“Jandira, beni havaya kaldır, şu duayı okumak istiyorum,” dedim.
“Bu kadar palavracı olma, Zezé. Çok işim var.”
“Hadi, kaldır; göreceksin okuma bilip bilmediğimi.”
“Dikkat et, Zezé! Bu yaptığın oyunsa görürsün gününü.”
Bu sabah mutlu, neşeli ve bir papatya kadar taptaze kalktım. Hava da çok güzeldi!
Pencerelerimiz açıktı, güneş parlıyor, kuşlar cıvıldaşıyordu. Rüzgâr havaya bahar kokularını yayıyordu. Doğa uyanıyordu.