• "Çehov yeni bir öykü yarattığı sırada, yeni bir yazar imgesi de yaratmıştı aslında: uzaktan gözlemleyen, ağırbaşlı, temkinli, mütevazı, doğruluk ve kesinlik ölçütüne göre nesrinin hammaddesine biçim veren, ideolojik aşırılıklardan, ahlâkî yargıların baştan çıkarıcılığından, yüce fikirlerin boş gururundan kaçan bir zanaatkâr. Çehov'un kendisi çoğunlukla böyle tasvir edilmiş, o da kısmen böyle olmayı istemiştir. İdeolojik noksanlıkları konusunu sık sık alaya alırdı. 9 Ekim 1888'de Grigoroviç'e 'Her ay değişiyor; ben de mecburen kendimi kahramanlarımın nasıl âşık oldukları, evlendikleri, çocuk sahibi oldukları, öldükleri ve nasıl konuştuklarının tasvirine bırakıyorum.' Yazarın vazifesini bu olarak görüyor, bunu yeterli kabul ediyordu."
    Anton Çehov
    Sayfa 25 - İletişim Yayınları, Rıchard Pevear'ın 'Çehov'un Öykülerine Giriş' adlı önsözünden
  • Hükümet anıtkabir için uluslararası bir yarışma düzenledi. Türkiye'den başka Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya'dan da katılımlar oldu. Yerli ve yabancı sanatçı ve mimarlardan oluşan jüri Emin Onat ile Orhan Arda'nın projelerini daha milli ve uygulanabilir buldu. 9 Ekim 1944'te görkemli bir törenle ilk harç konuldu ve hummalı bir çalışma başlatıldı.
    Anıtkabirin bulunduğu yerin adı Anıttepe olarak değiştirildi. Anıtkabir 1953'te tamamlandığında Türkiye, Atatürk'ün şanına yakışır görkemli bir yapıya kavuşmuştu.
  • 2019
    OCAK
    1. Belgelerim - Alejandro Zambra

    MART
    1. Aramızdaki Şey- Tomris Uyar
    2. Metal Yorgunluğu -Tomris Uyar

    NİSAN
    1. Mahcubiyet ve Haysiyet- Dag Solstad
    2. İshak - Onat Kutlar
    3. Bir Kadının Penceresinden-Oktay Rifat😍
    4. Bildiğimiz Dünyanın Sonu- Erlend Loe
    5. Karanlığı Arşınlayanlar- Antoni Casas Ros
    6. Patlama Kayıtları- Yan Lianke (487 s.)😍
    7. Tirza- Arnon Grunberg  (431 s. )

    MAYIS
    1. Bağlar- Domenico Starnone
    2. 33 - Kijersti Skomsvold
    3. Mrs. Stone' un Roma Baharı- Tennessee Williams
    4. Eş- Jenny Offill
    5. O Gün İçin Bir Şemsiye - Wilhelm Genazino
    6. Rastlantısal- Ali Smith
    7. Kaybolup Giden Bir Kadın- Willa Cather
    8. Hayat İşte- Italo Svevo (413 s.)
    9. Üç Kadın- Robert Musil
    10. Kâtip Bartleby- Herman Melville
    11. Gitmeliydin- Daniel Kehlmann

    HAZİRAN
    1. Şikago Mezbahaları-Upton Sinclair(400)😍
    2. Vahşi Hafiyeler- Roberto Bolaño (784 s.)
    3. Sarı Duvar Kâğıdı- Charlotte Perkins Gilman ( 46 sayfa)😍
    4. İklimler- André Maureis (208 s.)
    5. Zor Sevdalar- Italo Calvino (111 s.)
     
    TEMMUZ
    1. Clichy'de Sessiz Günler- Henry Miller
    2. Kırmızı Defterli Kadın- Antoine Laurain
    3. Mavi Gitar- John Banville (262 s.)
    4. Bir Zamanlar Hayat Bizimdi- Marian Izaguirre ( 384 s.)😍
    5. Taşıdıkları Şeyler- Tim O'Brien (224s)😍
    6. Su Diyarı- Graham Swift (338 s.)
    7. Günaydın Geceyarısı- Jean Rhys (182s.)

    AĞUSTOS
    1. Aşk ve Yaz- William Trevor (262 s.)
    2. Caniko- Colette (156 s.)
    3. Hayatın Mucizeleri- Stefan Zweig (264s.)

