Gönül toprakla dolu tahta bir kap, bir teneke.
O da gönlün mühendisi. O toprağa ne şekiller verir!
Neler çizer! Ne rakamlar döker!
Ne hakikatler yazar ne adlar kaydeder!
Seni sayı gibi alır, bir başkasına çarpar.
Bu çarpıştan ne sonuçlar meydana gelir!
Çarpmayı gördün ya, şimdi de pay edişi seyret!
Niçin ben asıl âlemime; kendi dünyama dönmeyeyim?
Burada benim ne işim var? Gönül nerelidir? Neredendir?
Şu toprak seyrine dalmak neredendir, nedir; düşünmüyor musun?
Sen bu dünyada,
pek garipsin, pek garipsin, pek garip!
Söyle sen nerelisin? Nerelisin, nereli?
Sen kiminle berabersin? En yakın dostun kimdir?
Anladım, anladım. Sen Allah’la berabersin,
Allah’la berabersin, Allah’la beraber!