"et-Taberânî'nin Mu'cem'inde ve diğer kaynaklarda İbn Abbas'tan rivayetle gelen Sa'id b. Cübeyr hadisine göre İbn Abbas şöyle demiştir: 'Bir toplum ölçüde ve tartıda haksızlık yapmasın da Allah azze ve celle onları yağmurdan mahrum etmesin! Bir toplumda zina ortaya çıkınca aralarında ölüm de ortaya çıkar. Bir toplumda faiz ortaya çıkınca Allah onlara cinnet halini musallat eder. Bir toplumda adam öldürme ortaya çıkıp birbirlerini katledince Allah onlara düşmanlarını musallat eder. Bir toplumda Lût kavminin ameli (olan homoseksüellik) ortaya çıkmasın da onlar içinde yerin dibine geçirilme hadisesi görülmesin! Bir toplum marufu emretmeyi, münkeri yasaklamayı terk edince işledikleri ameller yükseltilmez, duaları işitilmez.'"
İmam Şatibi şöyle der:" Allah, insan aklına kendine aşamayacağı bir sınır koydu. İstenilen her şeyi idrak etmenin bir yolunu vermedi."
Aklın bir sınırının olduğunu kabul etmek onun önemini küçümsemek anlamına gelmez. Tam aksine hak ettiği yere koymaktır bu. Aklımızın sınırlarını aşan bazı gaybî meseleleri de cevaplandırdığımız çıkış noktası burasıdır.
Allah'ın indirdiği ve müdafaa etmeyi emrettiği din için savaşmak ile sahte ideolojiler, çarpık inançlar ve muharref dinler için savaşmayı bir tutmak zulümdür.
Adduddin el-Îcî, Adabu'l Bahs isimli kitabında şöyle diyor:"Rivayet içerikli bir söz söylediğinde sıhhatini ispat etmen, iddia sahibiysen iddiana delil bulman gerekir."