Dibe ku jiyan riyek dirêj be!
Li ser xaka xwe disekinim bo stêrk pesnê min bidin.
“En kara gecenin de sabahı olur.”
“Ne kadar iyi olsakta birilerinin hikayesindeki kötüyüz işte.”
ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu.
Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hâlâ hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.
Başlangıçta doğruydu belki.
Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan, benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
Ve hâlâ bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananları gibi
Terk ettin…
niha her tişt çargavî û pirhejmar niha
mîna şoreşeke niha
her tişt ji nû ve bênavber domdar e
her tişt dilê min,
ew kela eşqê ya kevn
rabirdûyeke nipînû afirand
ji hêza bêjeyan
Vedigerim li paş xwe dinêrim
Tune yî tu Ey huner!
A ku her tiştî vediguhezîne jiyanê
kalbimin kütüğü
aşkın doğusuna kayıtlı hâfızı olduğum coğrafya ruhumu çatan imgeler iklim ve rüya söyler dilim şehire gelmez ne zaman aşka düşsem
kitabına diz çöktüğüm kaderim değilsen yıldızımsın ışığını görmeden gidemem