İspanyolca tam adı "el ingenioso hidalgo don quijote de la mancha" olan Dünyanın ilk modern romanı olarak kabul edilen yapıttır. don quijote heykeli dikilmiş biricik edebiyat karakteridir. Hiciv dolu olan bu eser şövalyeleriyle, karışık tarihiyle, acımasızlığıyla ortaçağ karşısında altüst olarak tasvir eder. o kadar çok okunmuştur ki hemen ertesinden onlarca taklidi ve sahte devam kitabı çıkmıştır. don quijote hazin bir karakterdir. hepimiz dünyanın farklı yerlerinde, farklı isimlerle aynı karakteri oynuyoruz. etkisi halen öyle geniş ki sinemadan resim sanatına kadar kendini gösterir. herkes don quijote'u bilir, ama ona ne olmuştur, ölmüş müdür yoksa kaybolmuş mudur akıbeti bilinmez. don quijote'un çok fazla okuduğu için bu halde olduğunu söyler. kitabın sonuna kadar don quijote okuduğu kitaplardaki bir şövalye olarak kendisini tanımlamaya devam eder. hastalandığı vakitlerde bunun bir saçmalık olduğunu, artık Alonso olduğunu ve yaptıklarının delilik olduğunu ve aklı başına geldiğini söyler. bir vasiyet hazırlar. öncelikle yol arkadaşı Sancho'dan özür diliyor ve eğer kendisi hakkında yazılan kitabın 2. parti cildi olur da yazılırsa, bunu yazan kişiden de özür dilediğini söyler, şövalye kitaplarını sonunda lanetler. sonunda aklı başına gelen bir adam olarak gözlerini yumar. Cervantes, bir daha Don Quijote'un başkaları tarafından hakkında şövalye hikayeleri yazılmasına böylelikle engellemiş olur. 'İşte benim hayattan çıkardığım sonuç, bunun için beni yargılayabilir misin?' diye karşılık vermek mümkündür. Asıl kahramanlık budur işte.
Jean-Paul Sartre Temelinde İntihar yatan depresif bir eser. Varoluşçuluk eserinin tanımı şeklindedir. Betimlemeler harika gözlem gücü muhteşem düzeyde. Kahraman Roquentin ile sık sık veya nadiren olsa kendinize benzetmeniz olacaktır. şu an ki düzeyde özellikle zaman kavramını çok hızlı veya çok yavaş geçtiği düşüncesi Roquentin de mevcuttur :) zamanın durduğu an park kısmıdır Roquentin burada bulantı iliklerine kadar varoluşunu anlar kendini buna göre tanımlar. Park bölümünden önceleri hissettiği yabancılaşma ve tükenmiş umudunu düşünce kırıklıkları ve tedirgin oluşu uzaklaşmasını takip eder, kitap tekrar en başa sarar. Tavsiye ederim depresif olanlara olmak üzere olanlara dejavu niteliğinde :)
Umberto Eco kitap temelinde 3 kişi tarafından anlatılıyor. sosyoloji üzerine kurulu manipülasyon ve algılarda toplum dizaynı da denilebilir. Ulus algısı ve fikir kavgalarının temeline inen biraz mistisizm anlatısı, kilise yetkileri ayrılıkçı düşünceler gibi karışık bir usul ile alınmış. Çevirisinden mi bilinmez cümle düşüklüğü sık sık rastlanılıyor ama mantık yürütünce pek de önemi yok. Kitapta geçen olayın ve o olayı bağlayan sebebp olan olayların da işlenmesi biraz kafa yorucu, sıkıcı mı belki evet belki hayır. Zaman kaybı mı belki evet belki hayır, tavsiye edilir mi bana göre ilgi duyan okumalı..
Umberto Eco Kitap 10 bölümden oluşuyor. Ezoterizm ve Avrupa tarihi bilgisine sahip olmak gerek kitabı anlamak için neredeyse tüm sayfalarda alışık olunmayan terimler var bu da ağırdan alınmasına neden oluyor. Araştırılarak okuma ilerletilirse kitaptan keyif alınır. Kurgusu güzeldir. Biraz Ortacağ Biraz Paris. İyi incelenmeden kendine güvenmeden okunmaması gerek diye düşünüyorum. Başlayacak olanlara tavsiye ederim..
gereksiz anlam yüklenip değerli olarak kılınan ayıp olmasın diye bitirdiğim kitap. Kurgu fazla. sözde fantastik ama beklenti altında kaldığından sıkılabilirsiniz..