• 120 syf.
    ·11 günde·7/10
    Ve Gömülü Şamdan...
    Size kitabın bende bıraktıklarından bahsedeyim. Zweig’in birçok kitabını okudum ama bu kitabında daha dini bir konuyu hikayeleştirmiş. Başarılı, öğretici ve meraklandırıcı bir eser.
    Yahudilerin kutsal emanetlerinden Menora yedi kollu şamdan... Yurtsuzluklarının bedelini oda ödüyor.
    Benjamin, kahramanımız, ömrünü Menora’yı yurduna ulaştırmak için harcıyor. Küçük bir çocukken dedesi bir gece ansızın uyandırdı ve bilmediği bir yola koyuldu. Haham Elieser ile Benjamin yol boyunca konuştular. Hayatı boyunca görüp görebileceği en büyük bilgeden ders alıyordu. Menora için yola düştüklerini onu yuvasına göndürmeden rahat edemeyecekleri daha 7 yaşında öğrenmişti. 88 yaşına geldiğinde hala yurtsuzdu Menora. Artık bir yol bulmuşlardı onu kullanmalılardı. Ve tabi ki bu kişi Benjamindi.
    İşte buradan sonrasına devam edelim.
  • 120 syf.
    ·Beğendi·6/10
    "Yahudilerin kutsal emanetleri olan Gömülü Şamdan için diyar diyar gezmeleri, bu serüvene 7 yaşında ortak olup 88 yaşında son nefesine kadar kutsal değerleri için çaba veren Benjaminin hikayesi..." Bu kitap bende bizim kutsal değerlerimize, emanetlerimize hak ettiği özeni, önemi, değeri ne kadar gösterdiğimizi sorgulattı....
  • Harland Sanders, henüz 6 yaşındayken babasını kaybetti. 16 yaşında okulu bırakmak zorunda kaldı, 17 yaşına geldiğinde tam dört farklı işten çıkarılmıştı. 18 yaşındayken evlendi ve 22 yaşına kadar trenlerde kondüktörlük yaptı. Çocukları oldu ama eşi bebekleri de alarak Sanders’i terk etti. Bunun üzerine Sanders, Amerikan Ordusu’na girdi ancak bir süre sonra terhis edildi. Hukuk fakültesine başvurdu ama reddedildi. Sigortacılık işine girdi ama bu meslekte de tutunamadı.

    Daha sonra küçük bir kafede aşçı ve bulaşıkçı olarak işe başladı, 65 yaşındayken emekliye ayrıldı. Devletten aldığı ilk emekli maaşı 105 dolar gibi komik bir meblağdı. Öyle ki Sanders, devletin kendisiyle resmen alay ettiğini düşünüyordu. “Hiçbir işe yaramayan bir adamım, yaşamamın ne anlamı var ki?” diye düşünerek intihar etmeye karar verdi.

    Bir ağacın altına çöktü, vasiyetini yazmaya koyuldu ama aslında hayatını kökten değiştirecek şeyleri kaleme almıştı o gün. İşte o anda bir şey fark etti: Henüz yapmadığı o kadar çok şey vardı ki… Hatta bir konuda tanıdığı herkesten çok daha başarılıydı; Sanders muazzam bir aşçıydı. Önce gidip 87 dolar borç aldı, sonra kendi tarifini kullanarak bir miktar tavuk hazırladı. Ardından kapı kapı dolaşarak Kentucky’deki komşularına bu tavukları satmaya başladı. Az önce Sanders’in intiharın eşiğine geldiğini söylemiştik, değil mi? Evet, 65 yaşındayken az kalsın intihar edecekti. 88 yaşına geldiğinde ise devasa bir imparatorluk kurmuş ve zengin olmuştu.

    Şu anda KFC, 123 ülkede neredeyse 20.000 şubesiyle dünyanın en büyük ikinci restoran zinciri konumunda.

