Boğaziçinin kendine mahsus tatlı bir sessizliği ve onunla içiçe geçen, bütün günler ve geceler boyunca devam eden ve değişen kendine has sesleri vardır. Bu geniş, büyük sessizlikle onu için için dolduran ve âdeta gizli gizli dokuyan ve hep birer rütubet ve lezzetle ıslanmış, yumuşamış, hulyalaşmış olup da insana batmayan sesler, beraber duyulurdu.
Demek ki, havacılığımızı doğduğundan beri içinden kemiren bir teşkikat var yurdumuzda. Bu sebeple bugün havacılık, özellikle sivil havacılık bakımından dünyanın en iptidai milletlerine ait havacılık durumundan daha aşağı durumdayız.