Mü'mine, Allah'ın yardımı her daim gelir, anlamamız gereken asıl önemli mesele şudur ki bu yardım her zaman bizim istediğimiz biçimde gelmez. Allah bir hastalığı iyileştirmeyebilir ama hastanın kalbine huzur verebilir. Allah bir durumu dıştan değiştirmez belki ama insanın kalbini değiştirebilir.
Bu olgu, "sahte pozitiflik" ya da "manevi bypass" değildir, doğrudan Allah'ın gerçek yardımı ile ilgilidir ve o yardım bu hayatta mutlaka gelir. İlâhî kanun böyledir.
"İnne meal usri yüsra": "Şüphesiz ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır." (Kur'an, 94:6).
Bu kolaylık, belli bir zorluğa ilişkin olmayabilir (örneğin, ölüler dirilmez, hastalar hayatta kalmayabilir). Ama Allah'ın yardımı ve kolaylaştırması hayatınızın diğer yönlerine ve içine gelecektir.
Allah, Hz. Musa'nın annesinin kalbini çocuğundan ayrılmak zorunda kaldı.
Hz. Asiye işkence görecekken ona cennetteki yeri gösterildi, bu yüzden lbu dünyadan ayrıldığı sırada gülümsüyordu.
Meryem (as), ölseydim dediği ve unutulmuş olmayı dilediği o büyük acının ortasındayken kendisine Allah'tan bir teselli olarak hurma ikram edilmişti.
Sahabeler savaş, ölüm, işkence ve açlık yüzünden sıkıntı çektiklerinde Allah demişti ki:
"O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu." (Kur'an, 8:11)
Uhud Savaşı'nda Müslümanlar buna benzer bir durum yaşamışlardı
(Kur'an, 3:154).
Her iki olayda da, içinde bulundukları durumda aralarında yoğun korku ve panik ortaya çıktığında Allah oriların kalplerini öyle bir huzur ve sükûnetle doldurmuştu. ki bu hal ile güçlenmişlerdi.
Kimi zaman, kolaylık ve Allah'ın yardımı, sadece