• Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

    Üç aylıkken geçirdiği menenjit nedeniyle beden sağlığından yoksun, %98 engelli ve kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayamayan bir kadının kullanabildiği tek parmağıyla yazdığı bir kitap bu.

    Ben ise yukarıdaki küçük paragrafı bile azıcık da olsa empati kurabilmek için tek parmağımla yazmayı deneyeyim derken "%" işaretini yazacakken 2. bir parmağa ihtiyaç duyan, %0 engelli ve istediğim bazı giysilerin üzerime uymamasından ötürü canı sıkılan aciz bir insanım.

    Kanadı Kırık Melek’in Kanadına Takılanlar kitabı 1 otobiyografik hikaye, 3 hikaye, 1 skeç, 1 tek kişilik oyun ve 1 senaryo gibi edebi bölümlerden oluşmaktadır. Yazarın kendi hayatında elde edemediği fakat hikayeleştirdiği aşk ve yaşamak konularındaki ütopyalarının otobiyografik ögelerle birlikte yoğurulmasıyla ortaya hem çocukların okurken hiç zorlanmayacağı hem de deneysel olarak çok çeşitte eserler verilmiş olan bir kitap çıkmış. Çocuklara onların sosyal hayatlarını etkileyebilecek küfür dolu, yoğun cinsel içerikli kitaplar hediye etmek yerine rahatlıkla bu kitabı hediye edebilirsiniz.

    Kendisine 37 yıldır hiç şikayet etmeden bakan annesine karşı duyduğu sevgiyi, akciğer kanseri sebebiyle vefat ettiği babasına duyduğu özlem duygusunu satırların arasında rahatlıkla bulabilirsiniz. Bazı yerlerde gerçekten gözlerim doldu, yalan değil.

    Bir eleştirim yayınevine olacak, kitabın önsözü, 2. önsözü, girişi, 2.girişi, sonsözü ve arka kapağında zaten yazılmış olmasına rağmen her bölümün başında yine aynı yazılar olması sadece sayfa sayısını artırmış, belki Rukiye Hanım'ın bu kitabı yazarken neler yaşadığı unutturulmamak istenmiş fakat yine de bu yaklaşımı gereksiz buldum.

    Asıl engel bedenlerde değil zihniyetlerdedir!
  • Noktalama İşaretleri

    Nokta ( . )

    1. Cümlenin sonuna konur: Türk Dil Kurumu, 1932 yılında kurul­muştur.

    Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu. (Reşat Nuri Güntekin)

    2. Bazı kısaltmaların sonuna konur: Alb. (albay), Dr. (doktor), Yrd. Doç. (yardımcı doçent), Prof. (profesör), Cad. (cadde), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (ve başkası, ve benzeri, ve benzerleri, ve bunun gibi), Alm. (Almanca), Ar. (Arapça), İng. (İngilizce) vb.

    3. Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XIV. Louis, XV. yüzyıl; 2. Cadde, 20. Sokak, 4. Levent vb.

    4. Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur: 3, 4 ve 7. maddeler; XII – XIV. yüzyıllar arasında vb.

    5. Bir yazının maddelerini gösteren rakam veya harflerden sonra konur:

    I. 1. A. a.

    II. 2. B. b.

    6. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 29.5.1453, 29.X.1923 vb.

    UYARI: Tarihlerde ay adları yazıyla da yazılabilir. Bu durumda ay adların­dan önce ve sonra nokta kullanılmaz: 29 Mayıs 1453, 29 Ekim 1923 vb.

    7. Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: Tren 09.15’te kalktı. Toplantı 13.00’te başladı.

    Tören 17.30’da, hükûmet daireleri kapandıktan yarım saat sonra başlayacaktır. (Tarık Buğra)

    8. Kitap, dergi vb.nin künyelerinin sonuna konur:

    Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.

    9. Dört ve dörtten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur: 1.000, 326.197, 49.750.812 vb.

    10. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.org.tr

    11. Matematikte çarpma işareti yerine kullanılır: 4.5=20, 12.6=72 vb.



    Virgül ( , )

    1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur:

    Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu sı­cak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erir gibi oldum. (Halide Edip Adıvar)

    Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller

    Dillenmiş ağızlarda tutuk dilli gönüller (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Zindana atılan mahkûmlar gibi titreşerek, haykırarak geri geri kaçmaya uğraşıyorduk. (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

    Köyde kim çaresiz kalırsa, kimin işi bozulursa İstanbul yolunu tutar. (Ömer Seyfettin)

    2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur:

    Umduk, bekledik, düşündük. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

    3. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için konur:

    Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

    4. Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonuna konur:

    Zemin bu kadar koyu bir kırmızıya dönüşünce, bir an için de olsa, belirginliğini yitiriverdi sivilceleri. (Elif Şafak)

    Şimdi, efendiler, müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım. (Atatürk)

    5. Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına ko­nur:

    Akşam, yine akşam, yine akşam,

    Göllerde bu dem bir kamış olsam! (Ahmet Haşim)

    6. Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerinden sonra konur:

    Adana’ya yarın gideceğim, dedi.

    Aç karnına sigara içmekle hiç de iyi etmiyorsun, dedi. (Necati Cumalı)

    7. Konuşma çizgisinden sonraki alıntı cümlesinin bitimine konur:

    – Bu akşam Datça’ya gidiyor musunuz, diye sordu.

    8. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur:

    Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey’e,

    – Bu anahtar köşkü de açar, dedi. (Ömer Seyfettin)

    9. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bil­diren hayır, yok, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden sonra konur: Peki, gideriz. Olur, ben de size katılırım. Hayhay, memnun oluruz. Haydi, geç kalıyoruz.

    Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkleşiyor. (Yahya Kemal Beyatlı)

    10. Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime grup­larıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

    Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır. (Halit Ziya Uşaklıgil)

    Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi. (Reşat Nuri Güntekin)

    11. Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur:

    Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek, mücadele, müsademe demektir. (Atatürk)

    Sayın Başkan,

    Sevgili Kardeşim,

    Değerli Arkadaşım,

    12. Sayıların yazılışında kesirleri ayırmak için kullanılır: 38,6 (otuz sekiz tam, onda altı), 0,45 (sıfır tam, yüzde kırk beş)

    13. Metin içinde art arda gelen zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra konur:

    Ancak yemekte bir karara varıp, arkadaşına dikkatli dikkatli bakarak konuştu.

    UYARI: Metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz:

    Cumaları bahçede buluştukça kıza kendisinin adi bir mektep talebesi olmadığını anlatmaya çalışıyordu. (Halide Edip Adıvar)

    Şimdiye dek, ben kendimi bildim bileli kimse Değirmenoluk köyünden kaçıp da başka köyde çobanlık, yanaşmalık etmedi. (Yaşar Kemal)

    Meydanlığa varmadan bir iki defa İsmail kendisini gördü mü diye kahveye baktı. (Necati Cumalı)

    14. Özne olarak kullanıldıklarında bu, şu, o zamirlerinden sonra konur:

    Bu, benim gibi yazarlar için hiç kolay olmaz.

    O, eski defterleri çoktan kapatmış, Osmanlıya kucağını açmıştı. (Tarık Buğra)

    15. Kitap, dergi vb.nin künyelerinde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur:

    Falih Rıfkı ATAY, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

    Yazarın soyadı önce yazılmışsa soyadından sonra da virgül konur:

    ERGİN, Muharrem, Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1958.

    UYARI: Metin içinde ve, veya, yahut, ya ... ya bağlaçlarından önce de sonra da virgül konmaz:

    Nihat sabaha kadar uyuyamadı ve şafak sökerken Faik’e bol teşek­kürlerle dolu bir kâğıt bırakarak iki gün evvelki cephe dönüşü kıyafeti ile sokağa fırladı. (Peyami Safa)

    Ya şevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül

    Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül! (Yahya Kemal Beyatlı)

    UYARI: Tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz:

    Hem gider hem ağlar.

    Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli. (Atasözü)

    Gerek nesirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır.

    Siz ister inanın ister inanmayın, bir gün bile durmam.

    Ne kız verir ne dünürü küstürür.

    Bu kurallar bugün de yarın da geçerli olacaktır.

    UYARI: Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan da / de bağlacından sonra virgül konmaz:

    İmlamız lisanımız düzelince, lisanımız da kafamız düzelince düzele­cek çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil! (Yahya Kemal Beyatlı)

    UYARI: Metin içinde -ınca / -ince anlamıyla zarf-fiil görevinde kulla­nılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz:

    Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. (Orhan Kemal)

    Öyle zekiler vardır, konuştular mı ağızlarından bal akıyor sanırsın. (Attila İlhan)

    UYARI: Şart ekinden sonra virgül konmaz:

    Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat Nuri Güntekin)

    Gör gözlerinle de aklın yatarsa anlatıver millete. (Tarık Buğra)

    Noktalı Virgül ( ; )

    1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir.

    Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; Ankara, Londra, Bakü.

    2. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayır­mak için konur: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.

    At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. (Atasözü)

    3. İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir:

    Yeni usul şiirimiz; zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu. (Yahya Kemal Beyatlı)

    İki Nokta (: )

    1.Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur:

    Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bir kısmını sıralayalım: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem.

    2. Kendisiyle ilgili açıklama verilecek cümlenin sonuna konur:

    Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. (Atatürk)

    Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerindenim. (Falih Rıfkı Atay)

    3. Ses bilgisinde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.

    4. Karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişiyi belirten sözlerden sonra konur:

    Bilge Kağan: Türklerim, işitin!

    Üstten gök çökmedikçe,

    alttan yer delinmedikçe

    ülkenizi, törenizi kim bozabilir sizin?

    Koro: Göğe erer başımız

    başınla senin!

    Bilge Kağan: Ulusum birleşip yücelsin diye

    gece uyumadım, gündüz oturmadım.

    Türklerim Bilge Kağan der bana.

    Ben her şeyi onlar için bildim.

    Nöbetteyim! (A. Turan Oflazoğlu)

    5. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur:

    – Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?

    Ziraatçı sayar:

    – Yulaf, pancar, zerzevat, tütün... (Falih Rıfkı Atay)

    6. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.org.tr

    7. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 56:8=7, 100:2=50 vb.

    Üç Nokta ( ... )

    1. Anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur:

    Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveri­yordu da bu yanı... (Tarık Buğra)

    2. Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten dolayı açık yazılmak is­tenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur: Kılavuzu karga olanın burnu b...tan çıkmaz.

    Arabacı B...’a yaklaştığını söylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

    3. Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümle­rin yerine konur:

    ... derken şehrin öte başından boğuk boğuk sesler gelmeye başladı... (Tarık Buğra)

    4. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur:

    Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. O noktainazar şudur: Türk milletini, medeni cihanda layık olduğu mevkiye isat etmek ve Türk cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün, daha ziyade takviye etmek... (Atatürk)

    5. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:

    Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:

    — Koca Ali... Koca Ali, be!.. (Ömer Seyfettin)

    UYARI: Ünlem ve soru işaretinden sonra üç nokta yerine iki nokta konulması yeterlidir:

    Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan. (Tarık Buğra)

    Nasıl da akşam oldu?.. Nasıl da yavrucaklar sustu?.. Nasıl da serçecikler yuvalarına sığındı?.. (Necip Fazıl Kısakürek)

    6. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevap­larda kullanılır:

    — Yabancı yok!

    — Kimsin?

    — Ali...

    — Hangi Ali?

    — ...

    — Sen misin, Ali usta?

    — Benim!..

    — Ne arıyorsun bu vakit buralarda?

    — Hiç...

    — Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa!..

    — !.. (Ömer Seyfettin)

    UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

    Soru İşareti ( ? )

    1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur:

    Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Atatürk bana sordu:

    — Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay)

    2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:

    Gümrükteki memur başını kaldırdı:

    — Adınız?

    3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.

    1496 (?) yılında doğan Fuzuli...

    Ankara’dan Antalya’ya arabayla üç saatte (?) gitmiş.

    UYARI: mı / mi ekini alan yan cümle temel cümlenin zarf tümleci olduğunda cümlenin sonuna soru işareti konmaz: Akşam oldu mu sürüler döner. Hava karardı mı eve gideriz.

    Bahar gelip de nehir çağıl çağıl kabarmaya başlamaz mı içimi geri kalmış bir saat huzursuzluğu kaplardı. (Haldun Taner)

    UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur:

    Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?

    Üsküdar’dan mı, Hisar’dan mı, Kavaklardan mı? (Yahya Kemal Beyatlı)

    Ünlem İşareti ( ! )

    1. Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarele­rin sonuna konur: Hava ne kadar da sıcak! Aşk olsun! Ne kadar akıllı adamlar var! Vah vah!

    Ne mutlu Türk’üm diyene! (Atatürk)

    2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur:

    Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri! (Atatürk)

    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriye­tini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. (Atatürk)

    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! (Yahya Kemal Beyatlı)

    Dur, yolcu! Bilmeden gelip bastığın

    Bu toprak bir devrin battığı yerdir. (Necmettin Halil Onan)

    UYARI: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabi­leceği gibi cümlenin sonuna da konabilir:

    Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken

    Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    3. Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:

    İsteseymiş bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş (!).

    Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

    Kısa Çizgi ( - )

    1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur:

    Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bil-

    mem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri 12’yi geçmiş. Kanepe-

    lerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvayda-

    ki adam bir tanıdık mı idi acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı?

    Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte pek başıboş-

    lar mı oturur? (Sait Faik Abasıyanık)





    2. Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonuna konur, bitişik yazılır:

    Küçük bir sürü -dört inekle birkaç koyun- köye giren geniş yolun ağzında durmuştu. (Ömer Seyfettin)

    3. Kelimelerin kökleri, gövdeleri ve eklerini birbirinden ayırmak için kullanılır: al-ış, dur-ak, gör-gü-süz-lük vb.

    4. Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır: al-, dur-, gör-, ver-; başar-, kana-, okut-, taşla-, yazdır- vb.

    5. İsim yapma eklerinin başına, fiil yapma eklerinin başına ve sonuna konur: -ak, -den, -ış, -lık; -ımsa-; -la-; -tır- vb.

    6. Heceleri göstermek için kullanılır: a-raş-tır-ma, bi-le-zik, du-ruş-ma, ku-yum-cu-luk, prog-ram, ya-zar-lık vb.

    7. Arasında, ve, ile, ila, ...-den ...-e anlamlarını vermek için kelimeler veya sayılar arasında kullanılır: Aydın-İzmir yolu, Türk-Alman ilişkileri, Ural-Altay dil grubu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 09.30-10.30, Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı’nda soy-dil-din üçgeni, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, Türkçe-Fransızca Sözlük vb.

    UYARI: Cümle içinde sayı adlarının yinelenmesinde araya kısa çizgi konmaz: On on beş yıl. Üç beş kişi geldi.

    8. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır: 50-20=30

    9. Sıfırdan küçük değerleri göstermek için kullanılır: -2 °C

    Uzun Çizgi (—)

    Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir.

    Frankfurt’a gelene herkesin sorduğu şunlardır:

    — Eski şehri gezdin mi?

    — Rothschild’in evine gittin mi?

    — Goethe’nin evini gezdin mi? (Ahmet Haşim)

    Oyunlarda uzun çizgi konuşanın adından sonra da konabilir:

    Sıtkı Bey — Kaleyi kurtarmak için daha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.

    İslam Bey — Ben daha ölmedim. (Namık Kemal)

    UYARI: Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kul­lanılmaz.

    Arabamız tutarken Erciyes’in yolunu:

    “Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu’nu?” (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Eğik Çizgi ( / )

    1. Dizeler yan yana yazıldığında aralarına konur: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak / O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak. (Mehmet Akif Ersoy)

    2. Adres yazarken apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına konur: Altay Sokağı No.: 21/6 Kurtuluş / ANKARA

    Ülke adı yazılacağında ise:

    Atatürk Bulvarı No.: 217

    06680 Kavaklıdere / Ankara

    TÜRKİYE
    3. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 18/11/1969, 15/IX/1994 vb.

    4. Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için kullanılır: -a /-e, -an /-en, -lık /-lik, -madan /-meden vb.

    5. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.gov.tr

    6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 70/2=35

    7. Fizik, matematik vb. alanlarda birimler arası orantıları gösterirken eğik çizgi araya boşluk konulmadan kullanılır: g/sn (gram/saniye)

    Ters Eğik Çizgi ( \ )

    Bilişim uygulamalarında art arda gelen dizinleri birbirinden ayırt etmek için kullanılır: C:\Belgelerim\Türk İşaret Dili\Kitapçık.indd

    Tırnak İşareti ( “ ” )

    1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tır­nak içine alınır: Türk Dil Kurumu binasının yan cephesinde Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözü yazılıdır. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin ön cephesinde Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” vecizesi yer almaktadır. Ulu önderin “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü her Türk’ü duygulandırır.

    Bakınız, şair vatanı ne güzel tarif ediyor:

    “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

    Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

    UYARI: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır:

    “İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!” diyorlar. (Yahya Kemal Beyatlı)

    2. Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır: Yeni bir “barış taarruzu” başladı.

    3. Cümle içerisinde eserlerin ve yazıların adları ile bölüm başlıkları tırnak içine alınır:

    Bugün öğrenciler “Kendi Gök Kubbemiz” adlı şiiri incelediler.

    “Yazım Kuralları” bölümünde bazı uyarılara yer verilmiştir.

    UYARI: Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitap ve dergi adları ve başlıkları tırnak içine alınmaksızın eğik yazıyla dizilerek de gösterilebilir:

    Höyük sözü Anadolu’da tepe olarak geçer.

    Cahit Sıtkı’nın Şairin Ölümü şiirini Yahya Kemal çok sevmişti. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

    UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra gelen ekleri ayırmak için kesme işareti kulla­nılmaz: Elif Şafak’ın “Bit Palas”ını okudunuz mu?

    4. Bilimsel çalışmalarda künye verilirken makale adları tırnak içinde yazılır.

    Tek Tırnak İşareti ( ‘ ’ )

    Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü, ibareyi belirtmek için kullanılır:

    Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.

    “Atatürk henüz ‘Gazi Mustafa Kemal Paşa’ idi. Benden ona dair bir kitap için ön söz istemişlerdi.” (Falih Rıfkı Atay)

    Denden İşareti (")

    Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin, söz gruplarının ve sayıların tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır:

    a. Etken fiil

    b. Edilgen "

    c. Dönüşlü "

    ç. İşteş "

    Yay Ayraç ( )

    1. Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için kullanılır. Yay ayraç içinde bulunan ve yargı bildiren anlatımların sonuna uygun noktalama işareti konur:

    Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

    2. Özel veya cins isme ait ek, ayraçtan önce yazılır:

    Yunus Emre’nin (1240?-1320)...

    İmek fiilinin (ek fiil) geniş zamanı şahıs ekleriyle çekilir.

    3. Tiyatro eserlerinde ve senaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıkla­mak ve göstermek için kullanılır:

    İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakam'a yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın... (Reşat Nuri Güntekin)

    4. Alıntıların aktarıldığı eseri, yazarı veya künye bilgilerini göstermek için kullanılır:

    Cihanın tarihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi vatanına sahip ol­maya hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senindir ya kimsenin. (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)

    Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin

    Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin? (Mehmet Akif Ersoy)

    Bir isim kökü, gerektiğinde çeşitli eklerle fiil kökü durumuna getirilebilir (Zülfikar 1991: 45).

    5. Alıntılarda, alınmayan kelime veya bölümle­rin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içine alınabilir.

    6. Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır: Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

    7. Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını gös­termek için kullanılan soru işareti yay ayraç içine alınır: 1496 (?) yılında doğan Fuzuli...

    8. Bir yazının maddelerini gösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı konur:

    I) 1) A) a)

    II) 2) B) b)

    Köşeli Ayraç ( [ ] )

    1. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır: Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886-1973)] en güzel eserlerini Bodrum’da yazmıştır.

    2. Metin aktarmalarında, çevirilerde, alıntılarda çalışmayı yapanın eklediği sözler için kullanılır: “Eldem, Osmanlıda en önemli fark[ın], mezar taşının şeklinde ortaya çık[tığını] söyledikten sonra...” (Hilmi Yavuz)

    3. Kaynak olarak verilen kitap veya makalelerin künyelerine ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır: Reşat Nuri [Güntekin], Çalıkuşu, Dersaadet, 1922. Server Bedi [Peyami Safa]

    Kesme İşareti ( ’ )

    1. Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Kurtuluş Savaşı’nı, Atatürk’üm, Türkiye’mizin, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Sultan Ana’nın, Mehmet Emin Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se, Şinasi’yle, Alman’sınız, Kırgız’ım, Karakeçili’nin, Osmanlı Devleti’ndeki, Cebrail’den, Çanakkale Boğazı’nın, Samanyolu’nda, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Resmî Gazete’de, Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’ni, Eski Çağ’ın, Yükselme Dönemi’nin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’na vb.

    “Onun için Batı’da bunlara birer fonksiyon buluyorlar.” (Burhan Felek)

    1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. (Atatürk)

    Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan vb.

    Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti kullanılır: Bu Kanun’un 17. maddesinin c bendi... Yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 2’nci maddesine göre... vb.

    Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan önce kullanılır: Yunus Emre’nin (1240?-1320), Yakup Kadri’nin (Karaosmanoğlu) vb.

    Ek getirildiğinde Avrupa Birliği kesme işareti ile kullanılır: Avrupa Birliği’ne üye ülkeler...

    UYARI: Sonunda 3. teklik kişi iyelik eki olan özel ada, bu ek dışında başka bir iyelik eki getirildiğinde kesme işareti konmaz: Boğaz Köprümüzün güzelliği, Amik Ovamızın bitki örtüsü, Kuşadamızdaki liman vb.

    UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığının; Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Yürütme Kuruluna; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 112’nci Birleşiminin 2’nci Oturumunda; Mavi Köşe Bakkaliyesinden vb.

    UYARI: Başbakanlık, Rektörlük vb. sözler ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde Başbakanlığa, Rektörlüğe vb. biçimlerde yazılır.

    UYARI: Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Konyalı, Bursalı, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Türklerin, Türklüğün, Türkleşmekte, Türkçenin, Müslümanlıkta, Hollandalıdan, Hristiyanlıktan, Atatürkçülüğün vb.

    UYARI: Sonunda p, ç, t, k ünsüzlerinden biri bulunan Ahmet, Çelik, Halit, Şahap; Bosna-Hersek; Kerkük, Sinop, Tokat, Zonguldak gibi özel adlara ünlüyle başlayan ek getirildiğinde kesme işaretine rağmen Ahmedi, Halidi, Şahabı; Bosna-Herseği; Kerküğü, Sinobu, Tokadı, Zonguldağı biçiminde son ses yumuşatılarak söylenir.

    UYARI: Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrıl­maz.

    2. Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya; Türk Dil Kurumu Başkanı’na vb.

    3. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur: TBMM’nin, TDK’nin, BM’de, ABD’de, TV’ye vb.

    4. Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur: 1985’te, 8’inci madde, 2’nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik, 657’yle vb.

    5. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için konur: Başvurular 17 Aralık’a kadar sürecektir. Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu’nun veri tabanının Genel Ağ’da hizmete sunulduğu gün olan 12 Temmuz 2010 Pazartesi’nin TDK için önemi büyüktür.

    6. Seslerin ölçü ve söyleyiş gereği düştüğünü göstermek için kullanılır:

    Bir ok attım karlı dağın ardına

    Düştü m’ola sevdiğimin yurduna

    İl yanmazken ben yanarım derdine

    Engel aramızı açtı n’eyleyim (Karacaoğlan)

    Şems’in gözlerine bir şüphe çöreklendi: “Dostum ne’n var? Her şey yolunda mı?” (Elif Şafak)

    Güzelliğin on par’etmez

    Bu bendeki aşk olmasa (Âşık Veysel)

    7. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için konur: a’dan z’ye kadar, Türkçede -lık’la yapılmış sözler.
  • Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

    İlk felsefi roman, Tanpınar'ın deyişiyle "Müslüman aleminin tek romanı", Spinoza'nın çeviri yaptığı bir evrendoğum (kozmogoni) kitabı, bir "ilk" arama kitabı, bir nevi insanlık için bir "ilk" yardım.

    Bir kitap düşünün ki, içerisinde hem 4 elementten insanın olgunluğuna erişimine kadar geçirdiği süreç hem evrime göndermeler hem Kur'an motifleri ve tasavvufu savunanlar için ek olarak tasavvufi görüşler hem de evrenin başlangıcına ait bir arayış var. İşte o kitap, bu kitap. Bugüne kadar okuduğum ilk evrendoğum kitabı.

    Öncelikle kitapta pek çok yerde geçen özdek tanımından başlamalı. Özdek, bilinçten bağımsız olarak var olan her şeydir. Aldığı ilk biçimler su, hava, ateş ve topraktır. Ama yine de konumuz Avatar değil. Söz konusu olan, hepimizin hayatlarının başlangıcı ve daha doğrusu evrenin başlangıcına doğru zamansız bir fener tutma "id"i.

    Kitapta önce İbn Sina'nın Hay bin Yakzan'ı, daha sonrasında da İbn Tufeyl'in Hay bin Yakzan'ı var. Evreni, akıl ile anlamlandırma süreçlerinden geçen çeşitli insanların bir bedende dünyaya getirildiklerinin bilincinde olmalarının sonucunda düşünme süreçlerine indirgenen bir farkındalık anlatılmakta. Etkin bir akılla birlikte, öfke ve kösnü güçlerine hakim olan insanın kendi bedensel güçlerinin akli güçlerinin önüne geçmesinin savaşı ön planda.

    Her şeyden önce, özdek konusu evren gibi kitabın da ana hammaddeleri. Özdek ile biçimleşmenin ilk buluşmasından oluşan 4 elementle birlikte maden, bitki, hayvan ve insanın oluşumları akılla duyuların, aklın kendi kendine hükmedebilmesinin açıklamasıyla birlikte aynı zamanda gökbilim açısından göklerin kademelerinin tanımlanması ve imge-akıl karışımında evrenin sorgulanması konularında bilgilerin 170 sayfaya doyurucu bir şekilde sığdırılabilmesi eminim ki pek çok okur için eşsiz bir deneyim olacaktır, bu en azından benim için çok farklı bir deneyim oldu.

    İbn Tufeyl'in Hay bin Yakzan'ı zamanında büyük tartışmalara yol açan üç ana sorunu çözümlemeyi amaçlıyor:
    1-İnsan kendi başına, hiçbir eğitim ve öğretim görmeksizin, sadece doğayı inceleyerek düşünme yoluyla yetkin insan, üst insan aşamasına ulaşabilir, insani nefs etkin akılla birleşebilir.
    2- Gözlem, deney ve düşünme yoluyla elde edilen bilgiler, vahiy yoluyla gelen bilgilerle çelişmez, yani felsefe ile din arasında tam bir uygunluk vardır.
    3- Mutlak bilgilere ulaşmak, bütün insanların üstesinden gelebileceği bir şey değil, bireysel bir olaydır.

    Yukarıda yazılan 3 tartışma konusu üzerinden gidilerek ve başka bir bakış açısından gerek Nietzsche'nin üst insan konusuna paralellik gösterilebilecek bir konuda gerekse de bir insanın yalnız başına, etrafında kimse olmaksızın sadece sorgulayarak, deney ve gözlem süreçleriyle birlikte Tanrı'yı ve bir Yaratıcı olmasının zorunluluğu konularına eğilmesi anlatılıyor. Bireysel sezgilerin, akıl ve deney ile uyumluluk reaksiyonları aşamalarından sonra her bilginin üstüne bilgi katılmasıyla -bir nevi 4 elementin evreni başlatması gibi- gerçekleşen bu süreçler zinciri İbn Tufeyl'in de Hay bin Yakzan'ı Kur'an'dan pek çok motiflerle bezemesine sebep olmuş.

    Varsayımlarla birlikte ilerleyen hikayede, bütün nesnelerin hamurunun 4 elementin çeşitli oranlarda birleşimi olarak belirtilirken bu kısımdan sonrası için hem teist hem ateist okurlar açısından görüş ve bakış açısı farklılıklarına neden olup güzel, verimli tartışmalar çıkabilecek konular başlıyor.

    Teizmi savunan insanlar açısından, yaratılışın çamurdan başlayıp bunun verimli koşullarda mayalanmasıyla birlikte kabarcık sürecinden geçmesi ve ardından bir Yaratıcı'nın ona bir amaç, rol belirlemek suretiyle onu salt tesadüfilikten kurtarıp adeta büyütmesi, bana ilk olarak Hacc Suresi 5. ayette geçen nutfe, alak, mudga gibi bir tekamül sürecini, yani evrimi çağrıştırdı. Ayrıca Nuh Suresi 14. ayette de "Oysa O, sizi bu aşamaya kadar aşama aşama yaratmıştır." diye belirtilir, bu da yaratılışı savunan insanlar için bir evrendoğum sebebidir. Bu kitapta da eminim ki kafasında bu konularda soruları olan insanlar, daha çok soru işaretine sahip olacaklardır. Yine de "Neden?" sorusuna eğilmek açısından dini, "Nasıl?" sorusuna eğilmek açısından bilimi kendine yol arkadaşı edinmiş insanlar için kesinlikle keşfedilmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

    Ateizmi savunan insanlar açısından da Çağrı Mert Bakırcı'nın Evrim Kuramı ve Mekanizmaları kitabının 59. sayfasında belirttiği gibi, cansızlıktan canlılığa geçiş aşamaları okyanusların tabanlarında, tıpkı bugün kıtaların üzerinde gördüğümüz gibi volkanik bacaların bulunduğu, evrenin yaklaşık başlangıcı olan milyarlarca yıl öncesine gidildiği ve ilk yaşamın oradaki kabarcıklanmalardan ve çeşitli kimyasal reaksiyonlarla birlikte kimyasal moleküllerin oluşmasının etrafında gelişen bir canlılık süreci var. Engelsiz bir doğal seçilim süreci, doğal koşulların elverişliliği ve aşama aşama türdeşleşme konuları Hay bin Yakzan'ın da beslendiği diğer konulardan.

    Apateizmi savunan arkadaşlar buraları okumasalar da olur sanırım? :)

    Kitaptan küçük bir örnek vermek gerekirse, Hay bin Yakzan daha çok kabul edilen varsayımda bir çamurun şekillenip mayalanması ve Yaratıcı'nın ona hayat vermesinden oluşuyor, daha sonrasında ise kendi çocuğunu kaybetmiş bir ceylan onu emzirip büyütüyor. Bu aslanların avcılık karakterleri güçlü olan yavruyu diğerlerinden daha çok kollaması gibi bir içgüdü doğuruyor. İçgüdü konusunda yaptığımız tartışma için şu alıntının altındaki yorumlara bakabilirsiniz : #35329239

    Özet olarak, Spinoza'nın töz felsefesine yakınsayan bir yaklaşımda özdek, 4 element, evrim ve yaratılış konularının harmanlandığı, evrenin ilk anına gitme idi güden bir sorgulamada, adaptasyon, çevreyi tanıma, sezgi, deney ve gözlemlerin hepsinin bir arada kullanılıp bir insanın bir tümevarım minvalinde düşünce süreçleri sonucunda etrafında bunu sorabilecek ne kimsesi ne de interneti olan bir insan sizce Tanrı'nın var olmasının zorunluluğuna, amaçlılığa mı ulaşır, yoksa bu tam tersi bir tarafta amacın gereksizliğine mi?

    İncelemeyi buraya kadar okuyanlar için bir teşekkür mahiyetinde kendi hayat felsefesini, yani evrenin ilk anlarına ait düşüncelerini, inancı ne olursa olsun aşağıya yorum olarak yazmış olan arkadaşlarım arasından bu kitabı isteyenlere, kitabı hediye ettim. Kur'an ve yaratılış, Darwin ve evrim teorisi, hayatın tamamen bir simülasyon olma ihtimali, insan ırkının Anunnaki'ler tarafından yaratılması vs... Ben bu kitapla birlikte kendi hayati görüşlerimi ve amaçlarımı sorgulayıp soru işaretlerime yeni renkler kattım. Tartışmalardan, eleştirilerden kendime o kadar çok şey katıyorum ki kesinlikle tartışmaların etkisini yadsıyamıyorum.

    Görüşlerimiz ne olursa olsun bu kitabı okuyup daha çok sorgulayabilir, kimliğimizi oluşturma yolunda belki de büyük adımlar atabiliriz. Gerçek olan şu ki, içinde yaşadığımız evren ve beden hakkında ne kadar fazla çeşitlilikte kitap okuyabiliyorsak bu bizim için kârdır. Bundan dolayı, bu kitap daha çok bilinmeyi ve okunmayı hak ediyor. Sevgiler...
  • Evet gün boyu 7 sülalemin bana yazdığı ve aradığı günün ardından..
    Beni zorla psikiyatriye gönderöeli. Neymiş efendim delirmişim. Sizene lan sizene. Doktor kendisi sen öyle hissetmiyosun gerisinin ne önemi var hıı?
    Evet bu aralar saçmaladım galiba. Çok fazla mutluyum. Ama hiç mi hakkım yok ya??
    Biliyorum zaten okullar açılacak. Ve ben bazı şeyleri gene kaldıramayacağım
    Korkuyorum..
    Hem de o kadar çok korkuyorum ki..
    Gideceğim bu yabancı şehirden..
    Alışamamaktan..
    Mutluluğum gene hep olduğu gibi sonlanacak!
    Akışına bırakamicam
    Dayanamicam hep gene insanlara ve bana yapılan haksızlıklara..
    Çok kırcaklar parçalayacaklar kalbimi...
    Yıkacaklar..
    Üzecekler..
    Ağlatacaklar geceler boyu..
    İkinci kez konuşmayı unutucam.
    Lal olucam.
    Harfleri çıkaramicam..
    İsmimin harflerini tek tek incelicem.
    Benim ve ailemin..
    Belki sülalemin...
    Bir yabancı olarak gelecekler hep.
    Ve en yakınlarım bile...
    Tekrar en ağır şekilde kirli damgası görücem..
    Be psilojim bozulacak..
    Her gün istisnasız ya 1 ya 2 kez..
    Banyo yapıcam..
    Buz gibi soğuk sularda..
    Kafamın bitlendiğini düşüncem hep..
    Durmadan kötü koktuğumu düşünücem..
    Sınavlarda 10 kez tekrarladığımı daha 2 dk önce ezberlediğimi unutucam..
    Yemek yiyemicem..
    Tam 7 kilo vercem..
    Suratsız bir maymuna benzicem ağlamaktan..
    Sol gözüm şişecek..
    Kapancaklar..
    Seğirecekler ve ölü gibi bakıcam..
    İnsanlara öyle acıklı utanası suçlu ve mahçup..
    Evet depresyonun en dibindeyim..
    Bir zamanlar popüler...
    Bir melek gibi göklerde uçan egoist bencil kendini bir bok sanan nur..
    Evet dipteyim..
    En dipte..
    Cehennemin en dibi İbommm..
    Ve sen yoksun gene iki gözüm...
    Sessiz sessiz ağlıyorum İbomm
    Kimse duymuyor iç çekişlerimş hıçkırıklarımı...
    Ben dönüyorım dünya dönüyor.
    Başım dönüyor..
    Çekiyorum pembe yorganımı sinemden yukarı..
    Oda soğuk ..
    Buz gibi oda..
    Kalabalık oda bayağı hem de...
    Ama ben istemiyorum artık kimseyi...
    Hiç kimse iyi gelmiyor bana ibom..
    Allahımdan başka bir kişi bile..
    Ne aşık olabiliyorum.
    Ne arkadaş..
    Ne vefalı bir dost..
    Sattım dünyamı..
    Hem dünyamı hem ahiretimi..
    Yesteyim..
    Ümitsizlik..
    Karamsarlık...
    İsyandayım...
    Allah belamı vermiş..
    Çok ah almışım..
    Düşmanlarım çok..
    Oysa ben bir kişiyi bile düşman görmedim kendime..
    Eriyorum..
    Günden güne...
    İçime kapanmışım tekrar...
    Bayılıyorum içime atıp atıp ağlamaya..
    Acısı çok güzel...
    Hala dinmedi...
    Dinmeyecek...
    Dinmiyor....
    Çekiyorum tekrar yorganımı gözyaşlarım...
    Bilmem kaç yüz kez olmuş...
    Islanıyor yastığım...
    Damla damla pervasız istemed dökülüyorlar...
    Gözümde yaş kalmadı yeminlen...
    Hani yaşlıların hastalığı olur ya..
    Böle en alası gözyaşı kalmaz onlarda..
    Tıpkı onlar gibiyim ibom
    Ama sen..
    Ya sen?
    Sen de yoksun yanımda...
    Hiç kimse....
    Bir kişi bile yok ki yanımda..
    Ve ben gene yalnızım..
    Hep yalnızlığa mahkum olucam..
    Çekiyorum yorganımı her gece olduğu gibi...
    Saat 4...
    Belki 5..
    Evet yasyık gene sırılsıklama...
    Uyıyamıyorum...
    Bir kişi bile nur..!!
    Allah belanı vermiş be Nur...
    Bir kişi bile neyin var?
    Diye sormadı ve sormuyorlar...
    Sahi sen neyin var Nuurr!!
    Diue sordun mu?
    Hayır!!
    Sen de onlar gibisin..
    Kimse beni düşünmüyor..
    En yakınlarım bile...
    Ama sakın hiç canınızı sıkmayın..
    Evet ölüyorum..
    Zaman sandığımdan da çabuk geçiyor..
    Sahş akşam mı oldu?
    Her yer karanlık..
    Sana yemin ediyorum saatleri zamanı çözemiyorum..
    Beynim yanmış...
    Kayboluyorum düşüncelerde..
    Delirdim....
    Delirttiler..
    Evet tekrar girdim duşa..
    O kadar güzel ki..
    Beni bir tek o rahatlaattı..
    Buz gibi ibomm
    Çok güzel her şey..
    Mithiş..
    Su buz ama ben ateşteyim..
    Geçmiyor..
    Dinmiyor..
    Evet 2. Kez giriyorum buz gibi suyun altına...
    Bit görüyorum..
    Gerçek mi bilmiyorum...
    3 4 tane..
    Anneme söylüyorum..
    Ve...
    Annem çıldırıyor..
    Ailem perişan..
    Ölsem de kurtulsam...
    Çok ağlattım onları..
    Evet isyanlardayım...
    Sabrımı dağıtyom..
    Dipyeyim en dipte...
    Cehennemin en dibinde...
    Evet gördüğüm siyah kabuklarda viamin eksikliğinden olmuşlar..
    Bit sanıyorum..
    Sinek görüyorum korkuyorum...
    Annem ağlıyor...
    Ben ağlıyorum...
    Buz gibş suyun altında

    Damla damla geliyor yaşlar..
    Saçlarım darmadağın..
    Ölmüşüm...
    Ağlıyor..
    Yağmur çisil çisil...
    Ağlıyorum..
    İşkenve ediyorum kendime.
    Hasta olur ölürüm belki..
    Su çok güzel..
    Ohh rahatladım..
    Benş tek rahatlatan şey ibomm..
    Yoksun..
    Ve gene yoksun
    Hiç olmadığımçn gibi.
    Bekle her şey yeni başlıyor...
    Daha yeni 1 gün...
  • SOSYOLOJİ, PSİKOLOJİ, KİŞİSEL GELİŞİM, FELSEFE VS.

