Bir eylül düşünün, başlangıçları bekleyen ve yeni sayfaların açıldığı, yazın neşesini sessizce telaşa bırakan bir eylül. İleriye dönük planlarla adım atarken, sarı yapraklar ve yemyeşil umutlar ile bezenmiş bir yolda ilerliyoruz. Sonra eğitimci olduğumuz geliveriyor akla. Çocukça hayalleri bir tarafa bırakıp, aylık planları, sınıf yönetimini, toplantıları sıralıveriyoruz zihnimize. Gerçekçi düşünerek bir plan oluşturmaya çalışırken; "Acaba ne olacak? Çocuklar okula alışabilecek mi? Enerjim buna yeterli mi?" gibi sorularla mücadele ediyoruz bir yandan....
Etkili öğrenme, verimli dönem, sağlıklı zihin, bilinçli fehim, başarı ortam, eğitici rehberlik, ölçülü yaklaşım sağlamanın büyük çaba gerektiren konular olduğunu biliyoruz. Bu etkenleri etkin kılmanı kilit noktası, bir kelimeden geçiyor sevgili eğitimciler! Disiplin.
İdealist eğitimciler!
Hep beraber, bir disiplin köprüsü kuralım, bin çocuk geçsin üzerinden.
Geçenler, gelenlere örnek olsun ki disiplinin ağırlığı, pişmanlığın ağırlığından kurtuluversin.
taşlar yada sopalar,
asla kıramaz kemiklerimi.
fakat kelimeler
öylesine kırdı ki beni
tek tek sayılsada kemiklerimi hepsi
Ve
ölecek olsam bile,
açlığa mahkum ettim kendimi.
-bir deri bir kemik