    İnanın, siz de başarılı olacak potansiyele sahipsiniz. Hayallerinizin peşinden koşarak fark yaratın ve şunu asla unutmayın: Başarı, cesaret gerektirir ve hayal kurmanın yaşı yoktur.
  • ŞİİRSEL İFADE CANBAZI, STANİSLAW LEM
    12 Eylül 1921; Lwów, Polonya – 27 Mart 2006, Krakow

    “Lem’in çağdaşlarının pek azı, şiirsel ifade ve kelime oyunu kurmada onun yanına yaklaşabilirler.” Kurt Vonnegut
    https://lem.pl

    Stanislaw Lem, bilim kurgu türünün en tanınmış yazarlarından, Solaris’in yazarıdır. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı.

    Lem, İkinci Dünya savaşı döneminde Nazi kamplarında kaldı. 1946’da Krakow’a yerleşti ve tıp eğitimini tamamlayarak doktor oldu. Aynı yıllarda şiir yazmaya ve bilimsel yöntem üzerine kuramsal araştırmalara başladı.
    Lem bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946’dan itibaren çeşitli dergilerde şiir ve kısa öyküleri yayımlanmaya başlandı. İlk romanı Czlowiek z Marsa (Marslı Adam) 1946 yılında Nowy Świat Przygód (Yeni Dünya Maceraları) dergisinde tefrika olarak yayımlandı.
    İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci (Astronot) 1951’de yayımlandı. 1953’te tıp öğrencisi olan Barbara Lesniak’la evlendi. 1950’lerde bilim kurgu türüne yönelen Lem’in ilk kitabı ‘Kazanılan Zaman’ 1955’te yayımlandı. Bilimkurgu kitapları yazdığı ilk yıllarda modern bilimle hümanist ahlakı birleştirmeye çalıştı. Daha sonraları “Yıldız Günceleri-1957” gibi kitaplarıyla parodik metinler üretti.
    Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora unvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü.
    Yazarın başyapıtı sayılan Solaris, Andrei Tarkovski tarafından 1972’de, Steven Soderbergh tarafından da 2002’de filme çekildi. ‘Solaris’te, iletişimin ne olduğunu sorgulayan Lem’in metinlerindeki ortak nokta “ironi” duygusu oldu.
    Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick’le birlikte bilim kurgu edebiyatının “ciddiye alınmasını sağlayan” yazarlar arasında sayılan Stanislaw Lem, felsefeye ve dilbilime esin kaynağı olarak görülen metinler üretti.
    Lem’in Lehçe yazdığı kitaplar 40’tan fazla dile çevrildi ve yaklaşık 27 milyon adet sattı. Stanislaw Lem”in bütün eserleri Türkçe olarak İletişim Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.
    Stanislaw Lem, 84 yaşında 27 Mart 2006’da Krakow’da öldü.


    ESERLERİ

     Aden
     Dönüşüm Hastanesi
     Dünya’da Barış
     Fiyasko
     Gelecekbilim Kongresi
     İnsanın Bir Dakikası
     Kör Talih
     Küvette Bulunan Günce
     Ölümlü Makineler
     Solaris
     Soruşturma
     Yenilmez
     Yıldız Güncesi
     Yıldızlardan Dönüş
     Sahibinin Sesi



    KRONOLOJİ
    1921 Stanisław Lem, zengin bir KBB doktorunun ailesinde, Lviv'de (bugün Ukrayna) doğdu
    1932 Devlet Ortaokulunda eğitime başladı. Lviv'de K. Szajnochy
    1939 Lise diplomasını aldı
    1940-1941 Lviv Tıp Üniversitesi'ndeki çalışmalara başladı.
    1942'de Lviv'in Alman ordusu tarafından işgalinden sonra, hammadde geri kazanımıyla uğraşan bir Alman şirketinin garajlarında mekanik asistan ve kaynakçı olarak çalışmaya başladı.
    1944'te Rus ordusunun yeniden girmesinden sonra tıbbi çalışmalara devam etti.
    1946 Ülkesine geri gönderme eyleminin bir parçası olarak, bütün ailesiyle Krakow'a gitti.
    "Nowy Świat Przygód" bölümlerinde basılan Marslı Adam'ı yazdı.
    Jagiellonian Üniversitesi Tıp fakültesinde çalışmalarına başladı.
    1946-48 Şiir ve hikaye yayınladığı “Tygodnik Powszechny” ile işbirliği yaptı.
    1948, ilk romanını “Başkalaşım Hastanesi”nde yazmaya başladı.
    1951 ilk kitabı “Astronotlar”ı yayımladı.
    1953 Radyolog Barbara Leśniak ile evlilik
    1954 Babası öldü, “Samuel Lem”
    1957 Diyaloglar; “Yıldız Günlükleri”
    1961 Küvette bulunan günlüğü; Yıldızlardan dönüş; “Solaris”
    1964 Yenilmez; Summa Teknolojisi
    1965 Cyberiad
    1968 Oğlunun doğumu
    1970 Dışişleri Bakanı, Polonya kültürünü yurtdışında popülerleştirdiği için ödül aldı.
    1971 Mükemmel vakum
    1972, Polonya Bilimler Akademisi "Polonya 2000" Komisyonuna üye oldu.
    1973 Kültür ve Sanat Bakanı'nın Edebiyat ödülü, Amerika Bilim Kurgu Yazarları onursal üyeliği
    1976 Katar
    1976 Edebiyatta Birincilik Ödülü, “SFWA”
    1981, Wrocław Teknoloji Üniversitesi'nden onursal doktora aldı.
    1981'de Polonya'da sıkıyönetim yasası getirildi
    Batı Berlin'deki Wissenschaftskolleg'e yıllık burslu 1982 gezisi
    1983-88 Viyana'da konaklama
    1985 Avrupa Kültürü Alanında Avusturya Devlet Ödülü
    1987 Fiyasko; “Yeryüzünde Barış”
    1988 Polonya'ya dönüş
    1991 Avusturya Devlet Ödülü Franz Kafka edebiyat alanında
    1994, Polonya Sanat ve Bilim Akademisine üye olarak kabul edildi.
    1996 “Beyaz Kartal'ın emri”
    1997 Krakow şehrinin onursal vatandaşlığı
    1998 Onursal doktoralarla onurlandırıldı: Opole Üniversitesi, Lviv Devlet Tıp Üniversitesi, Jagiellonian Üniversitesi
    2000-2003 Pırıltı; Kenarda Dünya;
    2006 27 Mart'ta Stanisław Lem, Krakow'daki bir klinikte gözlerini hayata yumdu.

    ***

    DR.AA
    21.10.2019
  • 104 syf.
    İyi geceler 1k ahalisi .
    Öncelikle Van Gogh böyle bir kalemden okumak hakikaten çok güzeldi ..
    Anlatım yalın ve çok güzel işlenmiş.

    Nedir sanat nedir yaşam (s.21)

    Yanıtı sezgileriyle aramış Vincent.
    Vincent Hollandaca Zafer anlamına geliyor.

    Adı Zafer olan tüm yaşamı yenilgileriyle geçmiş bir insan.(S.31)
    Van Gogh papaz bir babanın oğlu .
    Sürekli kendi içerisinde , bağdaşamayan kendi varoluşu içinde kaybolan , ressam , çağdaşlarından farklı , bir düzensizlik , kuramsizlik içinde idi .
    Varolmanın bunaltısı içinde sürekli

    Hiç bir işe yaramadığını inandığında kendini lanetleyecektir o da.(S.42)

    Bu onun özgün olmasını sağlıyordu .
    Durmadan soran, sorgulayan, cevap verdiğinde bile cevabı bir soru olan.

    Ve hiç bir zaman günün şartların da para kolay kazanılabilen resimler çizmedi.
    Toplum tarafından en yakını kardeşi tarafından bile resimleri delice bulundu .

    Hayatını kardesinin yardımı ile idame ettiriyordu. Sanırım yanlış bilmiyorsan kendi hayattayken sadece 1 tablosu satıldı .

    Bugün, yüzyıl sonra , bir günde yaptığı bir resim milyarlar ediyorsa , hangi hayat utanacak?(s.34)
    Satılan bazı tablo ve fiyatları: Dr. Gachet’nin Portesi adlı eseri 1990 yılında 82,54 milyon $, Sakalsız otoportresi 1998 yılında 71,5 milyon $, İrisler adlı tablosu 1987 yılında 53,9 milyon $ bedelle satılmıştır.