    İLETİ KAYNAĞI! 👇

    https://m.facebook.com/...p;id=620000254869044

    Sosyoloji serisi : https://yadi.sk/d/bIuboL4IgdCyB

    Psikoloji serisi : https://yadi.sk/d/iA_X6SpqgZBGe

    Psikoloji serisi 2: https://yadi.sk/d/VfJMjBULh76GC

    Psikoloji serisi 3: https://yadi.sk/d/FFs10IpWh76G4

    Psikoloji serisi 4: https://yadi.sk/d/3_A7B7n5gdCz2

    Psikoloji-ek seri: https://yadi.sk/d/fKRltbLAgWnXi

    Psikanaliz: https://yadi.sk/d/5Uu7uULSgswVU

    Kişisel Gelişim: https://yadi.sk/d/jdHZH1c4gdCxi

    Diksiyon: https://yadi.sk/d/OXzcDsdSma6Vq

    Anne ve çocuk bakımı: https://yadi.sk/d/wzAbjzpumEWnv

    Mega Hafıza Seti: https://yadi.sk/d/zHDtU8C5kdfPr

    Felsefi: https://yadi.sk/d/Vs1Ka0FCgdCxE

    Felsefe ansiklopedisi: https://yadi.sk/d/5dzmW70dgdCx4

    Veganizm arşivi: https://yadi.sk/d/uZuJbKF5fJASQ

    TARİH, İDEOLOJİ, DİN VE MİTOLOJİ KİTAPLARI

    Tasavvuf-sufizm kitaplığı: https://yadi.sk/d/PUj-G9rQkHmDa

    Hadis: https://yadi.sk/d/KFAvXey5kjyAu

    Mezhepler Tarihi: https://yadi.sk/d/ONs_JizQkjyCm

    Dini kaynaklar: https://yadi.sk/d/_HBnQjWhgdD3A

    Dört kitap: https://yadi.sk/d/LWdFUVDlgdCzc

    Tarih: https://yadi.sk/d/CqOe0zXXgdCzp

    Tarih 2: https://yadi.sk/d/NwTjRj7YgdCxt

    Tarih 3 : https://yadi.sk/d/WboJAaKkma6QC

    Orta doğu arşivi: https://yadi.sk/d/tvJQoLuggrML6

    Yahudi tarihi: https://yadi.sk/d/7qnBBeuHke5pp

    Çanakkale Tarihi Eserleri: https://yadi.sk/d/w0GvSG_BjtdBQ

    Osmanlı Tarihi Arşivi: https://yadi.sk/d/Npxb_54PjeBq4

    Osmanlı Tarihi Arşivi 2: https://yadi.sk/d/giwCMWlmhFnvo

    Osmanlı tarihi arşivi 3: https://yadi.sk/d/C7a14ogNma6L4

    Türk Tarihi ve Mitolojisi: https://yadi.sk/d/gNZUaEC7hFnaH

    Roma Tarihi: https://yadi.sk/d/4X6qXULQgw3qA

    Roma ve Bizans Tarihi: https://yadi.sk/d/LS7vh7RHke5s3

    Selçuklu Tarihi : https://yadi.sk/d/UkkmIOpckBTtg

    Kurumsal Tarih: https://yadi.sk/d/Lhd-jpkwgnS87

    II. Abdulhamit arşivi: https://yadi.sk/d/xJBewY1ZgpgZv

    Ntv Tarih Dergileri 2009: https://yadi.sk/d/r8cOfHUfkRqBz

    Mitolojik- dini Eserler: https://yadi.sk/d/vD1bztdSkRptM

    Destan ve Mitolojik eserler: https://yadi.sk/d/H-8C78wRfHFdx

    Destan ve Mitolojik eserler 2: https://yadi.sk/d/ULoMjPRbfHGTY

    Medya İletişim Gazetecilik: https://yadi.sk/d/7_IKXwwegCM82

    Anlam Dil Göstergebilim: https://yadi.sk/d/P0thTPlkdcD7n

    Dil Bilimi ve Türk Dili konulu eserler: https://yadi.sk/d/uZsyfBiYkCMCG

    Hz. Muhammed (sav): https://yadi.sk/d/tHUsId4mfvwgD

    Alevilik Bektaşilik: https://yadi.sk/d/QA54Nt4jkNNtF

    Alevi Bektaşi Şiirleri: https://yadi.sk/d/DMyGHiSahQE8k

    Milliyetçilik: https://yadi.sk/d/hnzm-CgYgaJrZ

    Siyaset Bilimi: https://yadi.sk/d/Bm8cycHfgdCyZ

    İdeoloji: https://yadi.sk/d/3toxsfWogd3GT

    YABANCI DİLLER

    Almanca: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/Almanca

    Almanca Grammer: https://yadi.sk/d/TYPlJ1ZmiwVTn

    Almanca Romanlar: https://yadi.sk/d/ZvkxEgUEgP64a

    Fransızca: https://yadi.sk/...hbBrf/Frans%C4%B1zca

    Fransızca 2: http://bit.ly/1R5obrL

    Fransızca 3: https://yadi.sk/d/Wp8MgRdViyBPP

    Fransızca Sesli: https://yadi.sk/d/dFxxoriviyBi6

    Fransızca Çalışma notları: https://yadi.sk/d/vvwK2Ba2cCkJS

    Korece: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/Korece

    Yunanca eserler: https://yadi.sk/d/OE1Sc4T3jzkrE

    Yunanca Sesli Notlar: https://yadi.sk/d/I16Wz9Mgk2EXr

    Yunanca Sesi Notlar 2: https://yadi.sk/d/KN-BEJw2jkU2U

    Yunanca Dil bilgisi: https://yadi.sk/d/OE1Sc4T3jzkrE

    Yunanca Grammer: https://yadi.sk/d/AWPBZS34iJo9b

    Farsça Dil bilgisi: https://yadi.sk/d/fLhBols5jwYLB

    Farsça Dil bilgisi ve Sesli Notlar: https://yadi.sk/d/P_7O4kOMjz8YK

    Farsça Sesli Notlar : https://yadi.sk/d/KCH5oY5AcEgfB

    Fransızca dokümanlar: https://yadi.sk/d/sTPjOnkMma6fJ

    Japonca: https://yadi.sk/d/Bx63opqejzkUn

    Japonca Sözlük: https://yadi.sk/i/RyT1Vr5Oj3bi4

    Rusça : https://yadi.sk/d/MkEV5OCAjkFzH

    Rusça 2: https://yadi.sk/...xVDFhbBrf/Rus%C3%A7a

    Rusça 3: https://yadi.sk/d/jmowNBmCkjasi

    Rusça 4: https://yadi.sk/d/ueY8-kv2jvoAV

    Rusça 5: http://bit.ly/1mNmZxY

    Türkçe: https://yadi.sk/...Brf/T%C3%BCrk%C3%A7e

    Arapça: https://yadi.sk/...VDFhbBrf/arap%C3%A7a

    Arapça 2: https://yadi.sk/d/hSp5N799jzmaH

    Arapça 3: https://yadi.sk/d/_NfBB-abgLst4

    Arapça hikayeler: https://yadi.sk/d/LnKorDwTjy7yM

    İngilizce: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/ingilizce

    İspanyolca: https://yadi.sk/...xVDFhbBrf/ispanyolca

    İtalyanca: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/italyanca

    Sözlükler: https://yadi.sk/d/fYR-QZWFgdCy5

    Sözlükler 2: https://yadi.sk/.../S%C3%B6zl%C3%BCkler

    İngilizce: https://yadi.sk/d/QlmzBPykHVzw9

    İnglizce 2: https://yadi.sk/d/038zJc8QgxX6C

    İngilizce 3: https://yadi.sk/d/Tr6HmecDkUb2Y

    ELS İngilizce Hazırlık Dergisi: https://yadi.sk/d/oWVlRiS8dRbU4

    Fono kendi kendine İngilizce öğrenme: https://yadi.sk/d/aRCk47bBmEWNn

    BİLİMSEL VE TEKNİK KAYNAKLAR

    Bilimsel kitaplar: https://yadi.sk/d/hcisTqS8kRpxZ

    Bilimsel kitaplar 2: https://yadi.sk/d/48ADCCzsjSBPN

    Bilimsel kitaplar 3: https://yadi.sk/d/Pknj-810gxVdy

    Tübitak popüler bilim kitapları: https://yadi.sk/d/mJ23zlKmkRqWH

    Uzay konulu dokümanlar : https://yadi.sk/d/OCFZOTFVhsNFr

    Evrim kitapları: https://yadi.sk/d/2Hv1Cg9rghm3N

    Kuantum-fizik-evren arşivi: https://yadi.sk/d/l-cGSPo0kJJG5

    Mühendislik kitapları: https://yadi.sk/d/j05wDkvkkCYJ6

    Bilgisayar konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/6vqcH9_lma6Ti

    Fizik konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/mWhSdG8tma6Zo

    Fizik konulu dokümanlar 2: https://yadi.sk/d/3v_XwrkpmLcso

    Matematik konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/XKkVojxVma6bA

    Kimya konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/9UTCX_fJma7CZ

    Anatomi konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/fNqGqWkema7Lf

    Ekonomi-İktisat-Borsa: https://yadi.sk/d/FpmGVRIqma7SN

    Sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri: https://yadi.sk/d/Qao8aykBmEWMn

    İstatistik: https://yadi.sk/d/yZaNxKq4mEWQW

    Eğitim bilimi dokümanları: https://yadi.sk/d/9h63a_2Ema7oa

    EDEBİYAT, ŞİİR, TİYATRO VE SANAT ÜZERİNE

    Sesli eserler: https://yadi.sk/d/dAEIl4otkQzeJ

    Sesli eserler 2: https://yadi.sk/d/wR5fWtFaPgSya

    Telkin müzikleri: https://yadi.sk/d/NkFfro8Vma6Xe

    Özel ses dosyaları: https://yadi.sk/d/pgX8thWAma7KM

    Radyo tiyatrosu 1: https://yadi.sk/d/Q87wuwJwM9A5Z

    Radyo tiyatrosu 2: https://yadi.sk/d/qE6O_e_oeLG8u

    Roman ve klasikler: http://bit.ly/1EjQkRJ

    Fantastik kitaplar: https://yadi.sk/d/p0kRa9WYRvPD7

    Kadın kitaplığı: https://yadi.sk/d/m1H_mAZcfN6gh

    Müzik temalı eserler: https://yadi.sk/d/bbQXXXwikJe3S

    Edebiyat konulu eserler: https://yadi.sk/d/f5NpSgIagdD2s

    Edebiyat, biyografi, antoloji: http://bit.ly/1MEFIAG

    Denemeler: https://yadi.sk/d/9IPMGxmugxVdM

    Bağlama ile ilgili dokümanlar: https://yadi.sk/d/JKBYWaY-h76Fq

    Sinema ile ilgili eserler: https://yadi.sk/d/H5z8T-gVkHgKy

    Sinema ile ilgili eserler 2: https://yadi.sk/d/FTzo4pmkfP2XS

    Sanat-Sinema-Tiyatro: https://yadi.sk/d/s1j7KsLogdCym

    Şiir kitapları: https://yadi.sk/d/1-AQDdJYma7WX

    Şiir kitapları 2: https://yadi.sk/d/BOXdw-d2ma7Yu

    Sanat dokümanları: https://yadi.sk/d/-XkOM4Vcma6Hc

    Tiyatro dokümanları : https://yadi.sk/d/Gf2Hv-Xzma6RH

    Tiyatro dokümanları 2: https://yadi.sk/d/Z3WW6_2kma6SZ

    KPSS, ALES, YGS, LYS KİTAPLARI VE NOTLARI

    Kpss notları:https://yadi.sk/d/A2SPkn5qWLL6c

    Kpss notları 2:https://yadi.sk/d/sPcVg-fv8LhaF

    Kpss notları 3:https://yadi.sk/d/wclc-JJtBBu9V

    Kpss notları 4:https://yadi.sk/d/hlGu51bEBBvbC

    Kpss notları 5:http://bit.ly/1JduQyV

    Kpss notları 6:https://yadi.sk/d/DlmMqVkJj8yFF

    Kpss notları 7:https://yadi.sk/d/5iOiQIu2jeXnV

    Kpss notları 8:https://yadi.sk/d/uB-ybaEakTy53

    Kpss alan kitap arşivi:https://yadi.sk/d/oFTMFo5RkULza

    Kpds notları :https://yadi.sk/d/sD8jmXWI945tF

    İİBF için Kpss Kaynakları:https://yadi.sk/d/LFZGXwhJkjyeV

    ALES notları:https://yadi.sk/d/yoIZv8qnkXMHQ

    LYS YGS Ekol hoca Görsel:https://yadi.sk/d/YEdhuSB8bDm67

    Ygs- Lys Hazırlık Kitapları:https://yadi.sk/d/VroXCL_cGAN6n

    Ygs- Lys Hazırlık Kitapları 2:https://yadi.sk/d/5haVPxwHNme7t

    Ygs- Lys Hazırlık Kitapları 3:https://yadi.sk/d/o538XIcNNmeaF

    Ygs Lys Hazırlık Kitapları 4: https://yadi.sk/d/nSuxFGqSNmegT

    Üniversiteye hazırlık:https://yadi.sk/d/fNqGqWkema7Lf

    Rehberlik Yayınları Ygs Lys:https://yadi.sk/d/xRMk1jnghbUNs

    Gelir Uzman Yardımcılığı Denemeleri:https://yadi.sk/d/ZGggzTH2ma7Go

    TUS kaynakları:https://yadi.sk/d/CL-FOY6fmEWju

    İktisat dersleri:https://yadi.sk/d/8rtLGVRkmEWJX

    Çeşitli Kategoriler ve Kapsamlı Arşivler

    Kapsamlı Mega Arşivi : https://mega.nz/...Tzr...0fPVg!qxMRHb4J

    Babil Kütüphanesi : https://yadi.sk/...abi...B1%C4%9F%C4%B1

    Tez Yazanlar İçin Kitaplar : https://yadi.sk/d/kSNWM_8AgqqXg

    300 Adet Kişisel Gelişim Arşiv : https://cloud.mail.ru/...17a...Glsm.E-Ktp.rar

    Tubitak arşivi : https://cloud.mail.ru/...ecee071...%C4%B1.rar

    Bilgisayar Kitapları Arşivi : https://cloud.mail.ru/...b49...Ktplr.Arsv.rar

    Siyasi Arşiv : https://yadi.sk/.../Politik%20Kitaplar/

    Felsefi Arşiv : https://yadi.sk/d/08DpgWDAJ4n2W/Felsefe/

    3200 adet mobi arşivi : https://yadi.sk/d/D4iiOWNfUbczK

    Kapsamlı Epub Arşivi : https://yadi.sk/d/H9Iy0MFpe8EdY

    1250 adet dini kitap (5 gb) : https://mega.nz/...Yp-luht...LVLvNWqn-8

    756 adet epub : https://cloud.mail.ru/...abcfadc...ekitap.rar

    2500 Adet epub Arşiv : https://userscloud.com/hfjaiout22mh

    Epub Türkçe Arşiv : https://cloud.mail.ru/...b996d80/Kitaplar.rar

    Karışık Arşiv 2 : https://yadi.sk/d/omZVjxUJgWDpU

    Karışık Arşiv 3 : https://yadi.sk/d/beqz5ftdrtxgy

    Karışık arşiv 4 : https://yadi.sk/d/jdUZB77oFTJBo

    Karışık Arşiv 5 : https://yadi.sk/d/8EP-wxoBgXgJr

    Karışık Arşiv 6 : https://yadi.sk/d/X71Uyp3EfkNbu

    Karışık Arşiv 7 : https://yadi.sk/d/annrYLiiZDLrP

    Karışık Arşiv 8 : https://yadi.sk/d/SWzaAN1jeLE6V/E-Books

    Karışık arşiv 9 : https://cloud.mail.ru/...b372c702/300_Adet_E-
    Kitap.rar

    Karışık Arşiv 10 : Google drive karışık arşiv

    Karışık Arşiv 11 : 7 gb e kitap arşivi tıkla

    Karışık arşiv 12 : https://userscloud.com/t5x5cd4x1yi0

    HİKAYE KİTAPLARI

    1-Penguin Readers Hikaye Kitap Seti – Tam 99 Kitaptan oluşmaktadır…Boyut:3.03 GB

    http://yadi.sk/d/uzKEhPQrEcNkt

    2-Czytamy w oryginale Serisi… Boyut:123 MB
    http://yadi.sk/d/qd0ZlafdEkp3b

    3-English Club… Boyut:884 MB
    http://yadi.sk/d/KVk9XGPeNZ2UX

    4-Cambridge English Readers…Boyut:271 MB
    http://yadi.sk/d/Ru0pSi4HEkpAS

    5-Oxford Library Stages… Boyut:2.41 GB
    http://yadi.sk/d/nOy2HpdeEwk83

    6-Black Cat Publishing Reading & Training Steps 1-6…Boyut:2.22 GB
    http://yadi.sk/d/GjU_D6eYEt9AB

    7-Password Readers Levels 1-5…Boyut:1.72 GB
    http://yadi.sk/d/3Bm5q5SNNSV5k

    8-Foreign Language Teaching and Research Press Readers Steps 1-5…Boyut:2.22 GB
    http://yadi.sk/d/K29WFWsJNSVzF

    9- Heinemann Guided Readers…Boyut:255 MB
    http://yadi.sk/d/GoeW-QC1NSWZX

    10-Black Cat Publishing Levels 1-6…Boyut:4.23 GB
    http://yadi.sk/d/RCchix3RNZ8DN

    11-Black Cat Publishing Earlyreads Levels 1-5…Boyut:515 MB
    http://yadi.sk/d/j66xaVaONZ8hg

    12-MacMillan Readers Levels 3-6…Boyut:2.88 GB
    http://yadi.sk/d/lDpHPro7NZ9na

    13-Miscellaneous…Boyut:1.19 GB
    http://yadi.sk/d/axGD69M6NZ9xU

    14-Story Teller 1…Boyut:2.37 GB
    http://yadi.sk/d/9URDBEzCNZEDx

    15-Story Teller 2… Boyut:2.46 GB
    http://yadi.sk/d/Fc5CkvW6NZPNi

    16-Story Teller Bonus… Boyut:622 MB
    http://yadi.sk/d/md6VmT7JNZUF6

    17-English Stories Collection Boyut:2.15 GB
    https://yadi.sk/d/_phn0n8YT8JmN

    18-English Books Collection-2 Boyut:4.87 GB
    https://yadi.sk/d/QuBvt9tfTve5L

    VİDEO EĞİTİM SETLERİ

    19-EFU ileri Seviye Eğitim Seti…Boyut:4.17 GB
    http://yadi.sk/d/ROzjfO9TFEiRe

    20-Day-Light İngilizce Eğitim Seti…Boyut:13.9 GB
    http://yadi.sk/d/pXRlLeHkEwk7L

    21-KPDS.Goruntulu.Dershane Seti…Boyut:3.54 GB
    http://yadi.sk/d/KcICtim8FEvTt

    LİSTENİNG KAYNAKLARI

    22-Flow English…Boyut:989 MB
    http://yadi.sk/d/aMNK_ob2FExgq

    23-Original English…Boyut:1.54 GB
    http://yadi.sk/d/mQ5Rx23_FExhg

    24-Point of View Stories…Boyut:197 MB
    http://yadi.sk/d/QJXCO98NFExj4

    25-Power English..Boyut:1.71 GB
    http://yadi.sk/d/nbMQhJSUFExkq

    GENEL DOSYALAR(PDF-DERGİ-GRAMMER KİTAP)

    26-KPDS-Facebook Grup Dosyaları…Boyut:1.42 GB
    http://yadi.sk/d/eYEE04TeMTc8U

    27-E-BOOK KİTAPLAR…Boyut:851 MB
    http://yadi.sk/d/0xJNIedQNZLda
    http://yadi.sk/d/88KeZ0hINZLvM
    http://yadi.sk/d/A_btwBRHNZM3s
    http://yadi.sk/d/O-VVtl09NZM9o
    http://yadi.sk/d/NraN47e3NZMHT

    28-ELS DERGİ VE KİTABI…Boyut:105 MB
    http://yadi.sk/d/AiwP4NefEkouW
    http://yadi.sk/d/Diqk5-lhEtGCz

    29-DEYİM KİTABI…Boyut:323 KB
    http://yadi.sk/d/haNXN7rGNZNBz

    30-Cambridge IELTS Set 1-9…Boyut:597 MB
    http://yadi.sk/d/kX_Aeh4cEtEQg

    31-Collin’s SET…Boyut:617 MB
    http://yadi.sk/d/tzzk__GSEtEkL

    32-Sözlükler…Boyut:280 MB
    http://yadi.sk/d/nWp-UQMqNZQXA

    33-GRAMMAR KİTAPLARI… Boyut:751 MB
    http://yadi.sk/d/yQJroNzVNZRRj

    34-OKUMA KAYNAKLARI…Boyut:1.01 GB
    http://yadi.sk/d/ZQvYZEmqNZSWF

    35-PHRASAL veRBS… Boyut:236 MB
    http://yadi.sk/d/LWnLd9DiNZSe3

    36-PRACTISE…. Boyut:1.50 GB
    http://yadi.sk/d/IwT6HfV2NZT7d

    37-ELTS & TOEFL… Boyut:1.28 GB
    http://yadi.sk/d/P9Ja9E81NZTeS

    38-VOCABULARY… Boyut:2.03 GB
    https://yadi.sk/d/UU-hyPavTcfFB

    39-4000 English Essential Words-Audio 1-6 Boyut:0.99 GB
    https://yadi.sk/d/UQVlivVgVf39k

