Enkaz /Demet Tezcan
Savaşlarda bir yanda çok büyük kayıplar yaşanırken bu büyük acıların içinde bile neslin devamı, kültürel devamlılık ve toplumsal kimliğini muhafaza etmek gibi yeniden var olma mücadelesi verilir. Gazze halkının başlarına yağan bombalara, çok değil bir adım ötelerindeki mutlak ölüme rağmen düğünler yapmaları, enkazdan yeni gelin evi çıkarmaları, yeni doğan kutlamaları, Ramazan ve bayram hazırlığı gibi eylemler kültürel devamlılığının bir gayreti olarak okunabilir. GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL / sayfa 42
Nurculuk!
İslam' a göre Kur'an, Allah'ın kelamıdır ve kıyamete kadar da tüm sistemlerin önünde/üstünde olmalıdır. Durum böyle olunca, insanın fikrinde bir gelişme olmaz. Çünkü İslami anlayışa
• 40. Ey İsrailoğulları! Size lütfettiğim nimetlerimi hatırlayın; bana verdiğiniz sözde vefalı olun ki, ben de size ahdimde vefalı olayım. Ve yalnız benden korkun. • 42. Hakkı bâtılla/saçmalık ve tutarsızlıkla kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz. •43. İnsanlara hayırda erginliği/dürüstlüğü emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz?. Üstelik de kitabı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
Sayfa 8 - Yeni Boyut Yayıncılık - Bakara Suresi (2/92. Sure)·Kitabı okuyor
Kan denizini kül bulutlarının kapladığı bu cahenneme dünya dediğimizi göremiyor musunuz ?
Sayfa 1·Kitabı okudu
Hani melekler demişlerdi: Ey Meryem! Allah seni seçti; seni tertemiz yarattı ve seni bütün dünya kadınlarına tercih etti. Âl-i İmrân,42
Mustafa Kemal, amacına ulaşıp Türkiye'nin ilk cumhurbaşkanı olduğunda 42 yaşındaydı. Fakat elindeki güce karşı meydan okuma henüz ortadan kalkmamıştı. Mustafa Kemal şahsi güç kazanmak için çabalıyordu ama güç sahibi olmak, kendi başına bir amaç değildi. Ülkeyi yeniden yapılandırmak, Fransa ve diğer başlıca Batı devletleri gibi uygar kılabilmek için bir araçtı. Bunu yalnızca kendisinin başarabileceğine inanmıştı; kendisi için iyi olan her şey, ülkesi için de iyi olacak demekti. En uygun zamanı beklemesini bilen, usta bir taktikçiydi. Zamanı gelince de hiç gecikmezdi. Deneyimli bir eylem adamı, dünya görüşü olan bir gerçekçiydi. Halkının uygar bir devlet yaratma ve sürdürme gizilgücüne sahip olduğundan emindi. Gerçi nüfusun büyük çoğunluğu hâlâ cehalet yükünü taşıyordu, ama eğitilebileceğinden emindi ve eğitecek kişi de kendisiydi.
Sayfa 460 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Alıntı