    Hayatında kendi isteğiyle tımarhane de kalan bir ressam , ve aksine en fazla tablo çizdiği zaman da bu zamanlar . Yaklaşık 10 yılda 800 tablo ve hiç azımsanmayacak bir rakam .
    O zamanlar hayatında sadece bunu istiyordu:
    Bir tımarhaneye ressam ve emekçi olarak kabul edilmek(S.69)

    Gecenin gündüze dönüşmesi istemektedir . Belki bu istekle Yıldızlı Gecelerin resmini yapma cesareti göstermiştir(S.18)
    Onunla ilgili bir gizem çözülmüş çok ilginç geldi paylaşmak istedim .
    https://onedio.com/...izem-cozuldu--723394

    Van Gogh bir mektubunda kardeşi Theo'ya söyle demektedir:
    Herkesin kendi düğümünü kendinin çözmesi gerek .(s.88)
    Ve evet Van Gogh kendi yaşamanı 37 yaşında karnına bir kurşun sıkarak son vermek istemiştir . Ama bunu bile başamarayıp kendine lanet etmistir.
    Kurtarilabilme ihtimali olmasına rağmen iyilesmek istemez ve şu sözlere dile getirir.

    Bir cehennemde yaşadım .
    Gittiğim yerde daha kötü bir cehennem olamaz(s.93)

    Kendi döneminde hic anlaşılmayan , her şeyden önce resim , kendi deliliğin ögesi bile resim olan bir insan böylece yitip gitti .

    Kitap Van Gogh olan merakımı daha da artırdı. Okuyun okucaklara şimdiden keyifli okumalar .
    Şu güzel alıntı ile bitirmek istiyorum :

