Bugün benim günüm.
Geçen bir yılın yükünü de, öğrettiklerini de yanımda taşıyorum.
Kolay olmadı, bazen kırıldım, bazen vazgeçmek istedim… ama buradayım.
Hâlâ ayaktayım. Hâlâ umut edebiliyorum.
İyi ki doğdum.🤓
Az ...
Az, dediğin, küçücük bir kelime.
Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi...
Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir.
Kitapçılarda gezip sitelerden alıyoruz hocam:) Gerçi geçenlerde umutlarımı yeşertecek bir olay yaşadım, mağazanın bininci müşterisi olarak bir kitap hediye aldım.Okumayalım diye pahalı sanırım.😊
Aşık insanlar genellikle asabi, tehlikeli olurlar. Perspektif duygularını kaybederler. Mizah duygularını kaybederler. Sinirli, can sıkıcı psikopatlara dönüşürler. Katil bile olurlar.
"Karanlık zamanlarda şarkı da söylenecek mi? Elbette, şarkı da söylenecek, karanlık zamanları anlatan.." Bertolt Brecht in bu dizelerinden etkilenilmiş olmalı ki sonrasında Sezen "sözleri de vururlar şarkıya şiir olur " diyecek elbette.😊📚🌱