Ama zaten yaşam da hüzünlü ve ciddi. Harika bir dünyaya getiriliyoruz. Birbirimizle karşılaşıyor, tanışıyoruz. Kısacık bir süre birlikte yaşıyoruz. Sonra birbirimizi yitirip tıpkı geldiğimiz gibi aniden ve açıklanamaz bir şekilde ortadan yok oluyoruz.
Kendini, hayatını düşünüyordu. Evlenmemek hakkındaki kesin kararı ara sıra zaafa uğrardı,şimdi yine o zaaf zamanındaydı.Bu karı koca arasında şahit olduğu uyum ve yakınlık, bu sıcaklık, bu birinin küçük bir emeli için öbürünün hayatını verecek derecede atılışı, bu sakin ve mutlu aşk onu harap ediyordu. Başarıları hep birer hayal kırıklığı ve azap olan kendi hayatının uzun uzun arzu edilmiş, çalışılmış, kazanılmış zaferinde bile böyle güçlü, böyle fedakâr, böyle şefkatli ve yakıcı bir samimiyete erişememişti. Birçok mutluluğu ya zehirli bir ayrılık ya da aşağılayıcı bir umursamazlıkla bitmiş, hiçbiri en mutlu zamanında bile şu mutluluğun huzur ve güzelliğine benzeyememişti. Ve bu hayatı tatmadıktan sonra yaşamak ona boş, pek boş geliyordu.