• Belki de bir rüzgâr vurur, bir anda rüyadan uyanırım,
    Ya da sonsuza kadar bu rüyada hapis kalırım.
    Kolektif
    Sayfa 7 - Elephant Yayınları
  • Uzun uzun dalıp gidiyorum,
    Issız diyarlara, kurak çöllere...
    Su arar gibi seni arıyorum, zeni.
    Yorgun bitkin bir halde,
    Ya zamansız gittin ya da zamanı benim için bitirdin.
    Kolektif
    Sayfa 7 - Elephant Yayınları
  • 256 syf.
    ·6 günde·Beğendi·10/10 puan
    Tekrar bir proje kitabı ve her sayfası umut dolu. 46 yazarın hayatlarının dönüm noktalarını öykü tarzında anlatması, çoğu cümlelerin yüreğe dokunması... daha anlatılamayacak nitelikte çok güzelliği var. Yazarların çoğu tanınmamış eserleri olan, ilk defa başlayan, sadece internet üzerinden kitap gibi konuşan, düşünen insanlardan olduğundan insanı daha çok etkiliyor. #adımıunutma İmza; Kadın kitabı kadına yönelik şiddeti anlatan farklı yazarların öyküleri vardı ama gerçeği söylemek gerekirse bu kitap daha çok dokundu içime. Hayata umut dolu bakanların, tünelin ucunda ışık görmek isteyenlerin kesinlikle okumasını tavsiye ederim.

    Beni en çok etkileyen bölümler;

    Ben Senin Dostunum Korkma- Arslan Koçoğlu
    Umudun Gölgesinde- Beyhan Uygur
    Sınav- Büşra Tosun
    Sıra Dışı Çocuklar- Elif E. Öztürk
    Ömürlük Pişmanlıklar- Esma Gülaçar
    Geçip Giden Yıllar- Fulden Ufacık

    Dediğim gibi her yazarın öyküsü güzel, altı çizilecek ve kalbe dokunan o kadar çok cümleler var ki hem buraya kaydediyor hem de kitapta çiziyorum. Genelde kitabı çizmeyi sevmem ama o cümleler zihnimin en karanlık köşelerine ışık, gönlümün en soğuk bölümlerine ilkbahar oldu. Bir yazar olarak -kendimi yüce görmüyorum yanlış anlaşılma olmasın- buradaki çoğu insan gibi hayatta tutunduran cümleler kurmayı çok isterim.
  • Bir insana uygulanabilecek her türlü şiddet ileride bedensel veya zihinsel birçok etkinin altında kalmasına neden olmaktadır.
    Kolektif
    Sayfa 138 - Birlikte Kitaplar
  • Çakıcı'nın hakkındaki suçlamalar
    Alaattin Çakıcı'nın karıştığı her olay bomba etkisi yaratıyordu.Dosyası her geçen gün kabarıyor, onunla ilgisi olmayan bazı olaylar da, Çakıcı'nın üzerinde kalıyordu. Çakıcı hakkında Fransa'da yakalandığı 17 Ağustos 1998 tarihine kadar değişik suç iddiaları
    vardı. Çakıcı'yla bağlantılı olduğu iddiasıyla da çok sayıda kişinin adı geçiyordu. Bunların tamamının suçlu olduğu söylenemez. Nitekim, dava aşamasında da beraat edenler oluyordu. Biz, Emnivet Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre Çakıcı'ya yönelik suçlamalarda dosyasında yer alan iddiaları inceleyelim:

    • 24 Eylül 1983'te İstanbul Şişli'de Davut Kılıç'ın tabancayla yaralanması.

    • 26 Temmuz 1985'te, Kadıköy'de Club 33 isimli işyerinde Halit Arıcan'a ateş edilmesi.
    14 Ağustos 1985'te, Caddebostan Maksim Gazinosu sahibi Selçuk Aslan'a ateş edilmesi.
    • 11 Ekim 1985'te, Nişantaşı'nda Metin Arı'ya ateş edilmesi.
    • 21 Ekim 1986'da, Şişli-Elmadağ'da Kemal Kanat'a ateş edilmesi.
    • 22 Kasım 1986'da, Kadıköy-Suadiye'de Ahmet Sadıkoğlu'nunyaralanması.
    • 31 Mayıs 1987'de, Şişli-Valikonağı Caddesi'nde Yavuz Çaloğlu'nun yaralanması.
    11 Aralık 1987'de, Sabah gazetesi yöneticilerinin tehdit edilmesi.
    22 Mayıs 1988'de, Şişli-Mecidiyeköy'de Turan Çevik'in yaralanması.
    11 Temmuz 1988'de, Kumkapı'da Aliyar Dengiz ve Haluk Özözlü'nün yaralanması.
    1 Eylül 1988'de, Bodrum'da tatil köyü müdürü Nezih Ohri'nin yaralanması.
    . 11 Haziran 1991'de, Beşiktaş-Ortaköy'de Mustafa Nevzat Türköz'ün yaralanması.
    30 Temmuz 1991'de, Şişli'de Avukat Füsun Görsel'in tehdit edilmesi.
    . 10 Mart 1992'de, Sarıyer-Istinye'de Hilton Oteli kumarhane müdürünün yaralanması.
    4 Mart 1994'te Istanbul Levent'te gazeteci yazar Hıncal Uluç'un tabancayla yaralanması olayında İbrahim Türk ve Barbaros Gökalan yakalandı. Alaattin Çakıcı “azmettirici" olarak kayıtlara geçti.
    19 Eylül 1994'te İstanbul Mecidiyeköy'de Emlakbank eski Genel Müdürü İbrahim Engin Civan'ın yaralanması olayında, olayın tetikçisi Davut Yıldız, Tevfik Nurullah Ağansoy, Haluk
    Uçar ile olaya taraf Selim Edes, Dündar Kılıç, Uğur Çakıcı ve Ergün Çakır yakalandı. "Azmettirici" olarak Alaattin Çakıcı görüldü.
    19 Aralık 1994'te İstanbul Levent'te Uğur Çakıcı'nın otomobili kurşunlandı. Olayın eylemcileri Bayram Tural, Ömer Oral, Adnan Basiloğlu, Mehmet Yazıcı, Mehmet Korkmaz, İsmail Hakkı Lüleci yakalandı. “Azmettirici" olarak Alaattin Çakıcı kayıtlara geçti.
    • 20 Ocak 1995'te, Bursa-Uludağ'da, Uğur Çakıcı'nın öldürülmesi olayının tetikçisi Abdurrahman Keskin yakalandı. “Azmettirici" olduğu iddiasıyla o tarihte firari olan Alaattin Çakıcı aranıyordu.
    • 29 Mayıs 1995'te, Şişli-Harbiye'de işadamı Emin Cankurtaran'ın yaralanması olayında tetikçi grubundan Bayram Doğutekin ve Recep Çiçek ile organizasyonu yapan Şenol Turan, Hüsnü Gülen, Recep Kocabıyık ve Adnan Çiçek yakalandı. "Azmettirici" olarak adı geçen Alaattin Çakıcı o dönemde firariydi.
    8 Temmuz 1995'te, işadamı Emin Cankurtaran'ı öldürmeye yönelik eylem hazırlığı yapan bir grup yakalandı. Olayla ilgili olarak aynı gün Florya'da Ömer Çetin, Metin Duru, Ha
    mit Güney ve bunlara yardımcı olan Ferit Aslan ile Ali Giinsel yakalandı. Adli kayıtlara "azmettirici" Alaattin Çakıcı olarak geçti.
    3 Nisan 1996'da, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Tevfik Nurullah Ağansoy'a suikast girişiminde bulunulması olayıyla ilgili olarak Fatih Bayata, Cengiz Semiz, Gürbüz Ağataş, Nilgün Angün, Adnan Çiçek ve Yener Üçüncü yakalandı. Alaattin Çakıcı kayıtlara "azmettirici" olarak geçti.
    • 28 Ağustos 1996'da, Beşiktaş-Bebek semtinde, Tevfik Nurullah Ağansoy'a silahlı saldırıda bulunuldu. Çıkan silahlı catışmada Tevfik Nurullah Ağansoy, yanında bulunan bir polis
    memuru, bir vatandaş ve olayın faillerinden Recep Çiçek öldü. Bir polis memuru ve beş kişi de yaralandı. Olayla ilgili olarak Yener Üçüncü, Aydın Göker, Adnan Çiçek, Ali Gürsel.
    Ferdi Heybet ve Ali Taşkın yakalandı. “Azmettirici"nin Alaattin Çakıcı olduğu kayıtlara girdi.
    • 12 Mart 1997'de, Beşiktaş-Dikilitaş semtinde, borsacı Adil Ôngen'e ateş edilmesi sonucu yanında bulunan Hüseyin Yolcu yaralandı. Olayın sorumlusu olarak Mehmet Mustafa Bingöl, Sinan Zembil, Murat Özer, İsmet Bütün, Tanju Athıhan, Adnan Çiçek ve Ali Gürsel yakalandı. “Azmettiren" olarak Alaattin Çakıci görüldü.
    • 11 Temmuz 1997'de, işadamı Mehmet Üstünkaya ile Savaş Çakıcı'yı öldürmeye yönelik olarak eylem hazırlığı yapıldığı tespit edildi. Polisin 11 Temmuz 1997 tarihinde Kadıköy, Beşiktaş, Esenler, Zeytinburnu ilçelerinde yaptığı operasyonlarda silahlı saldırıyı organize eden Tanju Atlıhan, Ömer Korkmaz ile olayın tetikçileri konumunda Mehmet Korkmaz, Süreyya Cem Topaloğlu, Ali Taşçı, Faruk Bayram Özarslan, Suat Şahin, Ali Yaşar Alan, Mustafa Usta, Ali Genç, Fatih Bayata ile olaya yardımcı olan İsmet Bütün, Musa Dülger ve Çetin Topal silahlarıyla birlikte yakalandı. Alaattin Çakıcı “azmettirici" olarak kayıtlara geçti.
  • 250 syf.
    ·6 günde·Beğendi·10/10 puan
    Hayal mi? Gerçek mi?
    Deseler hayal derim hayalin içinde umut var mutluluk esintileri var...

    Evet dostlar bu defa,
    Benim de öyküme 5 sayfalık yer ayrılan
    Öykü kitabı ile geldim..
    Okudum ve bitti..

    Hep diğer ünlü yazarların kalemini okur ve huzuru bulurdum.

    Bu defa da kendi öykümü okudum.

    Yazdıklarımı defalarca okudum yazdım sildim bir daha okudum, bu sefer,, durum farklıydı bir kitabın sayfalarında okudum.

    Öyle mutlu öyle huzur duydum ki,
    Bu duygu anlatılmaz yaşanır derler ya,

    Yazsam roman olur derler işte tam da bunu anlatmaya çalışıyorum..
    Benim ile birlikte 46 yazar bir kitaba imza attik,
    Okurken bazen lise yıllarına gittim bazen de küçük bir çocuğun aşkina şahit oldum
    Bir hikaye de ise hayvan sevgisinin inceliklerini okudum..
    Su bidonları yolda giderken sevimli bir dosta rastladım .
    Benden korkma ben senin dostunum diyordu.

    Bir hikaye de ise bir adamın bir kadına aşkının tarifsiz ulaşılmaz bir liman olduğunu gördüm.

    8 yaşında başlayan küçük kızın azmine tanıklık ettim.
    Parmakları ile dünyayı döndüren bir yazarı bir daha sevdim.

    Bir duru deniz demiş hikasinde bir anne gözyaşım sele karıştı..
    Sevda uğruna evini terk eden bir genc annenin hikayesinde ise geçmişe bir sünger çektim..

    Yaşamak ne demiş bir evlat ?
    "Doğururken doğmak demiş"

    Aklımda kalan bundan ibaret
    Okuyum ve okutun
    Okumak özgürlüktür...

    Kesinlikle tavsiye ediyorum




    Beyhan Uygur

    4 Ağustos 2020 Hayatımın Dönüm Noktası