    Selam sana bu dünyanın içinde binlerce dünya olduğunu sezen ve bunu bize duyuran ve her fırça vuruşunu yaşamının bir anıyla ödeyen ressam!..(S.95)
  • Türk Romanları:
    1. İntibah - Namık Kemal,(okundu)
    2. Felatun Bey ile Rakım Efendi - Ahmet Mithat(okundu),
    3. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem(okundu),
    4. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat - Şemsettin Sami
    5. Turfanda mı Yoksa Turfa mı ? - Mizancı Murad
    6. Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai(okundu),
    7. Zehra - Nabizade Nazım
    8. Udî - Fatma Aliye
    9. Âmâk-ı Hayal - Filibeli Ahmet Hilmi(okundu),
    10. Mürebbiye - Hüseyin Rahmi Gürpınar
    11. Küçük Paşa - Ebubekir Hazım Tepeyran
    12. Aşk-ı Memnu - Halit Ziya Uşaklıgil
    13. Eylül - Mehmet Rauf(okundu),
    14. Zavallı Necdet - Safvet Nezihi
    15. Sinekli Bakkal - Halide Edip Adıvar
    16. Ayaşlı ile Kiracıları - Memduh Şevket Esendal
    17. Efruz Bey - Ömer Seyfettin
    18. Üç İstanbul - Mithat Cemal Kuntay
    19. Sabir Efendinin Gelini - Ercümend Ekrem Talu
    20. Fahim Bey ve Biz - Abdülhak Şinasi Hisar
    21. Sürgün - Refik Halid Karay
    22. Çalıkuşu - Reşat Nuri Güntekin
    23. Yaban - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    24. Çingeneler - Osman Cemal Kaygılı
    25. Aganta Burina Burinata - Halikarnas Balıkçısı
    26. Zaniyeler - Salâhaddin Enis
    27. Çulluk - Mahmut Yesari
    28. Kıskanmak - Nahid Sırrı Örik
    29. Çıkrıklar Durunca - Sadri Ertem
    30. Fatih Harbiye, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu – Peyami Safa
    31. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar
    32. Sisli Geceler - Halide Nusret Zorlutuna
    33. Ciğerdelen, Dineyri Papazı – Safiye Erol
    34. Kara Kitap – Suat Derviş
    35. İbrahim Efendi Konağı - Samiha Ayverdi
    36. Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali
    37. Kutsal İsyan - 1 - Hasan İzzettin Dinamo
    38. Yorgun Savaşçı, Devlet Ana - Kemal Tahir
    39. Denizin Çağırışı – Kemal Bilbaşar
    40. Bereketli Topraklar Üzerinde – Orhan Kemal
    41. Kurtlar – Peride Celal
    42. Küçük Ağa – Tarık Buğra
    43. Korkunç Yıllar, Onlar da İnsandı – Cengiz Dağcı
    44. Çocuktaki Bahçe – Feyyaz Kayacan
    45. Bir Gün Tek Başına – Vedat Türkali
    46. Anayurt Oteli – Yusuf Atılgan
    47. Zeliş – Necati Cumalı
    48. Deniz Küstü – Yaşar Kemal
    49. Suçumuz İnsan Olmak – Oktay Akbal
    50. Yılkı Atı – Abbas Sayar
    51. Korsan Çıkmazı – Nezihe Meriç
    52. Kurtlar Sofrası – Attila İlhan
    53. Sarı Traktör - Talip Apaydın
    54. Sırrımsın Sırdaşımsın - Kamuran Şipal
    55. Sokakta - Bahaeddin Özkişi
    56. Yukarışehir - Şemsettin Ünlü
    57. Hayır... – Adalet Ağaoğlu
    58. Yalnızlar – Erhan Bener
    59. Kaplumbağalar – Fakir Baykurt
    60. Gece – Bilge Karasu(okundu),
    61. Denizin Kanı – Tarık Dursun K.
    62. Mektup Aşkları – Leyla Erbil
    63. Kilit, Kapı, Anahtar - Mustafa Necati Sepetçioğlu
    64. Kırk Yedi'liler 40 Yaşında – Füruzan
    65. Kitap Yalan – Tahsin Yücel
    66. Tutunamayanlar – Oğuz Atay
    67. Pansiyon Huzur – İrfan Yalçın
    68. Odalarda – Erdal Öz
    69. Şafak – Sevgi Soysal
    70. O / Hakkari'de Bir Mevsim – Ferit Edgü
    71. Salkım Hanımın Taneleri – Yılmaz Karakoyunlu
    72. Hoşça Kal Umut – Ayla Kutlu
    73. Küçük Dünya – Emine Işınsu
    74. Erguvan Kapısı – Oya Baydar
    75. Gül Yetiştiren Adam – Rasim Özdenören(okundu),
    76. Çocukluğun Soğuk Geceleri – Tezer Özlü(okundu),
    77. Tren Burdan Geçmiyor – Sevinç Çokum
    78. Çanakkale Mahşeri – Mehmed Niyazi
    79. Dalyan – Güven Turan
    80. Ölü Erkek Kuşlar – İnci Aral
    81. İşkenceci – Alev Alatlı
    82. Yarın Yarın – Pınar Kür
    83. Arzu Sapağında İnecek Var – Nazlı Eray
    84. Issızlığın Ortası – Mehmet Eroğlu
    85. Kaybolmuş Günler – Mustafa Miyasoğlu
    86. Mel'un – Selim İleri
    87. Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir – Selçuk Altun
    88. Kuşevi'nin Efendisi – İbrahim Yıldırım
    89. Kara Kitap – Orhan Pamuk
    90. Dün Korkusu – Nihat Genç
    91. Dünyayı Dolduran Kiraz – Şükrü Karaca
    92. Sevgili Arsız Ölüm – Latife Tekin(okundu),
    93. İstanbul Bir Masaldı – Mario Levi
    94. Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
    95. İsmail - Reha Çamuroğlu
    96. Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar
    97. Bana Uzun Mektuplar Yaz – Cihan Aktaş
    98. Yağmurdan Sonra – Ahmet Kekeç
    99. Emanet Gölgeler Defteri – Ethem Baran
    100.Lâl – Ayşe Kara


    Not: Kendim bu sıralamaya göre okumayı düşünüyorum, okundu olarak isaretlediklerimi tekrar okumayacağım sadece hangi kitaplar eksik o yüzden çıkarılmış liste isteyen faydalanabilir,illaki bu sıralamaya göre okumak zorunda değilsiniz. :))