Emily Dickinson şairi ölümünden otuz, otuz beş yıl sonra keşfeden yeni bir kuşak diğer şiirlerini de talep etmeye başladı ve Dickinson'ın peş peşe yayımlanan
Konu İspanya iç savaşı..
Uçurulması gereken bir köprü var.
Bu köprüyü uçurmakla görevli idealist genç Robert Jordan ve etrafındaki kişilerin savaş içersindeki genel durumları anlatılıyor.
Baş karakter Jordan ama aşık olduğu Maria'da hikayesiyle hem çok üzüyor hem de etkiliyor. Karakterlerin hepsi kendine has özellikleri olan ve akılda kalan karakterler.
Yaşadıkları mağara, önünde kapı niyetine kullanılan battaniye, mağaranın için tamamen gözünüzün önüne geliyor.
Güzel bir anlatım.
Kitap 623 sayfa ve toplamda 3 günlük bir macera. 4. gün kitap bitiyor. Savaş mı yok o bitmiyor. Yakarak acıtarak devam ediyor. İç savaş ya da dış savaş fark eden bişey yok. Savaş savaştır ve can yakar.
Herkesin anlayabileceği bir üslupla derine inmeden temel olaylar ele alınarak yazılmış. Başlangıç seviyesi için oldukça başarılı bir kitap. Çok kısa bir sürede gayet anlayarak okudum. Tavsiye ederim.
Osmanlı İmparatorluğu, 1299 yılında kurulup 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla sona ererek 623 yıl (bazı kaynaklarda 624) boyunca hüküm sürmüştür. Anadolu'da küçük bir beylik olarak başlayan devlet, üç kıtaya yayılarak 600 yılı aşkın süre dünya tarihinde önemli bir güç olmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu ile Batı Avrupa’yı sanayileşmenin ilk yüzyılı boyunca giderek bütünleştiren başlıca kuvvetler farklı perspektiflerden ele alınıyor.
Osmanlı coğrafyasındaki modernleşme dönüşümünün başlangıç aşamalarıyla da ilişkilenen olumlu ya da olumsuz ticari, mali ve parasal etkenlerin tahliliyle sınırlı kalmayan makaleler, geniş bir yelpazede sunulan bilgilerle aynı zamanda 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomisine ve toplumuna genel bir giriş
kitabı
623 sayfa olan kitabımız sadece 4 günden oluşmakta :) ama dolu dolu bir dört gün. Savaş sırasında cumhuriyetçi bir adamın bir köprüyü patlatma görevini ve başına gelenleri anlatıyor. Farklı insanlarla tanışıp bir de üstüne Maria ya aşık oluyor. Bazı yerlerde “burasını da çok uzatmışsın be Ernest “ dediğim oldu. Gereksiz uzatmalar dışında ve bazen sıkılmam dışında bitirdiğime ve okuduğuma mutlu olduğum bir kitap. Karakter çok güzel işlenmiş sanki hepsi benim arkadaşım oldu. Anselmo ve Agustin en sevdiğim yan karakterler. Agustin’in devamlı bir suretle dağa ve taşa sövmesini birine çok benzettim. :) bazı kısımlar aşırı hoşuma gitti. Kitap sizi içine alıyor her yeri herkesi gözünüzün önündeymişçesine tanıyor görüyorsunuz. Karşıt iki görüşlü insanların birbirlerine yaşattıkları kısımlar ve iç hesaplaşmaları …
501.sayfada şimdi şimdi şimdiii bir sürü şimdi kelimesini kullandığı yer. Şimdi gel ,şimdi, şimdiden başka şimdi yok.
Ve Robertonun içsel hesaplaşmaları “Keşke daha fazla vakit olsaydı “
Şahsen ben iyi ki okumuşum dedim. Size de iyi okumalar dilerim.