• İnsanlar size neden bir çok yakın, bir çok uzak oluyor ki ??
  • Siz hiç duyarsız insanlara
    Şiirler sundunuz mu?
  • 283 syf.
    ·4 günde·Beğendi·10/10
    TABU CAN ÇEKİŞİYOR

    İNCELEMEM KALDIRILMIŞ TEKRARDAN YAYINLAYACAĞIM!
    BUNU DA SİLİN BUNU DA TEKRARDAN YAYINLAYACAĞIM!

    Bu inceleme benim için ayrı bir değer ve önem taşıyor. Turan Dursun’dan alıntı yaptığım ve okuduğum için, burada büyük bir saldırı ve linç girişimine uğradım. Mesaj kutusunda ve yorumlarda aileme ve şahsıma onlarca hakaret edildi. Turan Dursun’u sevip okuduğum için, aynı Turan Dursun gibi ölmemi isteyenler dahi oldu.

    (Eklemek isterim ki Kitaptan yaptığım bazı alıntılar 1000Kitap tarafından kaldırıldı.)

    Ki bu bana değil sadece, bir kadına hiç olmayacak mesajlar dahi atıldı. Buna tepki göstermek varken, gidip SAHİH-İ BUHARİ’DEN ALINTI YAPAN, TURAN DURSUN OKUYAN İNSANLARI LİNÇLEME İHTİYACI DUYULDU.

    Aşağıda paylaşacağım bağlantılarda göreceksiniz. Sivas’ta aydın yakan canilerin torunları, zihniyetlerinden bir şey kaybetmediklerini ve Hoşgörü denilen kavramın İslamiyet’te kesinlikle yer almadığını salyalarını akıtarak, tüm 1k kullanıcılarına kanıtlamaya çalıştılar. Bazılarını tenzih ederek yapıyorum bu yorumu.

    https://hizliresim.com/tYCORA

    https://hizliresim.com/b1W2Ei

    https://hizliresim.com/1hw0hM

    Bu olaydan sonra, Sizlerle birlikte bu gericiliğe karşı Turan Dursun Okuma etkinliği başlatmak istiyorum. Etkinliğe katılmak isteyen arkadaşlarımdan ricam, etkinliğe katıldıklarını ve hangi kitabını okuyacağını belirtmeleri.

    Gelelim incelemeye ve önemli bir noktaya:

    Daha önceden de şimdi de fark ettiğim gibi kritik olmasına rağmen burada, hayatında hiç açıp ayet hadis kavramının ve öneminin farkında olmayan ne olduğunu bilmeyen KİTLE (boş inanlar diyorum ben bu kitleye) çok kolay bir şekilde hadis reddi yapıyor. Hadisleri hoşlarına giden veya gitmeyen olarak ikiye ayırıyorlar. ÇOK KRİTİKTİR UYARIYORUM DİNDEN ÇIKARSINIZ! Bu hükmü ben vermiyorum üstelik.

    “Hz. Peygamber'den kendisine gelen bir haberin doğru olduğuna inandığı hâlde –hayatî bir zorlama olmaksızın- onu reddeden kâfir olur.” hükmünü vermiştir.

    “Hz. Peygamberin hadisi (sözü) olduğunu bildiği hâlde, onu inkâr eden kimse kâfir olur. (bk. el-Avasım ve’l-kavasım, 2/274)

    Manası anlaşılmazsa bile, Kitap ve Sünnette yer alan her şeye iman etmek gerekir.”(Mecmuu’l-fetavî, 3/41).

    Paylaşımlarımın altında Hadis reddi yapandan tutun da, Ahzab 51, ayetini reddeden dahi oldu. Reddedilen hadisler ise ehl-i sünnet’in kabul ettiği, kaynak aldığı ve uyguladığı, BUHARİ’NİN SAHİH, hadisleridir! İşine geleni alıp, işine geleni reddetmek çok kritiktir, İMANI SARSAR! Bu bilgilerden yoksun olup, toplumdan dışlanmama korkusuyla inanan ve hayatı boyunca araştırmayan kitle Hadis de reddeder, Kur’an’da böyle bir Ayet de yok der.

    Turan Dursun en başından beri yazdığı her şeyi ayet ve hadisleri göz önüne alarak aktarır. Yorumlamaz, AKTARIR! Burada benim yaptığım gibi. Burada beni veya Turan Dursun’un kitaplarını redderek, linç girişiminde bulunarak, insanlara küfrederek, BU GERÇEKLERİ YOKMUŞ GİBİ GÖSTEREMEZSİNİZ!

    GELELİM İNCELEMEYE

    Kur’an tahrif edilmiş midir?

    Ebu Abid dedi ki: İbrahim oğlu İsmail Eyyub’dan o da Nafi’den, o da İbn Ömer’den aktarmış olarak bize haber verdi. İbn Ömer Şöyle dedi;

    Sakın herhangi biriniz Kur’an’ın tümünü elimde tutuyorum demesin! Tümünün ne (ne kadar) olduğunu kimse bilmez. Kuşku yok ki, Kur’an’dan çoğu (yok olup) gitmiştir. Onun için herhangi biriniz görünürde olanı aldım desin. ( Süyüti, el itkan, e’n- Nevu’s- Sabiu ve’l - Erbeün 2/32)

    Kim bu İbn Ömer? Ömer diye anılan Abdullah, nübüvvetin üçüncü yılında Mekke’de doğdu. Hz. Peygamber’in zevcesi Hafsa ile ana baba bir kardeştir. Babasıyla birlikte müslüman oldu, yine onunla birlikte Medine’ye hicret etti.

    Hadis Reddi mi yapacaksınız? Yoksa hadisi olduğu gibi aktaran insanları mı linçleyeceksiniz? Bu anlatınlar ne yalan, ne iftira, ne hakaret ne de saygısızlıktır. Olguları gerçekleri dile getirmektir.

    Yetmedi mi?

    Kur’an’da kimi ayetlerde, Muhammed’in ve Kur’an’ın ‘’nas’’a, yoruma göre insanlığa gönderildiği bildirilirken, En’am Suresinin 92. Ve Şüra suresinin 7. Ayetlerine göre, Yalnızca Ümmü’l- Kura yani Mekke ve Çevresine gönderildiği bildiriliyor. Hiçbir tanrı inancında rastlanmaz ki, ‘’Eksiksiz’’, ‘’Bilgisi Sonsuz’’ diye nitelenen bir tanrı, birini bir yere önce dar çevreye peygamber olarak göndersin, sonra da şimdi de seni Tüm insanlığa peygamber yaptım desin ( Turan Dursun Din Bu, Cİlt 4, Sayfa 25)

    Peygamberin Eşleri ve Cariyeleri

    Daha önce yukarıda ki durumları alıntı yapmıştım kimse itiraz etmediği saldırmadığı gibi beğenen
    "din kardeşleri" dahi oldu, şaşkınlığımdan bu hoşgörüye teşekkür babında bir ileti dahi attım fakat gerçekliği bir gün sürdü sadece. Gelelim linç yağmuruna tutulduğum konuya. Ben veya Turan Dursun’unl değil, Buhari ve Kur’an esas alınarak yazıyorum. Hadis reddinin ne kadar kritik olduğunu, yukarıda belirttim.

    Muhammed’in eşleri.

    Gelelim dün ki Aişe ile olan paylaşımlar sonrasında gelen linçler ve Hz. Aişe’ye hakaret ediyormuş gibi gösterildiğim kısma.

    Hz. Aişe ;

    Aişe’nin aktardığına ve Hadis’te geçen kaynak alınarak. Peygamberin çok eşli olduğunu biliyoruz.

    50-60 yaşında ‘’çok evlilik’’ hayatı yaşamıştır. Peygamberin çok eşli olması ile ilgili Buhari/ Tecrid 192’de şöyle bir hadis geçer;

    Arkadaşlarından Enes anlatır: Peygamber 9 ya da 11 karısı varken, günün belirli saatlerinde bütün karılarını dolaşır ve hepsi ile cinsel ilişkide bulunurdu.

    Enes’e sordular: Peki peygamber buna nasıl güç yetiriyordu?

    Enes şöyle dedi: ‘’ Biz aramızda peygamberin 30 erkek gücünde olduğunu konuşurduk ‘’7

    Bir diğer hadiste şöyle buyrulur: Hz. Muhammed karılarına eşit süre ayırır; aynı gece hepsini dolaşır; sıra kimdeyse ounla kalırdı. ( Kaynak : Müsned, c.6 s.108)

    EHLİ SÜNNETİN, SAHİH ALDIĞI HADİS KİTABINDA ANLATILIYOR VE SİZ BUNLARI ALINTILAYIP PAYLAŞAN İNSANLARI LİNÇ EDİP, HADİSTE OLAN OLGUYU GÖRMEZDEN GELMEYE ÇALIŞIYOR VE REDDEDİYORSUNUZ! UYARIYORUM KRİTİKTİR DİNDEN ÇIKARSINIZ!

    Diyelim ki bu hadis sahih değil (size göre ama!) Bu Hadis yalan, Buhari de Tu-kaka. Aişe’nin kıskançlıkları ve itirazları sonrası şu AYET geliyor HADİS DEĞİL AYET!

    Ahzab 51;

    Ey peygamber, bu hanımlardan, kimini dilersen geri bırakır, dilediğini alabilirsin. Boşandığını yeniden alman konusunda bir vebal yoktur sana....

    Ve tekrardan REDDİNİ İDDİA ETTİĞİNİZ SAHİH-İ BUHARİ’DEN AKTARILIYOR. Aişe bu ayetten sonra kendini tutamayarak şöyle der:

    Görüyorum ki, senin Allah’ın yalnız senin şeyinin keyfi için koşturuyor. (KAYNAK: BUHARİ, TEFSİR; TECRİD-HADİS/1721, MÜSLİM, RIDA/49-50- HADİS/1464; İBN-İ MAECE, NİKAH/ 57, HADİS 200...)

    Gelelim, Muhammed’in Aişe ile 6 yaşında nikahlanıp, 9 yaşında birlikte olduğuna dair, Hz. Aişe’nin kendi sözlerinde ve Sahih olan buhari’den aktarılanlara. BURADA AKTARILAN SADECE HADİSTE GEÇENLERDİR KAYNAK ALINARAK YAZILIYOR.

    o dönemde kızların erken olgunlaştığını savunanlar da oldu, Hadisi inkar edenlerde. Şimdi gelelim BUHARİ’DE anlatılanlara;

    İbn Sa’d ve Müslim’de kaydedilen başka bir rivayette de “Hz. Aişe 6 veya 7 yaşında nişanlanmış, 9 yaşında da evlenmiştir.” Bazı kaynaklarda nişanlanma yaşı “6 veya 7” olarak verilmiştir. Ancak başka yazılı eserlerde de nişanlanmadan bahsedilmeksizin, direkt “9” yaş ifade edilmektedir KAYNAK; İbn Sa‘d, Muhammed b. Saʻd b. Menî el-Hâşimî el-Basrî (ö. 230/845), “etTabakâtü’l-Kübrâ”, 2. Baskı, 8. cilt, s. 62, Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye, 1418/1997, Beyrut.

    Buhari’de geçen bir hadisi burada olduğu gibi yayınlıyorum;

    "hadis : rivâyete göre şöyle demiştir: ben altı yaşında bir kız iken nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (üç sene sonra) biz medîne`ye hicret ettik. hâris ibn-i hazrec oğullarının menziline indik. müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. bu cihetle saçım döküldü. (hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem ümmü rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. ben de annemin yanına geldim. beni ne edeceğini bilmiyordum. annem elimi tuttu. tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. nihâyet soluğum biraz yatıştı. sonra annem biraz su aldı. onunla yüzümü, başımı sıvazladı. sonra beni eve koydu. evde ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. bunlar bana: - hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. annem beni bu kadınlara teslîm etti. bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve resûlullah`a teslîm ettiler. beni hiçbir şey sıkmadı. ancak resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi habersiz görünce sıkıldım. (resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. yanında ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. beni resûlullah yanına oturttu). ensâr kadınları beni resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.
    hadisno : 1553
    buhari, e’s-sahih, kitabu menakıbi’l-ensar/44; tecrid, hadis no. 1553"

    TALAK 4. AYETİYLE EVLİLİK ÇAĞI İLE İLGİLİ BİLGİ VERİLİR

    Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

    Ay hali başlamadan yaşları sayılmacağını iddia eden arkadaşlar olacaktır. Bu yüzden 12+7'den falan 19-20 yaşlarında olmalı diyorsunuz, ölüm tarihi ve falanca bir takım hesaplamalarla da bunu kanıtlıyorsunuz (kendinizce). Ben de yaşının 20 civarlarında olmasına inanmak istiyorum. Fakat Martin Lings’ hz.muhammed'in hayatı kitabında, hz.ayşe peygamberle evlendikten sonra, yesrib'de ateşli humma salgını başlamış. hz.ayşe babasını ziyarete gidip ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, adamlar çocuk zekasıyla hastalığı anlamayacağını düşünüp şiirle cevap vermişler. (syf:142)

    Bu konuyu alıntılarken de aynı şekilde Peygambere ve dine hakaret olmadan Hadis’te aktarılanı yazdım ve bu incelemede var olan hadise dair kaynak da verdim. Reddedip, reddetmemek sizin elinizde.

    KİMSEYİ HİÇBİR DİNİ HİÇBİR İNANCI VE HZ.MUHAMMED’İ YARGILAMADAN VEYA SAYGISIZLIK VE HAKARET ETMEDEN BİZİM BAKIŞ AÇIMIZA DAİR BİR ELEŞTİRİ BELİRTİYORUM;

    SADECE! BÜYÜK HARFERLE YAZIYORUM. LİNÇLENMESİ GEREKEN SİZİN MANTIĞINIZA GÖRE HADİSLERİ 1000KİTAP’TA PAYLAŞAN KİŞİ!

    Dün yediğim linçte Peygamber’in 30 erkek gücünde olması ve bu hadis çok tartışıldı ve REDDEDEN OLDU! ÜSTÜNE ÜSTELİK BU HADİS KUR’AN’DA BİR AYET İLE DESTEKLENMİŞ YANİ SAHİH İKEN! GEÇMİŞ OLSUN! UMARIM BU ARKADAŞLAR YAKINDA İMAN TAZELER TEVBE EDERLER. BEN İNANÇLARINA SAYGI DUYUYORUM ZARAR GÖRMELERİNİ İSTEMEM!

    Zeynep ile evliliği;

    Muhammed oğulluğu ve azadlı kölesi Zeyd’in karısı Zeynep ile evlenir;

    Zeyd Hz. Muhammed’e der ki; Zeynep’i sevdinse hemen boşanayım. Muhammed ise cevap olarak Allah’tan kork karını boşama der ama Zeyd, eşi Zeynep’i boşar ve bunun üzerine, AHZAB SURESİ 37. AYET’TE İNER; Madem ki Zeyd onunla ilişiğini kesti; biz onu sana eş yaptık.

    YORUM EKLEMEDEN, NEYSE O, AYET’TE YAZAN AKTARILIYOR!

    BURAYA KADAR GELDİĞİMİZ NOKTA DA NE MUHAMMED’İN ŞAHSINA NE DE İSLAM DİNİNE DOĞRUDAN BİR HAKARET BULUNMAKTA. HADİSLERİ DOĞRUDAN AKTARAN BİRİSİNİ SEN İSLAMA HAKARET EDİYORSUN DİYE LİNÇLİYORSUNUZ. BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU DERLER ADAMA.

    Kitabın özelinde diğer ufak nüanslar var. Bu incelemeyi okuduktan sonra ar damarınızın yine her zaman olduğu gibi çatlamayacağını biliyorum. Mesaj kısmından ve yorumlar da şahsıma edilen hakaretlerin hepsinin hesabı, zamanı geldiğinde Adli olarak sorulacaktır. Şimdi burada herkesin özelinde soruyorum; suç, okuduğunu ve hadisleri olduğu gibi kaynak vererek aktaranda mı oluyor? Ek olarak bu hadislerin islam’a zarar verdiğini savunanlar dahi oldu. Peki ehli sünnet, imana zarar verecekse Buhari’nin hadis kitabını ne diye kaynak alıyor. Yoksa ehli Sünnet sizin kadar düşünemiyor mu? Okuyan ve detaylı olarak anlamaya çalışanları linçleyerek, Turan Dursun’a suikast düzenleyerek, Sivas’ta aydın yakarak, ne gerçekleri, ne de var olanın üzerini örtebilirsiniz!


    Cimer'e vs şikayet eden, dini bütün arkadaşlar olmuş.
    Şimdi olayı açıkça tane tane anlattığıma göre beni değil, bu hadisleri aktaran Sahih-i Buhari’yi Cimer’e Emniyet Genel Müdürlüğüne falan şikayet edebilirsiniz. Hatta bu hadisleri yazan Buhari’yi halkın inançlarına saldırdığı ve Halkı Tahrik ettiğine inanarak yargılayabilirsiniz! Seçim sizin.
  • Dün nerede olduğunuzu söyler misiniz?
  • Soruyorum size, nasıl girdiniz buraya?..

    Haydut gibi…
  • Sevmek mi ?
    Sevilmek mi ?
  • 105 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Hacı Agalansak da mı Hacılansak, Hacılanmasak da mı Hacı Agalansak?

    Efendim? Peki, peki yeterince anlaşılmadı farkındayım… Biraz daha açık olmakta fayda var...

    Kitaba tam 35 alıntı yapmışım. Daha fazlasını pek ala yapabilirdim. 105 Sayfalık bir kitap nasıl bu kadar anlam yüklü olabilir, nasıl bu kadar halimizi ve ülkemizi anlatabilir size tam olarak bunu anlatmaya çalışacağım. İncelemelerimi bildiğiniz üzere, kitap kritiği yapmıyorum. Bana ne verdiyse, ne hissettirdiyse sizlere onu aktarıyorum. Biraz alıntılardan yararlanıp sizlere ufakta olsa bir fikir veriyorum. Kesinlikle spoiler yok, gönül rahatlığıyla okuyup, kitabı alıp almamaya karar verebilirsiniz. Kesinlikle kitabın çizgisinin dışına çıkmayacağımı bildireyim.

    Hazırsanız, nasıl güdülüyoruz, nasıl kandırılıyoruz, nasıl inançlarımızla dalga geçilmesine izin veriyoruz bir bakalım. Bakalım ki, belki kafamız da birkaç soru işareti oluşturur, acaba dedikten sonra bir şeyleri araştırma yoluna gideriz.

    Sadık Hidayet’in okuduğum ikinci kitabı. İlk Kör Baykuş’u okumuş, istediğimi alamamıştım. Ama bu kitapta düşündüğümden de fazlasını aldım. Bana neler hissettirdi, neleri hatırlattı bir bakalım. Baştan uyarayım, eyyam yapmadan ve hiç kimseden çekinmeden “Gaddar” bir inceleme yapacağım.

    Günümüz: Türkiye - 27.06.2018 18:00

    En çok yakındığımız şeylerin başında ne geliyor? Dinin, devlet işlerine karıştırılması ve Din üzerinden maddi-manevi kazanç sağlanması. Mustafa Kemal Atatürk 1930 yılın da “Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar iğrenç kimselerdir. İşte biz bu duruma karşıyız ve buna izin vermeyeceğiz.” demiştir. Hacı Aga işte bu sözün tam olarak karşılığıdır. Kısa bir tanımlama yapalım;

    - Parayı çok sever,
    - Din ile ilgisi yoktur,
    - Borç verir faizi ile alır,
    - Kaçak mal satar,
    - Kumar oynar,
    - Şarabı çok sever,
    - Birden fazla kadına sahiptir, haremi var desek yeridir,
    - 80 yaşını geçmiş olmasına rağmen sokaktan geçen kadınları keser,
    - Aşırı derece de cimridir,
    - Dönem adamıdır. Kim iktidardaysa, o fikre bukalemun gibi bürünür,
    - Bilgi eksikliğine rağmen, kendisini bilgili gösterir,
    - Yaydığı yalanlar ile geçmişi nüfuslu biri olarak bilinir,
    - Rüşvet alır,
    - Rüşvet verir,
    - Etrafındakilere gram para koklatmaz, erik çekirdeğinin hesabını yapar…

    Bu tanımlalar uzar da gider. İşte bu çerçeve üzerinden ve günümüze uyarlayarak Hacı Agaların ülkemiz de ne kadar fazla olduğunu sizlere anlatmaya çalışacağım.

    "Vazifemiz halkı ahmak bırakmak. Böylece başları önde olur ve birbirleriyle didişir dururlar." Sy.96

    Her sakalı olanın, her cübbesi-takkesi olanın bir ilim, bir bilgi yaydığı sanılır toplumumuz da. Cemaatler oluşur, tarikatlara evrilir, topluluklar oluşur ve bir lider seçerler kendilerine. Bu liderler, el etek öptürür, yalan ile bir şeyler yaptığına inandırır, tam bağımlı müritler yaratır, onların oyunları ile insanları kandırarak “Şifacı” bile olurlar. Tek şifaları uçkurdur bilinenin aksine.

    Bu Hacı Agalar, Din’i kullanarak insanları korkutur, Kur’an-ı Kerim dışında kendi vahiylerini aktarırlar. Birçoğu gizliden gizliye başladığı bu durumu, daha sonra müritlerinin artması ile aleni olarak yapar. O öyledir, bu böyledir, şu şöyledir demeye başlarlar. Kadınların sadece evde oturması gerektiğini, istedikleri kadar kadına sahip olabileceklerini aktarırlar. Cennet ‘te şarap bahçelerinin onları beklediğini, 100 erkek gücünde olacaklarını ve kendilerine ait haremlerinin olacağını anlatırlar. Bu söylemlerimin hayali olduğunu sanmıyorsunuz değil mi? Tabi ki değil, onca video var. Her gün bir yenisi ekleniyor, her bir yeni görüntü de yerin dibine bin kez daha giriyoruz.

    Bu topluluklar insanları bilime yönlendirmezler. Tam tersi bilim düşmanı olurlar. Televizyon Şeytan icadı derler, evlerinde en büyük ekranlarda neler neler izlerler? Dünya genelinde bu hacılar her zaman para ile desteklenir. Yerli ya da yabancı fark etmeksizin bu yapılır. Halkın cahil olduğu ve sorgulamadığı her devlet istediği başarıya ulaşır. Cahillik bulaşıcıdır ve fanatizm doğurur. Bu kimseler, toplumda söz sahibi olurlar. Sözleri ile kitleleri harekete geçirebilirler. Din üzerinden verebilecekleri en alakasız söz ile, insanları isyana, ayaklanmaya sevk edebilirler. Arka planda ise; paracıklar, paracıklar, paracıklar…

    Şimdi sizden bir ricam var ve söylediklerimi Kafanızda bir canlandırın. Bu tarz işleri yapan birkaç isim var ama adlarını vermeyeceğim tabi ki. Bilinenin aksine az bilinen medyatik olanları bir düşünün. Bu Hacı agaların hangisi fakir? Hangisi zorluk çekiyor? Hangisi kötü bir muhitte yaşıyor? Hangisi Mercedes’le BMW ile gezmiyor? Ama durun, dış görünüşleri çok basit? Basitlikten kasıt, bir kavuk, bol bir şalvar, üstte bol bir gömlek vs, ayakta ise genel olarak kara lastik. Şimdi bu görünüşe bakarsanız, ne kadarda halkın içinden ve doğal değil mi? Değil! İşte ilk olarak toplumu kandırdıkları nokta görünüşleri. Tam bir Hacı Aga motto’su. Ne kadar basit giyinirsen, o kadar az paran olduğunu sanırlar. Senden borç para istemezler tam tersi para vermek için yarış ederler.

    "Para ayıpları örter. Para çalıntı ise helale çevirebilirsin; ananın ak sütü gibi helal olur. Öbür dünya için de namazı, orucu, haccı satın almak mümkündür." Sy.51

    Hacı Agalar, Dünya üzerinde en lüks yaşayan kimselerdir. Dışarıya gösterdikleri fakir edebiyatı, içeri de ise bambaşka bir şeye dönüşür. Fakir fukaranın parasını yerler ve hiçbir şekilde hak, hukuk düşünmezler. Onlar düşünmez düşünmesine de, buna izin veren toplum neden düşünmez? Neden, Hoca dedi, Hacı dedi yapmamız lazım derler. Soruyorum efendim, Neden KUL’a, KUL olur bu millet? Bu insanlara KUL olmamaları, hür düşünmeleri için bir Cumhuriyet hediye edilmedi mi? Neden Eğitimi, Bilimi rehber edinmezler de, şarlatanların peşinden koşar ve çocuklarının beyinlerini de bu şarlatanların yıkamasına izin verirler?

    Hristiyan olsun, Müslüman olsun, Yahudi Olsun… Bu dinleri eleştiren yazarlar, düşünürler hep bunlardan gem vurmaz mı? Kutsal kitaplar üzerinden bir dine vakıf olan bu insanlar, neden bu dini kitapları okumaz da, bu şarlatanların her kelimesine inanır? Çünkü böylesi daha kolaydır. Çünkü elinde sopası olan birine itaat etmek daha kolaydır. Neden dini değer ve bilgileri değil de, Papaz’ı, Hoca’yı, Haham’ı kendilerine rehber edinirler?

    İnsanlar birileri tarafından yönlendirilmekten ve sorgulamadan itaat etmekten aşırı derecede haz duyarlar. Bunları reddeden ve kendisini bu basit topluluklardan arındıran insanlar ise doğru inanmanın nasıl olduğunu öğrenir ve maneviyatı nasıl yaşayacağını bilir. Dini öğretileri, doğru ve gerçeğe en yakın şekliyle öğretir. Ama diğerleri? Gerçekleri öğretmek bir kenara, tek kelam etmezler. Çünkü bilirler ki, kul korkusunu değil de, Allah korkusunu öğretilerse kendileri hiçbir şey elde edemezler.

    Toplumumuz cahil bir toplum. Çok gerilere gitmeyin, Cumhuriyetimizin “gerçek” kuruluş aşamalarını iyi bir şekilde araştırırsanız, tam olarak bu Hacı Agaları öğrenmiş olursunuz. Günümüzde ise, yer altında, kıyı da köşe de olanlar, yakın zaman da inlerinden çıktı ve gayet te pişkin bir şekilde yalan dolanla insanları kandırmaya, bir şeylere düşman etmeye ve bu işten parasal olarak karlı çıkmaya başladılar. İki konu var. PARA ve KADIN! İnanın başka hiçbir şey yok. Bu ikisini çekip alın, geriye hiçbir şey kalmıyor. Asla ellerini sürmezler. Desinler, aylık asgari ücrete bu bilgileri yay, yaymazlar. Kıllarını bile kıpırdatmazlar. Bu topluluklar, kendilerine çıkar sağlarlar ve en ufak bir köşeye sıkışma durumlarında en yakınından olmak üzere hemen herkesi satar ve diğer tarafa yakın olurlar. PARA bu işin ana PAROLASI’dır. Para varsa varlar, yoksa yoklardır. Bir televizyon programına çıkıp, halkı aydınlatmanın bedeli 500 Bin TL olabilir mi? Ne yaptı da 500 Bin TL? Emeğin karşılığı mı bu? Nerede din? Nerede iman? Nerede Hak, Hukuk? Nerede fakir insanların yaşam şekli? Nerde komşusu açken yatamama ilkesi? Hepsi hikaye değil mi? Tabi ki hikaye, iki masal anlat, paralar cukka, ondan sonra ise evde cukka cukka. Efendim maalesef, bunlar gerçekler. Gerçekler acıtır. Din, istismarın ana parçasıdır. İnsanları sömürmek için kullanılan en moda konudur ve hiçbir zaman modası geçmemiştir. İşin arka planını göremeyenler, sadece düşünemeyen ve sorgulayamayan insanlardır. Her insanın kendi aklı vardır. Çok rahat kullanabilir, üstelik bedavadır. Bu örnekler kabile hayatı yaşayan, balta girmemiş ormanlarda yaşayan insanlar için değildir. Bu örnekler, her zaman bilgiyi edinebilecek imkanı olan ve bunu reddeden kişileredir.

    "Fazla okumak lazım değil. İnsanı delirtir ve hayatın gerisinde bırakır. Ama matematik dersinde dikkatli ol. Dört işlemi bilmen yeter. Para hesabını becerebilirsem kazıklanmazsın, anladın mı? Hesap önemli; en kısa zamanda hayata atılman lazım. Gazeteyi okuyabiliyorsun ya, kâfi." Sy.50

    Ne demiştik? Her şey para…

    Bizim Hacı Agamız, aşırı derece de Kadın düşkünü.

    "Hacı'nın evlilik bilançosu kabarıktı. Altı karısını boşamış, dört kadının başını yemişti? Hayatta olan diğer yedi karısı onun ailesini oluşturuyordu." Sy.43

    Doyumsuzluk.. Paraya ve Kadın’a sonsuz bir doyumsuzluk!! 1k Özel mesajları gibi?! 300 Yıl önce de durum buydu, günümüzde de durum bu. Nedir bu uçkura düşkünlük? Nedir bu salya akma durumu? Hacı Aga’nın kadınları gördüğünde salyaları akıyor, neden? Bunların hepsi, kendilerine bu doyumsuzlukları hak görmeleri ve maalesef ki kadınların buna izin vermeleri. Gelişmiş bir toplum, bilinçli bir toplum buna izin verir mi? Keser atar efendim. Neyi mi? Lütfen… Biraz hayal gücü…

    Anlattıklarım bilinmeyen şeyler değil, ama halı altına süpürülen şeyler. Yakın zaman da olanları unutmadınız değil mi, yurtlarda ki çoluk çocuğa tecavüz olaylarını? Bu olayları savunanları ve oy çokluğu ile aklandıklarında gülücükler dağıttıklarını? Sanıyorsanız ki sadece biz de oluyor. Hayır efendim. “Spotlight” filmini kesinlikle izlemelisiniz. Hacı Aga’nın dini yoktur. Sadece topluma ulaşması yeterlidir. Film gerçek bir öyküdür ve Amerika’da yer yerinden oynamış, Dünya’ya sıçramıştır. Papazların kız-erkek ayırt etmeden çocukları nasıl cinsel olarak kullandıklarını ortaya çıkarmışlardır. Bu cümle her ne kadar basit olsa da bu haberin yapılması ve kanıtlanması bir o kadar zor. Bizim ülkemiz de basit bir şekilde geçiştirilen olaylar, o dönem de Dünya’yı sarsmış ve müthiş bir av başlatmıştır. Filmi kesinlikle izleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

    Ülkemiz de neler yapılıyor?

    Din istismar ediliyor, siyasete alet ediliyor. Hocalar camiler de OY propagandası yapıyor, cemaate sesleniyor. VİCDAN üzerinde yaşanması gereken DİN Özgürlüğü, şarlatanların ellerinde ve dillerinde yaşanıyor. Bir çok hücre tipi evlerde, gerçek değil yalan öğretiliyor. Cumhuriyet bir düşman gibi lanse ediliyor. Kurucuları düşman ve şeytan olarak tanımlanıyor. Kadınlar aşağılanıyor, örtülü olmayanlar günahkar ilan ediliyor. Kadınların evde kalması dışarıya çıkmaması söyleniyor. Çocuk yaşta evlilikler normal görülüyor ve teşvik ediliyor. Resmi nikah ile değil dini nikah ile bir den fazla eş almaları söyleniyor. Aldıkları rüşvet ile iş yerleri açıp, ticaret yapıyorlar. Bu işler büyüyor ve söz sahibi oluyorlar. Bu tipler, yeni bir nesil yetiştirmek için finanse ediliyorlar. Bu nesil CAHİL ve YOBAZ düşüncenin ürünü olarak, dışarıda gezerken, dondurma yiyen çocuğa vaaz veriyor, şort giyen çocuğa günahlardan bahsediyor. Kızlı erkekli birilerini gördüklerinde bir şeyler demeyi kendilerine hak görüyorlar. Örtünmeyen kadınları Şeytan olarak görüyor ve söylemekten kaçınmıyorlar…

    Şimdi bunlar böyle yapıyor da her toplum ya da ülke tamamen bunlara mı inanıyor ya da ayak uyduruyor? Asla? Öyle bir şey olamaz. Bu küçük topluluk, yer altı örgütü gibi. Sadece belirli bir kitleye hitap ediyor ve zehir bulaştırıyor. Bu kitle bazen, bazı konularda etkili oluyor. Ama düşünebilen toplumlar her zaman bunun üstesinden geliyor ve çekinmeden TOKAT atıyorlar. TOKAT sonrası kaçacak delik arıyorlar. Tam olarak HACI AGA’nın yediği tokat gibi….

    Kitabı okuduğunuz da ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

    “Hitler'in müslüman olduğu söyleniyor. Kolunda "Lâilaheillallah" yazıyormuş.” Sy. 37

    Yazıyor tabi neden yazmasın. Her Cuma Cami de görüntülenirmiş. Tek amacı Üstün Alman ırkı değil, üstün Müslüman toplumunu ortaya çıkarmakmış. Hatta Himmler ile birlikte Müslüman Kardeşleri ilk kuran kişidir. Efendim, Hacı Agalar gerçeği saptırarak, yalanlar üzerinden GÜÇ ile işbirliği yapmaya çalışırlar. GÜÇ onların limanlarıdır ve her zaman sığınacak bir liman bulurlar. Bu limana demir attıkların da ise işte böyle yalanlar üreterek toplumu kandırırlar. Hitler i sevmesinin tek nedeni ise Bolşevimz in işlerini yok edeceğine inanmasıdır. Hitler Müslümanmış, tabi tabi Stalin de Müslüman dı, Mussolini de zaten Vahdettin i sever sayardı, o da Müslümandı çünkü... Neyse,,,

    Şu ana kadar okuduysanız teşekkür ederim. Bilginiz olsun, tam olarak 5 word sayfası okudunuz.

    İncelemeyi yavaş yavaş bitireyim. Her toplumda, her ülke de din üzerinden istismar vardır. Olmayan ülke yoktur. Bazıları sadece bu topraklarda var sanıyor, hayır. Amerikan tarikatları çok daha pistir. Araştırınız derim. Bu topraklarda sadece GÜÇ çevresinde toplanırlar. GÜÇ olmayınca yeraltına inerler ve fırsat kollarlar. Bu şarlatanlar her dönem, birilerinin ADAMI olurlar. İsimler değişse de fikirler ve yapılanlar değişmez. Kendinize sorunuz, Devletin yaptığı cami de, Devletin bolca maaşlı memuru, neden sürekli bağış toplar? Bu bağışlar nereye gider? Kimin cebine gider? Kim hangi fikirleri yaymak için kullanır? Çıkar şimdi içimizden birileri hayır için kullanılıyor der. Biz onlardan bahsetmiyoruz güzel insan, biz yapılandan çok yapılmayandan bahsediyoruz. Takdir et ki, düşündüğün gibi olan az, diğer türlüsü daha fazla. Bir gün babam demiş Hoca Efendiye “Her Cuma para topluyorsunuz, Çatıyı yaptıracaktınız, kaç yıl oldu yaptırmıyorsunuz, bu paralar nereye gidiyor?” Hayır işlerinde kullanıyor der…? Hocamız arka bahçeden çıkardığı Mercedes le öğle yemeğine gider. Neyse!!! Hayır işi yahu…!!!

    Genelleme yaptım, Genellemenin de haklı olduğunu biliyorum. Ne demişler, istisnalar kaideyi bozmaz. Maalesef bu istisnalar kötü değil de iyi istisnalar. Kaideyi bozmayan da kötü örnekler... İncelemenin başında Gaddar davranacağımı söylemiştim. Birilerini kızdırdıysak, lütfen kusura baksınlar. Olacaksanız Allah’ın KULU olunuz, İnsanların değil… Özgür düşünün. İnancınızı vicdanlarda yaşayınız. Cami de fotoğraf çektirmekle, inançlı olunmaz, unutmayınız.

    Sağlıcakla kalınız!
    Kitabı kesinlikle öneriyorum!
    İyi okuma ve aydınlanmalar!!!
  • Hayatım boyunca kimseye sempatik görünmek için belli başlı olguların arkasına sığınmadım. Düşüncelerim ve duygularım bana neyi söylüyorsa onu yaşamaya çalıştım. Tabii bunu yaparken de kimseye bir saygısızlıkta bulunmamaya gayret gösterdim. Çünkü her düşünceni her yerde söyleyemezsin. Söylediğin şey doğru olsa bile birileri duyduğunda kırılabilir. Hayatta çok ince çizgiler vardır ve o ince çizgileri karşı tarafa geçmemek gerekir.

    Fakat görüyorum ki, her yerde olduğu gibi burada da belli başlı olguları sahiplenerek etrafında kalabalık oluşturan ve bu sebeple güçlü olduğunu zanneden insanlar var. Başarıyorlar da gerçekten tebrik ediyorum…

    Meseleyi biliyorsunuz, tekrar o konuyu derinlemesine açmayacağım. Ancak başka bilmeniz gereken şeyler var. Benim yaptığım tek hareket, o kişinin incelemesini şikayet etmekti. Sitenin bana vermiş olduğu bir hakkı kullandım. Hiç kimse de bu hakkı elimden alamaz. Hele ki beni vatansızlık, bayraksızlık, sapıklık, tacizcilik ve dinsizlikle itham ederek arkasına milliyetçi ve dindar insanları toplamaya çalışan biri asla bunu başaramaz. Askerliğini yapmış, evli bir adamım ben. Böyle iftiracı kişilerden asla korkmam. Geri adım da atmam. Çünkü alnım ak…

    Ama size de kızıyorum 1K, bilesiniz. Yorum yapıp BEN ŞİKAYET ETTİM diyene kadar, milliyetçilik ve dindarlık propagandasıyla 50 kişiye beğendirtmiş iletisini. Ben yorum yazıp “haklılığımı” ispatladıktan sonra sadece 12 kişi daha beğendi ve sonrasında da kaldırmak zorunda kaldı zaten.

    Neyse lafı uzatmaya gerek yok. Sinirle de yazmıyorum bunları, bilesiniz. Sadece kendimi atılan çamurdan temizlemek için yazıyorum. Bir kişi burada çıkıp kendisini taciz ettiğimi veya sapıkça bir davranışta bulunduğumu ispatlarsa anında hesabımı siler giderim dedim o iletide. Yazdığı hakaret dolu yazıyı kaldırdığı için artık göremiyorsunuz maalesef. O sebeple buradan paylaşma gereği hissediyorum. Açık çek veriyorum elinize. Çünkü böylesine çirkin bir ithamla karşılaştım ve çamur at izi kalsın taktiğini çok iyi bilirim...

    Şimdi soruyorum: İçinizde taciz ettiğim veya sapıkça davranışlarda bulunduğum biri oldu mu? Lütfen çıkıp söylesin. Hiç kimse çıkıp tacizi veya sapıkça davranışımı ispatlayamazsa, bugün burada bir kişinin ahlaksızlığı ve yalancılığı ispatlanmış olacak…
  • 392 syf.
    ·Beğendi·10/10
    UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

    Selamlar olsun size 1K ahalisi ve işsizlikten nasibini almak için bu incelemeye tıklayıp nasibini alacak olanlar...Artık bir gelenek haline geldi bunu belirtmek ama HEMENCİK yine AMA yine ÜSTÜNDE durup ALTINI çizmekte fayda var ki bu kitabı da sahaftan aldım ... Neredeyse sıfır ve 12 "milyon" (bkz: old school da BİLEREK sınıfta kalanlar ).. Sağolsun Adilhan Pasajında Piraye' den Turgut abi biraz delayli olsa da halay başı olmak isteyen naçizane şahsımıza beyaz mendil kıvamındaki bu kitabı gayet uygun bir fiyattan tokaladı .. Kendisine bir kez daha burdan teşekkürü bir borç biliyorum...ve tabii ki ısrarlı telefonlarımla bir rehine krizine dönüşen bu alamayış ama kendi açımdan verişin ortasında kalıp 2 dükkan arasında mekik dokuyan elimdeki kare ası , içi içli köfte dolu sefer tası , ablaların ablası ve orta doğu ve balkanların en efsane en bi cicisi , sahafların HASI Gülden Ablam...Sen olmasan ben ne yapardım ? =)) pek çok öpüyorum seni MUK MUK!! =))
    Bu kitap aslında bayadır listemdeydi.. Severim , hem de pek bi çok severim Eduardo Galeano' yu da ,bana kendisini tanıma fırsatı sunan Soner Yalçın' ı da.. Ama aklımda , bundan öncesinde okumak için sıradaki kitabı Tepetaklak idi .. 1000Kitap İstanbul Okuma Grubu/Duvar/ olarak karar almışlar.. Kim , nasıl kabul ettirmiş bilemiyorum ..Aralarında anlaşıp, secmişler bu kitabı..1K'da oraya burya dadanıp, milletin iletilerine salça olduğum ve işsizlik bayrağını göndere çektiğim sıralarda , ekranda akışa düştü söz konusu ileti.. Şaşırmadım dersem yalan olur .. Kendim bugüne dek bir okuma grubunun etkinliğine dahil olmuş değilim.. Zaten biz metalci kesimi bir araya ancak konserde kapı önü muhabbetine ya da içip ziftlenmek için barda bir araya geliyoruz .. Baktım bizim tayfadan canikovalar da geliyor dedim tamam ben de varım.. Güneş tutulması gibi kadro .. Metin T./Duvar/ abi (adam mother russia dan geldi WTF?!?! ) , Muzaffer Akar/Duvar/ abi falan sevdiğimiz bir dolu insan..Son anda topu filelere takan gavur https://1000kitap.com/Kuyruksuzprimat/Duvar/!!! yazdık bunu kenara =)) Kanbersiz düğün olmaz Tuco inda HOUSE !!! =)) İstanbul' un trafiğinin güdümlü füzelerini ağzımızın üstüne yiye yiye geldik Kadıköy'e.. Mekanın önüne geldim girdim içeri .. Elimi kapıya attım..Kapı açılmıyor!!! Açamıyorum kapıyı .. Sağdan çekiyorum soldan çekiyorum kendime..Yok!!! Sürgülüymüş meret .. Kan yüzüme akın etti... Karizma yerlerde =P Arkadan arkadaş açtı girdim içeri.. Kimsin dediler .. Ben dedim Tuco Herrera .. Hemen ya arkadaş sen sahiden işsiz misin falan fistan gülüştük .. Bu arada ben kitabı da okumamışım , GEZİ GÖZLEM kolu kıvamında katılıyorum olaya .. Rakı sofrasında , beyaz sofra örtüsü üzerinde , boynu bükük kimsenin çatalla taciz etmediği , burun büktüğü iç güveysinden hallice "yeşillik" tabağındaki zoraki ikamet eden sürgün yemiş ,sararmış Suriyeli maydonozlar kıvamındayım..Kimseye bişey de diyemiyorum.. Şöyle nabız yoklayaraktan , konuşulanlara kulak kabartaraktan dinledim.. Döndüğümde yapılan incelemeleri de , eleştirileri de okudum.. Ordayken de sordular nedir ne değildir diye .. Yapılan YAMUKLUKLARI anlatıyordur dedim..Güldüler =)) ( ben de olsam ben de gülerdim halime ZOHAHAHAHAHAH =) ) .. Mekana gelmeden önce zaten bir cephe savaşı dönmüş anladığım kadarıyla din muhabbeti üzerinden 2 taraf arasında.. Ben de kız evine hayırlı iş için gidilirken koltuk altına kıstırılıp hediye paketine sarmalanmış ziftli lokum kıvamında tam üstüne denk gelmişim.. Bu din muhabbetini bir kenara not ettim aklımda.. Benim bildiğim Galeano' nun bu işlerde bezi yok .. Bir de dediler ki Atatürk ' ten ve Osmanlı' dan da hiç bahis açılmıyor.. Buna da check .. Döndüm geçte olsa baya hatim ede ede 5 günde falan okudum kitabı..

    Şimdii...Zurnanın zarıldadığı yerlerdeyiz cimcimeler ve esas oğlanlar (haydi isim de vereyim POCAHONTASLAR VE GERONİMOLAR =) ).. Öncelikle kendi açımdan hemen belirteyim ki sonradan sıkıntılara yelken açmayalım .. Tartışmanın yelkenleri ad-hominem rüzgarlarıyla dolmasın .. Benim dinlerle ilgili en ufak bir alıp veremediğim yok..İnananlarla da bir sorunum yok.... Voltaire ' in dediği ( ya da dediği iddia edilen sözündeki) gibi düşüncelerinize totalde karşı da olsam , karşıt fikirde de olsak bunu dile getirebilmeniz , kendinizi ifade edebilmeniz için herşeyi yaparım.. Haksız da olsanız , suçlu da olsanız suçunuz ispat edilene dek Magna Carta sözleşmesi halen daha geçerli bildiğim kadarıyla ..Değilse de işbu inceleme de ben yürürlüğe koydum! Bunları bir kere yan cebine bi at .. Karşında değilim ..YANINDA DA değilim .. Benim gibi bir işsiz için , bu etkinliğe katılırken EN önemli olan şey GERÇEKLERDİ.. Bu bir edebi kitap ya da roman değil .. Roman veya diğer edebi neşriyat , öykü olur , anı olur , gezi yazısı olur .. Bunlar göreceli şeyler .. Sen sevmezsin , ben severim.. Burda tarihi olaylar söz konusu... bunlar Zweig' ın ardı arkası kesilmez betimlemeleri değil !! Ben Yozgat' ta her 10 evin kaçında , kaç günde bir analı kızlı ardına mücver yeniyor , 3 sene sonra Çorum ,New York'tan sonra dünyanın Nike ürünlerinin tüketim sıralamasında 2. gelecek , Kırklareli' nde bu sene hane başına 1 ton mercimek tüketildi tarzı realitelerden yanayım .. Benim işim gücüm bu, söz konusu Eduardo Galeano olduğunda .. Kesin bilgi !! Şimdi misal denmiş ki evrensel bir tarih mi? Cidden çok sevdiğim taze asker adayı Oğuz Aktürk/Duvar/ arkadaşım yöneltmiş bu eleştiriyi.. Evet değil !! Kabul !! Ama geçmişten geleceğe ışınlanıp elde ettiği teknolojiyle Mars' ta koloni kurup etli ekmek üstü PLAZMA ticaretine sardırmış Konyalılar da söz konusu değil günümüzde (TERMİ-LEVENT hariç =P !! ).. Evren dediğimiz şey üzerinde hayatımızı sürdürdüğümüz dünyamız bizim için.. Sanırım İslam'la da alakalı eleştirel yorumlar vuku bulmuş ben toplantıya gelmeden önce .. Ben kesinlikle İslam'a yöneltilmiş bir negativite okuna rast gelmedim..Bilakis savunulmuş.. Başta da söyledim şimdi de söylüyorum .. Bu adamın dinle değil dini kendi çıkarına alet edenlerle derdi ..

    LÜTFEN AMA LÜTFEN DİNİ ÇIKARLARINA ALET EDEN YOBAZLAR İÇİN bkz sayın cevizkabukları : #26681147

    Ve sözde medeniyet kavalı tüttüren eli petrole, emekçinin kanına , alın terine bulaşmış peygamber Muhammed biografisi yazıp yazabilecek dünya üzerindeki en son kişi olan İKİ YÜZLÜ ARAMCO ortakları için bkz : #26682728.

    ve Nadia Comaneci ' yi ağzına alan, elindeki traş bıçağını bir inatla bırakmayan Şener Şen edasıyla bkz : #26681147

    -----------------------------------------------------------------------------------------

    Bunların aksi olaydı Eduardo Galeano gibi bir yazar , edebiyatın kilometre taşlarından biri olan ve İlahi Komedyayı yazan Dante gibi yazara gelişine vole vurur muydu ? Bu zihniyetin tohumları , şer odakları olan söz konusu Papalar daha 2010 larda yaptıkları konuşmalarda hedef almıyorlar mıydı peygamber Muhammed ' i.. kendi ellerindeki kanı unutturmak için suni gündem yaratıp , kiralayarak oturtturdukları koltuklarda takım elbiseli tiplemelere alkışlatmıyorlar mıydı aleni hakaretlerini İSLAMA KARŞI? Bunları ne çabuk unuttunuz ?!?!?!

    Bu yüzden İslam ile alakalı eleştirileri NET geçiyorum .."Cımbızlanmış" olanlar bu kesişim kümesinde yer almıyor.. Hristiyanlık itikati de bizi bağlar diyenler..TAMAM GÜZEL KARDEŞİM ... farzı misal sen günümüzde değil de bundan yüzyıllarca önce sömürgeci ispanyollar gelmeden önce inkalar mayalar adıyla anılan bir toplumun içinde yeralan baldırı çıplaklardan biriydin... İspanyollar geldi ve inandığın herşey bir gün içinde kafir - pagan - heretic ilan edildi.. seni öldürmek için 4 ayak üstünde koşan eli mızraklı tipler peydah oldu.. kırıp geçirdiler seni de soyunu da .. YETMEDİ!! Sana bünyende, bağışıklık sitemindeki databesede esamesi dahi okunmayan, hiiiç adını dahi duymadığın çiçek hastalığını bulaştırmak için , çiçek virüsü bulaştırılmış battaniyeleri ısın diye verdiklerini bir düşün.. Bir gün önce topraklarında özgürce yiyip içip gezip dolaşırken ; altın, gümüş veya adını sanını duymadıgın metaller için yerin bilmem kaç bin metre altına madenlere girmeye zorlandığını bir düşün !! BU MU SENİN İTİKATININ BAĞLI OLDUĞU İTİKAT .. Eduardo Galeano , hiç unutmayalım ki bu adamların torunu .. Yazdıkları bunun üzerine .. Latin Amerikanın Kesik Damarlarını boş yere yazmadı kendisi ..

    Denmiş ki Osmanlı'dan bahsedilmiyor .. Yahu arkadaş Osmanlı gücünün zirvesindeyken , dünyanın karşısında demir yumruk vs sivrisinek kıvamında takıldıgı günlerde kurduğu ordudan (ki avusturya macaristan ordusunu dahi böcek gibi ezmiştir) ve FATİH SULTAN MEHMET ' in istanbulu fethinden başka (bkz : kitapta bahsediliyor) bu dünyaya ne verdi ? Hangi patentli icatta senin adın var .. Portekizliler ve İspanyollar bu dünyayı kendi aralarında yaptıkları antlaşmalarla karpuz gibi ikiye ayırırken , aralarında pay ederken , ticari adı altında seyreyleyen keşifler düzenlenirken , sen de bunları lalelere nazır sarayından izleyip , türk kahvesi höpürdetip lıkır lıkır içiyorken NEREDEYDİ AKLIN ? ne yaptın ? Hangi patentli icatta senin ismin var ? nedir senin dünyaya savaştan başka katkın ? eleştri için değil .. cidden soruyorum !! nedir?!?!? HİÇ!!!Diriliş Ertuğrul nesli HUUUUUUUUU!!!! siz de kulak verin...Osmanlı dünyaya savaş ve fetihten başka hiçbir şey vermemiştir!!! yeri geldi haydi onu da açıklayayım güzel kardeşim ermeni kıyımı demişsin ..KAÇINIZ, SÖYLEYİN KAÇINIZ ABD 'deki ermeni lobilerinin , National Geographic kanalının yaptığı OTTOMAN : WAR MACHINE belgeselini piyasadan toplattırdığını biliyor ?!?!? Senin Dışişleri bakanlığının işbu olaylar olurken , Beşiktaş stadında taca süzülen ya da kalenin üstünden out a çıkan topun ardından bakakalan davulcu KÜKRETTİN AMCA kıvamında bakakaldığını KAÇINIZ BİLİYOR ?!? Sen haklıyken haksız durumdasın adam ne yapsın ?!?!?

    Denmiş ki Atatürk ' ten bahsedilmiyor ... 1 yer hariç (30 larda kadına seçme ve seçilme hakkı Türkiye de verilmiş idi ibaresi hariç) buna da kabul.. Al kardeşim kendi ağzından röportajından ben aktarayım sana o zaman .. Buyur !!! bu arada bugün tuzlu fıstık yok çekirdek var .. siz okurken ben hüpletip çitleyeyim : ÇIT ÇIT ÇIT ...ÇOT ÇOT ÇOT !!! GUP GUP GUP !!!

    Galeano: "Bolivar'ın hocası Rodriguez ile Atatürk arasında çok ortak şey var sanırım. Bolivar Atatürk'ten 100 yıl önce yaşadı. Günümüzden yaklaşık 200 yıl önce Bolivar ve Rodriguez gerçeği görüp yazmışlardı. Hâlâ yaşayan bir gerçektir bu. Sanatın zamanın yaralarını saran ölümsüz gücü gibi. Günümüzde insanlar, yarım saat, bir hafta, bir ay gibi zaman dilimleri içinde kaybolup gidiyorlar. Sanat böyle değildir. Her zaman geçerliliğini korur. Mesela, Latin Amerika'da insanlar "bağımsız" değiliz derler. İspanyol sömürgeciliğinden bağımsız doğduk ama kendi aklımızla düşünemiyor, 62 kendi kalbimizle hissedemiyoruz; çünkü her şeyi ithal ediyoruz diyorlar. Bolivar, yeni sahiplerin egemen gücüne karşıydı. Bağımsız olmamız gerekirdi. Eğer gerçekten bağımsızsan, neden ABD ve Avrupa mallarını kullanıyor, kopya ediyorsun? Kopya edeceksen en önemli şey olan kendini kopyala. Başkası tarafından keşfedilen şeyi kopyalama, kendin keşfet! Yoksa kaybolur gideriz. Rodriguez, Peru, Kolombiya, Venezuela ve Bolivya'da kurduğu okullarda bırakılan değerleri yeniden evlendirmeye çalıştı. Eller ve beyinler gibi. Entelektüel beyinle iş yapan ellerin evliliği gibi. Kız ve oğlan çocuklar, çocuklar ve anne babalarını beraber eğitmek gibi. Nasıl yazılır, numaralar nasıl kullanılır, ev nasıl inşa edilir, marangozluk, tarla nasıl ekilir gibi beceri gerektiren el sanatlarını öğretmek istedi. Ve her kız veya oğlan çocuğu istediği dalı özgürce seçebilir, özgürce düşünebilirdi. Hem elini hem beynini kullanırdı. Günümüz Latin Amerika’sında ise insanlar açlıktan ölüyor, çünkü üstünde yaşadığı toprağı işlemesini maalesef bilmiyorlar."

    Velhasıl kelam dili sarkastik , zekası son derece keskin bir isim Eduardo Galeano (bkz: Aziz Nesin' le baya baya benziyorlar bu açıdan üslup olarakta zeka olarakta ).. Ben bu eleştirileri onun üslübuna yabancı olan ve ilk kez okuyan insanlara bağlıyorum.. Yalnız ben bu adamın ağzından çıkan herşey kanundur diyenlerden de değilim .. Diyorum ki oku kendin karar ver.. Dünya tarihi okumamış olanlar ya da Latin Amerika ' da vuku bulan olaylardan , darbelerden , emperyalizm ve kirli işbirlikçilerinden bir haber olanlar , tarihle alakası olmayanlar çukuru kaz ,çimetoyu dök , temeli at sonra oku .. Yoksa senin de sonun twittera ansızın düşen ve muazzam sükse yaratan Demet Akalın ' ın bakımsız ayak başparmağı fotoğrafı kıvamında olur ..Bu adamı zihninize şüphe tohumları eken son ama son derece yaramaz bir çocuk olarak düşünün...Sonrasında düşünür müsün , taşınır mısın , araştırır mısın orası sana kalmış..Ve lütfen ona kızmayın.. Bakın ne diyor Niall Ferguson :

    "Çirkinliklerimizi de güzelligimiz kadar açık ve net gösteriyor olmasi, AYNALARIN suçu degildir."



    Spoiler vermiyorum bildiğiniz üzere ama okuyacaklar şu saydığım ve imkansızlıktan ötürü sayamadığım pek çok isimle tanışacak ve bu isimlerin hiç bilmedikleri yanlarını ve hiç akıllarına dahi getirmeyecekleri isimlerle bağlarını görecekler .. KUTSAL (?!?!?!) ENGİZİSYON VE KİLİSE "MÜESSESİ" , Mussolini - Hitler - Stalin - Mao ( ölüm dörtlüsü ) , Gandhi ,Gustave Flaubert , TAÇSIZ KRAL PELE , Kartacalı HANNIBAL, Spartacus , Afrodit , Arabistanlı Lawrence , Muhammed Ali , Amazonlar , Salvador Allende , Louis Armstrong , Bakunin , Beethoven - Mozart - Wagner üçlüsü , Simon Bolivar , Saddam Hüseyin, Boccacio , Jorge Louis Borges , Charlie Chaplin , Tesla , Kristof Kolomb, İbn'i Sina , Joseph Conrad , El Harezmi, Coca Cola ve Fanta , Marquis de Sade, Kafka , Mark Twain , KKK , Thomas Jefferson (inanın çok ama çok ilginç isimler var ) ve daha saymakla bitiremeyeceğim niceleri..

    İncelememe burda son verirken buraya kadar okumuş olanlar için :

    RAMPALARINIZ OLSUN DÜMDÜZ
    GECELERİNİZ OLSUN GÜNDÜZ

    Bir başka İŞSİZ incelemede görüşmek üzre ..Esen ve İŞSİZ kalınız ...

    bu da bonusunuz : https://www.youtube.com/watch?v=gL5d_xvdlPo =)))