Beni düşün şehre her yağmur yağdığında
Islak ve kırılgan bir türkünün içinde
Göğsünden dudaklarına, doğru sancılı bir isyan kabardığında
Bastırarak kalbini avuçlarınla
Sesini okşadığımı bil
Helal bir ekmeğin peşinde
Ve kurtlardan arta kalmış yüreğimin
Can çekişen o son parçasınıda, sana sakladığımı bil
Bil ki haykırırcasına bu esir gövdemi yakarcasına
Kavuşmak için o serin bağrına
Ateşten bir yol arıyorum
Ağlamak istemiyorum yenildim sana
Hikayenin özeti bu
Bir istimlak gibi ödedin
Ve çiğneyip geçtin maceramı
Şimdi ben
Suçlarımı didikleyen bu martı sürüsüyle
Şimdi ben hangi şehirde soğuturum
Zonklayıp duran bu yaramı