Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Henüz genç, sağlıklı ve varlıklıyken asla iyilik yapmaktan vazgeçme! Mutluluk kalıcı değildir, olmamalı da zaten, hayatın bir amacı veya anlamı varsa bunlar bizim küçük mutluluklarımız da değil, mantıklı ve büyük şeylerdir.
İyilik yapın!
Ben de eğitimin aydınlık olduğunu ve gerekli olduğunu savunur fakat sıradan insanların okuma yazma bilmelerinin Şimdilik yeterli olduğunu düşünürdüm. Özgürlüğün soluduğumuz hava kadar gerekli olduğunu ama beklememiz gerektiğini söylerdim. Evet, böyle düşünüyordum fakat Şimdi soruyorum: " Niçin bekleyelim?" "Neden bekliyoruz, sana soruyorum? Bize mani olan ne? Bana hep, her şeyi birden elde edemeyeceğimizi, her şeyin zamanla kendiliğinden gelişeceği söylendi. Fakat bunu söyleyen de kim? Bunun böyle olduğu ispatlanabilir mi? Bana eşyanın doğal düzeninden, neden sonuç ilişkisinden bahsediyorsun fakat düşünen ve yaşayan bir canlı olarak benim, üzerinden atlamak ya da bir köprü kurmak yerine, bu çukurun daralmasını veya doldurulmasını öylece beklemem mi gerek? Söyle bana, neden beklemek gerekiyor? Yaşama sevincimiz tükenmişken, ama yaşamamız gerekirken ve içimiz yaşama arzusuyla dolup taşarken beklemek niye!
Bir insanın mutlu olduğunu hissetmesi için mutsuzların dertlerini sessizce çekmeleri gerekiyor. Bu genel bir hipnoz. Her mutlu adamın kapısında eli çekiçli biri olmalı ve ona mutsuz insanların da olduğunu hatırlatmalı. Ne kadar mutlu olursa olsun, hayat er ya da geç Ona da bir gün pençelerini gösterecektir! Onun başına da bir talihsizlik; hastalık, yoksulluk, geldiğinde onun şimdi kimseyi görüp duymadığı gibi kimse de onu görüp duymayacaktır. Fakat eli çekişli biri yok ve mutlu insanlar önemsiz günlük telaşlarıyla yaşamaya devam ediyorlar. Rüzgarda hafifçe titreyen kavak ağacı gibiler, onlar için her şey yolunda.