Çok güzeldi. Yıllar önce basılmamış olması okurlar için büyük kayıp ama yeni basılması kitapseverler için büyük şans. İyi ki okudum ve iyi ki Fazlı Necip’i tanıdım.
Ah, AnneFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,038 okunma
Okurken her bir olayı yaşadığınız, özgün bir dili ve karakterleri olan, çok akıcı ve çok güzel bir hikaye. Acı olan bu ve benzerlerinin yaşanmış olması ve bu çağda hala yaşanmaya devam ediyor olması.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Kitabı daha iyi anlamak için, kitabın sonunda bulunan, yazarın iki önsözünü okumak çok daha iyi olacaktır. (Benim okuduğum basımda bunlar kitabın sonundaydı.) Bu önsözlerden bir tanesi Orwell’ın Hayvan Çiftliği için önerdiği, diğeri ise Ukraynaca baskısı için yazdığı önsöz.
Ben bu önsözleri kitaptan daha çok beğendim ama kitap da çok güzeldi.
Hayvanlar üzerinden insanları, insanlığı çok güzel anlatmış. Karakterler hayvanlar olsa da kitabı okuyunca bu senaryoyu daha önce de okuduğunuzu düşüneceksiniz.
Çok derin olduğundan ve tam olarak anlatamamaktan çekindiğimden, detaylı bir inceleme yapmak şimdilik benim için çok kokay görünmüyor.
En çok beğendiğim alıntı ise yazarın önsözde Voltaire’den yaptığı bir alıntı oldu;
“Söylediğiniz şeye katılmıyorum ama onu söyleme hakkınızı hayatım pahasına savunacağım.”
Bu alıntının aynı zamanda kitabı ve yazarın bakış açısını özetlediğini düşünüyorum.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Eksik Parça · 2021296bin okunma
Bolşevik Devrimi’nden sonra Kırgızistan’ın Kurkureu köyünde gerçekleşen, ataerkil geleneklere bir başkaldırı, Düyşen Öğretmen ve öğrencisi Altınay’ın yaşadıkları, ya da yaşayamadıkları.
Düyşen Öğretmen, savaşta edindiği kıt eğitim bilgileriyle köyüne dönüp, bu güne kadar neredeyse soyunda dahi okuma yazma bilenin bulunmadığı çocukları, bu talihsiz yazgıdan kurtarmak için destansı bir mücadele veriyor.
Kendisinin ve gelecek kuşakların kaderini değiştirmek için, köydeki tüm cehalete ve köylülerden zerre kadar destek görmemesine rağmen, derme çatma, ahırdan bozma bir yeri okul haline getirip, -her ne kadar bu işten çok anlamasa da- ilk öğretmeni oluyor.
Yaklaşık bir saatte okunabilecek akıcı ve duygusal bir hikaye. En çok etkilendiğim bölümün bir kısmı ise şöyle;
“Kuma! Bu sözcükten tiksiniyorum.
Hangi karanlık çağda, kim düşünmüştü bu iğrenç sözü? Ruhuyla, gövdesiyle köle olan ikinci kadının durumundan daha aşağılık ne olabilirdi?” (Sayfa 58)
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201810,6bin okunma
İsmaili Devleti'nin ve Haşhaşî fedai tarikatının kurucusu ve ilk lideri olan Hasan Sabbah’ın, bu yola neden ve nasıl girdiği, oluşturduğu sahte cennet bahçeleri ve fedailerin nasıl eğitildiği gibi konuların anlatıldığı bir kitap.
Zaman zaman Hasan Sabbah’ın geçmiş dönemlerinden bahsedilse de, kitap genel olarak Alamut Kalesi’nde yaşananları konu alıyor.
Dönem olarak, Selçuklu Devleti’ni Melikşah’ın yönettiği ve başvezirin Nizamü’l Mülk Olduğu zamanda geçiyor.
Diin ve inançların istismar edilmesi tarihte bir çok kez karşımıza çıktığı gibi, bu kitapta da oldukça etkin bir konu. Bu yönü bakımından geçmişte ve günümüzde yaşanan bir çok konu ve olayı da anımsatıp, düşündürüyor.
Çok fazla merak edilen konu olduğu için kitap çok akıcı bir şekilde ilerliyor. Tarihle çelişen birçok nokta olmasına rağmen, hikaye gözüyle bakıp, okurken keyif aldım ve kitabı beğendim.
Kitapta en beğendiğim alıntıya gelince;
“Esasen her türlü tarikat, mensuplarını aldatma üstüne kurulur.”