• 6- (19)- Hz. Ali (kerremallahu vechehu) diyor ki: Hz. Peygamber
    (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurdu: "Kidi dort şeye inanmadikca
    mumin olmus sayilmaz: Allah'tan baska ilah olmadigina ve benim
    Allah'in kulu ve elcisi Muhammed olduguma, beni (butun insanlara) hakla gondermis bulunduguna sehadet etmek, olume inanmak,
    tekrar dirilmeye inanmak, kadere inanmak" Tirmizi, Kader 10, (2146).
    ACIKLAMA:
    Aliyyu'l-Kari buradaki nefyin kemal'e degil asl'a raci oldugunu belirtir. Yani, bu sayilanlardan birinin eksikligi nakis bir muminlik ortaya
    cikarmaz, "kufru ortaya cikarir. Bu dort esas birbirinin lazimidir,
    kemale erdiricisi degil.
    1- iki sehadetin ikrari: Allah'in birligi ve Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in butun insanliga gonderilmis oldugu.
    2- Olume, yani dunyanin fani olduguna iman: Bunda Dehrilerin iddia ettigi alemin kidem ve bekasi inancinin reddedilmesi soz konusudur.
    Gunumuzde de bu inanc komunizm seklinde berhayattir. Cunki komunizm sadece bir ekonomik sistem degil, ayni zamanda bir inanc sistemidir. Temel akidesi dinleri "afyon" kabul edip tevhid-risalet-ahiret esaslarina dayanan dinleri reddetmektir. Alemin terkib-tahlil seklinde
    ilanihaye devam edercegini iddia eder.
    Bu nebevi sozle, olumunde Allah'
    in yaratmasyla (Mulk suresinin
    bas kismina
    bakilsin) oldugunun ikrar edilmesi kastedilmis olabilir.
    Cunku bir kisim tabiatcilar olumu "biyolojik mizacin bozulmasi"yla izah etmislerdir.
    3- Ba'su ba'de'l mevt, yani olumden sonra dirilmeye inanmak: Bu inancin icine hesap, cennet-cehennem vs. inanclari mevcuttur.
    4- Kadere inanmak: Yani alemde cereyan eden hersey Rabbulalemin'in takdiriyle, kaderiyle olmaktadir, tesadufe yer yoktur.
  • Kitaba büyük beklentilerle başlamadım aslında. Bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. O kadar sürükleyici o kadar akıcı ki elimden düşüremedim. Biraz konusundan bahsedeyim.

    Alora 2013'te Grace Halasıyla yaşayan kendi halinde bir kız. Bazen birileri tarafından takip edildiğini hissediyor. Bazen de anlam veremediği baygınlıklar geçiriyor. Gerçek ailesini falan bulmaya çalışıyor.
    Bridge ise 2146'da yaşayan ve zaman yolculuğu yapabilme yeteneğine sahip genç bir erkek. Babası ölmüş ama Bridge'ye Alora'yı kurtar demiştir.

    Kitapta anlam veremediğim ya da çok saçma dediğim hiçbir yer yoktu. Karakterleri çok sevdim özellikle kız karakter çok güçlüydü bence. Kitabı herkese öneririm. İkinci kitabı çıkmış onu da yakında alıp okurum herhalde.
  • Yıl 2013 Alora, halası Grace ile birlikte sevimli bir pansiyon işletiyordu ve birisinin kendisini sürekli takip ettiğini emindi. Onu gittiği her yerde hissedebiliyordu. Bu yetmiyormuş gibi zaman zaman bilincini kaybediyor ve bambaşka yerlerde uyanıyordu.
    Yıl 2146 Bridger, O bir zaman yolcusuydu; genetik değişimler sonucu kazanılmış, az sayıda bir insanda bulunan bir yeteneğe sahipti. Akademi için yapılan bir zaman yolculuğu esnasında babasını görmüştü. Ölmüş olan babasını. Babasının ona tek birşey söyleyecek kadar vakti vardı. Alora'yı kurtar.
    Evet yine bir ay önce okuduğum bir kitap ile geldim. Zaman yolculuğu hep ilgimi çeken bir konu olmuştur bu türdeki kitapları yeni yeni okusamda kesinlikle bundan sonrada son olmayacak. Kitap başları çok sıkıcı geldi olaylar ne zaman başlayacak diye meraktan çatlayıp durdum ortalarından itibaren olan olaylar ve çıkan itiraflara ise şok üstüne şok yaşadım. Yazar öyle bir kurgu ve olaylar yazmış ki heyecanı dorukta yaşıyorsunuz sanki. Sonlara doğru olaylar çok hızlı gelişti oldu bittiye geldi herşey, ben pek sonunu beğenmedim, meğerse ikinci kitabı varmış onun da merak ediyorum çünkü o sonla zaten merak ettirdi kendisi.
    Zaman yolculuğu, distopya, gençlik türünde bir kitapdı, bu türde seviyorsanız eğer bu kitaba bir göz atabilirsiniz.
    Yeni bir kitap serüveninde görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın. Kitap dolu günleriniz olsun.
  • Bayıla bayıla okuduğum mükemmel bir kitaptı. Yazarın dili sade ancak olaylar karışık ve kendini okutturan cinstendi. Alora'ya ve Bridger'a bayıldım. Ve gelecek ile geçmiş arasında kurulan o köprünün anlatımı mükemmeldi. Kitap gerçekten o kadar güzeldi ki nasıl anlatsam bilemedim. Büyük bir keyifle okudum. Aklım karıştı biraz ancak olumsuz yönde değil. Serinin sanırım ikinci kitabı olan On Through The Never'ın çıktığını ancak Türkçe'ye henüz çevrilmediğini gördüğümde yıkıldım diyebilirim. Okumak için sabırsızlanıyorum.

    Kitap 2146'da zaman ve mekan bükebilen insanlardan bahsediyor. Bunlardan biri de Bridger ve Bridger bir zaman bükücü. Görev için geçmişe gittiğinde babasından aldığı bir mesaj üzerine yeni bir yolculuğa çıkıyor. Ve olaylaar, olaylar...
  • Bridger 2146 yılında yaşayan ve Zaman Yolculuğu ve Araştırması Akademisi'nde eğitim gören genetik mutasyonlar sonucu olmuş ve çok ender bulunan zamanbükücülerden biri. Zamanbükücülerin görevleri geçmişe dönüp tarihe tanıklık etmek ve o anda yaşananları kaydetmek; geçmişe müdahale etmeye asla ve asla izinleri yok. Bu amaçla yaptıkları okul gezilerinden birinde Bridger orada olmaması gereken birini görüyor, ölmüş babasını. Ve babası ona tek bir şey söylüyor: Alora'yı kurtar.

    Alora ise 2013 yılında teyzesi Grace ile birlikte işlettikleri pansiyonda yaşayan o ana kadar hayatının normal olduğuna inanan bir kız. Ama birisinin sürekli kendisini takip ettiğine inanıyor ve zaman zaman bilincini kaybedip farklı yerlerde uyanıyor. Başına gelenleri anlayamıyor.

    Bir araya gelmeleri imkansız gibi görünen Bridger ve Alora zamana karşı bir yarış içine giriyorlar. Bridger'ı Alora'yı neden kurtarması gerekiyor? Alora'ya neler oluyor? Tüm bu soruların cevapları kitapta.

    Yorumun Devamı --> https://www.instagram.com/yaprak.onur/