Yorumları okuyunca bir şeyler yazmak istedim. Madde madde gitmek daha doğru olur ancak tarihi olaylar kendi şartlarına göre değerlendirilmelidir klişesini yineleyeyim. Herkesin mâlûmudur ki Osmanlının son dönemlerinde evet içki net olarak yasaklanmış değildir. Ayrıca Osmanlı'da faiz de vardır. Bu da Osmanlının en azından son yüzyılında tam bir şeriat devleti olmadığını gösterir. Ve evet tevhidi tedrisatla birlikte medreseler kapatıldı. Eğer medreseyi dinî eğitim kurumu olarak ele alırsak haklılık payınız olmakla beraber o dönem medreselerin genel durumunu bilmek, işlevini yerine getirip getirmediğini incelemek lazım gelir. "Hilafet" dini bir kavram olarak algılansa da nihayetinde politik bir kavramdır. Halife İslam devletinin devlet başkanına verilen unvandır. Eğer kurulan devlet kendini İslam devleti olarak tanımlamıyorsa hilafet makamının bir anlamı yoktur. Dergâhlardan kastınız tekke ve zaviyeler ise evet dinî anlamda zararı olduğu söylenebilir fakat buna şerh düşmek de lazımdır. Yeni bir ideolojiyle kurulmuş bir devlette isyanlar olması muhtemeldir. Bunu önlemek adına faydası zararı düşünülerek yapılmıştır. (bu benim fikrim). Şapka kanunu, arkadaşlar yapmayın gerçekten şaka gibidir. Arapçanın yasaklandığına dair bir bilgim yok. Ama buradan da kasıt alfabe değişikliği ise bu hâlâ tartışılır. Kesin doğru ya da yanlış bir karar mı belli değildir. Ama şu birden cahil kaldık lafı da eksiktir. O dönem okuma yazma bilenlerin sayısı bellidir. Okuma yazma oranının düşük olması Arap alfabesinden kaynaklanan sorun da değildir aynı zamanda. Devletin dini ve laiklik ifadelerini beraber söylemek gerekir. Dediğim gibi eğer devlet kurucuları öyle ya da böyle bir karar almış ve bunu uygulamıştır. Ayrıca laiklik yıllarca İslam hukuku ile yönetilmiş ve bundan şikayetçi olmamış toplumlarda asla net olarak oturtulamaz. Bunu anlamak için de laiklik nasıl ortaya çıkmıştır diye 14. yüzyıl Fransa'sına kadar inmek gerekir. Türkçe ezan esasında jakoben bir harekettir ve toplumda hiçbir zaman karşılık bulmamıştır. Şahsi yorumum budur. Ayrıca tüm bunları değerlendirirken anakronizm yapmadan eleştirmek gerekir. En nihayetinde siz de bir devlet kuracak olsanız kendi kurallarınızı koyardınız. Saygılar.