. Yaram yok ama başkalarında yara görünce vücudun titriyor. Hastanın başında bekleyen sağlıklı kişinin keyifli olması mümkün mü? Fakirler, miskinler aç olunca benim her yediğim lokma zehir kesilir. Dostları hapishanedeyken kimse güllük güneşlik bir bahçe nasıl eğlenebilir?"