ᴇşɪ̇ᴋ
Zamanın tam sınır çizgisinde, çok özel bir buluşmadan doğan ve severek okuduğum bir kolektif öykü kitabı ile Haziran'a geçmiş oldum.
Uzun zamandır öykü kitabı okumamıştım, zaten öykü okumayı hep çok sevmişimdir.
Ayrıca öykü yazarlığı benim için edebiyatın en zor alanıdır.
Bu kitapta imzası olan bazı yazarların kalemiyle daha önce tanışma fırsatım olmuştu , kitabı okurken isimlerini görmek ayrıca mutlu etti.
26 güçlü kalemin, 31 Aralık 1999 gecesi Çiçek Pasajı’nda bir araya gelmesiyle kitabın ruhu doğmuş.
Yazarlar bireysel hikayeler anlatsalar da hepsini birleştiren ortak payda 31 Aralık 1999 tarihinin 'Milenyum eşiğinin' getirdiği o benzersiz psikolojik atmosfer.
Yani 99 depreminin getirdiği büyük toplumsal yas ve ruhsal sorunlar, diğer yanda Y2K felaketi korkusu ile yeni binyılın getireceği parlak gelecek umudunun tam ortasında kalmış insanların hikayesi yer alıyor.
Öyküleri okurken zamanın hem ne kadar hızlı aktığını hem de bazı anlarda nasıl tamamen donup kaldığını hissetmemek elde değil.
Edebiyatın sadece bir şeyler anlatmak değil, aslında "unutmaya karşı direnmek" olduğunu bu kitapla bir kez daha derinden anlamış oldum.
Kitaptaki yazarların kalemlerinin uyumu gerçekten büyüleyiciydi.
Edebi derinliği yüksek, çok katmanlı bir okuma deneyimi yaşattı.
Eğer hayatın kırılma noktalarına değinen, okurken kendi geçmişinizle ve zamanla hesaplaşmanızı sağlayacak derinlikte öyküler arıyorsanız bu kitap sizi bekliyor...