    EKİM
    1. Su Kürü - Sophie Mackintosh
    2. Disiplinli Güzel Günler- Fleur Jaeggy

    KASIM
    1. Tütüncü Çırağı- Robert Seethaler😍
    2. Bir At Bara Girmiş- David Grossman

    ARALIK
    1. Yedi Yıl- Peter Stamm
    2. Meselenin Özü- Graham Greene (346s)
    3. Gündüz Güzeli- Joseph Kessel(175s.)
  • ”Ütopyalar Güzeldir” Dedirtecek Dünyanın Her Yanından 10 Kitap Kasabası ve Köyü

    Ne yalan söyleyeyim kitap kasabalarını daha önceleri birkaç kez duymuş da varlıklarına pek inanamamıştım. Düşünsenize bir ufak yerleşim bölgesi var; şehre yakın ama ondan ayrı ve merkezinde kitaplar var. Yalnız sahaflar, kitabevleri de değil; her yıl düzenlenen festivallerle de yöre halkı sanata, kitaba, edebiyata, kültüre doyuyor. Herhalde insanların bir arada bulunmasına vesile olan en güzel aktivitelerin başında da kültür, sanat etkinlikleri gelir.

    1. Urueña, İspanya
    Madrid’e iki saatlik bir mesafede bir ütopya yaşıyor, desek mübalağa etmiş olmayız herhalde. Edebiyatı seviyor ve İspanya’ya gitme planları yapıyorsanız size şahane bir haberimiz var. İspanya’nın Orta Çağ’dan kalma bir kasabası olan Urueña’da ülkenin ilk kitap köyü ile karşılaşacaksınız. Bu köye vardığınızda bir sur ve kaleyle karşılaşırsınız. Yerleşkede 12 farklı kitapçı ve bunların her yıl düzenlediği birbirinden renkli etkinlikler var. Kitapçıların birçoğu da belli bir konu üzerine yoğunlaşan, adeta tematik diyebileceğimiz kitaplarla sarılı. Sözgelimi içinde şarapların geçtiği bilim kurgu romanlarını bir kitapçıda, boğa güreşini içeren eserleri bir diğer kitapçıda, farklı edebî eserleri de öteki kitapçıda bulabilirsiniz. Ayrıca okuma, yazma uygulamaları için de tahsis edilen özel yerler ziyaret edilesi bir diğer alanı oluşturuyor. Yetmedi: halka açık okumalar, çeşitli sergiler, kitap ciltleme kursları, illüstrasyon eğitimleri de köyün düzenlediği aktiviteler arasında. Urueña, Valladolid Havaalanı’na 28 km uzaklıktadır.

    2. Bécherel, Fransa
    Burası, köyde 15’ten fazla kitapçı bulunduğu için ‘’Kitaplar Köyü’’ olarak da anılır. Çevrenin kırsal ve tabiat manzarası insanı şair yapar mı bilinmez ama muazzam bir görsel şenliktir. Köy, 12. asra kadar uzanan bir hikayeye sahipse de bir kitap pazarı ve turist kasabası olarak kendini yeniden şekillendirir. Her ayın ilk Pazar gününde yapılan kitap pazarı etkinlikleri, hafta sonları gerçekleştirilen şiir okuma faaliyetleri köyün en popüler organizasyonlarından birkaçı. 700 kişilik mevcudiyeti olan köyde ilaveten sanat galerileri ve kitap kafeler de var. Rennes – Saint-Jacques Havaalanı köye en yakın havaalanıdır.

    3. Hay-on-Wye, Wales
    Galler, İngiltere sınırındaki köy dopdolu kitapları ve her sene bitmeyen organizasyonlarıyla dünyanın en tanınan kitap köylerinin başını çeker. Özellikle yaz başlarında yaptıkları Hay edebiyat festivalleri, adlarının duyulmasını en çok sağlayan etkinlik. Köyün bir kitap kasabasına dönüşme atılımları 1961’de ilk ikinci el kitapçıyı açmasıyla başlar. Kitapçıyı açan Richard Booth adlı bir kitapsever, o dönem ABD’deki pek çok kütüphanenin kapatıldığını duyduğu gibi kitap biriktirmeye başlar. Bir çığa dönüşen bu ufak kartopu sayesinde bölgede pek çok kitapçı açılmaya başlar. 1.600 nüfuslu köy, ev sahipliği yaptığı pek çok kitapçının yanı sıra sizi antikacı dükkanlarıyla da karşılar. En yakın havaalanı ise Bristol’dur.

