"Aşkı nasıl mı hayal ederdim? Ah, çok basit Son derece sade ve sağlıklı. Sanırım hiç de şeytani ve romantik sayıla olmayacak şeylerle karşılaştırırdım aşkı. Her gün açıklığım giderdiğim kutsal doyurucu ekmekle her gün evimizi açtı Ağımız hayat veren temiz havayla. Sonuç olarak her şeyi borçl ruhumuz ama haklarında öyle tumturaklı laflar sahip olmadığım en önemli en doğal en güzel şeylerle"
"Gökyüzünün sonsuzluğuna yükselmek istiyorum, Denizin kesin olarak gömüldüğüm, Sana bütün dünya nimetini vermek istiyorum! Yeter ki sev beni! Sev beni!"
O hâlde kimi şu, kimi bu ihtiyacı karşılasın diye, insanlar birbirini yardıma çağırırlar; birçok ihtiyaçları olduğu için, bir oturma yerine birçok ortak ve yardımcı toplarlar; bu topluluğa da şehir, devlet adını veririz, değil mi?