Hicran Tunç

Hicran Tunç
@1Sophrosyne
129 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
" Eğer bir gün bu önyargı kelimeleri, yani Avrupa dillerindeki barbar, Japon dilindeki gaijin, Müslümanlardaki kâfir, Almanlardaki Ari olmayan gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek, amacımıza ulaşabiliriz. Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı."
Sayfa 57 - Maximilian Wagner
1000k
"Ne hale gelmiş bu nesil? Her şey önemli ama ölüm önemli değil!" Ve, kendi kendine soruyordu: "Eğer ölümün onlar için hiçbir önemi yoksa yaşamanın da yoktur. Öyleyse niçin ve nasıl yaşıyor bu insanlar?"
Sayfa 35
1000k
...Ama hayat hiç de kolay değildi. Kendisini kollayıp kayıran dost ya da nüfuzlu akrabaları olmayınca insanın işinde ilerlemesi, iyi bir yere gelmesi pek zordu.
Sayfa 32
1000k
Puan vermedi·622 syf.·
2026 1. kitabı
Oblomov, yalnızca “tembellik” üzerine yazılmış bir roman değildir; daha çok, irade kaybının, ertelemenin ve hayat karşısındaki içe kapanışın edebi bir portresidir. Gonçarov, Oblomov karakteri üzerinden, potansiyeli olan ama onu hayata geçirecek enerjiyi ve kararlılığı bulamayan insanı anlatır. Oblomov’un yatağı, yalnızca fiziksel bir mekân değil; onun korkularının, alışkanlıklarının ve değişime karşı direncinin simgesidir. Romanın en çarpıcı yanı, Oblomov’un pasifliğinin karikatürize edilmemesidir. Okur, onu küçümsemekten çok anlamaya başlar; çünkü Oblomov kötü ya da ahlaksız değildir, aksine duyarlı, nazik ve vicdan sahibidir. Ancak bu “iyi” nitelikler, eyleme dönüşmediği sürece onu hayata bağlamaya yetmez. Andrey karakteri ise hareketin, disiplinin ve modern hayatın karşılığı olarak Oblomov’un tam zıttıdır ve bu karşıtlık romanın temel gerilimini oluşturur. Oblomov, bireysel bir karakter incelemesi gibi görünse de, arka planda alışkanlıklarına saplanmış bir sınıfın, değişen dünyaya ayak uyduramamasının bedeli, Oblomov’un kişisel trajedisinde somutlaşır. Bu yönüyle roman, sadece bir dönemin değil, her çağın “erteleyen insanı”na ayna tutar. Sonuç olarak Oblomov, okuru rahatsız eden ama bu rahatsızlığı bilinçli olarak yaratan bir eserdir. Oblomov’u okurken insan, “ben olsam farklı davranırdım” demekten çok, fark etmeden onunla ne kadar benzeştiğini düşünür. Belki de romanın asıl gücü tam burada yatar: Okuru, kendi içindeki Oblomov’la yüzleştirmesinde.
1K
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma