onca ayna , onca ampul , onca ışık
aydınlatmadı yüzümüzün boyalı gerçeğini
ve bu yüzden bulamadık
oynadığımız rollerin yerçekimini
yanlışlık , dağıtımında değil
kendisindeydi rollerin
sahnelere mezar kazan hain senelerin
rollerimizi çoktan ezberlemiştik bunu anladığımızda
şimdiyse son tabutlarız
bireysiz tragedyaların alaturka sunaklarında.
çok uzun bir yalnızlıktı her rolüm
ne kadar aykırı geliyor şimdi bana
ve sahnenin ortasında
benim bu kadar bana benzeyişim
ve bu yüzden
ölümü hep bir ıssız sahne gibi düşünürüm
ıssız sözcüklerin mezarlık sahneleri rastgele yaşanmış kuyular
ve kendimizle aramızda yükselen dördüncü duvar
her yeni rolümle yeniden terk edilirim.