    4. Jinbōchō, Japonya
    Burası Tokyo’da yer alır ve şehirden öyle çok da uzaklarda değildir. Aksine Tokyo’nun merkezinde yer alan bir mahalledir. Bu mahalle öncelikle etkileyici sanat ve tasarımıyla dikkat çeker. Bu görsel şovun ardından sizi pek çok ikinci el kitapçı ağırlar. Özellikle çok sayıda eski Japon kitaplarını bulabileceğiniz mahalle, pek çok otantik eşyanın da sunulduğu bir yer. Moda severlerin ve vintage moda dergilerini merak edenlerin özellikle ilgilenebileceği birkaç kitapçı da var. Bölgenin bir kitapçı mahallesine dönüşme serüveni ise 1913’te gerçekleşmeye başlar: bu yıl bir üniversite profesörü olan Shigeo Iwanami tarafından açılan bir yayınevi, ardından pek çok kitapsevere de ilham olur ve durum giderek sükse yapmaya başlar. Lokasyon olarak; Tokyo Tren İstasyonu’na yürüyerek 25 dakikalık mesafededir.



    5. Saint-Pierre-de-Clages, İsviçre
    Burası İsviçre’nin Fransızca konuşulan bölgelerinden biridir. Pitoresk bir ortamda yer alan köy, spor ve kültürel faaliyetlerin gırla gittiği önemli bir kültürel nokta. Zira İsviçre Alpleri’nin hemen dibinde bitiyor. Bu konumu gereği yürüyüş, kayak ya da kızak faaliyetleri gerçekleştirmek mümkün. Köyde bulunan pek çok antika kitapçıyla İsviçre’nin tek resmî kitap köyü olarak bilinir. Ayrıca kitap festivali ile dünya çapında da fevkalade tanınır. 1993 senesinde ilk kez düzenlenen “Fête du livre” adlı kitap festivali, bundan sonra her Ağustos düzenlenir hale gelir ve amaç kitap sevgisine dikkat çekmektir. Buradaki on kadar kitapçıda pek çok eski, ilk baskı, antika kitapları bulmanız mümkündür. Cenevre’ye ortalama 2 saatlik bir mesafede olan bölgede aynı zamanda 50’ye yakın şarap mahzeni var.

    6. Mundal, Norveç
    Jostedalsbreen buzulunun yakınlarında yer alan kasaba, 1995 yılında Norveç Kitap Kasabası olarak seçilir. 300 nüfuslu bu sakin yerleşke insanlardan daha fazla kitaba sahip olan kasabaların da başında gelir. Zira burada, bölge geneline yayılan 150.000 kadar kitapla zengin bir ikinci el kitap dünyası yaşıyor. Yayılan, diyerek neyi kast ediyoruz? Kitapları yalnızca kitapçılarda bulamayacağınızı. Bölgede yer alan bir bakkalda, postanede, terk edilmiş bir hangarda da şahane kitaplar bulmanız mümkün. Dünyanın en izole kitap kasabalarından biri olarak ziyaretçilere kapılarını Eylül ile Mayıs arasında açıyor. Norveç’in güneybatısındaki Bergen’in 250 kilometre kuzeydoğusunda yer alan kasaba buradan araba ya da tekneyle 4 – 5 saat sürüyor. Uçak seçeneği de var: Sogndal’dan 45 dakikada uçakla varabilirsiniz.

    7. Redu, Belçika
    Vallahi Sait Faik’in dediği şu lafı tekrarlasak yeridir: ‘’Seyahatler çekiyor içim.’’ 400 civarında bir nüfusu olan bölgede 40 kadar kitapçı var. Avrupa kıtasındaki ilk kitap köyü olarak bilinen bölge ikinci el kitaplardan antika kitaplara, çizgi romanlardan herhangi bir edebî esere kadar zengin çeşitliliği ile bilinir. Kitaplarının çoğu Fransızca olsa da pek çok farklı dilde de kitaplar bulabilmek mümkün. Paskalya zamanı düzenlenen FêteduLivre kitap festivali bölgeyi en meşhur eden aktivitelerin başında gelir. Tüm bunların yanı sıra kırsalda güzel ve sakin gezintiler yapabilir, yürüyüşlere katılabilirsiniz. Kitapların ve sessizliğin içinde bulunmak için harika bir kaçış noktası olsa gerek. Brüksel’in 130 kilometre güneydoğusunda olan köye en yakın havaalanı Brüksel Güney Charleroi’dir.

