Baş etmek yok ama alışılıyor. Mecburen hayatın diğer kısımlarına odaklanıyorsun, aniden aklına gelince kalbine ince bir tel saplanıyor, gülümseyerek yaşamaya devam ediyorsun.
Keşke bu şehirde deniz olsaydı veya şehirle barışık bir orman. Hiç yoktan bir göl, bir ırmak olsaydı keşke. Bu şehirde eve gitmek istemezsen kafeye, alışveriş merkezine, lunaparka veya bir park parçasına gitmek zorundasın. Hiçbiri yalnız insanlara uymuyor. Oysa deniz olsa, yalnızlığım hiç sırıtmazdı onun kenarında.
Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar da değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar...