• Film önerisi isteyenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum..

    1- Yağmur Adam (Otizm)
    2- Benim Adım Sam (Zeka geriliği olan bir baba ve kızı)
    3- Sol ayağım (Fiziksel engeli olan bir adam)
    4- Guguk Kuşu (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    5- Aklım Karıştı (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    6- Akıl Oyunları (Şizofreni)
    7- Wilber Ölmek istiyor (İntihar ve Depresyon)
    8- İçimdeki Deniz (Ötenazi isteyen bir adam)
    9- Kimlik (Çoklu kişilik bozukluğu)
    10- Şanslı
    11- Atlı Karınca
    12- Zenne
    13- Siyah Kuğu (Mükemmliyetçilik psikolojik gerilim)
    14- Gözlerimi de Al (Karı koca ilişkisi)
    15- Karanlıktakiler (Sosyofobi- cinsel taciz)
    16- Otomatik Portakal (Vicdan deneyi- vicdan var mıdır? var edilebilir mi?)
    17- Sineklerin tanrısı (İnsanların medeniyetten uzaklaştıklarında “id” lerinin nasıl devreye giridğini anlatıyor)
    18- Babam Büfe (Fakir bir aile yapısı)
    19- Benny’nin Videosu (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    20- Funny Games (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    21- Hayat güzeldir (Nazi Almanyası, baba oğul ilişkisi)
    22-İnsomnia (Polisiye , gerilim uyuyamayan bir polisin maceraları)
    23- Akıl defteri (Hafıza Kaybı)
    24- Tehlikeli ilişki (Freud- jung)
    25- Dövüş kulübü (Saldırganlık)
    26- Ceket (Psikolojik gerilim)
    27- Truman şov (Kurgu bir yaşamda insan psikolojisi)
    28- Makinist (Uykusuzluk problemi- insomnia)
    29- Gizli pencere (Paranoya)
    30- Nietzsche Ağladığında
    31- Sen ne dilersen (İki kız kardeşin ilişkisi
    32- Dönüş (Aile içi ilişkiler)
    33- Yirmi Üç (Takıntılı kişilik)
    34- Sil Baştan (İki farklı kişiliğin beraberliği- bilinçte yolculuk)
    35- Piyano öğretmeni (Aşırı tutucu bir kişilik ve beraberinde getirdiği cinsel sapkınlığı anlatan bir film)
    36- Takva
    37- Büyük balık (Baba- oğul ilişkisi)
    38-Abim evin tek çocuğu (Aile ilişkileri- özellikle kardeş ilişkisi üzerinde durulmuş)
    39- Beyza’nın kadınları (Çoklu kişilik bozukluğu)
    40- Max ve Mary (Asperger sendromu)
    41- Babam ve Oğlum
    42- Benim Adım Khan / Konusu: Rizwan Khan Otizm türü rahatsızlığı olan sperger sendromu hastasıdır..
    43-Beşir'le Vals
    44- İnception
    45- 3 İdiot
    46- Her Çocuk Özeldir
    47- 28 Gün (Bağımlılık ve Alkol)
    48-Yukarıya Bak (Animasyon)
    49- Sybil
    50- Oğul Odası
    51) Ekim Düşü
    52) Muhteşem Üçlü
    53) Gökten İnen Melek
    54) Son Armağan
    55) Kırmızı Köpek
    56) Tavuklar Firarda
    57) Neşeli Günler
    58) Yumurcak (Yabancı Film)
    59) Altına Hücum
    60) Düşler Ülkesi
    61- Gen
    62- Ölü Ozanlar Derneği
    63- The Game
    64- Black (Kör bir kız çocuğunun hayatı)
    65- Billy Elliot
    66- Forrest Gump
    67- Atlıkarınca
    68- Tavşan Deliği
    69- Herkes Mi Aldatır?
    70- Mozart ve Balina
    71- Good Will Hunting (Can Dostum)
    72- American Psycho
    73- Rüzgar gibi geçti
    74- İn Treatment (Dizi Film, her bölüm bir danışma seansıdır)
    75- Lie To Me (Beden Dilini Anlatmaktadır)
    76- Sherlock Holmes (Psikolojik analizler ve vaka çözümlemeleri)
    77- Umudunu Kaybetme
    78- Zindan Adası
    79- Zoraki Kral
    80- Öğretmenim Mori
    81- Özgürlük Yazarları (Varoş bir okulda bir idealist öğretmenin verdiği mücadele)
    82) The Mentalist (Dizi)
    83- Uçurtmayı Vurmasınlar
    84- Kelebek Etkisi
    85-Çıldırış
    86- Ghajini
    87- Kuzuların Sessizliği
    88- Kır Zincirlerini
    89- Aile Babası
    90- Başkalarının Hayatları
    91) K Pax (Uzaydan geldiğini söyleyen bir adamın ilginç anlatıları)
    92) Shine (Pırıltı) (Sıradışı kabiliyetli bir çocuğun müzikteki başarısı ve ailesini bir arada tutma çabası anlatılmaktadır)
    93) Tabutta Rövaşata (Evsiz barksız bir adamın (hüzünlü) hikâyesini konu edinir)
    94) Anayurt Oteli (Otel müdürünün birbirine benzeyen olaylar içinde, iç dünyasındaki fırtınaları dizginlemeye çalışmasını anlatır)
    95) Kader ve Masumiyet (Hayat kadınına saplantılı bir adam olan Bekir (Haluk Bilginer), hapisten yeni çıkmış amaçsız biri olan Yusuf (Güven Kıraç) ve annesinin hamileyken yediği dayaktan dolayı sağır ve dilsiz doğan Çilem (Melis Tuna) etrafında gelişen sıradan olayları ele alır)
    96) Six Feet Under (Dizi) (Geçimlerini başkalarının ölümlerinden kazanan bir ailenin hikâyesi)
    97) Fil (Elephant) (Okulda şiddeti konu alıyor
    98) Prestij (Önceleri birlikte çalışan iki sihirbazın daha sonra rekabete ve hatta düşmanlığa dönüşen öyküsü anlatılmaktadır
    99) Korkuyorum Anne (İnsan nedir ki? Film bunu merak ediyor)
    100) Mama-Anne-(2013): Anne babalarının öldürülmesinden sonra ormanda kaybolan iki kız kardeşin hikayesi. Kızlar yıllar sonra kurtarılır ancak yeni hayata adapte olabilecekler mi ?
    101) Life Of Pi -Pi'nin Hayatı- (2012): Okyanusun ortasında bir salda mahsur kalan Pi'nin hayatta kalma savaşı. Pi keskin zekası ile bu savaşı kazanacak mı acaba ? Dev kaplan ile birlikte yaşamayı öğrenip adaya varacak mı ?
    102) Lorenzo'nun Yağı(1992): 7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    103) Fil Adam-The Elephant Man (1980): Genetik şekil bozukluğu. John Merrick'in hayatının anlatıldığı filmde John Merrick' in görünüşünden dolayı gördüğü kötü muamele ve biz insanların yapabileceği kötülüğün sınırının olmadığını gözler önüne seren bir baş yapıt.
    104) Yazı- Tura (2004): Doğu Anadolu bölgesinde askerlik yapan iki gencin hayatları boyunca atlatamadıkları travmalarını ele alıyor film.
    105) Cennetin Rengi (1999): Dramatik bir İran filmi. Görme engelli Muhammed'in çevresini sadece dokunarak ve duyarak anlamaya çalıştığı masalsı hikayesi. Baba evlilik planlarını bozacağından korktuğu Muhammed'ten kurtulabilecek mi ?
    106) Cennetin Çocukları (1997): Yoksul bir ailenin çocukları olan Ali ve Zehra'nın aynı ayakkabıyı paylaşmasının öyküsü.
    107) Mozart ve Balina(2005): Otizmin bir türü olan Asperger sendromlu olan iki gencin aşk hikayesi. Donalt ve Isabella toplumun baskısını, asperger sendromunun getirdiklerini yenip ortak bir hayat kurabilecekler mi ?
    108) 21 Gram(2003): Bir kaza sonucu yolları kesişen 3 kişinin yaşadıklarını ele alan filmde ayrıca "şans" denen şeyin geçmiş, şimdi ve gelecek zamanda hayatları nasıl etkilediği ele alınmıştır.
    109) Şifre Merkür(1998): 9 yaşında otistik bir çocuğun Amerikan hükümeti güvenlik birimi tarafından yapılan hiç kimsenin çözemeyeceği bir şifre olan "merkür"ü kırması ve başından geçenler anlatılmaktadır.
    110) Maraton-Marathon(2004): otistik Cho-won' un yılmamak ve yorulmamak prensibi ile devam ettirdiği hayatını ele alıyor film.
    111) Kelebekler Hürdür- Butterflies Are Free(1972): Don, ailesinde, toplumdan uzak hayatını devam ettirmeye çalışan bir genç. Yaşadığı yerde hippi bir kız olan Jill ile tanışır aşık olurlar. Jill Don'a yaşama sevinci aşılayabilecek mi ?
    112) Kelebeğin Rüyası(2013): Veremli iki şairin 2. dünya savaşı döneminde halka şiiri sevdirme çabası ve kendi geleceklerini kurabilme adına gösterdikleri çabayı ele alıyor film.
    113) Ben X(2007): Ben otistik bir gençtir. Çevresiyle uyum sorunları yaşamaktadır. Ben, internet ortamında oynanan bir oyunda gerçek hayatında olduğunun tam tersi bir hayat kuracaktır kendisine.
    114) Koro(2005): Müzik öğretmeni Clement yatılı bir okula müdür olarak atanır. Kendisinden bu yatılı okuldaki çocukları rehabilite etmesi beklenilir ancak çocukların umursamazlıkları ve baskıcı eğitim sistemi başlarda onu hayal kırıklığına uğratır ancak Clement müziğin gücünü kullanacaktır.
    115) Ron Clark'ın Hikâyesi-The Ron Clark Story(2006): Gerçek bir hikayeden alınan filmde öğretmen Ron Clark'ın öğrencilerinin hayatını nasıl etkilediğini izleyiciye sunan biyografi filmi.
    116) İnception-Başlangıç(2010) : Rüya içinde rüya. Bilim kurgu ve aksiyon dolu bir film. Filmin başrol oyuncusu Leonardo Dicaprio için zihnin bilinçaltı derinliklerinde saklı değerli bilgileri çalmak için rüya görme anı kadar daha değerli bir an olamaz.
    117) Erkek Severse (1994): Alkolizmin pençesinde bir aile ve bu ailenin bu büyük soruna rağmen sevgi ve aşk ile birbirlerine destek olma çabaları
    118) Saklambaç(2005): Annesi intihar ettikten sonra Emily depresyona girer psikiyatrist olan babası kızına yardımcı olmaya çalışır ancak kendisi de çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Yeni taşındıkları evde Emily hayali bir arkadaş edinmiştir.
    119) Benden Bu Kadar(1997): Udall "obsesif kompülsif" başarılı bir yazardır.
    120) Kevin Hakkında Konuşmalıyız(2011): Çocuk gelişimi ve anne çocuk ilişkisini ele alan filmde anne Eva kariyerini ve planlarını bir kenara bırakarak çocuğu Kevini dünyaya getirir. Ancak Kevin toplumsal normlardan uzak kurallara aykırı bir hayat yaşar, çete gruplarına katılır. Anne Eva çocuğunun davranışlarından dolayı derin bir sorumluluk duymakta ve nerde hata yaptığını sorgular.
    121) Tehlikeli Oyun-Die welle (2008): 1967 yılında Kaliforniya'da geçen gerçek bir olayı perdeye aktaran filmde insanları robotlaştıran ideolojilerin insanlar ve toplum üzerindeki etkisi ele alınıyor. The Wave grubu ilk başlarda dayanışma, saf bir birliktelik olarak ortaya çıkmışsa da durum kontrolden çıkmaya başlar ve farklı boyutlara ulaşır
    Toplum psikolojisi nasıl harekete geçirilir nasıl bir tehlikeli bir hal alır, bunu anlatıyor. Olay bir lisede geçiyor. Basit bir proje ödevi olarak başlayan hareket, çok tehlikeli bir hale dönüşüyor.
    122) Experiment (Deney): Bir bilim adamı grubunun, hapishane ortamına deney yapmak amacıyla girmesini ve sonrasında işlerin çığırından çıkmasını konu almaktadır.
    123) Billy Elliot(2000): Billy 11 yaşında bir çocuktur ancak yaşına fazlasıyla olgundur. Yeri geldiğinde babası ve abisi ile birlikte grevlere katılmaktadır. Ancak Billy bir gün bale yapmak istediğini söylediğinde ailesi nasıl bir tepki verecektir ?
    124) 12 Kızgın Adam-12 angry man (1957): Grup psikolojisinin, yabancı düşmanlığının kararları vermede ne kadar etkili olduğunu ortaya koyan bir film. Filmde babasını öldürmekle suçlanan latin amerikalı genci suçlu bulan 11 jüri üyesi ve genci suçsuz bulan 1 jüri üyesinin arasında geçen muhteşem diyologlar.
    125) İçinde Yaşadığım Deri(2011): Tarantula adlı romandan çevrilen filmde Ünlü bir plastik cerrahın kaza sonucu yanan eşine deri yaratmak için 12 yıl boyunca uğraşması, eşinin intiharı ve bu intihar sonucu psikolojik travma yaşayan küçük kızını konu alır ancak olanlar sadece bunlarla sınırlı kalmayacaktır. Plastik cerrahın kızı tecavüze uğrar ve baba intikam için tecavüzcü üzerinde deri deneyleri yapar.
    126) Amedeus (1984):8 dalda Oscar ve birçok ödül kazanan filmde ünlü besteciler Amadeus Mozart ile Antonio Salieri' nin başından geçenlere tanık olacaksınız.
    127) Beethoven'i Anlamak -Copying Beethoven (2006): Beethoven' ı daha iyi, daha yakından tanımak isteyenler için güzel bir film. Sağırlığı giderek artmakta olan Beethoven son bestesini bitirmeyi hedeflediği sürede bitirip başarısına başarı katabilecek mi ?
    128) Küçük Gün Işığım(2007): Hoover ailesinin küçük bireyi yarışmaya katılmak için ailesini ikna eder ve calofirniya' ya doğru eğlenceli bir yolculuk başlar.
    129) Bir Zamanlar Anadolu'da(2010): Bir Nuri Bilge CEYLAN filmi. Filmde cinayet soruşturmasında doktor ve savcının 12 saatlik gerilimli hikayesi.
    130) Baran -Yağmur(2001): Majid Majidi yapımı bir iran filmi. Büyük bir kinin derin bir aşka dönüşmesinin hikayesi.
    131) Kulübe-Enter Nowhere(2011): Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    132) Kız kardeşimin Hikâyesi(2009): Kate adından çocukları olan çift kısa bir süre sonra çocuklarının lösemi olduğunu ve ilik nakli yapılmazsa bir kaç yıldan fazla yaşayamayacağı bilgisi ile hayatları altüst olur. Çift bir çare olarak Anna adında bir bebek daha yaparlar ve 11 yaşında kate'e böbrek nakli yapılması gerekmektedir. Ancak anna kendisinin bu amaçla kullanılmasına karşı ailesine dava açar.
    133) Dorothy Mills(2008): Ailesini trafik kazasında kaybeden bir psikiyatrist ve daha sonrasında yolları kesişen aynı kazadan kurtulan bir kız çocuğu ile yaşadığı garip olaylar.
    134) Uyanış -Awakenings- (1990) (Dr. Sayer, uzun süre bilincini kaybetmiş hareketsiz bir nevi koma durumunda olan hastalarını iyileştirmek amacıyla çabalamaktadır. L-Dopa adlı ilacı deneyecektir ancak pahalı olduğu için sadece bir kişi üzerinde deneyecektir. Ancak ilacın yan etkileri de kaçınılmazdır.
    135) Behzat Ç. -Seni Kalbime Gömdüm-
    136) Aynı Yıldızın Altında (2014) – 3 yıldır troid kanseri ile boğulan 16 yaşındaki bir genç kız ve kanserli hastalar için oluşturulan terapi grubunda yaşadıkları.
    137) Lorenzo’nun Yağı(1992) –7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    138) Sevgili Öğretmenim (1967) – Asıl mesleği mühendislik olan Thackeray iş bulamadığından öğretmenlik yapar. Ancak idealist öğretmenimizi okulun haylaz öğrencileri rahat bırakmayacaktır. Thackeray pes edecek midir ?
    139) Tedavi – The Great Hypnotist(2014) – Xu, alanında uzman bir o kadar da ukala çinli, bir psikiyatristir. Hayalet gördüğünü iddia eden hastasına inanmamakta ve hastasını hipnoz terapisine alacaktır.
    140) Musaranas (2014) – 1950 İspanyasında geçen psikolojik gerilim filminde Montse agorafobisi (açık alan korkusu) bir bireydir. Hayatı bir apartman dairesinde geçmektedir. Montse hayatının kalanını bu apartman dairesinde mi geçirecek yoksa başına çok daha farklı olaylar mı gelecek ?
    141) Edit ve Ben (2009)– Psikoloji bölümü okuyan genç zekasını arttırmak amacıyla kendisine çip taktırır ancak içinde yapay bir benlik olması nedeniyle birçok tuhaf olay yaşayacaktır. Bir yandan da otistik olan matematik dehasının gizli araştırmanın formülünü çözmesi Edit ile yakınlaşmasını sağlar.
    142) İnfaz-Calvary (2014)– Psikolojik ögelerin yer aldığı bir kara komedi filmi. Günah çıkartmak için Rahibi ziyaret eden bir adam rahibe onu öldüreceğini söyler ancak rahip adamın yüzünü görememiştir. Rahip bir yandan ölüm hazırlıkları yaparken bir yandan da bu adamın kim olduğunu bulmaya çalışır.
    143) Koku -
    144) Yalanın İcadı –
    145) 12 yıllık esaret
    146) Şeytan Üçgeni -Triangle (2009) – Arabasıyla giderken çaptığı bir martı nedeniyle trafik kazası geçiren Jess, bu kazanın hayatının değiştireceğini sonradan öğrenecektir.
    147) İhtiyarlara Yer Yok (2007)- Birçok ödül alan filmde uyuşturucu çetelerinin kanlı bir pazarlığına denk gelen Moss'un hikayesine yer verilmektedir. Moss parayı alıp gidecektir ancak akşam yaralı birisine yardım amacıyla tekrar dönecektir. Ancak başına neler geleceğinin farkında değildir
    148) Yüksek Tansiyon (2003)– Psikopat bir katilin evdekileri teker teker öldürmesini ele alan gerilim dolu bir film.
    149) İhtiyar Delikanlı -Old Boy (2003)– Muhteşem bir psikolojik film. 15 yıl boyunca tek başına bir odada esir tutulan bir adam ve yaşadıklarının hikayesi. Aklını yitirmemesi için Oh Dae-Su' ya şizofreni ilaçları verilmektedir. Oh Dae-Su bu esaretten kaçıp kurtulabilecek mi ?
    150) Yalın Ayak -Barefoot(2014) – Annesini kaybetmiş, psikiyatrik bir hasta olan Daisy, zengin bir ailenin çocuğu olan Joy ile tanışır. Romantik komedi tadında saflık ve masumiyet dolu bir film.
    151) Kayıp Otoban -Lost Highway (1997) – Fred, eşinin geçmişinden habersiz onunla evlenir ancak işler yolunda gitmeyecektir. Fred' in kişilik bölünmesi yaşaması, cinayet, bir korku hikayesi ..
    152) Enter Nowhere -Kulübe (2011) – Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    153) Onur Savaşı (2012)– Küçük bir kız tarafından cinsel istismar ile suçlanan ve sonrasında da toplumsal histeriye maruz kalan bir adamın dramatik hikayesi. Film birçok ödül almıştır.
    154) Etki Altında Bir Kadın (1974) – Bir ev kadınının eşi ve çocuklarıyla kendini var etme çabası. Mabel'in manik davranışları, çok fazla gülmesi gibi bir çok psikolojik rahatsızlığı ile eşi baş edebilecek mi ? Toplumsal eleştiri ögelerini de barındıran film ağır gelebilir ancak izlenilmesi tavsiye edilir.
    155) Trainspotting (1996)-(Psikolojik, Macera, Uyuşturucu kullanımı)
    156) Öldüren Sis -The Mist (2007) – Tutucu insanların bulunduğu bir kasaba ve bu kasabada bulunan hür düşünceli gençler..
    157) İntihar Odası (2011) – ( Farklı bir birey olan Dominik depresyonun eşiğine gelmiştir. Ailesinden ilgi görmeyen ve sürekli dışlanan Dominin kendini internet oyununa verir. İşte bundan sonra olanlar olur.
    158) Davetsiz -The Uninvited (2009) – Annesinin ölmesi üzerine travma yaşayan ve bir süre psikiyatri kliniğinde yatan genç bir kızın hikayesi. Babasının bir hemşire ile evlenmesi genç kızın depresyon yaşamasına neden olacaktır.
    159) Bir Rüya İçin Ağıt (2000)– Uyuşturucu bağımlılığı olan bir genç ve televizyon bağımlılığı olan annesi arasında giderek yükselen bir uçurum ve iletişimsizlik.
    160) Şampiyon -The Wrestler (2008) – Ünlü bir güreşçinin kalp krizi sonrası şov dünyasına veda etmesi ve tezgahtar olarak işe başlaması. Ailevi bağları bozulmuş bir adamın hikayesi.
    161) Bipolar (2014) - Harry çekingen bir adam ve aynı zamanda bipolar bozukluğu olan bir hastadır. Yeni bir tedaviyi denemek üzere bir kliniğe yatar ve tüm günü kamera ile izlenilecektir. Harry düzelme gösterebilecek mi ?
    162) Kukla - The Beaver (2011) – Sıkıntılarla dolu günler sonrası hayatını ve ailesini yeniden keşfe çıkan bri adamın hem esprili hem de duygu yüklü hikayesi.
    163) Phobe Harikalar Diyarında (2008) – Geniş bir hayal gücüne sahip olan bir çocuk ve kendini Alice Harikalar Dünyasında piyesi için olan rolüne fazlasıyla kaptırması nedeniyle kendini birden bu dünyanın içinde buluverir.
    164) Sineklerin Tanrısı (1963) - Bütün yetişkin insanların öldüğü bir uçak kazasında hayatta kalan küçük bir grup küçük çocuk ve hayatta kalma savaşları.
    165) Aklım Karıştı (1999) Bir gencin 18 ay boyunca akıl hastanesinde kalışı ve yaşadıkları
    166) Ara (2008) - Tek bir apartman dairesinde geçen filmde 4 kişinin birbirini seven ve aldatan, kıran ama bırakmayan hikayelerini ele alınmaktadır.
    167) Aç Gözünü (1997) – Psikolojik gerilim filmi. Çok güvendiği güzel yüzünü kaybedince Cesar'ın hayatı çok farklı bir yöne doğru gidecektir.
    168) Beyaz Köpek (1982) (Klasik Koşullanma) Eski sahipleri tarafından sadece siyahları saldırması ve öldürmesi yönünde eğitilmiş bir köpek. Yeni sahibi bu köpeğin koşullamasını söndürebilecek mi ?
    169) Büyük Yalnızlık –
    170) Cennet –
    171) Gölgesizler –
    172) Güneş Yanığı –
    173) Küçük Kıyamet
    174) Solaris –
    175) Gerçeğe Çağrı –
    176) Küp –
    177) Ölüm Kitabı (Misery)
    178)Esaretin bedeli
    179)godfather 1-2
    180)kaplumbağlarda uçar
    181)bajrangi bhaijaan
    182)rab ne de bana di jodi
    183) Ekşi Elmalar
    184)Azap yolu
    185) Öteki
    186) Kadın kokusu
    187) La la land
    188)Benim komşum bir melek
    189)Bay hiçkimse
    190) Yaralı yüz
    191) Paramparça köpekler ve aşklar
    192) Ateş böceklerinin mezarı
    193) Cesur yürek
    194) Gladyatör
    195) Özgürlük yolu
    196) The İntouchables ( Can dostum )
    197) Aynı Yıldızın Altında
    198) Leon ( Sevginin gücü )
    199) Lucy
    200) Karanlıkta dans
    201) Remember ( Hatırla)
    202) Zorba
    203) Peekay
    204) Ekmek ve çiçek
    205) Sarhoş atlar zamanı
    206) Kirazın tadı
    207) Kış uykusu
    208) Üç maymun
    209) Şimdi yada asla
    210) Piyanist
    211) Yeşil yol
    212) Prestij
    213) Çingeneler zamanı
    214) August Rush
    215) Amelie
    216) Otomatik Portakal
    217) Ucuz Roman
    218) Rezervuar köpekleri
    219) Zincirsiz
    220) Kanlı elmas
    221) Adalet
    222) Schindler'in listesi
    223) Er Ryan'ı kurtarmak
    224) V for vandetta
    225) Köprüdeki kız
    226) The revenant ( Diriliş)
    227) Gone girl ( Kayıp kız )
    228) Titanic
    229) Nostalghia
    230) Libertarias
    231) Özgürlüğe giden uzun yol

    Film listesi Facebook/Yeraltı Edebiyatı Sayfası Admin’inin kişisel tercihleri ve sayfa üyelerinin desteği ile oluşturulmuş, yaklaşık bir yıldır faydalanmakta olduğum listedir. Ben sadece aracıyım, sitede böyle bir ihtiyaç gördüğüm için paylaştım. Teşekkürler oluşturulmasında emeği geçenleridir.
  • Bu kitapların okunmasını tavsiye ederim. Eklemek istedikleriniz olursa lütfen siz de ekleyin.

    1. Yabancı Albert Camus , Can Yayınları
    2. Küçük Prens –Mavi Bulut , Antonie de saint-exupery, mavibulut yayınları
    3. Otostopçunun galaksi rehberi -5 cilt takım , Douglas Adams, kabalcı yayınevi
    4. Yüzyıllık yalnızlık, gabriel garcia marquez, can yayınları
    5. Bin dokuz yüz seksen dört, george orwell, can yayınları
    6. Bütün hikayeleri - tek cilt, edgar allan poe, ithaki yayınları
    7. Satranç, stefan zweig, can yayınlarıss
    8. Çavdar tarlasında çocuklar, j. d. salinger, yapı kredi yayınları
    9. Hayvan çiftliği, george orwell, can yayınları
    10. Siddhartha, hermann hesse, can yayınları
    11. Cesur yeni dünya, aldous huxley, ithaki yayınları
    12. Ölümsüz aile, natalie babbitt, iş bankası kültür yayınları
    13. Bulantı, jean-paul sartre, can yayınları
    14. Yolda, jack kerouac, ayrıntı yayınları
    15. Büyücü, john fowles, ayrıntı yayınları
    16. Suç ve ceza - hasan ali yücel klasikleri, fyodor mihailoviç dostoyevski, iş bankası kültür yayınları
    17. Dava, franz kafka, can yayınları
    18. Görünmez kentler, ıtalo calvino, yapı kredi yayınları
    19. Koku, patrick süskind, can yayınları
    20. Açlık, knut hamsun, varlık yayınları
    21. Veba, albert camus, can yayınları
    22. Bozkırkurdu, hermann hesse, yapı kredi yayınları
    23. Ulysses, james joyce, yapı kredi yayınları
    24. İnce memed 1, yaşar kemal, yapı kredi yayınları
    25. Venedik'te ölüm, thomas mann, can yayınları
    26. New york üçlemesi, paul auster, can yayınları
    27. Varolmanın dayanılmaz hafifliği, milan kundera, iletişim yayınevi
    28. Zorba, nikos kazancakis, can yayınları
    29. kolera günlerinde aşk, gabriel garcia marquez, can yayınları
    30. yüzüklerin efendisi - tek cilt özel basım, j.r.r. tolkien, metis yayıncılık
    32. huzursuzluğun kitabı, fernando pessoa, can yayınları
    33. günlerin köpüğü , boris vian, e yayınları
    34. foucault sarkacı, umberto eco, can yayınları
    35. gülün adı, umberto eco, can yayınları
    36. gecenin sonuna yolculuk, louis ferdinand celine, yapı kredi yayınları
    37. kör baykuş, sadık hidayet, yapı kredi yayınları
    38. biz, yevgeni zamyatin, versus kitap yayınları
    39. hobbit, j.r.r. tolkien, ithaki yayınları
    40. yaşlı adam ve deniz, ernest hemingway, bilgi yayınevi
    41. fransız teğmenin kadını, john fowles, ayrıntı yayınları
    42. yeraltından notlar, fyodor mihailoviç dostoyevski, iletişim yayınevi
    43. oblomov-hasan ali yücel klasikleri, ivan gonçatov, iş bankası kültür yayınları
    44. kayboluş, georges perec, ayrıntı yayınları
    45. her şey aydınlandı, jonathan safran foer, siren yayınları
    46. başkaldıran insan, albert camus, can yayınları
    47. amok koşucusu, stefan zweig, can yayınları
    48. körleşme, elias canetti, payel yayınevi
    49. dünyanın merkezine seyahat-ithaki, jules verne, ithaki yayınları
    50. franny ve zooey, jerome david salinger, yapı kredi yayınları
    51. güvercin, patrick süskind, can yayınları
    52. bir kış gecesi eğer bir yolcu, ıtalo calvino, yapı kredi yayınları
    53. dorian gray'in portresi, oscar wilde, can yayınları
    54. genç werther'in acıları, goethe , can yayınları
    55. ay sarayı, paul auster, can yayınları
    56. çiçek açmış genç kızların gölgesinde - kayıp zamanın izinde (ikinci kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    57. çanlar kimin için çalıyor, ernest hemingway, bilgi yayınevi
    58. albaya mektup yazan kimse yok, gabriel garcia marquez, can yayınları
    59. bülbülü öldürmek, harper lee, altın kitaplar
    60. iskenderiye dörtlüsü 1-justine, lawrence durrell, can yayınları
    61. suç ve ceza, fyodor mihailoviç dostoyevski, iletişim yayınevi
    62. mrs. dalloway, virginia woolf, iletişim yayınevi
    63. lolita , vladimir nabokov, iletişim yayınevi
    64. swann' ların tarafı - kayıp zamanın izinde (birinci kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    65. tatar çölü, dino buzzati, iletişim yayınevi
    66. savaş ve barış (2 cilt birlikte), lev nikolayeviç tolstoy, iletişim yayınevi
    67. drina köprüsü, ivo andriç, iletişim yayınevi
    68. gülüşün ve unutuşun kitabı, milan kundera, can yayınları
    69. gazap üzümleri, john steinbeck, remzi kitabevi
    70. trainspotting, ırvine welsh, siren yayınları
    71. anna karenina, lev nikolayeviç tolstoy, iletişim yayınevi
    72. doğal yaşam ve başkaldırı, henry david thoreau, kaknüs yayınları
    73. yüzüklerin efendisi - ııı - kralın dönüşü, j.r.r. tolkıen, metis yayıncılık
    74. boncuk oyunu, hermann hesse, yapı kredi yayınları
    75. yüzüklerin efendisi - ıı - iki kule, j.r.r. tolkien, metis yayıncılık
    76. madame bovary - hasan ali yücel klasikleri, gustave flaubert, iş bankası kültür yayınları
    77. yüzüklerin efendisi - ı - yüzük kardeşliği, j.r.r. tolkien, metis yayıncılık
    78. büyülü dağ (2 cilt takım), thomas mann, can yayınları
    79. usta ile margarita, mihail bulgakov, can yayınları
    80. otostopçunun galaksi rehberi, Douglas Adams, alfa yayınları
    81. budala, fyodor mihailoviç dostoyevski, iletişim yayınevi
    82. deliliğin dağlarında, h.p. lovecraft, ithaki yayınları
    83. yakalanan zaman - kayıp zamanın izinde, marcel proust, yapı kredi yayınları
    84. binbir gece masalları 1/1, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    85. sodom , marquis de sade, chiviyazıları yayınevi
    86. yengeç dönencesi, henry miller, siren yayınları
    87. şato, franz kafka, cem yayınevi
    88. gurur ve önyargı-hasan ali yücel klasikleri, jane austen, iş bankası kültür yayınları
    89. sodom ve gomorra - kayıp zamanın izinde (dördüncü kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    90. mahpus - kayıp zamanın izinde (beşinci kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    91. tiffany'de kahvaltı, truman capote, sel yayıncılık
    92. murphy, samuel beckett, ayrıntı yayınları
    93. deniz feneri, virginia woolf, iletişim yayınevi
    94. soğukkanlılıkla, truman capote, sel yayıncılık
    95. albertine kayıp, marcel proust, yapı kredi yayınları
    96. barbarları beklerken, j. m. coetzee, can yayınları
    97. niteliksiz adam 1, robert musil, yapı kredi yayınları
    98. tristram shandy beyefendi'nin hayatı, laurence sterne, yapı kredi yayınları
    99. malte laurids brigge'nin notları, rainer maria rilke, can yayınları
    100. madde 22, joseph heller, ithaki yayınları
    101. şans müziği, paul auster, can yayınları
    102. acı çikolata, laura esquivel, can yayınları
    103. moby dick, herman melville, yapı kredi yayınları
    104. garp cephesinde yeni birşey yok, erich maria remarque, engin yayıncılık
    105. alice harikalar diyarında, lewis carroll, can çocuk yayınları
    106. aspidistra, george orwell, can yayınları
    107. zeno'nun bilinci, ıtalo svevo, can yayınları
    108. altın defter, doris lessing, can yayınları
    109. ivan ilyiçin ölümü-can, lev nikolayeviç tolstoy, can yayınları
    110. guarmantes tarafı - kayıp zamanın izinde (üçüncü kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    111. buddenbrooklar - bir ailenin çöküşü, thomas mann, can yayınları
    112. bir öykü yazalım mı?, cemil kavukçu, can çocuk yayınları
    113. sıkı kontrol edilen trenler, bohumil hrabal, everest yayınları
    114. ince memed seti - özel baskı (kutulu 4 cilt), yaşar kemal, yapı kredi yayınları
    115. flaubert'in papağanı, julian barnes, ayrıntı yayınları
    116. akıl ve tutku - hasan ali yücel klasikleri, jane austen, iş bankası kültür yayınları
    117. binbir gece masalları 1/2, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    118. ruhlar evi, ısabel allende, can yayınları
    119. guguk kuşu, ken kesey, turkuvaz kitap
    120. justine, marquis de sade,
    chiviyazıları yayınevi
    121. karanlığın yüreği, joseph conrad, iletişim yayınevi
    122. dava, franz kafka, iletişim yayınevi
    123. sevgili, marguerite duras, can yayınları
    124. solaris, stanislaw lem, iletişim yayınevi
    125. baba, mario puzoe yayınları
    126. roger ackroyd cinayeti, agatha christie, altın kitaplar
    127. şeyler, george perec, metis yayıncılık
    128. emma, jane austen, can yayınları
    129. otuz dokuz basamak, john buchan, bilge kültür sanat
    130. budala - dostoyevski-can yay., fyodor mihailoviç dostoyevski, can yayınları
    131. katharina blum'un çiğnenen onuru, heinrich böll, can yayınları
    132. dalgalar, virginia woolf, iletişim yayınevi
    133. kalpazanlar, andre gide, can yayınları
    134. duygusal eğitim , gustave flaubert, iletişim yayınevi
    135. binbir gece masalları 2/2, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    136. mansfield parkı, jane austen, can yayınları
    137. örümceklerin yuvalandığı patika, ıtalo calvino, yapı kredi yayınları
    138. türkü söylüyor otlar, doris lessing, can yayınları
    139. bir uzay efsanesi :(2001-2010-2061-3001:son efsane), arthur c. clarke, ithaki yayınları
    140. şato, franz kafka, ithaki yayınları
    141. binbir gece masalları 2/1, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    142. büyük umutlar, charles dickens, can yayınları
    143. başkan babamızın sonbaharı, gabriel garcia marquez, can yayınları
    144. ada ya da arzu, vladimir nabokov, iletişim yayınevi
    145. homo faber, max frisch, can yayınları
    146. lady chatterley'in sevgilisi, d.h.lawrence , yapı kredi yayınları
    147. artemio cruz'un ölümü, carlos fuentes, can yayınları
    148. portnoy'un feryadı, philip roth, ayrıntı yayınları
    149. üçleme, samuel beckett, ayrıntı yayınları
    150. tehlikeli ilişkiler, charles de laclos, oğlak yayıncılık
    151. biçem alıştırmaları, raymond queneau, sel yayıncılık
    152. binbir gece masalları 4/2, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    153. sanatçının bir genç adam olarak portresi, james joyce, iletişim yayınevi
    154. kasap çırağı, patrick mccabe, ithaki yayınları
    155. kedi beşiği, kurt vonnegut, dost kitabevi yayınları
    156. goriot baba-can, honore de balzac, can yayınları
    157. madame bovary, gustave flaubert, can yayınları
    158. burun, palto, neva bulvarı, delinin defteri, nikolay vasilyeviç gogol, sosyal yayınları
    159. örümcek kadının öpücüğü, manuel puig, can yayınları,
    160. parma manastırı, stendhal , can yayınları
    161. sıfır noktasındaki kadın, neval el seddavi, metis yayıncılık
    162. ay ve şenlik ateşleri, cesare pavese, can yayınları
    163. amerika, franz kafka, can yayınları
    164. tarçın kokulu kız, jorge amado, can yayınları
    165. ricardo reis'in öldüğü yıl, jose saramago, can yayınları
    166. babalar ve oğullar, ıvan turgenyev, iletişim yayınevi
    167. günaha son çağrı, nikos kazancakis, can yayınları
    168. binbir gece masalları 3/1, anonim yapı kredi yayınları
    169. dracula, bram stoker, ithaki yayınları
    170. şeffaf mavi, ryu murakami, doğan kitap
    171. binbir gece masalları 4/1, anonim , yapı kredi yayınları
    172. aslan asker şvayk, jaroslav hasek, can yayınları
    173. senin köylerin, cesare pavese, can yayınları
    174. utanç, salman rushdie, metis yayıncılık
    175. yağmur akşamları, selim ileri, everest yayınları
    176. oblomov-hasan ali yücel klasikleri, ivan gonçatov, iş bankası kültür yayınları
    177. vampirle görüşme, anne rice, turkuvaz kitap
    178. ölü canlar, nikolay vasilyeviç gogol, iletişim yayınevi
    179. yaban diyarlardaki yabancı, robert a. heinlein, artemis yayınları
    180. candide ya da iyimserlik, voltaire, adam yayıncılık
    181. kızıl ile kara, stendhal , can yayınları
    182. medyum, stephen king, altın kitaplar
    183. yanardağın altında, malcolm lowry, can yayınları
    184. güliver'in gezileri - hasan ali yücel klasikleri, jonathan swift, iş bankası kültür yayınları
    185. aynanın içinden, levis carrol, can çocuk yayınları,
    186. frankenstein, mary shelley, ithaki yayınları
    187. başkalaşımlar, apuleius, kabalcı yayınevi
    188. bunlar da mı insan, primo levi, can yayınları
    189. eugenie grandet-can yay., honore de balzac, can yayınları
    190. dorian gray'in portresi, oscar wilde, engin yayıncılık
    191. wittgenstein'ın yeğeni, thomas bernhard, metis yayıncılık
    192. solak kadın, peter handke, metis yayıncılık
    193. oliver twist, charles dickens, can yayınları
    194. güneş imparatorluğu, j. g. ballard, ayrıntı yayınları
    195. biri hiçbiri binlercesi, luigi pirandello, telos yayıncılık
    196. önemsiz bir adamın günlüğü, weedon grossmith, iletişim yayınevi
    197. bilirbilmezler, gustave flaubert, can yayınları
    198. ölüm hükmü, maurice blanchot, kabalcı yayınevi
    199. kızıl damga, nathaniel hawthorne, bilge kültür sanat
    200. michael kohlhaas, heinrich von kleist, can yayınları
    201. pnin, vladimir nabokov, iletişim yayınevi
    202. jane eyre, charlotte bronte, can yayınları
    203. michael k : yaşamı ve yaşadığı dönem, j.m. coetzee, can yayınları
    204. ramea'nun yeğeni, denıs dıderot, engin yayıncılık
    205. vathek - babil kitaplığı-3, william beckford, dost kitabevi yayınları
    206. rahip c., georges bataille, kabalcı yayınevi
    207. dünya nimetleri ve yeni nimetler, andre gide, can yayınları
    208. adsız sansız bir jude, thomas hardy, letişim yayınevi
    209. w ya da bir çocukluk hatırası, georges perecmetis yayıncılık
    210. dr. moreau'nun adası, h.g. wells, ithaki yayınları
    211. taşıdıkları şeyler, tim o'brien,
    212. insanlık durumu, andre malraux, iletişim yayınevi
    213. alice harikalar diyarında (ciltli), lewis carrollsinan ezber, iş bankası kültür yayınları
    214. define adası, r. l. stevenson, iş bankası kültür yayınları
    215. bir kadının portresi, henry james, yapı kredi yayınları
    216. nostromo, joseph conrad, iletişim yayınevi
    217. dr. jekyll ve bay hyde, robert louis stevenson, iletişim yayınevi
    218. kent ve köpekler, mario vargas llosa, can yayınları
    219. effie briest, theodor fontane, turkuvaz kitap
    220. çağımızın bir kahramanı, mihail yuryeviç lermontov, cem yayınevi
    221. fotoğrafta kadın da vardı, heinrich böll, can yayınları
    222. yok etme, thomas bernhard, yapı kredi yayınları
    223. ecinniler 1-2 takım, fyodor mihailoviç dostoyevski, engin yayıncılık
    224. bahar karları, yukio mişima, can yayınları
    225. amerika, franz kafka, ithaki yayınları
    226. therese raquin, emile zola, varlık yayınları
    227. boğulanlar, kurtulanlar, primo levi, can yayınları
    228. hayvanlaşan insanemile zolaithaki yayınları
    229. şeytanın kurbanları, somerset maugham, kastaş yayınları
    230. kırmızı ve siyah, stendhal , remzi kitabevi
    231. geniş geniş bir deniz, jean rhys, can yayınları
    232. ateş, henri barbusse, evrensel basım yayın
    233. gönül yakınlıkları, johann wolfgang von goethemustafa özdemir, akçağ
    234. amerikan sapığı, bret easton ellis, ithaki yayınları
    235. nişanlılar, alessandro manzoni, literatür yayıncılık
    236. germinal, emile zola, oğlak yayıncılık
    237. tom amcanın kulübesi, harriet beecher stowe, can yayınları
    238. orlando - toplu eserleri 3, virginia woolf, iletişim yayınevi
    239. fay kırığı - 3: rojin, mehmet eroğlu, iletişim yayınevi
    240. toprak yeşerince, knut hamsun, kastaş yayınları
    241. aşktan ve gölgeden, ısabel allende, can yayınları
    242. gökkuşağı - oğlak y., david herbert lawrence, oğlak yayıncılık
    243. dr. jekyll ve mr. hyde, robert louis stevenson, oğlak yayıncılık
    244. oyunun kuralı, leonardo sciascia, can yayınları
    245. meyhane, emile zola, sosyal yayınları
    246. masumiyet çağı, edith wharton, altın bilek yayınları
    247. manzaralı bir oda, e. m. forster, iletişim yayınevi
    248. kapanda üç kaplan, guillermo cabrera ınfante, ayrıntı yayınları
    249. leopar, giuseppe tomasi di lamped, can yayınları
    250. hindistan'a bir geçit, e. m. forster, iletişim yayınevi
    251. aşk eğitimi, gustave flaubert, ithaki yayınları
    252. rüzgarın yüzyılı-ateş anıları 3, eduardo galeano, can yayınları
    253. kızılağaçlar kralı, michel tournier, ayrıntı yayınları
    254. kaçak atlar, yukio mişima, can yayınları
    255. altın kollu adam, nelson algren, versus kitap yayınları
    256. gizli ajan, joseph conrad, imge kitabevi yayınları
    257. yıldızın saati, clarice lispector, imge kitabevi yayınları
    258. aşık kadınlar, lawrence , metin celâl, engin yayıncılık
    259. beyazlı kadın, wilkie collinsnihal yeğinobalı, engin yayıncılık
    260. ağ, ıris murdoch, ayrıntı yayınları
    261. şafak tapınağı, yukio mişima, can yayınları
    262. babalar ve oğulları, turgenyev , inkılap kitapevi,
    263. uyanış, kate chopin, adam yayıncılık,
    264. ragazzipier paolo pasolini, remzi kitabevi
    265. aytaşı, wilkie collins, bilge kültür sanat
    266. goriot baba-oğlak, honore de balzac, oğlak yayıncılık
    267. david copperfield, charles dickens, alfa yayıncılık
    268. profesör unrat, heinrich mann, ithaki yayınları,
    269. tais, anatole france,pencere yayınları
    270. sicilya konuşmaları, elio vittorini, adam yayıncılık
    271. silas marner, george eliot, altın bilek yayınları
    272. günaydın geceyarısı, jean rhys, can yayınları
    273. dokuz buçukta bilardo, heinrich böllcan yayınları
    274. ağla sevgili yurdum, alan paton, bilgi yayınevi
    275. goriot baba,honore de balzac (honoré de balzac), cem yayınevi
    276. goriot baba, honore de balzac (honoré de balzac), sosyal yayınları
    277. hazreti süleyman'ın hazineleri, h. r. haggard, remzi kitabevi
    278. jane eyre, charlotte bronte, inkılap kitapevi
    279. rehber, r.k. narayan, remzi kitabevi
    280. drenai masalları 1.bölüm-efsane, david gemmell, artemis yayınları
    281. konsolos yardımcısı, marguerite duras, can yayınları
    282. artamonov ailesi, maksim gorki, payel yayınevi
    283. binbir gece masalları, mustafa delioğlu, sennur sezer, büyülü fener yayınları
    284. sirte kıyısı, julien gracq, yapı kredi yayınları
    285. gurur dünyası, william makepeace thackeray, imge kitabevi yayınları
    286. don quijote, miguel de cervantes saavedra, alfa yayıncılık
    287. u.s.a. ııı büyük para, john dos passos, adam yayıncılık
    288. eugenie grandet, honore de balzac (honoré de balzac), cem yayınevi
    289. fantoma 2 boş tabut, marcel allain, pierre souvestre, güncel yayıncılık
    290. siyah dalya los angeles dörtlemesi bir, james ellroy, nisan yayınları
    291. fareler ve insanlar, john steinbeck, remzi kitabevi
    292. don quijote (2 cilt takım), cervantes, yapı kredi yayınları
    293. fedailerin kalesi alamut, wladimir bartol, yurt kitap yayın
    294. berci kristin çöp masallarılatife tekin, everest yayınları
    295. körleşme, elias canetti, payel yayınevi,
    296. beyaz kale, orhan pamukiletişim yayınevi
    297. zaman makinası, h. g. wells, ithaki yayınları
    298. orlando, virginia woolf, ayrıntı yayınları
    299. binbir gece masalları (2 cilt takım), alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    300. sırça fanus, sylvia plath, can yayınları
    301. geceyarısı çocukları, salman rushdiemetis yayıncılık
    302. kesişen yazgılar şatosu, italo calvino, yapı kredi yayınları
    303. gargantua-hasan ali yücel klasikleri, françois rabelais, iş bankası kültür yayınları
    304. vakıf kurulurken - vakıf serisi 1.kitap, ısaac asimov, ithaki yayınları
    305. duygu yolculuğu, laurence sterne, ayrıntı yayınları
    306. çılgın kalabalıktan uzak, thomas hardy, can yayınları
    307. otranto şatosu, horace walpole, altıkırkbeş yayınları
    308. myra, gore vidal, ayrıntı yayınları
    309. alıklar birliği, john kennedy toole, turkuvaz kitap
    310. sevilen, toni morrison, can yayınları
    311. yalancı jakob, jurek becker, ayrıntı yayınları
    312. mezbaha no:5,kurt vonnegut, dost kitabevi yayınları
    313. gelecekten anılar, william moris, ayrıntı yayınları
    314. çıplak şölen, william s. burroughs, versus kitap yayınları
    315. 2001:bir uzay efsanesi, arthur c. clarke, ithaki yayınları
    316. çarpışma, j.g.ballard , ayrıntı yayınları
    317. doktor jivago, boris pasternak, cem yayınevi
    318. solgun ateş, vladimir nabokov, yaba yayınları
    319. willard ve onun bowling kupaları, richard brautigan, altıkırkbeş yayınları
    320. soğuktan gelen casus, john le carre, bilgi yayınevi
    321. kapan, vüsat o bener, yapı kredi yayınları
    322. sefiller 1.-2.cilt takım, victor hugo, oğlak yayıncılık
    323. ivan ilyiç'in ölümü, lev nikolayeviç tolstoy, iletişim yayınevi
    324. alice b. toklas'ın özyaşamöyküsü, kolektif, punto özel fiyat
    325. 80 günde dünya gezisi, jules verne, iş bankası kültür yayınları
    326. kesik bir baş, ıris murdoch, ayrıntı yayınları
    327. hayatın ve aşkın yasaları, connie palmen, ayrıntı yayınları
    328. ve tutku - ciltli - hasan ali yücel klasikleri, jane austen, iş bankası kültür yayınları
    329. kasvetli ev, charles dickens, yapı kredi yayınları
    330. gurur ve önyargı (ciltli), jane austen, iş bankası kültür yayınları
    331. gormenghastgormenghast 2, dost körpe, om yayınevi
    332. tavşan kaçjohn updike, alef yayınevi
    333. kadersizlik, ımre kertesz (ımre kertész), can yayınları
    334. pippi uzunçorap 1.kitap, astrid lindgren, ithaki yayınları
    335. en mavi göz, toni morrison, can yayınları
    336. nadja, andre breton, dost kitabevi yayınları
    337. boşlukta sallanan adam saul bellowokuyan us yayınları
    338. teneke trampet, günter grass gendaş kültür
    339. nana, emile zola, can yayınları
    340. beyaz gürültü, don delillodost kitabevi yayınları
    341. ivan denisoviç'in bir günü , aleksandr isayeviç soljenitsin, cem yayınevi
    342. gözün hikayesi, georges bataille, roland barthes, susan sontag, chiviyazıları yayınevi
    343. maldoror'un şarkıları (ciltli), comte de lautreamont, kırmızı yayınları
    344. matrix avcısı, william gibson, punto özel fiyat
    345. çıplak şölen, william s. burroughs, altıkırkbeş yayınları
    346. dünyaların savaşı, h. g. wells, ithaki yayınları,
    347. sıddhartha - 25.yıla özel, hermann hesse, can yayınları
    348. tess, thomas hardy, inkılap kitapevi
    349. çalgılı bahçe, simon vestdijk, versus kitap yayınları
    350. ferdydurke, witold gombrowicz, ayrıntı yayınları
    351. obabakoak, joseba ırazu garmendia (bernardo atxaga), dost kitabevi yayınları
    352. mutfak, banana yoshimoto, arion yayınevi
    353. ruhum yeniden doğacak, chinua achebe, sosyalist yayınlar
    354. sessizlik zamanı, luis martin, yapı kredi yayınları
    355. monte cristo kontu, alexandre dumas, ithaki yayınları
    356. yengeç dönencesi, henry miller, parantez yayınları
    357. habeşistan prensi rasseas'ın hikayesi, samuel johnson, ayraç yayınları kelepir kitaplar,
    358. herzog, saul bellow, iletişim yayınevi
    359. hayat bir kervansaray iki kapısı var, birinden girdim, birinden çıktım, emine sevgi özdamar, varlık yayınları
    360. yaban kuğuları, jung chang, inkılap kitapevi
    361. ölümün karanlık yüzü, henning mankell, punto özel fiyat
    362. rahibe, denis diderot, engin yayıncılık
    363. nehrin dönemeci, v. s. naipaul, turkuvaz kitap
    364. bin beyaz turna, kavabata yasunari, doğan kitap
    365. zor tercih, graham greene, oğlak yayıncılık,
    366. itiraflar, j.j. rousseau, doruk yayınları, bağışlanmış bir günahkarın özel anıları ve itirafları, james hogg, altıkırkbeş yayınları
    367. lol v. stein'ın kendinden geçişi, marguerite duras, iletişim yayınevi
    368. uzun bir mektupafrika'da dul bir kadının hayat hikayesi, betül biliktü, kaknüs yayınları
    369. stiller, max frisch, yapı kredi yayınları
    370. yevgeni onegin, aleksandr sergeyeviç puşkin, yapı kredi yayınları
    371. yargıç ve celladı, friedrich dürrenmatt, iş bankası kültür yayınları,
    372. giovanni'nin odası, james baldwin, yapı kredi yayınları
    373. huckleberry finn'in maceraları mark twain, alfa yayıncılık
    374. kedi ve fare, günter grass, gendaş kültür
    375. sessiz amerikalı, graham greene, everest yayınları
    376. yalnızlık dolambacı, octavio paz, can yayınları
    377. o'nun hikayesi, pauline reage, chiviyazıları yayınevi
    378. yaşam kullanma kılavuzu, georges perec, yapı kredi yayınları
    379. yaratılış - ateş anıları 1, eduardo galeano, can yayınları
    380. yüzler ve maskeler-ateş anıları 2, erduardo galeano, can yayınları
    381. vahşetin çağrısı, jack london, can yayınları
    382. robinson crusoe, daniel defoe, yapı kredi yayınları
    383. baltasar ve blımunda, jose saramago, gendaş kültür
    384. fanny hill-bir zevk kadınının anıları, john cleland, istiklal kitabevi
    385. hadrianus'un anıları, marguerite yourcenar, adam yayıncılık
    386. uğultulu tepeler, emily bronte, alfa yayıncılık
    387. senilita, ıtalo svevo, can yayınları
    388. krom sarısı, aldous huxley, ithaki yayınları
    389. talihli jim, kingsley amis, punto özel fiyat
    390. parma manastırı, stendhal , engin yayıncılık
    391. caz dönemi (ragtime), e.l.doctorow , arşiv
    392. piyanist, elfriede jelinek, everest yayınları
    393. meleğin çürüyüşü, yukio mişima, can yayınları
    394. büyük uyku, raymond chandler, arşiv
    395. baden baden'de yaz, leonid tsıpkin, yapı kredi yayınları
    396. üç silahşörler - oğlak y., alexandre dumas, oğlak yayıncılık
    397. raşamon, akutagava , bilgi yayınevi
    398. james bond royale kumarhanesi, ıan fleming, oğlak yayıncılık,
    399. hoşçakal berlin, christopher ısherwood, punto özel fiyat
    400. ödeşmeler, tomris uyar, arşiv
    401. tanrıya bakıyorlardı, zora neale hurston, phoenix yayınevi,
    402. rüzgar gibi geçti 2 cilt takım, margaret mitchell, toker yayınları,
    403. berlin - aleksander meydanı, alfred döblin, sel yayıncılık
    404. lanetli göl, george sand, şule yayınları,
    405. oğullar ve sevgililer - oğlak y., d.h.lawrence , oğlak yayıncılık,
    406. simon ve meşe ağaçları, marianne fredriksson, punto özel fiyat,
    407. suç ve ceza 2 cilt takım, fyodor mihailoviç dostoyevski, cem yayınevi,
    408. gülün adı - 25.yıla özel, umberto eco, can yayınları,
    409. güliver'in gezileri - hasan ali yücel klasikleri, jonathan swift, iş bankası kültür yayınları,
    410. gargantua-hasan ali yücel klasikleri, françois rabelais, iş bankası kültür yayınları,
    411. dilsizin kızı, pavlos matesis, everest yayınları,
    412. geceyi anlat bana, djuna barnes, ayrıntı yayınları,
    413. atları da vururlar, horace mccoy, yeniyaz yayınları,
    414. platero ile ben - bir endülüs ağıtı, juan ramon jimenez, yapı kredi yayınları,
    415. ahlaksız, andre gide, imge kitabevi yayınları,
    416. hawksmoor, peter ackroyd, yapı kredi yayınları
    417. baskervillelerin köpeği, sir arthur conan doyle, iş bankası kültür yayınları,
    418. lizbon kuşatmasının tarihi, jose saramago, iş bankası kültür yayınları
    419. küçük kadınlar, louisa may alcott, artemis yayınları,
    420. gurur dünyası, william makepeace thackeray, remzi kitabevi,
    421. kül ve elmas, jerzy andrzejewski, versus kitap yayınları
    422. korkusuz şövalye ıvanhoe, sir walter scott, arşiv
    423. tersine, j.k huysmans, yapı kredi yayınları
    424. yüzyıllık yanlızlık - 25.yıla özel, gabriel garcia marquez, arşiv
    425. anna karenina 2 cilt takım, lev nikolayeviç tolstoy, sosyal yayınları
    426. notre dame de paris, victor hugo, sosyal yayınları
    427. kızgın ova, juan rulfo, yapı kredi yayınları,
    428. eşekarısı fabrikası, ıain banks, ayrıntı yayınları,
    429. moll flanders, daniel defoe, iletişim yayınevi,
    430. son dünya, christoph ransmayr, dost kitabevi yayınları,
    431. genç törless, robert musil, iletişim yayınevi,
    432. sirk geceleri, angela carter, arşiv
    433. uzak tepeler, kazura işiguro, arşiv,
    434. fantoma 1 suç dehası, marcel allain, pierre souvestre, güncel yayıncılık,
    435. vişnenin cinsiyeti, jeanette winterson, iletişim yayınevi,
    436. u.s.a. ı42. enlem, kolektif, adam yayıncılık,
    437. quo vadis?, henryk sienkiewicz, timaş yayınları,
    438. dumas kulübü ya da richelieu'nün gölgesi, arturo perez reverte, iletişim yayınevi
    439. bilge kan, flannery o'connor, arşiv,
    440. silahlara veda - bütün eserleri 4, ernest hemingway, arşiv,
    441. don quijote 2 cilt takım, miguel de cervantes saavedra, sosyal yayınları,
    442. ingiliz casus, michael ondaatje, can yayınları,
    443. ana, maksim gorki, sosyal yayınları,
    444. doktor faustus, irfan şahinbaş, öteki yayınevi,
    445. içimizdeki şeytan, raymond radiguet, arşiv
    446. mao 2, don delillogülden şen, simavi yayınları,
    447. berci kristin çöp masalları, latife tekin, arşiv,
    448. yürek yangını, sandor marai, gendaş kültür kelepir kitaplar,
    449. g, john berger, arşiv,
    450. boncuk oyunu, kolektif, afa yayınları,
    451. kasvetli ev2 cilt takım (ciltli), charles dickens, yapı kredi yayınları,
    452. u.s.a. ıı1919, kolektif, adam yayıncılık,
    453. tanrının eseri, john ırving, arşiv
    454. kreutzer sonat, lev nikolayeviç tolstoy, öteki yayıncılık,
    455. transit, anna seghers, evrensel basım yayın,
    456. travnik günlüğü, ivo andriç, iletişim yayınevi
    457. en acıklı öykü iyi asker, ford madox ford, kabalcı yayınevi,
    458. mucizeler dükkanı, jorge amado, gendaş kültür
    459. holmes dizisini alana (8 kitap)´cave canem´ kitabı hediye, arthur conan doyle, güncel yayıncılık
    460. dalgaların sesi, yukio mişima, varlık yayınları,
    461. lazarillo hayatı öğreniyor ispanyol halk klasiği, özlem kumrular, gendaş kültür
    462. göç mevsimi, tayeb salah, adam yayıncılık
    463. şimdi değilse ne zaman?, primo levi, iletişim yayınevi
    464. binbir gece masalları, anonim , elips kitapları,
    465. her kadın gibi, sigrid undset, elips kitapları

