...Herkese yaptıklarının karşılığı tastamam verilecektir..." (el-Bakara, 281)
Sayfa 278 - Altınoluk Yayınları:14, İstanbul, 2012.·Kitabı okuyor
Din
Medîne döneminde nâzil olan sûrelerde, henüz inanmamış olanlara değil, akîde ile ilgili hususların ve mü'minlere yöneltilmiş sözlerin tekrar edilmesinden anlıyoruz ki, inanç/akîde bir defa anlatıldıktan sonra başka konuya geçilen herhangi bir ders gibi değil, aksine sürekli bir derstir. Onunla birlikte başka konulara da geçilebilir, ama akdeyle birlikte anlatılmak şartıyla... Akîde konusunda sözü kesip atmak, hiçbir zaman mümkün değildir. Eğer akîde konusu bir defa verilip geçilen bir ders ve ya dersler topluluğu olsa, sonra bu dersler nihayete erse idi, Allah Teâlâ, en son indirdiği âyete kadar Medine'de inen sûrelerin tümünde kesintisiz bir şekilde bu konudan bahse devam etmezdi. Nitekim en son inen âyet-i celîle şudur: Öyle bir güne ittika edin ki, onda Allah'a döndürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı, tamamıyla ödenecek ve onlara zulmedilmeyecektir. (Bakara/281) Çünkü Allah Teâlâ, akîdenin, iman edenlere bile sürekli hatırlatılması gereken bir konu olduğunu çok iyi biliyordu: Hatırlat, doğrusu hatırlatma mü'minlere fayda verir. (Za-riyât/55)
Reklam
Güney Kore'nin Pusan şehrinde Kore Savaşı şehitlerinin anısına bir şehitlik bulunmaktadır. Şehitlik 14.4 hektarlık bir alanda kuruludur ve 18 Ocak 1951'de Birleşmiş Milletler Komutanlığı tarafından yaptırılmıştır. Bugün şehitlikte 462 Türk, 36 Amerikalı, 117 Hollandalı, 34 Yeni Zelandalı, 281 Avusturalyalı, 378 Kanadalı, 44 Fransız, 1 Norveçli, 36 Güney Koreli, 11 Güney Afrikalı, 885 İngiliz 15 bilinmeyen olmak üzere toplam 2300 şehit yatmaktadır. Her şehidin adını ve milletini belirten yazılı bir taş bulunmaktadır.
Sayfa 112
Odi, nec possum, cupiens nan esse, quod odi, 281 281 Ovidius'un Amores adlı eserinden bir alıntı: "Nefret ediyorum, ama ne kadar istesem de, nefret ettiğim şey olmaktan kurtulamıyorum:'
Sayfa 158
Alıntı
Sokrates'e Ölüm Cezası:
İ.Ö. 399 yılında öfkeli ve nefret dolu bir patlamanın sonucunda, Atina gençliğinin ahlakını bozma ve devletin tanrılarını tanımama suçlarından mahkemeye verildiğinde, Atina’nın Sokrates’e tanıdığı özgürlük yok olmuş ve Sokrates’in agora yaşamı da sona ermiştir. Yargıçlar kurulu onu 220’ye karşı 281 oyla suçlu bulmuştur. Atina yasaları uyarınca kendine ölüm yerine başka bir ceza seçme fırsatı verildiğinde, gerçekte bir ceza değil, ödül hak ettiğini söyleyerek mahkemeyi şaşkına çevirmiştir. Platon, otuz mina ödemeyi kabul ettiğini bildirir; Ksenophon ise herhangi bir ceza önermeyi kesinlikle reddettiğini söyler. Ne olursa olsun, yargıçlar kurulu o kadar öfkelenmiştir ki daha önce “suçsuz” diye oy kullanan seksen üye oylarını değiştirmiş ve Sokrates’i ölüme mahkûm etmiştir.
Sayfa 3 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam