Bugün dinlediğim bir podcastte Marquez’in Nobel ödüllü yazar Yasunari Kawabata- Uykuda Sevilen Kızlar kitabından etkilenmiş olabileceğini öğrendim.
Kitabın şekli genel Marquez tarzından ayrı bir çizgide zaten.
Toplum olarak yaşamanın en büyük handikapı fikirleri kendi fikirlerimizle taban tabana zıt bireylerle birarada yaşama zorunluluğudur.
Bu yüzde yazılanları normalleştimek yerine edebi yolla ifade edilmiş bir durum olarak okumak lazım.
Marquez hayatı dramatize etmez onu ifşa eder. Ona göre hayat anlaşılmaz yaşanır. Kitapta sembol aramak metindeki rahatsızlığı yumuşatma çabasından ileri gelir. Ayrıca her okur kitlesi kendine göre bir yorum yapar. Feministler için bu metin bedeni çökmüş ama arzusu bitmemiş bir adamın hak iddiasına devam etmesi iken, politik okumada küçük kız sömürülen ve sesi çıkmayan halka dönüşür..
Bence oku geç ve hayatına devam et.
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CyTkOCVNqrQ
Bir gün dünyayı değiştirecek bir bilgi birikimine sahip
Okul başladı.
Lütfen çocuklarınızı, kuzenlerinizi, kardeşinizi ya da okula giden tanıdık neyiniz varsa karşınıza alın ve insanların fiziksel özellikleri ile dalga geçilmemesi gerekildiğini, bu fiziksel özelliklerin dalga konusu olmasının onun hayatını kötü etkileyeceğini; günlerce, haftalarca üzüleceğini hatta uzun bir zaman sonra geriye dönüp baktığında tiksinçle anacağını lütfen söyleyiniz. Kilosu veya fiziksel herhangi bir özelliği ile dalga geçilen çocuklar çekimser, umutsuz ve özgüvensiz oluyorlar. Aynı zamanda kendilerini diğer insanlardan daha değersiz görüyorlar. Bu çocukların arasında down sendromlular var, metabolizması yavaş olanlar var, depresyon sürecinde olanlar var, ailesi ile sorunları olanlar var... Tohumlar güzel çiçeklerin açılmasına vesile olsun, daha kökü gözükmeden incitmeyelim.
Her çocuk eşit değildir, ancak her çocuk özeldir.