    https://eksisozluk.com/...lar-listesi--3719107

    İlgili linkten, daha farklı önerilere de bakabilirsiniz.
  • UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

    BAZI ÜRÜNLER FABRİKA ÇIKIŞI İTİBARİYLE "ARIZALIDIR"!!!

    Aslında bu değil , Aziz BABA 'nın bambaşka bir kitabına inceleme yazmaktı amacım.. Sevgili İnci de bu kitaba bir inceleme yazmış ..Okudum ..Pekte güzel , duygusal bir inceleme olmuş.. Bizim kalbimiz adamantinle kaplı , pek tabii nüfuz etmedi öylesine çok ..Bilmem belki de kendim evli olmamamdan kaynaklıdır ..Çoluğum çocuğum yok ..Herneyse bunu toplum bilimciler, sosyologlar falan tartışsın =)) İncelemenin altına duygusal yorumlar ve hayrolsunlu mesajlar döşeneceklere not : Umrumda dahi değil .. Benim kendi yargılarım çok daha ayrı .. Herneyse okudum incelemeyi.. Beynimde şimşekler çaktı , 15000000 volt geçti o an beynimden.. Ulan ben bunu daha önce niçin düşünmedim diye.. Buyrun başlayalım ..

    Bu da kısmi bir incelemedir .. Yılların kendimce sorulan hesabıdır .. Bir bakıma gavurun deyişi ile PAYBACK 'tir .. Hem kendim ile , hem de ailesel bazda hesaplaşmadır..

    Sevgili ailem ,

    5 bilemedin 6 yaşımda ya var , ya yoktum .. Kuran kursuna gitmek istiyorum dedim .. Gık demedin ..Gittik ..Kur'an değildi ( sonradan onu da öğrendik gerçi ama ) , arapçaydı bize öğretilen .. Elifler bilmem neler falan kaldırmadı kafamız .. İyi bir zopa yedik haliyle imamdan kızılcık sopasıyla ..Hemen firar verdik tabii.. Bize göre değildi o yaşta, o öğretilenler .. İşin aslı, yani tüm bu anlatacaklarım aslen ilkokulda bir kış mevsimi , bir cuma günü akşamında başladı .. Bilenler bilir .. Cuma akşamı yağmurlu havada (akşamcılar el kaldırsın!) istiklal marşı okuyarak karanlık servislerde eve geri dönmek ve evde TRT ' de yayınlanan akşam bülteninin , tartışma programlarının kahrını çekmek.. Bu kahrın sözlük karşılığı yok sözlüklerde.. Sanırım bunun bilinciyle ve dersten çıkmış olmanın da verdiği rehavet ile her ne yapıyordumsa artık (aklımda da değil) , arkama baka baka koşarken kafa kafaya çarpıştığım bir cocukla kendi BİG BANG ' ime gark olmamla gözümde yıldırımlı yıldızlar çaktı ve olaylar böylece start aldı .. Gözümün üstünde ayrı bir uydu , ayrı bir ikinci kafa oluşmuştu .. Gözüm kapandı pek tabi doğal olarak ..Bindim servise ..Uranyumlu varillerde kundaklanan , polonyumla marine edilmiş ,"Tepenin Gözleri" filmindeki radyasyonla mutasyona uğramış mutant madencilere dönmüştüm .. LÜTFEN BAKINIZ : https://tenor.com/...aveeyes-gif-10086996
    Sağ gözüm kapanmıştı kapanmasına ama bambaşka bir ışık, ferle doldurdu o an o gözleri.. Ortaokula giden ve benden baya baya büyük bir kızın resim dosyasının arkasına yapıştırdığı İron Maiden " KILLERS" albüm kapağına (https://i.hizliresim.com/YgAONA.jpg ) bakmaktaydım o an .. ( Sevgili Necip G. , beni bir dinleyen olarak ancak sen anlarsın.. ) Aklım başımdan gitti tabii..Bu nasıl bir çizim, bu nasıl bir dünya idi ? Almıyordu kafam Cin Ali evrenindeki çöp adamlardan sonra böylesi bir güzelliği .. Bir yandan kıza bu ne diye sorup terso cevaplar alıyorken, eve gidene kadar gözümün üstündeki şişlikler insin diye 3+1 dualar (3 kulfu 1 elham) okuyordum .. İnmedi tabii..Geldim eve ! "Allah iyiliğini versin senin! - bu ne hal - sen adam olmazsın - bir gün de yüzüm gülsün - ne günah işledim de bunları görüyorum" lara müteakip dayaksız ve zopasız o geceyi atlattık ..İstirahatgahımıza yatırıldık ..Gözümüzde merhemler , aklımızda albüm kapağı ile .. Şu an çok iyi biliyorum ki , karanlık sabırlıdır .. Tohumları atar ve bekler .. Çünkü bilir ki ,en ufak bir ışık kötülük tohumlarını yeşertecektir.. Ben de biliyordum ..Muhakkak bir gün "Eddie" ile yollarımız kesişecekti.. Ama devir yokluk devri .. Para yok, pul yok .. Kaset ütopya , kasetçalar bir imkansız düş..Gel zaman git zaman , okul yolu düz gider , el ele el ele verin çocuklar derkeeeeeeen , Gorki' nin Çocukluğum incelememde
    ( #25196704 ) bahsettiğim gibi ben de METAL ile tanıştım en nihayetinde..

    Sonra ne mi oldu ? Sonrası bir Anadolun kasasına , Maserati motoru takılması ile açıklanabilir ancak (Maserati' nin amblemine dikkat!) ..

    Sevgili Babacığım ,

    Yıllar yılı sende şeker varmış.. Bilemedik ..Sen de bilmiyordun..Sofrada gelmemiş tuzluk için cinnetler yaşanırken , geç koyulan bir çay için cehenneme portallar açılırken .. Hiç sorgulamadık ..Sorgulamadım .. Sen tokat attın .. Ve kendince de haklıydın .. Bense kendimce haklıydım ..TOKATA KARŞILIK ROKET ATTIM! (bugün olsun bugün de atarım!) .. NON SERVIAM bizim mottomuz !! Kendimce ben de haklıydım .. Ama sen de haklıydın .. Hep istediğim dağ bisikletini aldığın gün camdan aşşağı attığında (kardeşimle paylaşmadığım için zohahahaha =)) ) , sesini çok açıyorum diye bana aldığın müzik setini işte o bisikletin yanına yolladığında , dişimden tırnağımdan artırdıklarımla mail order yapıp yurt dışından sipariş ettiğim kasetleri kırdığında da haklıydın ..

    Sevgili Anneciğim ,

    Babam gibi sen de bir işçiydin .. Sözde "mübarek" ve hak yemez hükümetler döneminde ordan oraya sürdüler seni SOLCU diyerek.. Öğlen tatilinde alırdın beni okuldan .. Beni aldığın için yemekte yiyemezdin .. Okuldan aldıktan sonra beni , kaçırdığın öğle yemeği yüzünden nice aç kaldın.. İstedin ki okuyayım .. Kendince haklıydın .. Ama sayısal değil , sözeldi , dil üzerineydi benim zekam =)) Sen inat ettin ..Buna karşılık ben de inat ettim =)) Sonuçta benim dediğim oldu .. Ben kazandım!!! 3 kez üniversite ve bölüm değiştirdim =))

    Bir akşam üstü evden ekmek alıyorum diye çıkıp , dışarda bizim tayfaya rastgelip 2 hafta Eskişehir' e gidip , geri döndüğümde ders çalışmaya gittim dedim mi (YERYÜZÜNDE BÖYLE BİR YALAN YOK!!! ZOHAHAHAHA =) )? Orlarda donmuş Porsuk Nehri' nin üstünden geçecem diye 20 tane birayı buzun kırılması ile nehre kurban verdim mi ölümden dönüp? Otostop çekip konsere mi gitmedim ? Erkin Koray ' la tanışacağım diye İzmir sokaklarında mı yatmadım ? İstanbulda otobüsü kaçırıp Esenlerde mi pineklemedim bir kış gecesi ..Çantamda üniversite sınavı giriş formu varken ve bu formun son veriliş gününde gezdiğimiz takla atan arabanın içinden mi çıkmadım .. Daha sayamadığım nicesi ..Evet! Hepsini yaptım ! Bugün olsa yine yapardım ..

    Siz ve geri kalan tüm "NORMAL dediğiniz toplum bireyleri " ile ben apayrı bir düzlemdeydik .. Bugün ben sizi anlamış bulunuyorum.O zaman da anlamıştım .. Çok kızıyordum ama anlamıştım yine de .. Sizin beni anlamanıza imkan yoktu .. Bugün de yok ..Size 6 tane hızlı içilmiş KIRMIZI TUBORG üstüne canlı, en ön sıradan Motorhead ACE OF SPADES dinlemenin zevkini ben nasıl anlatayım ?!?! =)) Plak , cd , flyer ve t shirt alıp kolleksiyon yapmanın zevkini nasıl alabilirsiniz ki? Bir albümün çekme kasetini almak için , o yoklukta ,internet denen şey yokken teee İzmirlere otostopla gitmenin bugün dahi mantıklı bir açıklaması yok sizin için ! Ya da mail order yapıp bir heyecanla alacağın bir t shirt ya da cd yi HEYECANLA BEKLEMEDİNİZ SİZ !! İMKANSIZ BU !!! Siz o gün de haklıydınız bugun de haklısınız.. AMA ben de öyle!!

    Nerden nereye geldik .. Okuduğunuz bu kitap , bir ebeveyn için elzemdir .. Okunmalıdır .. Büyükle büyük , küçükle küçük olabilmektir anlatılmak istenen .. Ben babamdan ileri ama OĞLUMDAN GERİYİM ' dir yansıtılmak istenen .. Tıpkı Killa Hakan ' ın sözlerine yansıttığı gibi...

    Zaman çabuk geçer, anlamazsın bile olur derdin
    Bir daha geri dönüp baştan başlamak için neler verirdin
    Yaşanacak çok şeyler var kulak vermesini bi' öğrenin
    Oturup kalkmasından belli olurmuş derler Güngören'in

    Zurnanın zarıldadığı kısım .. Metalci bir çocuğun varsa ve o felsefeyi canı gönülden almışsa , yapacak çok bişey yoktur .. Sen istersin , AMA O İSTEDİĞİNİ YAPAR ..ÇÜNKÜ BAZI ÜRÜNLER FABRİKA ÇIKIŞI İTİBARİYLE ARIZALIDIR!!!

    Son söz : burdan beni zopalayan o "imama" canı gönülden teşekkürlerimi bildirmeyi bir borç bilirim.. sonsuz TEŞEKKÜRLER SANA !!! =))

    Tıpkı Ace of Spades ' te Motorhead 'in dediği gibi ..

    If you like to gamble, I tell you I'm your man
    You win some, lose some, ALL THE SAME TO ME!!
    The pleasure is to play, makes no difference what you say
    I don't share your greed, the only card I need is the ACE OF SPADES!
    ACE OF SPADES!
    Playing for the high one, dancing with the DEVIL
    Going with the flow, it's all a game to me
    Seven or eleven, snake eyes watching you
    Double up or quit, double stake or split, the Ace of Spades
    the ACE OF SPADES!
    You know I'm born to lose, and gambling's for fools
    But THAT'S THE WAY I LIKE IT BABY
    I DON'T WANNA LIVE FOREVER!!!

    KOPSUN KAFALAR !!!!

    https://www.youtube.com/watch?v=_vvp8G44PNA
  • --- Bu inceleme ufak tefek (belki de büyük) 'spoiler'lar içerebilir arkadaşlar. Sonra demedi demeyin:)---

    Türkiye'de henüz herhangi bir Hasan Ali Toptaş kitabı okumamış 8 kişiden biri olarak, gerçek bir baskı ve endişeyle açtım kitabın kapağını...

    Artık bu buluşma gerçekleşmeli, ben de ortamlarda herkes gibi Hasan Ali Toptaş konusu açıldığında üzerine bir çift söz söyleyebilmeli, 'Türkçe'yi çok akıcı kullanıyor', 'betimlemeleri harika', 'ne kadar duru bir dili var' gibi kalıplar kullanarak kendimi ifade edebilmeliydim...

    İşte bu şartlarda başladı okuma süreci ve haliyle ilk sayfalar baya zor geçti benim açımdan. Hatta itiraf etmem gerekir ki, anlatıcı, eşine babasının yaşadığı problemin gerçek nedenini ilk kez anlatırken kitabı yarıda bırakmayı dahi düşündüm. Yeni bir Zülfü Livaneli vakası mı yaşayacaktım yoksa? Hasan Ali Toptaş da mı asıl konuya odaklanıp geriye kalan detayları çalakalem yazan bir yazardı? Çünkü kitaptaki çiftin 5 yaşında çocuğu olduğuna göre minimum 6-7 yıldır evli olmaları gerekiyor. Bunun bir de flört dönemi var tabii... Hadi biz yine de 6 yıl diyelim... Yahu bir insan 6 yıl boyunca babasının neden tek bacağının olmadığının gerçek sebebini karısına anlatmaz mı? Bunun hiç gerçek hayatta bir karşılığı var mı sizce?

    Hayır Aziz Amca'nın bacağı uyuşturucudan falan kesilse hadi, bir nebze anlarım durumu. Adam şoför yahu; kaza yapmış ve bacağı kurtaramamışlar. Herkesin başına gelebilecek bir durum. Ortada bir gizem falan da yok. O zaman neden 6 yıl boyunca karına anlatmazsın ki?!

    Konuyu bu kadar uzatmış olmamı garip karşılayabilirsiniz ama bence önemli bir konu. Çünkü okuduğum kitapların ilk bölümlerinde bu tip durumlarla karşılaştığımda bir anda kitaptan kopup uzaklaşabiliyorum. Ancak bu sefer 'yarım bırak jokeri'ni kullanmak istemedim açıkçası. Yine de Toptaş'ın, Aziz karekterinin başından geçen kazayı bize anlatmak için seçtiği yöntemi yetersiz bulduğumu ve burada bir çeşit yazar tembelliği yapıp kolaya kaçtığını belirtmeden geçemeyeceğim...

    -----------------------------

    Kitabı okuyanlar çok iyi bilirler ki, bu kitap üzerine dönen tartışmalardan birisi de 'Hasan Ali Toptaş çok mu tekrara düşmüş, yoksa anlatmak istediklerini pekiştirmek için sık sık tekrar yoluna mı başvurmuş' meselesidir.

    Yani Denizli-Ankara arasında süregelen yol hikayeleri, kasabaya geliş, kapının girişini engelleyen uzun asma yaprağı, akşamları eve doluşan misafirlerin tek tek isim listesi ve benzer birkaç konu kitap boyunca neredeyse copy-past yöntemiyle sık sık tekrar ediyor. Tartışma da bunun üzerine dönüyor.

    Ben bu tartışmada 'tekrarcı' ekibin içerisinde görüyorum kendimi. Çünkü amaç pekiştirme olsaydı, aynı konular yeni detaylar da eklenerek farklı şekillerde de anlatılabilirdi. Mesela geçenlerde okuduğumuz Dino Buzzati 'nin Tatar Çölü adlı eseri, konusu itibariyle tekrara düşülmesi en elverişli kitap olmasına rağmen, konuda evet ama anlatımda herhangi bir tekrara rastlamıyorsunuz.

    Ancak Toptaş böyle bir zahmete girmeyi gerek görmemiş. Her kasaba sahnesinin belli bir rutini var. Eve gelen misafirlerin sıralaması bile neredeyse aynı. Eve geldikten sonra yapılanlar da öyle... Bu sahneler, olayı yaşayanlar için böyle olabilir. Yani kişiler, konuşmalar, odadaki gerginlik falan aynı olabilir. Ancak bunu bir kurguda işlerken yazıya da aynı sıralamayla geçirilmesi benim nazarımda bir tekrardır deyip bu bahsi de kapatıyorum...

    ---------------------------

    Kitabın isimsiz baş karakteri olan yazarın nasıl bir kişiliği olduğunu çözmek kolay değil... Karakterin yazar olması, ailesinin Denizli'de yaşaması ister istemez bu kitap otobiyografik bir kitap mı sorusunu sordurmuş okurlara... Toptaş ise bunu önceden kestirdiği için kitabın içerisinde kızıl sakallı akademisyene salladığı bölümde 'hayır, bu kitap otobiyografik değil' anlamına gelen mesajlar vermiş okuruna. Sonrasında yaptığı bir röportajda da ayrıca belirtmiş zaten... Ancak bence her roman farklı seviyelerde otobiyografik izler taşır. Zaten bu kitapta da pek çok detayın, özellikle akrabaların, gözleme dayalı bir bilinçle yazıldığı çok açık. Bu insanlar veya benzerleri mutlaka hayatının bir döneminde Toptaş'ın çevresinde bulunmuşlar...

    Ana karakter, dışarıdan bakıldığında bol bol türkü dinleyen, anne-babasının sözünden çıkmayan, onlar için her türlü fedakarlığı yapan, sık sık gözyaşı döken, naif, insancıl, içimizden biri gibi bir profil çiziyor... Ancak detaylara bakıldığında onun kibirli, çevresindekilere biraz tepeden bakan farklı bir yanının olduğunu da görmek mümkün... Özellikle akrabalarıyla yan yana geldiğinde o şehirli-yazar kimliğinden gelen kibir kendini inceden de olsa hissettiriyor...

    -------------------------

    Hasan Ali Toptaş'ın meşhur betimlemeleri konusuna gelirsek; evet gerçekten usta işi betimlemeler var kitapta. Ancak buraya da bir şerh koymadan geçemeyeceğim. Toptaş, betimlemeleri kitabın bütünselliği içinde değil de ana konunun dışında spot spot şeklinde kaleme almış. Demek istediğim; yazar karakter kitapta ne zaman sigara içmek için balkona veya bahçeye çıksa bilin ki orada betimleme yapacak:) Yani betimlemeler reklam arası gibi karakterin sigara molalarında araya serpiştirilmiş. Oysa ki, Hüseyin Dayı'nın sarı tesbihi gibi daha çok detay eklenerek, insanlar üzerine de biraz daha tasvir ve tahlil yapılabilirmiş bence...

    Ancak dil olarak Toptaş'ın gerçekten de çok sade ve akıcı bir dili olduğunu belirtmeden geçmeyelim. Zaten kitabın sonunda kendi kendime şu tespiti yaptım: Dili o kadar kuvvetli ve akıcı ki, bütün kusurlarını örtecek kadar güçlü bir kalemi var! Ancak bu kitabında diline ve üslubuna o kadar güvenmiş ki, inceleme boyunca anlatmaya çalıştığım gibi pek çok bölüm bu özgüvenin etkisi altında aceleye gelmiş... O yüzden Hasal Ali Toptaş'ın ilk kitaplarından birini fırsat bulursam mutlaka okumayı düşünüyorum...

    -----------------------

    Listemde daha yazacağım çok şey vardı ama zaten yeterince uzayan bir incelemeyi daha da uzatıp vaktinizi almak istemediğim için burada sonlandırıyorum...

    Her şeye rağmen bu kitap insanın zihninde hoş bir tat bırakıyor. Bende de öyle oldu. Gözüme batan detayları halının altına süpürdüğümde 2 günde biten su gibi bir kitap kaldı geriye...

    Artık üzerimdeki baskıyı da attığıma göre, Toptaş'la bundan sonraki buluşmalarımız eminim çok daha pozitif ve verimli geçecektir...

    Herkese keyifli okumalar dilerim...
  • Bir zamanlar bu ülkenin televizyonlarında da nitelikli programlar yayınlanıyor, özellikle de çocuklara edebiyatı sevdirmek için hem de şimdiki tabirle 'prime time'da yayınlar yapılıyordu.
    Yıl 1975. Tek kanallı TRT yılları. Televizyon yayıncılığı rating denen o canavara teslim olmamış henüz. TRT'de Bir Öykümüz Var diye bir program izleyiciyle buluşuyor. Dönemin ünlü sinema, tiyatro ve ses sanatçıları, sunucuları her programda Türk edebiyatından bir öyküyü izleyiciye anlatıyor tane tane. Kimler yok ki anlatanlar, anlatılanlar arasında; Türkan Şoray, Ayhan Işık, Halit Kıvanç, Yıldız Kenter, Levent Kırca... Aziz Nesin, Orhan Kemal, Sait Faik...
    Eski Türkiye'ye özlemle...

    1. Bölüm - Anlatıcı: Levent Kırca, Öykü: Çivici Bekir (Ahmet Önel), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-1-bolum

    2. Bölüm - Anlatıcı: Toto Karaca, Öykü: Zeytinler (Ahmet Önel), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-2-bolum

    3. Bölüm - Anlatıcı: Ayten Alpman, Öykü: Gamsız (Reşat Nuri Güntekin), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-3-bolum

    4. Bölüm - Anlatıcı: Halit Kıvanç, Öykü: Zorla Hastalık (Kenan Hulusi Koray), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-4-bolum

    5. Bölüm - Anlatıcı: Günseli Akol, Öykü: Özsuyu (Nezihe Meriç), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-5-bolum

    6. Bölüm - Anlatıcı: Taner Şener, Öykü: Eskici (Refik Halit Karay), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-6-bolum

    7. Bölüm - Anlatıcı: Ayten Gökçer, Öykü: Al Balonun Mor Balona Sevdası (Ümit Denizer), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-7-bolum

    8. Bölüm - Anlatıcı: Can Akbel, Bir Çocuğun Öyküsü (Bilgin Adalı), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-8-bolum

    9. Bölüm - Anlatıcı: Olcay Poyraz, Öykü: Parasız Yatılı (Füruzan), link: http://www.trtarsiv.com/...-oykumuz-var-9-bolum

    10. Bölüm - Anlatıcı: Şakir Öner Günhan, Öykü: Bando Takımı (Muzaffer İzgü), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-10-bolum

    11. Bölüm - Anlatıcı: Nesrin Sipahi, Öykü: Semaver (Sait Faik Abasıyanık), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-11-bolum

    12. Bölüm - Anlatıcı: Tekin Akmansoy, Öykü: Eşek (Memduh Şevket Esendal), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-12-bolum

    13. Bölüm - Anlatıcı: Füsun Önal, Öykü: Seyyid (Füruzan), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-13-bolum

    14. Bölüm: Anlatıcı: Filiz Akın, Öykü: Uyku Böceği ile Düş Böceği (Cemal Ünlü), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-14-bolum

    15. Bölüm - Anlatıcı: Macide Tanır, Öykü: Son Kuşlar (Sait Faik Abasıyanık), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-15-bolum

    16. Bölüm - Anlatıcı: Günseli Başar, Öykü: Şıp Şıp İle Pıt Pıt (Gülçin Alpöge), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-16-bolum

    17. Bölüm - Anlatıcı: Mine Kürkçüoğlu, Öykü: Kiraz (Reşat Nuri Güntekin), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-17-bolum

    18. Bölüm - Anlatıcı: Cenk Koray, Öykü: Hırsız (Talip Apaydın), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-18-bolum

    19. Bölüm - Anlatıcı: Melike Demirağ, Öykü: Harika Çocuk (Orhan Kemal), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-19-bolum

    20. Bölüm - Anlatıcı: Lale Oraloğlu, Öykü: Sarı Pabuçlu Selime Kadın (Lale Oraloğlu), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-20-bolum

    21. Bölüm - Anlatıcı: Ayhan Işık, Öykü: Bizans Definesi (Oktay Akbal), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-21-bolum

    22. Bölüm - Anlatıcı: Beyhan Hürol Saran, Öykü: Güvercin Avı (Yakup Kadri Karaosmanoğlu), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-22-bolum

    23. Bölüm - Anlatıcı: Yasemin Kumral, Öykü: Güneşe Gidenlerin Öyküsü (Işıl Özgentürk), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-23-bolum

    24. Bölüm - Anlatıcı: Altan Kardındaş, Öykü: Kurt ve Kuzu (Anonim), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-24-bolum

    25. Bölüm - Anlatıcı: Güneşi Özden, Öykü: Çiçek Dirilticileri (Tomris Uyar), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-25-bolum

    26. Bölüm - Anlatıcı: Özay Gönlüm, Öykü: Kuduz (Talip Apaydın), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-26-bolum

    27. Bölüm - Anlatıcı: Şükran Güngör, Öykü: Bir Kavak Ve İnsan (Şükran Güngör), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-27-bolum

    28. Bölüm - Anlatıcı: Yıldız Kenter, Öykü: Şimdiki Çocuklar Harika (Aziz Nesin), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-28-bolum

    29. Bölüm - Anlatıcı: Türkan Şoray, Öykü: Önce Selam Ederim (Işıl Özgentürk), link: http://www.trtarsiv.com/...oykumuz-var-29-bolum
  • Kendinizden bir şeyler bulacağınızı düşündüğüm ilk hikayem ile sizlerleyim..

    "Kadıköy"

    ...Modaya doğru yürümeye başladım… Kafamı gökyüzüne doğru kaldırdığımda, kapkara bulutlarla göz göze geldim, yağmur damlaları yavaş yavaş suratıma doğru damlıyorken bir anda nefesimi tuttum ve gözlerimi kapattım, o anda ne düşündüm tam olarak hatırlamıyorum, derin bir nefes aldığımı hatırlıyorum, tam ne düşündüğümü bilmediğim o şeye dalacakken bir ses ve bağrışma duydum. Gözümü açtığımda, 34 plaka sarı bir taksi önümde durmuş, şoför dışarı çıkmış bana bağırıyor, aynı anda el kol hareketleri ile bana bir şey anlatmaya çalışıyordu. Kafamı sola çevirdim insanlar yürümeye devam ediyordu, kafamı tekrar sağ tarafıma doğru çevirdiğimde şoför arabaya binmişti, kulaklığımı biraz kaldıracakken vazgeçtim ve geri kulağıma taktım, sesi en yüksek seviyeye ayarladım ve elim istemsizce havaya kalktı, ağır çekim bir hareketle taksiciye kusura bakma dercesine ufak bir mesaj gönderdim. Birkaç kişi bana bakıyordu ve onlara ne var bakışı attım, hayal edin işte, o saçma sapan surat ifadeniz ve bir bulldog gibi sallanan yanaklar, salyamız eksik olsun. Sonra Sol adım, sonra sağ adım, tekrar sol ve tekrar sağ yürümeye başladım. Evet, Modaya doğru yürüyordum ve hiçbir şey düşünmüyordum. Sadece yürüyordum. Hayatımda her şeyin anlamsızlaştığı, sonra karanlıklaştığı bir anda karşıma çıktı.

    “Merhaba” dedi.
    “Merhaba” diye karşılık verdim.
    “İyi misin” dedi,
    “Standart” dedim, neden sordun?
    “Biraz önce yayalara kırmızı ışık yanıyordu ve yolda öylece durdun” dedi ve devam etti, “sanki bir şey kaybetmiştin, onu arıyor gibiydin, ama ne aradığın anlaşılmıyordu, yağmurun hüznü yüzüne vurmuş gibi bakıyordun etrafa, taksici sana bağırırken bile en ufak bir tepki vermedin” dedi.
    “Bilmiyorum” dedim. “Herhangi bir şey hatırlamıyorum, ne düşündüğümü bile bilmiyorum” dedim.
    “Kaybolmuş bir ruh gibi dolaşıyordun” dedi.
    “Tanışıyor muyuz?”
    “Hayır, hayır, ben, ben seni öyle gör…”
    “Anladım” dedim soğuk bir tavırla. “Bir şeyim yok merak etme” dedim.
    “Özür dilerim, rahatsız ettim” dedi.

    Özür dilemek için hiçbir sebebi yoktu. Hem ne diye özür diledi ki? Özür bu kadar basit dilenmeli miydi? Ben bunu hiç yapmazdım. Belki de işkence etseler ağzımdan zorla alırlardı. Özürmüş.. Özürde neymiş… Aman neyse, ne.. “Özür dilemene gerek yok” dedim. “Atom bombasını sen icat etmedin, milyonlarca insanı da sen öldürmedin” dedim. Zaten bu kadar ölümden o sorumlu olsa özür dilese ne olacaktı, özür diledikleri yeniden hayata mı dönecekti? Bayan Akura kızı Sunuka’yı tekrar kucağına mı alacaktı da, Bay Maki mesai bitiminde eve mi dönecekti sanki? Ben ne saçmalıyorum? Akura kim? Tanrım, ne oluyor bana.. “Özür dilemene gerek yok” dedim.

    Merhaba ben “Mustafa” dedim. Senin adın ne?
    “Eylül” dedi. “Bir şey sorabilir miyim” dedi ama cevabımı beklemeden “Zamanın varsa, kahve ısmarlayabilir miyim” gibi bir şey çıktı ağzından. Evet, kahveyi çok severim ama ne oluyordu. Neden kahve ısmarlıyordu. Daha birkaç dakika önce bana soru sormaya başlamıştı. Hayatımda onu ilk defa görüyordum. Bir saniye, yoksa ölmüş müydüm, yoksa taksi bana çarpmış ve komada mıydım? Saçmalama, ölmüş insana kim kahve ısmarlardı… Nezaketen mi yoksa, başka bir sebepten mi bilmiyorum ”neden olmasın, olur tabi, teşekkür ederim” dedim.

    Birkaç adım attık “nereye gitmek istersin” dedi. “Teklif senden geldiğine göre, yeri de sen seçersin diye düşünmüştüm” dedim. “Evet haklısın. Benim sürekli gittiğim bir kafe var, oraya gidelim” dedi. “Sen nasıl istersen dedim, organlarımı satmayacaksınız umarım” gibi saçma bir espri yapacakken kendimi durdurdum ve “o tarafta hangi kafe var” dedim. “İkinci Yeni” dedi. Evet biliyordum, birkaç kez gitmiştim. Kahvesini çok sevmemiştim, sıcak içilmesi gereken bir şeyi neden soğuk getirirlerdi ki? Alt tarafı bir suyu belirli derece de ısıtacak ve önüme getirecekti. Hayır efendim olur mu? V60 yöntemi ile demliyordu kahveyi, hangi kahve çeşidinden istediğimi sormuştu barista, içimden annende zaten Kolombiya çekirdeklerinden az kavrulmuş içerdi, sende kalkmış bana hangisini içeceğimi soruyorsun diye sorgulamıştım. Bunu neden sorguladım kendi kendime bilmiyorum burası bir kafe, sormak onun işiydi. Sormayıp, kahin yetenekleri ile ne istediğimi anlayıp kahve mi getirecekti? Tabi ki soracaktı. Zaten konumuz kahve çekirdeği bile değildi.! Sıcak suydu, Sıcak su! Bir suyu bile ısıtamıyorlardı. Bir saniye, konumuz su bile değildi, Konumuz artık “Eylül’dü.”

    Yürüyorduk, ve tabi ki kulaklığım kulağımda değildi, müzik listemi durdurmuş, onunla beraber yürüyordum. Müzik dinleyemediğim için kendimi suçlu hissettim, ben modaya doğru yürümüyor muydum? Bir anda içeri kat etmiş, Rexx’in o tarafa doğru gelmiştik. Klasik ergen buluşma noktası. Nerede buluşalım REXX’in orada… REXX’miş! Neyse… REXX’in karşısında harika bir kokoreççi var. Kömürün o kızgın alevinde, ince ince sote edilmiş kokoreç ve türlü sebzeler, üzerine de bol baharat, çok pişmiş olsun adem usta dediğimde tamam mustafacım merak etme der, ekmeği o sıcak közde kızartır, içerisine malzemeleri bolca koyar ve servis ederdi. Ah o ilk ısırık, anlatamam onu. O sıcak ekmek, ilk dişle buluştuğunda çıkardığı ses, ilk ısırıktan ağıza düşen parçalar ve çiğnerken aldığın o haz, ezilmiş parçaları mideye gönderdiğin büyük bir emek ürünü kokoreç! Ah, kokoreç ah.. Canım çekti şuan.. Ama biz kahve içmeye gidiyorduk değil mi? Neyse dedim içimden, akşama yanındayım adem usta. Yürümeye devam ediyorduk, sessizlikten kendimle konuşmaya başlamıştım. Şimdi aşağıya doğru inmeye başladık, Solda Bira Fabrikası adlı pub, Onun karşısında Fil Bar, onun aşağısındaysa çok sevdiğim dükkan Gargamel var.. Nadir bulabileceğiniz şeyler vardır Gargamel’de. Kaykaylar, marka ayakkabıların özel kreasyonları, giyim kuşam, ot bok ne ararsan vardır işte. Ucuz değildir ama olması gerektiği gibidir. Herkeste olandan değil de, herkeste olmayandan yana iseniz biraz paraya kıyardınız değil mi? Evet kıyardık elbette. Yürümeye devam ettik, göz ucuyla bana baktı. Tabi ki bende ona baktım, ben ona bakmasam, onun bana baktığını nasıl şuan anlatıyor olabilirdim? Biraz düşünün lütfen. Göz göze geldik ve ben gözümü kaçırdım, yürümeye devam ettik. Ne oluyordu hala anlamış değildim. Ben dünyaya sırtımı çevirmiştim. Bağım – beklentim yok, isteğim – öngörüm yok. Bir şey istemiyor haliyle bir şey de vermiyordum. Sadece amaç yüklemeden, yüklü olan amaçları kullanıyor, her hangi bir düşünce ve duygu beslemeden yaşıyordum.

    Ben biraz önce Moda’ya yürüyordum, kulağımda kulaklık ve son ses müzik çalıyordu, yağmur damlaları yüzüme düşüyor ve ben yürüyordum, şuan ben bunların sadece yürüme kısmına hayat veriyordum, yanımda Eylül adında, esmerle sarışın arasında, 165 ile 168 boylarında, kıvırcıkla düz karmaşasında, renkli renksiz mavi yeşil ela arasında gözleri, makyajdan eser olmayan o doğallığı ile duran bir kız vardı. Düşünsenize yüzünde bir ton makyaj yerine kendi yüzü var. Bu ne şans, bu ne mukaddes bir lütuf derken kendime geldim, ne saçmalıyorsun sen dedim. “Heh geldik” dedi. “Evet geldik” dedim, aklımda Sıcak Su var tabi. “Nereye geçelim” dedi, sen bilirsin demedim, o kadarda pasif bir karakter çizemezdim, hemen yeri belirledim ve oraya geçtik. Yine de onaylatma ihtiyacı duydum, “iyi mi burası” dedim. Evet, evet güzel yer seçtin dedi. Seçtiğim güzel yer sokağı gören, diğer yerlerden daha nezih ve yağmurun sesini duyabileceğimiz, aynı anda görebileceğimiz ve o ilk yola düşen yağmurla toz birleşimi kokuyu alabileceğimiz bir yerdi. Kısacası ben seçiyorsam o yer zaten güzeldi.

    Siparişlerimizi verdik ve konuşmaya başladık. Bir anda pat diye sordum, çünkü ben öyle yaparım. Hayallerle yaşayamayacak kadar kurşun sıkılmıştı hayatıma. “Neden” şuan buradayız, neden ben seninle sen de benimlesin dedim? Yüzünde samimi bir tebessüm oluştu, yanaklarında o yonca mı goncamı dedikleri şey oluştu, gözlerinin içi gülerken, makyaj olmayan suratı iyice gün yüzüne çıkmıştı, kıvırmı düz mü tam belli olmayan saçları şampuan reklamlarında olduğu gibi kendi kendine bir şekilde dalgalı bir denizde sörf yapıyor gibiydi. Ve cevap verdi “Ölmek için bir sebebin mi var” dedi. Yaşamak için bir sebebim mi olmalı dedim? Olmamalı mı dedi? Pekii dedim.. peki.. Peki…

    “Doğuyoruz ve yaşamaya başlıyoruz. Önce bebek, sonra çocuk, sonra burnunu karıştıran sivilceli bir ergen oluyoruz. Sonra yavaş yavaş büyümeye başlıyoruz. Okula gittikçe sınıf atlıyor, üniversite baskısı ile bir şeyler yapıyoruz, oradan buradan en saçma sapan yerleri tutturuyor, hiç umursamadığımız bölümleri bitiriyoruz, bu dönemlerde hiçbir şeyin planını yapmıyoruz, çünkü diplomayı alınca iş hazır diyoruz. Hayatımız bu anlamsızlıkların etrafında dönerken, mezun oluyor, bitirdiğimiz bölüm ile ilgisi olmayan işler buluyoruz ama en azından buluyoruz. Hayatın şimdi gerçekleri ile yüzleşmeye başlıyoruz. Geçim derdi ile değil o başka konu. Ruhun iyi olmadıktan sonra tabak çanakla geçinecek halin yok, geçinmesen de olur. Hayatımıza insanlar giriyor ve çıkıyor, girdikleri ile çıktıkları arasında uçurumlar oluyor, bu uçurumların kenarında dans ediyoruz ve gittiklerinde uçurumdan atlıyoruz. Hayır isteyerek değil istemeyerek. O uçurumdan bedenlerimizi değil ne yazık ki, içimizdeki tüm iyi duyguları atıyoruz, atlasak bedenimizin parçalanacağı yerde, ruhumuzun parçalanışını izliyoruz. Ve hiçbir şey olmamış gibi hayata devam mı etmemiz isteniyor. Evet isteniyor ve bu hayatın benden istediğini bu hayata veriyorum” diyorum.. ve susuyorum. Biraz dinlenmeye ihtiyacım var sanırım diyerek nefes alıyorum ve bir yudum su alıyorum şişeden.

    “Evet “ diyor Eylül, “veriyorsun, Taksi durmasaydı sana çarpacaktı farkında mısın” diyor? Değilim, güzel yanı da o dememle birlikte başını iki yana sallıyor. Şimdi durun bir saniye burada ne oluyor. Biz neden bunları konuşuyoruz, hatta biz neden buradayız, ben neden Moda’ya tek başıma yürümüyor ve bu kafede kahve içiyorum, tamam kahveyi seviyorum ama sıcak su ile! Su yine sıcak değil! Bir anda konumuza dönüyorum ve “varlık ile yokluk arasında bir fark yok, bedensel olarak olsa da ruhen yok, sadece ölmek için doğuyoruz, doğmamızın tek nedeni ölmek” değil mi diyorum. Hayır diyor.. Yaşadıktan sonra, ölmek için doğuyoruz diyor. Şuan yaşadığımı hissetmiyorum ve ölmek bile istemiyorum diyorum, ölüp ne yapacağım ki? Durduk yere ölmek için bir sebebim yok ve ben yaşamayı seviyorum. Ben sadece bir amaç yüklemiyorum artık. Amacım alındı, çalındı ve orada burada satıldı. Yok artık bir şey bende anlıyor musun” diyorum.

    “Anlıyorum ama bir şeylerin değişme vakti gelmedi mi artık” diyor.

    “ Ne gibi, neyin zamanı diyorum” ve “Benim zamanım” diyor.

    Umut etmek iyi bir davranış olsa da, “Umut” kötülüklerin en kötüsüdür der diyorum Nietzsche, bir anlaşılmak istenmeyen de o diyorum. “Evet onu anladığını sananlarda kendilerini kandırıyor ama artık benim zamanım geldi” diyor tekrar.
    Bu anlamlandıramadığım sahiplenme duygusu da nedir? Daha 1 saat önce farklı yollarda yürüyen bambaşka hikâyenin bambaşka karakterleriydik, nasıl oluyor da şuan onun zamanı geliyordu? Bu tarz şeyler filmlerde olmaz mıydı? Nasıl şuan benim başıma gelmişti, gözlerinin içine bakarken bunları düşünüyor ve yüzündeki tebessümü görebiliyordum. Kendisine olan özgüveni, Joe Satriani’nin gitar tellerinde parmaklarıyla dans ederken çıkardığı o melodilerle aynı hazzı hissettiriyordu bana.

    Peki dedim.. Ama buna şuan karar veremem.. Karar verebilecek kadar, karar verme cesaretim olduğumu sanmıyorum. Hayatıma bir yıkım daha ekleyemem, çöken binanın enkazından kurtulmak için bir çaba daha sarf edemem. Hayır, hayır buna şuan cevap veremem. Bu imkânsız. Bunu yapamam diye devam ederken Eylül masanın üzerinde kahve fincanını tutan elimi tuttu ve söze karıştı…

    “Şuan hissettiğin şey, içinde bir yerlerde sancılanma yapıyorsa ve tuhaf oluyorsan, miden de çok az bile olsa kramplara neden oluyor, kalp atışların hızlanıyor ve yüzüne ateş basıyorsa, evet, şimdi bir şeylere karar verebilirsin” diyor ve gözlerimin içine bakarak bir hayat konduruyor. Benim zamanım diyor gözleri. Hiçliğin içinde kaybolmuş gözlerime bakarken, yeniden hayata ben döndüreceğim diyor.
    Hayır, hayır, hayır.. Kafamı sallıyorum. Bu imkânsız. Hayır…! Buna bir kez daha izin veremem diyorum ve kafamı aşağıya indiriyorum.. Biraz sessizlik oluyor.. Ama hala eli, elimin üzerinde duruyor. Bu his hoşuma mı gitmişti, neden elini çekmiyordu, neden elimi çekmiyordum, neden bir şey demiyordum.. Sıkışıp kaldım, patlamak üzereyim, hayatımda ki boşluğun, dindirilemeyecek acının ve karanlığın içinde kaybolmuş bedenimin buna ihtiyacı mı vardı?

    Tam kafamı kaldırmak üzereyken, telefonu çaldı. Kısa bir an AC/DC şarkısı kafeyi neşelendirdi, ve “Efendim anne” dedi. Annesi aramıştı ve konuşmaya başladılar. Konuşmanın sonunda “birazdan kalkıp geleceğim, yarım saate yanınızda olurum” dedi. “Annemler” dedi, “tatile gidecekler, gitmeden önce biraz zaman geçirelim diye beni çağıyorlar, şuan buradan gitmek istemiyorum ama bu ilk tanışmış olduğumuz virgül olsun” dedi, “noktasını koymayacağız, sadece virgül tamam mı” dedi? Yüzümde bir tebessüm oluştu ve peki dedim.
    Telefonumu alıp, numarasını yazdı ve kendisini aradı. Tam telefonu verirken, “telefonun bildirim cenneti olmuş, bir bak istersen, merak edenin çok sanırım” dedi ve gülerek telefonumu geri verdi. Aynı anda bende güldüm ama asıl mesaj şuydu: “Ben geliyorum, dikkat et” Tabi ki bu mesaja bir karşılık vermeyecektim, birileri için bir şeylerden vazgeçme hakkımı çoktan kullanmış o evreyi çoktan geçmiştim.

    Ayağa kalkarken hesabı ödemek için kasaya yöneldim, bir kez daha elimi tuttu, sen değil ben ödeyeceğim, kahveyi ben ısmarlıyorum dedi, yüzündeki kararlılıkla baş etmek imkânsız görünüyordu, ikiletmedim, peki dedim ve hesabı ödedi.

    Beşiktaş’ta oturduğunu söyledi sokağa ilk adım attığında. Peki dedim, Vapur’a kadar sana eşlik edeyim ve yürümeye başladık. İkimizin yüzünde de aptal bir tebessüm vardı. “Kitap” okuyor musun dedim, evet dedi heyecanlı bir şekilde, “seni görmeden yaklaşık beş dakika önce Trevanian’ın Şibumi kitabını aldım” dedi. “Çok merak ediyordum, herkesin dilindeydi ve bende alıp okumak istedim, Vapur’a (Yolcu Gemisi) bindiğimde karşıya geçene kadar biraz okumak istiyorum” dedi. Şaşırmıştım, iki gün önce aynı kitabı bende almıştım ama başlamamıştım. “Bende aldım ama daha okumadım” dedim, “birlikte okuyalım o zaman, kitap hakkında bolca konuşuruz, zaten kendisini fazlasıyla konuşturtan bir kitap” dedim, “heyecanlı bir şekilde çok sevinirim” dedi. Benimde hoşuma gitmişti bu durum. Kadıköy iskelesine geldik, cüzdanından İstanbul kartını çıkardı, ve “bugüne virgül koyma zamanı” dedi, evet dedim, hala anlamlandıramadığım bu güne virgül koyma zamanı, “seninle karşılaştığım ve tanıştığım için içimde bir huzur var” dedi, bunun başka şeylere dönüşmesi, senin de aynı şeyleri hissetmeni çok isterim” dedi, ne diyeceğimi bilemedim, ve sustum, sadece aptal bir gülüş vardı suratımda, muhtemelen ben ne demek istemiyorduysam, suratım tam tersini söylemiş olacak ki, gözleri güldü ve bana sarıldı, vapur saati geldi gitmem gerekiyor artık dedi, aynı şekilde karşılık verdim ve yavaşça arkasını döndü yürümeye başladı, iki adım sonra tekrar döndü el salladı ve vapura doğru yöneldi. Vapur’a bindiğini gördüm ve bende arkamı döndüm, tekrardan Modaya doğru yürümeye başladım. Tam orada kalmıştık çünkü, Modaya doğru yürüyordum…

    İçimde bir şeyler kıpırdandı ama bunun nasıl olduğu, neden olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Sokakta sizinle kaç insan tanışır da, karanlığın en dibine gömdüğünüz o duyguları tekrar çıkartır dı? Bunun cevabı bellidir, ya hiç ya da benim başıma gelen gibi çok nadirdir.

    Şarkı listemi gözden geçirdim, kulaklığımı kulağıma taktım, Modaya doğru yürümeye başladım, bir mesaj geldi, Eylül’dü “Tüm dünya vazgeç dediğinde Umut fısıldar; bir kez daha dene” yazıyordu. Yüzümde bir tebessüm oluştu, mesajı okuyup cebime koydum, daha sonra cevap verecektim sanırım, içimde bir şeyler oluşmuştu ve içimde bir defa daha hissetmeyi akıl dahi edemeyeceğim bir his uyanmaya başlamıştı.. Belki de dedim, Cicero haklıdır, ”Bir yerde yaşam varsa, orada umut da vardır.”

    Tam o esnada 6:45 yayınlarının önünden geçiyordum, içeriye bir selam çaktım ve “Kim lan bu Erol Egemen” dedim? İçeriden kahkahalar yükseldi. Aynı şekilde karşılık verdim. Kaybedenler Kulübüne üye olduğumuzdan, 6:45 de bizim mekanımızdı. Sonra yürümeye devam ettim..

    Ellerim ceplerimde, şaşkın ama huzurlu bir şekilde yürümeye başladım, kara bulutlar toplanmış, yağmur yağmaya başlamıştı, boğuk ve karamsar havaları çok seviyorum ve yüzüme yağmur damlaları vurmaya başladı, 1 saat önce sadece damla olan bu yağmur tanecikleri, şimdi ise umudun damlalarıydı..

    Ve Modaya doğru yürümeye başladım…
  • Çok yorucu bir okumadan geldim, kitaba dair ne anlatabilirim diye düşünüyorum dünden beri.

    Kitabın “e” harfi bulundurmayışı, çevrildiği diğer dillerde de “e” harfi kullanılmadan çevrilmiş olması tam bir reklam kampanyası olmuş. Yazarın bunu “Auschwitz” kampında “kaybolan” annesine ithafen yazdığını okumayan da kaldıysa tekrar belirtmiş olayım. E harfi kullanmamak demek bir kitabı yazarken sadece içeriği değil biçimi de kurgulamak demek. Kitabın kategorilendirildiği alandaki en başarılı örneklerden birisi sayılmasının da sebebi işte bu biçim kaygısı.

    Neyse efendim bu e harfi olayına kanıp okumaya başladım kitabı; ama ilerlemeye çalıştıkça kitap bir bataklık misali ilerlememe engel oluyor sanki, okuyorum anlamıyorum, okumak istemiyorum, zorluyorum… Zaten okuduğum sırada göçebe yaşam tarzını benimsemiş, tekerlekli valizi ikinci kolunun yerini almış ilçeler ve şehirlerarası bir gezgin modumdayım. İçimdeki şeytan “Yarım bırak en iyisi, zaten bir halt anlamıyorsun! Uzaklaştın da kaç gündür zaten!!” diye dürteleyip duruyor, ben direnmeye uğraşıyorum.

    Kitap Anton Ssliharf adlı karakterin uyku sorunuyla başlıyor. Bu karakterimizi bir türlü uyku tutmuyor ve karakter buna çözüm arıyor. Hatta bu bölümü yazar “Uyuyan Adam” isimli kitabına atfetmiş. (“Burada, bir zamanlar yazdığımız bir romandaki gibi mışıl mışıl uyuyan bir adam anlatılır.” – Anton Ssliharf kısmı/ 1. Bölüm açılış yazısı… ) Karakter rüya mı görüyor, kafasında mı kurguluyor, kendisi bir roman mı yazıyor gibi pek çok soru işaretleriyle boğuştum. Sonra işe polisiye kısım giriyor, Anton kayboluyor, sonra günlüğünden ve kendilerine yollanan mektuplardaki ipuçlarından yola çıkarak onu aramaya çıkan arkadaşları da bir bir kaybolmaya başlıyor.

    Bu kısımlar tam bir işkence... Kitap ne anlatıyor, konu ne, olay ne... Tam bir keşmekeş var, içinden çıkmaya çalışırken anlamlandırmaya çalıştığınız kısım daha da bir artıyor. Bu kısmı okurken bir noktadan sonra anlama işini akışına bırakıp anladıklarımla yetinip, ileride bir düzene oturacağına dair inancıma tutunarak okumayı sürdürdüm. Keşmekeşin düzene oturması yaklaşık 14. Bölüme doğru oluyor, 14 bölüm böyle yarı anlayıp yarı anlamlandıramayarak gidiyor. Buraya kadar sabredip okumayı bırakmazsanız sanki okuduğunuz kitaba sihirli bir değnek değmiş gibi kitap bambaşka bir hale geliyor ve tüm kördüğüm yavaş yavaş gözünüze nakış gibi gelmeye başlıyor. #25647119

    Başında anlamlandıramadığınız tüm olaylar keyifli bir şekilde birbirine bağlanıyor. Yazar da bunu aslında bize taa kitabın başında söylemiş fakat kurguyu yakalamaya çalışırken bunun farkına varmak zor. #25648503

    Gizem çözülmeye, hikaye şekillenmeye başladıkça kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Ben 7 saatlik otobüs yolculuğunun nasıl bittiğini anlayamayacak kadar kaptırdım mesela kendimi bu noktadan sonra.

    Kitapta yazarın sık sık kitabı okuyucuyla birlikte yazıp-okuyormuş gibi bir his vermesini çok sevdim, bizim okurken kaybolmuş hissettiğimiz kadar, yazar da yazarken kaybolmamak için belki de hatırlatma notlarını kitabın içine saklamış ve bunu kurguya çok başarılı bir şekilde yedirmiş. Sanki bu kısımdan sonra böyle yazmayı düşünmüştüm, tekrar nereden bağlayacağımı görmek için okuduğumda unutmamak adına bunu da buraya yazayım şeklinde bir yol izlemiş. Tabii bu benim uydurmam da olabilir. =) #25627947

    Bu kitapla birlikte adını duyduğum, kitabın da en önemli örneklerinden sayıldığı “Oulipo” (Ouvroir de littérature potentielle, anlamı; "potansiyel edebiyat için atölye) diye bir akım varmış, bu akım Fransız edebiyatında hatırı sayılır bir yere sahip, edebiyat ile matematiği harmanlamış, içeriğinde bulmacalar, labirentler, iç-içe geçmiş karmaşık hikayeler barındıran farklı edebiyat tarzları yaratmayı amaçlıyormuş. Şimdi bu akımla ilgisi var mı ya da neyle ilgisi var bilmiyorum ama kitapta çok fazla 3, 6 ve özellikle 29 rakamı vardı. Bunlar bir yere bağlanır umudu ile epey bir not aldım farkına ilk vardığımda fakat sonra başa çıkamayıp bıraktım, üzerine oldukça kafa yorsam da bir sonuca varamadım, varabilen veya bir bilgi bulabilen olursa yorumda konuşalım üzerine lütfen. Sadece sayı değil aslında ak sözcüğü de çok fazla vardı ama bunları çıkarmaya üşendim. :) Şuradaki ekran görüntüsünde, şizofrenik şekilde Lost’taki sayılar gibi takıntı yaptığım sayılarla ilgili bir takım notları görebilirsiniz. =) https://i.hizliresim.com/g9QMAR.png

    Yunusla ilgili de bir metafor var sanırım bu da en sık kullanılan sözcüklerden birisiydi.

    Bir sürü yazar, heykeltraş, kitap, sanatçı adı geçiyor. Takip etmekten sıkılacağınız kadar çok. :-x

    Evet kitap alışık olduğumuz tarzın çok dışında ve belki de bu sebeple okunması oldukça zahmetli, fakat yazar arada bizi kitap kahramanı yaparak nasıl bir yol izlediğimizi, izleyeceğimizi yazmış ve bir nevi özür gibi kitabı böyle yazmasındaki amacını belirtmiş. Kitabın giriş, gelişme, sonuç biçimsel kaygısını linklerdeki alıntılarda özetlemiş. #25626286 #25626368 #25626543 #25630943 #25630974

    Böyle cebelleşip okuyup bir yere varabildiğim kitaplardan daha ayrı bir tat alıyorum bitirdikten sonra. Hep aynı tarz kitaplar okursak, nasıl etrafımızdaki farklılıkları kabullenebiliriz ki zaten… Bu yüzden sıkılsanız da, okumaktan soğusanız da pes etmeyin derim; belki de Lowry’nin dediği gibi “Kim ki yorulmadan uzağa, daha uzağa koşmaya gönüllüdür ancak onu kurtarabiliriz.”