Her zaman yaptığı gibi küçük kâğıtlara not almaya, düşüncelerini yazmaya başladı: "Herkes sürükleniyor," diye yazdı. "Doğulu ve İslami geçmişinin ahlaki değerler sisteminden kopmuş, Batılılaşma politikaları uyguladığı halde Batı değerleriyle bütünleşememiş köksüz bir toplumda referans noktalarının kayboluşu...
Toplumu bir arada yaşatan, yazılı olmayan kurallar dizisi burada yok. Nihilist bir dönemden geçiyoruz; sadece ben ve çevrem değil, herkes böyle. Kimse hayatından memnun değil. Herkes derin bir huzursuzluk içinde kıvranıyor; daha iyi bir hayata ulaşmak istiyor ama o yeni hayatın ne olduğunun da farkında
değil. Tarifi yok; dolayısıyla toplumun mitolojisi ve ideali de yok. Bu yüzden
bir nehrin suları bizi önüne katmış götürüyor. İnsanlar akıntıdan kurtulmak için kıyıdan sarkan dallara tutunmaya çalışıyorlar. Kimi din dalına tutunuyor, kimi milliyetçilik, kimi Kürtçülük; kimi ise nihilizme gömülüyor."
"İikinci bardağını doldururken ise, "Nutuk atıyorsun oğlum!"dedi kendi kendine. "Laf kalabalığı yapıyorsun, senin derdin başka. Korkularını
itiraf et, rahatla!"