    Karışık Yandex

    https://yadi.sk/d/f4OV_sliiQuEd

    https://yadi.sk/d/7lVQBSLIiTENM

    https://yadi.sk/d/H9McunfIiydDx

    https://yadi.sk/d/H9McunfIiydDx

    https://yadi.sk/d/AK9Xlv7XiyThz

    https://yadi.sk/d/MwQ7U3wtjkWTX

    https://yadi.sk/d/kDEvqnrvjmyr6

    https://yadi.sk/d/dFyYZ9Gojt5uP

    https://yadi.sk/d/20BgEL4_kzypT

    https://yadi.sk/d/s6qNY7qim2kNi

    https://yadi.sk/d/DAtAIkt8m6EDq

    https://yadi.sk/d/UqxNVlwmmHEmj

    https://yadi.sk/d/1Y2BOqCemHGN6

    https://yadi.sk/d/wu9sqkp0mHHNb

    https://yadi.sk/d/oAw3xZjymHJ5z

    https://yadi.sk/d/4CBPh15pmHJW9

    https://yadi.sk/d/MV42CN0ymHJsj

    https://yadi.sk/d/a01GfaN8mSdh8

    https://yadi.sk/d/uuI6OymSmZBWH

    https://yadi.sk/d/rAOml067muemJ

    https://yadi.sk/d/ZB9BdFC2o3aMG

    Toplam 92 GB
    Kırık linkler duzeltilmeyecek.
  • Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum
    1984 alıntılarını yorumladığım video:
    https://www.youtube.com/watch?v=dK1thKZa9ik

    "Who are you to wave your finger?
    You must have been out your head!"
    "Sen kim olduğunu sanıyorsun da bana parmağını sallıyorsun?
    Kafayı sıyırmış olmalısın!" Tool*

    UYARI : Bu inceleme yazılırken hiçbir kitap yakılmamış, haplanmamış veya fiziksel şiddet görmemiştir.

    https://image.ibb.co/fETD4e/1.jpg

    1984 : Evet beyler, uzat kolları, uzat kolları. Aranızda konuşmayın. Ben izin vermediğim sürece siz konuşamazsınız. Burada otorite benim. Nerede olduğunuzun farkında olun. Sabah içtimasında konuşan birisi olursa hayatta en korktuğunuz şeylerin gerçek olduğu 101 Numaralı Oda'da bulursunuz kendinizi. Sayımız 8 olmalı, Fahrenheit 451 nerede?

    https://image.ibb.co/epdkHz/2.jpg

    F451 : Buradayım efendim! Geldim, yetiştim işte! Umberto Eco'nun meşhur Gülün Adı kitabı için büyük bir kitap yakma töreni düzenledik biraz önce. Geç kaldığım için özür dilerim hem sizden hem Büyük Birader'den.

    1984 : Bir daha böyle şeyler istemiyorum, herkes vaktinde burada sıraya geçmiş olacak!

    F451 : Emredersiniz.

    https://image.ibb.co/dbAXxz/3.jpg

    1984 : 1,2,3,...8. Tamam sayı doğru, rahat oturuş pozisyonuna geçebilirsiniz. Parti'nin geleceği, onun sonsuz iktidarının sürekliliği ve sizlerin kesintisiz refahı için birkaç şey anlatmam gerekli.

    https://image.ibb.co/cNHCxz/4.jpg

    1984 : Öncelikle, içinde bulunduğunuz distopik dünyanın ve panoptikonun farkında olun. Bu bir rica değil, emirdir. Hepiniz birer distopya kitabısınız ve bağlı olduğunuz bu türün tanımlarını bilmek zorundasınız.

    Distopya, anti-ütopya demektir. Ütopya Yunanca'da olmayan yer, güzel yer anlamlarına gelebilirken distopya ise bunun tam tersidir. Genellikle distopyalar geleceğe duyulan kaygıdan dolayı yazılmış olumsuz senaryolardır, baskıcı bir sistem ve totaliter bir devlet modeli bulunmaktadır.

    Yaşamakta zorunlu olduğunuz bu dünya içerisinde renkler sadece bana aittir, sizi bir panoptikonun içerisinde yaşadığınızı unutturmamak adına elimizden geldiği kadar renklerinizden ve duygularınızdan arındırmaya çalışırız. Arkamda gördüğünüz Büyük Birader adındaki liderimize sınırsız ve sorgusuz itaat bekleriz. Panoptikon, mahkumların görülebileceği duygusu nedeniyle davranışlarını kurallara uygun yapmasına sebep olduğu modern bir hapishane modelidir. Evet, şu anki insanların çağdaş sandığı hayatları ve sizin renksiz hayatlarınız kelimenin tam anlamıyla bir panoptikondur diyebiliriz. Burada bulunduğunuz distopyanın müdürü ise Büyük Birader'dir. O her zaman sizi izler. O her zaman sizin 2x2'nin sonucunun 5 olduğuna sınırsız itaat etmenizi ister. Çünkü Parti böyle dediyse bu böyledir.

    Bu arada görevleriniz tam olarak neydi bana hatırlatın.

    F451 : Ben sabah akşam tür fark etmeksizin kitap yakarım. İnsanların kitap okuyamaması için elimden geleni yaparım. Çünkü kitap insanı cahilliğinden arındırır ve bu eylem 1984'ün içinde geçen "CAHİLLİK GÜÇTÜR." ilkesine ters düşer.
    Büyük Birader'in emirlerinin dışına çıkarsam ceza alacağımı, fobilerin gerçek olduğu 101 Numaralı Oda'yı boylayacağımı bilirim.

    Cesur Yeni Dünya : Ben insanları Ford Sistemi adını verdiğim, Tanrı'nın Ford olduğu ve doğan her yeni bebeğin ebeveyn bilincinden yoksun, şartlandırılarak doğduğu bir model içerisinde yönetirim. Soma adlı bir mutluluk hapını bir distopyanın içinde olduklarını unutsunlar diye onlara içiririm ki hiçbir zaman bu acımasız durumun farkında olamasınlar. Benim dünyamda da kitap okumak yasaktır, bebekleri ürettikten hemen sonra bebekler bir kitaplığa doğru emekletilir, kitaplara tam ulaşacağı sırada onlara elektrik verilir ve bu bireyler bir daha kitaplara hayatları boyunca dokunamaz.

    Otomatik Portakal : Ben şiddetin meşrulaştırıldığı yerin tam kendisiyim. Fiziksel ya da manevi her şekilde, her saniyede halkın gözü önünde ve çekinmeden şiddet uygularım.

    Çarpışma : Ben teknolojinin, arabaların, makineleşmenin distopyasıyım. Makinenin verdiği haz ve hızın, arabaların birbirleriyle çarpışmasının bana cinsel mekanizmaları hatırlattığı bir senaryoda anlatırım her şeyimi.

    1984 : Tamam, tamam! Kes, kes. Yeter bu kadar! Hadi, herkes görevlerinin başına! Mesai vakti!

    https://image.ibb.co/b5CCxz/5.jpg

    F451 : Seni yakmak istemiyorum NA1, kitap okuyanları anında yakalayan Mekanik Tazı'dan zorla kaçtım da buraya geldim, seni kesinlikle yakamam ben. Umarım 1984 bizi görmez.

    NA1 : Başımız belaya girecek.

    1984 : Benden ve Büyük Birader'den asla kaçamazsınız! Ona sınırsız itaat etmeli ve sonsuz sevgi duymalısınız. Aynı askerde size öğretildiği gibi, itaat et, rahat et felsefesi geçerlidir! Bu sistemde eğer bir hatanız olursa siz Büyük Birader'i sevecek hale gelene kadar cezayı, işkenceyi hak etmiş olursunuz.

    https://image.ibb.co/e6qAje/6.jpg

    C.Y.D. : Abi kafam çok güzel. Birkaç Soma hapı attım bir distopyanın içerisinde olduğumu unutayım diye. Kafam güzel ama nasıl güzel, o kadar güzel ki, o kadar güzel ki. Nasıl böyle... Neyse Havva'nın Üç Kızı, biliyorsun ki 1984 distopyasının içerisinde sadece Parti'nin soyunu devam ettirebilecek verimli döllere izin verilir, yani bu işi Damızlık Kızın Öyküsü ile yapmam gerekiyordu ama artık bu kafanın da etkisiyle senle olmuş oldu, bunu Büyük Birader ve 1984'ün kesinlikle duymaması gerek.

    Havva'nın Üç Kızı : Ah, kesinlikle bir skandal olacak, hem de büyük bir skandal, ateizm, günah, bombalı patlamalar, laiklik, tarikat, Mevlana, bekaret, yobaz, falan filan.

    1984 : Ne yazık ki, kadere bak, kadere bak. Kimler kimlerle beraber yan yana geliyor!! Büyük Birader sizi her yerde, her zaman izler. Yaşamış olduğunuz Okyanusya içerisinde izinsiz cinsel ilişkiye ve Parti'den olmayan insanlarla takılmaya nasıl cüret edersiniz! Bu sınırlar içerisinde böyle bir ilişki kesinlikle yasaktır. Elif Şafak'la kimse takılmayacak bundan sonra! Derhal 101 Numaralı Oda'ya!

    https://image.ibb.co/e8934e/7.jpg

    O.P : Tamam kardeşlerim, kaçmayın artık lütfen. Efendim, kaçmayın sizi dövmeyeceğim. Kendimi riske atıyorum ama bu işten gerçekten sıkıldım artık kardeşlerim.
    1984 : Senin görevin şiddeti meşrulaştırmaktır, sen bunun için distopyasın! Derhal 101 Numaralı Oda'ya!

    https://image.ibb.co/ewoKcz/8.jpg

    Çarpışma : Hayır yani, arabaların çarpışmasının, makineleşmenin erotizmi nasıl bir distopyadır? Arabalar yollarında gitsin, herkesi işine ve evine getirsin götürsün işte...
    F451 : Çok suçluyum, artık hiçbir kitabı yakmak istemiyorum.
    C.Y.D. : Bu distopyanın artık net olarak farkındalığındayım, Soma hapı atıp bunu görmezden gelmek istemiyorum.

