Işığını hiç göremeyen köre, doğanın ahengini hiç duymamış olana sağıra, ruhundaki sesleri asla seslendiremeyecek olan dilsize acırsınız; ama sahte bir ahlakla, şu yürek körlüğüne, ruh sağırlığına, şu akıl dilsizliğine; zavallı kadını delirten, onu iyiyi görmekten, Tanrı’nın sesini duymaktan, aşkı ve inancı anlatmaktan alıkoyan şeylere acımaya içiniz elvermez.
Yolları zor ve dik olsa da sevgi sizi çağırdığında, onu takip edin. Kanatları sizi sarmaladığı zaman, ona teslim olun, tüyleri arasında gizlenmiş kılıçlar sizi yaralayacak olsa da. Ve sizinle konuştuğu zaman inanın ona, bahçeyi harap eden kuzey rüzgarları gibi rüyalarınızı sesiyle parçalasa bile.