    8. Óbidos, Portekiz
    Portekiz’in Orta Çağ’a kadar dayanan kasabası oldukça sağlam kale duvarları ile çevrili durumda. Kale surlarında yapabileceğiniz bir gezinti kitapçılardan önceki en iyi aktiviteniz olabilir. En belirgin olarak; şiir, fotoğraf, çocuk edebiyatı, seyahat, doğa, macera gastronomi, din ve şarap hakkında yazılan kitapları bulabilirsiniz. 1970’de açılan belediye müzesi de tarih kitaplarını muhafaza etmesi bakımından oldukça işlevsel ve önemli bir konuma sahip. Ekim aylarında yapılan Óbidos’unFolio Uluslararası Edebiyat Festivali de bölgenin en popüler aktivitelerinden biri. Bu organizasyon sayesinde kasabayı pek çok sanatçı ve kitapsever de tanıma ve gezme şansı buluyor. Lizbon’dan 45 dakikalık bir mesafedeki bölgeye en yakın havaalanı Lizbon Portela Havaalanı’dır.

    9. Bredevoort, Hollanda
    Tarihin öyle kadim dönemlerine uzanır ki bölgeyi içeren en eski belgelere 1188’de ulaşılır. Hollanda’nın Aalten bölgesindeki köy Almanya sınırına yakınlığı ile de bilinir. 2003 yılında bir kitap kasabası haline gelen bölgede yaklaşık 1.500 kişi ikamet eder. Ayrıca 1993’te Ulusal Kitap Kasabası seçilerek onurlandırılır. Kasabada 20 kadar ikinci el ve antika kitapçı var. Her ayın belirli günlerinde yapılan kitap pazarları da bölgenin dinamiğini hep yüksek seviyelerde tutuyor. Şair ve müzisyenlerin gösterileriyle dolu bir de tiyatrosu var. Amsterdam’ın 160 kilometre doğusunda, Düsseldorf’un da 100 kilometre kuzeyinde yer alan bölgeye en yakın havaalanı Düsseldorf Uluslararası Havaalanı’dır.

    10. Wigtown, İskoçya
    Listenin son şahaneliğine gelirken kendimi ‘’Gezgin olmalısın dostum’’ diye kendime öğüt verirken buldum. Yani buraları, hiç değilse birkaçını gezmeden gözlerimi yummak hiç mi hiç istemem. Bu kasabanın da pitoresk, yani adeta bir tablo gibi olduğunu söylemekle başlayalım. 1998’de Ulusal Kitap Kasabası seçilerek onurlandırılan bölgede 250.000’den fazla kitabın yer aldığı 10 kitapçı var. Müzik, tiyatro ve çeşitli performans sanatlarıyla kasabanın kültürel etkinliklere verdiği önemi de söylemek gerek. Diğer kitap kasabalarından farklı olarak burada The Open Book adlı bir kitapçı var ki; size birkaç günlüğüne kitapçı olma deneyimini de sunar. Alt katı kitabevi, üst katıysa stüdyo daire olan The Open Book’ta en fazla 2 hafta kalabilirsiniz. Bu süre içinde kitapçıda çalışabilir, üst kattaki stüdyo dairede kalabilir, boş zamanlarınızda da size verdikleri bir bisiklet ile gezintiye çıkabilirsiniz. Kasaba Glasgow’un 150 km güneyindedir. Glasgow Prestwick Havaalanı’na arabayla 1.5 saatte ulaşılabilir.
  • Türklerin İstan­bul'u işgalden kurtarmalarından önceki günlerde de 50.000 Rum şehri terk etmiştir. Buna karşılık 100.000 Rum şehirde kalmıştır. 9 Eylül'ü izleyen günlerde İngiliz ve Amerikan bayrakları çe­kilmiş Yunan gemileri ile 8 Ekim'e kadar 300.000, Edime' den de 60.000 Rum ayrılmak durumunda kalmıştır.