    1984 : İtaat edin, rahat edin! Genellikle disiplinden dolayı olsa da bu iktidarın içerisinde disiplinin olmadığı yerde kan ve gözyaşı vardır! Unutmayın. Hepiniz birer distopyasınız, özellikle de F451'i 2.kez uyarıyorum zaten. Şimdi doğru hepiniz 101 Numaralı Oda'ya!

    Beyler, beyler... Sizi anlamakta güçlük çekiyorum gerçekten. 302. sayfamda da belirttiğim gibi; "Eski reformcuların hayalini kurduğu o enayi, zevk düşkünü ütopyaların tam tersi bir dünya." içerisindesiniz. Enayi mi olmak istiyorsunuz yani gerçekten?

    https://image.ibb.co/g021qK/9.jpg

    Ütopya, Devlet : Merhaba, biz bugünkü toplantı için gelm...
    1984 : Siz de kimsiniz enayiler?! Çıkın dışarı, yanlış kapı! Yoldaş olmayan kimse buraya giremez!
    Ütopya : Arkadaşlar, bu Büyük Birader dedikleri 2 boyutlu kağıt parçasından başka bir şey değil, görmüyor musunuz bunu gerçekten? Bunu göremeyecek kadar at gözlükleriyle mi dolaşıyorsunuz? Biraz içinde bulunduğunuz hayatı, benliğinizi sorgulay...
    1984 : Muhafızlar çıkarın dışarı bunları, hemen!

    https://image.ibb.co/bRG5Hz/10.jpg

    1984 : Ben mimarlığın, cinselliğin, yaşamanın, iktidarın, etimolojinin distopyasıyım. Konuşacağınız duygu yoksunu kelimeleri bile ben belirlerim. Dün söylediğim şey bugün geçerli olmayabilir. Bugün doğru bildiğiniz gerçek, bir bakmışsınız yarın bambaşka bir gerçeklik haline dönüşmüş. Bellek deliğine onun evrağını attım mı bu dünyadan o bilgi silinir gider. Her söylediğimi halkımın 1 gün sonra hemencecik unutması bu sayededir. Düşmanımızın bugün Goldstein olduğunu söylüyorsam, bu kişi yarın başka birisi olabilir ve siz bunu hatırlamazsınız, hatırlasanız bile kanıtınız kalmamış olur. İktidar için yapmayacağım şey yoktur, gerekirse dini satın alır size tekrar satarım, Tanrılık rolünü Büyük Birader'e veririm, her türlü hırsızlığı ve kötülüğü yaparım ama siz yapamazsınız!

    Ayrıca istediğim kadınla da takılırım, kim söylemiş takılmanın yasak olduğunu? Zaten sen kim olduğunu sanıyorsun da bana parmağını sallıyorsun, bana itaat etmiyorsun? Kafayı sıyırmış olmalısın!

    O anda, fobilerin gerçek olduğu 101 Numaralı Oda'dan gürültülü sesler yükselmekteydi. Renksizlik, duygusuzluk, sınırsız ve sorgusuz itaat ilk günkü gibi hüküm sürmekteydi. Tek fark ise bütün distopyaların ortak özelliğinde olduğu gibi umut olmayan geleceğin kaygı duyulan senaryosunun esas gerçeklik olmasıydı. Bu yaşamın içinde hayatta kalabilmek sorgusuz itaate ve Büyük Birader'i koşulsuz sevmeye bağlıydı. Onlar Büyük Birader'in götünün kılıydı!

    https://image.ibb.co/eNGGPe/11.jpg

    Umut varsa halkın %85'ini oluşturan proletaryaya -yani alt sınıfa- aitti. 252. sayfada dendiği gibi, birbirlerinin varlığından ve gücünden habersiz olan bu topluluk, düşünmeyi hiçbir zaman öğrenmedikleri halde yeryüzünün dört bir yöresinde, aralarına nefret ve yalan duvarları girmiş de olsa bir gün dünyayı alt üst edebilecek gücü yüreklerinde, içlerinde biriktirmekteydi. Umut, varsa eğer, proleterlerdeydi!

    Tam da o anda, dışarıdan geçen onlarca arabanın oluşturduğu görgüsüz, sayısızca maganda içeren konvoyun önündeki kamyonetten bu gürültüyü bastıran daha ikna edici bir vaat işitiliyordu :

    "SAVAŞ BARIŞTIR
    ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
    CAHİLLİK GÜÇTÜR."

    *Epigrafta bahsi geçen şarkı : https://www.youtube.com/watch?v=R2F_hGwD26g
  • OTUZÜÇ KURŞUN   

       1. 

       Bu dağ Mengene dağıdır
       Tanyeri atanda Van'da 
       Bu dağ Nemrut yavrusudur 
       Tanyeri atanda Nemruda karşı 
       Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur     
       Bir yanın seccade Acem mülküdür 
       Doruklarda buzulların salkımı
       Firari guvercinler su başlarında 
       Ve karaca sürüsü, 
       Keklik takımı...
       
       Yiğitlik inkar gelinmez 
       Tek'e - tek döğüşte yenilmediler 
       Bin yıllardan bu yan, bura uşağı
       Gel haberi nerden verek 
       Turna sürüsü değil bu 
       Gökte yıldız burcu değil 
       Otuzüç kurşunlu yürek 
       Otuzuç kan pınarı 
       Akmaz, 
       Göl olmuş bu dağda... 

       2. 

       Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı 
       Sırtı alaçakır 
       Karnı sütbeyaz
       Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı 
       Yüreği ağzında öyle zavallı 
       Tövbeye getirir insanı 
       Tenhaydı, tenhaydı vakitler 
       Kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı
       
       Baktı otuzüçten biri 
       Karnında açlığın ağır boşluğu 
       Saç, sakal bir karış 
       Yakasında bit, 
       Baktı kolları vurulu, 
       Cehennem yürekli bir yiğit, 
       Bir garip tavşana, 
       Bir gerilere. 

       Düştü nazlı filintası aklına, 
       Yastığı altında küsmüş, 
       Düştü, Harran ovasından getirdiği tay 
       Perçemi mavi boncuklu, 
       Alnında akıtma 
       Üç topuğu ak, 
       Eşkini hovarda, kıvrak, 
       Doru, seglavi kısrağı. 
       Nasıl uçmuşlardı Hozat önünde!

       Şimdi, böyle çaresiz ve bağlı, 
       Böyle arkasında bir soğuk namlu 
       Bulunmayaydı, 
       Sığınabilirdi yüceltilere... 
       Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir,      
       Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı, 
       Yanan cıgaranın külünü, 
       Güneşlerde çatal kıvılcımlanan 
       Engereğin dilini, 
       İlk atımda uçuran 
       Usta elleri... 

       Bu gözler, bir kere bile faka basmadı 
       Çığ bekleyen boğazların kıyametini 
       Karlı, yumuşacık hıyanetini 
       Uçurumların, 
       Önceden bilen gözleri... 
       Çaresiz
       Vurulacaktı, 
       Buyruk kesindi, 
       Gayrı gözlerini kör sürüngenler 
       Yüreğini leş kuşları yesindi...

       3. 

       Vurulmuşum 
       Dağların kuytuluk bir boğazında 
       Vakitlerden bir sabah namazında 
       Yatarım         
       Kanlı, upuzun... 

       Vurulmuşum 
       Düşüm, gecelerden kara 
       Bir hayra yoranım çıkmaz 
       Canım alırlar ecelsiz 
       Sığdıramam kitaplara 
       Şifre buyurmuş bir paşa 
       Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız 

       Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz 
       Rivayet sanılır belki 
       Gül memeler değil 
       Domdom kurşunu 
       Paramparça ağzımdaki... 


       4.

       Ölüm buyruğunu uyguladılar, 
       Mavi dağ dumanını 
       ve uyur-uyanık seher yelini 
       Kanlara buladılar. 
       Sonra oracıkta tüfek çattılar 
       Koynumuzu usul-usul yoklayıp 
       Aradılar. 
       Didik-didik ettiler 
       Kirmanşah dokuması al kuşağımı 
       Tespihimi, tabakamı alıp gittiler 
       Hepsi de armağandı Acemelinden... 

       Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız 
       Karşıyaka köyleri, obalarıyla 
       Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu, 
       Komşuyuz yaka yakaya 
       Birbirine karışır tavuklarımız 
       Bilmezlikten değil, 
       Fıkaralıktan 
       Pasaporta ısınmamış içimiz 
       Budur katlimize sebep suçumuz, 
       Gayrı eşkiyaya çıkar adımız 
       Kaçakçıya 
       Soyguncuya 
       Hayına... 

       Kirvem hallarımı aynı böyle yaz 
       Rivayet sanılır belki 
       Gül memeler değil 
       Domdom kurşunu 
       Paramparça ağzımdaki... 

      
       5.
     
    Vurun ulan, 
       Vurun, 
       Ben kolay ölmem. 
       Ocakta küllenmiş közüm, 
       Karnımda sözüm var 
       Haldan bilene. 
       Babam gözlerini verdi Urfa önünde 
       Üç de kardaşını 
       Üç nazlı selvi, 
       Ömrüne doymamış üç dağ parçası. 
       Burçlardan, tepelerden, minarelerden 
       Kirve, hısım, dağların çocukları 
       Fransız Kuşatmasına karşı koyanda

       Bıyıkları yeni terlemiş daha 
       Benim küçük dayım Nazif 
       Yakışıklı, 
       Hafif,    
       İyi süvari 
       Vurun kardaş demiş
       Namus günüdür 
       Ve şaha kaldırmış atını. 

       Kirvem hallarımı aynı böyle yaz 
       Rivayet sanılır belki 
       Gül memeler değil 
       Domdom kurşunu 
       Paramparça ağzımdaki...