Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Söz için huzurda bulunmuyoruz. Huzurda bulunmuyoruz zira huzura çağrıldığımız o sesi işitmiyoruz. Dinleme sanatından mahrumuz. Zira sadece kendi içini dinleyebilenler, ötekine de kulak verebilir. Orada olan, mevcut bulunan bir çağrıyı işittiği için gelmiştir. İnsan yüreğinin haritasını okumaya niyetlenen kim varsa, huzurda olmanın kıymetini bildiği için oradadır. Başkalarını anlamanın yolu kendimizi anlayabilmekten geçiyor.
Gözden göze, kalpten kalbe bir yol var. Bazen bir düzlükten kolayca yürürsünüz o yolu, bazen dağlar arasından geçit verir de nefesinizi keser. İnsan hep konuşuyor insanla, ama ne diyor? Kendi içinin uğultularını mı boca ediyor, yoksa arada durup halden bilmeye mi niyetleniyor?
Bazen insan, anlatamamaktan da önce anlatamayacağını bilmenin derdiyle bîzârdır. Konuşan kişi kendi yalnızlığında, kendi kırılgan titreşiminde, hatta kendi yokluğunda söylenir. “Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!" demişti Mehmet Akif.