Hastanede sıramı beklerken herkesin somurtup ciddi bir yüz ifadesiyle beklediğini yalnızca birkaç çocuğun gülümseyip neşeli olduklarını gördüm. Fark ettim ki bizler büyüdükçe fıtrattan kopuyoruz. Çocuklar ise fıtrat üzerine oldukları için etrafa gülücükler saçıp hissiz olmadıklarını hissettiriyorlar. Düşünürken yanıma kilolu bir dayı geldi ve konuşmaya başladı. Kilo başa bela insanı çok rahatsız ediyor dedi. Bende haklısın dayı dedim. Sonra yanımda duran kişiye göz ucuyla bakıp "Maşallah sıra dağları gibiyiz ikimizde." deyince üçümüz gülüşmeye başladık ve ortam değişti bir anda. Ama sen ova gibisin diye de eklemez mi. Nefsim okşandı biraz yalan olmasın. Ciddi yüz ifadelerinin yerini sıcakkanlı samimiyet içeren ifadeler aldı. Bir kişi ortamı değiştirebiliyor diye düşündüm. Sohbet esnasında Fransızca dersi öğretmeni olduğunu öğrendim. Beni burada görmese de teşekkür ederim o abiye.. Hatıra olarak burada kalsın.