Şahsen kitabı pek beğendiğimi söyleyemem, edebi anlamda değerli bir eser olmaktan ziyade öğretme amacı güden bir eser. Zaten vaktiyle yazar bu kitabı tefrikalar halinde bir gazetede yayımlamış, insanı kitaptan soğutacak kadar tekrar eden ifadeler yer alıyor. Kitabı okurken kaç kere "mini etekli kızlar" ifadesini gördüğümü saymayı bıraktım. Kitapta istisnasız olarak üniversiteye giden kızlar, başı açık kızlar, mini etekli kızlar veya seküler görüşü benimseyen kadın erkek fark etmeksizin herkese karşı argo denilebilecek kadar bir küçümseme var.
Kitabın konusuna gelirsek yazıldığı dönemin siyasi yapısını göz önünde bulundurarak çok bir şey demeyeceğim ancak kitapta beni çok rahatsız eden bir çelişkiye değinmek isterim.
Kitaptaki muhafazakar kesim kendilerine gösterilen önyargıdan bıkmış durumda oysa kendileri de seküler kesime karşı aynı önyargıları taşıyor. Tüm kitap boyunca muhafazar kesim ahlaki üstünlüğe sahip olarak tasvir ediliyor ancak gerçek dünyanın siyah beyaz olmadığı göz ardı ediliyor. Oysa toplumsal bir eleştiri olarak kaleme alınmış bir eserin daha tarafsız bir dille yazılması gerekmez midir?
İşte tam da tarafsızlıktan bu kadar uzak yazıldığı için toplumda birleştirici etkiden ziyade ayrıştırıcı etki taşıyor. Toplumsal farkındalık yaratması gerekirken daha da bölüyor. Bu yüzden de özellikle yaşı küçükler için önermem.