Bugün bir karga kondu pencereme.
Simsiyah ama güzel.
Belki de en çok yaralı olanın en çok anlayanı olduğunu düşündüm.
Yaralı şeyleri seviyorum. Çünkü onlar hiç kimseye benzemiyor.
Ayna bana bakınca yüzümü değil,
sakladığım cümleleri gösteriyor gibi.
Kendimi bir cümlenin tam ortasında unuttum bugün.
Ve fark ettim ki,
ben kimseye kırgın değilim.
Ben sadece, hiç konuşmadığım şeylerin suskunluğuna yorgunum.
O yüzden, konuşmuyorum.
Yazıyorum.”**