Oturdum, düşünüyorum.
Hayatın getirdikleri, getirmedikleri, peşine düştüklerim, vazgeçtiklerim, bana gelen, bana gelmeyen… Liste böyle uzayıp gidiyor.
Ben bu kadar sebebin içinde suçlu olarak sadece kendimi yargılıyorum. Belki de evet, suçlu benim. Belki de değilim!
Suçum olsa da olmasa da, sonuçlarına tek başıma katlanıyorum. Suçu da yüklediysem omuzlarıma, işte benden yüklüsü yok bu dünyada.
Neden bunu yapıyorum? Neden biraz olsun kendime acımıyorum?
Yargıda taraf yoktur ama neden ben hep kendime taraf olmak şöyle dursun, kendime muhalif kesiliyorum?
Nedeni, sanırım kendime karşı yapılan her eleştiriyi ben gözüyle değil de karşımdaki gözle onaylıyorum.
Onları kendimden çok anlayıp onlara hak veriyorum.
Ben bu kadar “ben” yargısıyla yaşamayıp empati duygusuyla insanlara hak verdikçe, daha çok kendime düşman oluyorum.
Ama yok! Artık eski ben olmak istemiyorum.
Bu hükmü kaldıramıyorum. Yüklerle hükümler bir arada olmuyor.
Ben artık anlaşılmak istiyorum; yargılanmak değil!