• "Beyim geceler, yalnız uyku ve rüya için midir?
    Hayata ateşli kıvılcımlar da gerekmiyor mu?
    İyi yürekli insan, aşk, sevgi ve sevişme uzun gecelerin gölgesinde, bir ağaç gibi tomurcuk açmamalı mı?
  • Normalleri sevmem, kafasının karışması lazım insanın yaşıyorum diyebilmesi adına. Olağan akarken suyun birden fışkırması yönüne başka bir akış getirir. Sormazsa insan duyduğu cevaplar sadece birer edinimdir. Sorgulamadığı gerçeklere kim sahip çıkar ki. Adaletsizliğin dibini görmemişse insan hangi adaletin savunucusu olur. Değil mi yaşarken nefesi kesilmemişse bir tutam duygudan o yaşamak mıdır. Sonra kısılmamışsa bir sesin yüksekliğini duyamazsınız. Sonra bir çocuğun parmaklarında hayat bulmamışsan yaşamaya geç kalıyorsun demektir. Delice severken içine bir yumru takılmıyorsa hâlâ aşk nedir bilemezsin; kelimedir gördüğün. Rüya görmüyorsan hâlâ uyanmamışsındır. Uyanıklığında gizli gerçeğin rüyası.✍🏻
  • 290 syf.
    ·Beğendi·9/10 puan
    “Doğada her şey konuşur. Turuncu renk hareketin, neşenin, coşkunun rengidir. Kırmızı ise tutku ve aşkın…"

    “Aşk hepimize lazım öyle değil mi?"

    Saygın bir ailenin kızı Özge babasının teşvik etmesiyle “Dream" (rüya) isminde bir turizm şirketi kuruyor. Ve İspanya'ya bir iş seyahatine çıkıyor. Fakat yaşanan bir aksilik yüzünden ekibiyle birlikte bir manastırın misafirhanesinde kalmak zorunda kalıyorlar.

    Sonradan dahil olduğu bu değişik ortamda karşılaştığı asık suratlı ama çok yakışıklı Ricardo ile tanışan Özge ona karşı çekilmeye başlıyor ve buna bir anlam veremez hale geliyor. Kendini sorgulamaya başlıyor ve bu da hem kendini keşfetmesine hem de aşkı bulmasına yardımcı oluyor.

    Kitapta ana karakterler harici yan karakterlerinde yardımıyla bizlere çok keyifli dakikalar yaşatan kitap aynı zamanda İspanya ve İstanbul turu da yaptırıyor. Yani hem geziyoruz hem filizlenen bir aşkın girdabına şahit oluyoruz. Sürpriz gelişmelerin olduğu bu kitabı okumak çok keyifliydi.

    Çok güzel kurgulanmış ve merak uyandırıcı bir aşk romanıydı. Yazarın kalemine sağlık.

    Peki bu iş seyahatinin sebebi nedir?
    Ricardo orada ne yapıyordur?
    Dream, gerçekten de onun hayallerinin bile ötesinde mutluluğa yelken açmasına yardım edecek midir?

    Sorularımın cevabını kitabı okuyarak bulabilirsiniz.
  • . . .

    AŞKA DÂİR ÜÇLEME N{OK}TALAMALAR

    {Fikir vermek bahsinde katkıda bulunanları bekleriz efendim!..}

    ~

    I/I

    Akıl

    Akıl aşk girdabında çığlık çığlık feryatta,
    Ölürüm de bir daha sevmem diyor hayatta!..

    I/II

    Cinnet

    Peşin hüküm, boş yargı; delidir diye yafta,
    Mahpusta dâvâcılar, aklından geçen afta!..

    I/III

    Cennet

    Mecnûn, Ferhâd cennetlik, nârından uzak Kerem,
    Aslı’nı buldu Şirin, Leylâ’ya âteş merhem!..

    ~•~

    II/I

    Uyku

    Âşık olanın gözü uyku tutmaz ki... derler,
    Sevgilinin semtine akın akın giderler!..

    II/II

    Rüyâ

    Kıyâmet kopuyormuş, bende korkusuz telâş,
    Acaba şu secdeyi nereye etse o baş!..

    II/III

    Tâbir

    Bir büyük gün öncesi ruhlara hep ihtar var,
    Cesedimiz pervâne ve âlemler târumâr!..

    ~•~

    III/I

    Leylâ

    Sevip hasret kalmanın dünyâda remzi Leylâ,
    Çölde kandıran suyun rüyâda remzi Leylâ!..

    III/II

    Tâbir

    Tâne tâne kum varlık, varlık damla damla su,
    Aşk, bir remz âleminde kurulmuş râhim pusu!..

    III/III

    Mecnûn

    Gel de anlat Mecnûn’a ahvâlini Leylâ’nın,
    Deli duyar mı sessiz sesini vâveylânın!..

    ~•~

    IV/I

    Gönül

    Bir ev ki; yeryüzünde vatanların annesi,
    Güzelden de bir güzel sevgilinin hânesi!..

    IV/II

    Kuş

    Azıcık et, bolca kan ve birkaç parça kemik,
    Bu kafeste işlenir sonsuzluk ilmik ilmik!..

    IV/III

    Bülbül

    Bülbüle vatan diye bir gülü pay etmişler,
    Âşıklar bu pazarda dikeni kaybetmişler!..

    ~•~

    V/I

    Dâvâ

    Ne amel, ne ibâdet, dâvâ O’na dayanmak,
    Rasûl’ün boyasiyle bir ân olsun boyanmak!..

    V/II

    Dâvâcı

    Rûh tam altı cihetten kuşatılmış bir mahkum,
    Yedinci bir kapı var, bir iç kapı, hep mahrum!..

    V/III

    Karar

    İnsan için yolculuk tâ ezelde bir yazı,
    Çalıvermek bir kader gönül denen o sazı!..

    ~•~

    VI/I

    Hasret

    Hasret bile bakarsan hasret kendi kendine,
    Bir sözcük yakalandın kelimenin fendine!..

    VI/II

    İnsan

    Âdem henüz ademdi, sonra bir şeyler oldu,
    Aşk, emir ve sevgili... vâr ile yok kayboldu!..

    VI/III

    Visâl

    Kavuşmalar korkunç düş, ne hicrandır şu vuslat,
    Bir misâl değil midir; şi’ra, menat, uzza, lat?!..

    ~•~

    VII/I

    Ateş

    Düştüğü yerde yangın, bir amansız yakarış,
    Serinlik ve selâmet vâdisine bir karış!..

    VII/II

    Mum

    Karanlık odalarda rüzgârlarla güreşte,
    Yakın olmak hasreti ateş topu güneşte!..

    VII/III

    Pervâne

    Serhad bir menzildir ki; orda zamansız devir,
    Varmak bir an içinde, ermek kanattan emir!..

    ~•~

    VIII/I

    Güzel

    Güzel kim, bilen var mı; kim anlatır bu faslı,
    Ferhad, Şirin’dir dese, Kerem yok ki der aslı!..

    VIII/II

    Güzellik

    Ölüm bile kendinden ona bir şey vermeli,
    Bahçıvan gül diyerek bülbülleri dermeli!..

    VIII/III

    Ve Güzel

    Güzel ki; lügatinde tel bir kelime: Güzel,
    Ebedler ona hayran, yalnız bir şâhid ezel!..

    ~•~

    IX/I

    Leylâ

    Leylâ bir misâl bize, kaybetmek için aklı,
    Cümle cennet kendinden geçmeyene yasaklı

    IX/II

    Mecnûn

    Senden, benden bir parça Mecnûn’un hikâyesi,
    Deli{l}erin şehrinde gâyelerin gâyesi!..

    IX\III

    Aşk

    Annesi hasret aşkın, kavuşmaksa bir cellat,
    Bir şeye varmak ölüm, asıl hicranda hayat!..
  • Ruknettin'in aynalarda ağladığı kadar var.

    Bir mevsimin kıyısından tutarsan Ruknettin
    Kurak ovalara yağmurlar yağar,
    Ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi,
    Kalbin şiir olup vadilerini sular.

    Senin de vadilerin vardır Ruknettin!
    Kehanetler kurarsın,yağmalarsın kendini
    Kurtarıp o yangında ilk önce kalbini
    Niyedir,aynalarda azalır sesin.

    Doktorum
    Ben bu kalbimi sarınır örtünürüm
    Kış gecelerinde o nu yakar ısınırım
    Üşürsem helak olacağımdan korkarım.

    Doktorum
    Gayya kuyusuna inmek istemem
    Bana bir ip uzat,yağmurlar istemem
    Aynaları kırarım,suretimi istemem
    Mevsimler dönedursun,bu dünyayı istemem
    Ben Allah'ı isterim.

    Ben hep aynalardan geçerim doktor
    Aynalar benden geçer.
    Araf'tan bir sepet sarkıtırım aşağı,
    Doluşur içine narin böcekler
    Yaşamayı yeni öğrenmiş kelebekler
    Üşüşür ben kalbimi sarkıtınca aşağı
    Ben hep aynalardan geçerim doktor!

    Günahları için ağlayan kim varsa
    Kanatlarıyla okşar onu melekler

    Hep böyle midir
    Kalbin hep böyle yavaş mıdır Ruknettin?
    Aynalar sana bir savaş mıdır Ruknettin?
    Yarin dudaklarından trenler geçer de
    Kalbiyin istasyonunda durmaz mı
    Sen hiç satrançta yenilmez misin
    Atına binip hep gider misin
    Bilmez misin,atından ayrı düşen bir vezir
    Zehir gibi çoğaltır kanında yalnızlığı
    Ve nihayet şahlar da aynalardan geçer
    Bir sen mi kalırsın bu rüyada Ruknettin
    Herhalde hep böyledir
    Bu dünya sevenlere bir tuzaktır Ruknettin!

    Buraya kalbinizi kuşatmaya geldiydik
    Konuşmayı unuttuyduk,hal diliyle söylediydik.
    Dua okuduyduk,yağmur dilediydik
    Kalbinizi kuşatmaya geldiydik.

    Hoşgeldiniz.Buyrun.İşte kalbim.
    Adımı unuttuğum zamanlarda RUKNETTİN'im
    Gövdesi ihlal edilmiş bir yetimim.
    Şu kapıdan buyurun, az ilerisi kalbim.

    Benim kalbim bir ıslahevidir doktor.
    Yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde
    Benim kalbim gövdesi ıslahevlerine çakılı bir kuştur
    Uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde
    Kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor
    Tıkanır,ölür metropollerde.

    Bir çiçeği uyandırmak için mi
    Söner bu ateşgahlar
    Kaldırmak için mi yeraltını
    O derin uykusundan
    Kurur bu göl
    Ne var ve ne oluyor
    Neden türkü söylüyor fesleğenler
    Uzakta biri mi göründü
    Biri İncil okurken düşüp bayıldı mı
    Bir rüya mı gördü yalnız keşişler
    Ne oldu?

    Adım Ruknettin,tanışıyor olmalıyız
    Bir çay ocağında ya da bir merdiven başında
    Sunmuş olmalıyım kalbimi size
    Bakın!demiş olmalıyım henüz avladım O'nu
    İgvanın zehrini boşalttığı kuyularda.
    Yalnız günah parlar zifiri karanlıkta
    Ve kuyudan kuyuya bir yol yoktur
    Bir avcı tüfeğini doğrulttuğunda
    Ay gibi ışıdığında bir aşk
    Bir mevsim yönünü şaşırdığında.

    Hayret etmiş olmalısınız,kalbim
    Hezarfen misali havalanınca.

    Korkarım sevgili doktor,bu mektuba kendimi üzerek başlayacağım
    Çabuk büyüyen bir çocuk gibi,
    Ceplerimin nerede olduğunu unutacağım önce
    Ve mazi gizlenecek bir yer bulamayacak kendine.
    Sonra bir menekşeyi teheccüde kaldırmayı unutacağım.
    Unutacağım,hangi şehirde durursam yar beni karşılar.
    Nerede ölürsem bahtıma idamlar çıkar
    Gülümseyen bir arap olacak yüzümün size bakan tarafı,
    Terkedip gitmelerin ağırlaştığı bir güz olacak öte yarısı.

    Alnımın dokunduğu yerden savaşlar artacak
    Ve bahar giysilerine bürünmüş gelirken kıyamet
    ''gönüllü mağlupları olacak hayatın'' doktor.
    Yarından korkan adam,Ruknettin böyle söyler.

    Siz doktor,yazabilir misiniz bir gülü yeniden
    Alıştırabilir misiniz baharı çürüyen toprağa
    Kabaran yağmuru yeraltına
    Ve bir aşkı ayrılığa
    Yakıştırabilir misiniz doktor
    Kanatlarında hüzün ve manolya taşıyan
    Kuşlarla konuşabilir
    Ve trampetimi geri verebilir misiniz bana?

    Ah kalbin moğolları ! size verecek ne kaldı
    Bir kitap olup yandı da o
    Külünden zehir kaldı
    Bir hayal olup uçtu da
    Gökte melekler bağırdı
    ''eve dön,eve dön!''

    Döndüm ki;şehrin ağrıları üstüme kaldı
    Bulvara uzanmış diskotek kızları/o melul orospular/
    Süpermarketler,bankalar
    /yani toplu insan mezarları/
    Üstüme kaldı.

    Size ne denir ey kalbin istilacıları
    Barbar denir,'bir hayal yıkan'denir.
    Alın O'nu da götürün,bir kalbim kaldı.

    Bir ilkokul atlasında gemilerim yandıydı
    Cenevizden geliyordum,elimde mektuplarım vardı.
    Elimde ölü bir kızın sağır saçları vardı
    Bir mevsimin ortasında kalakaldıydım

    Bakkaldan manavdan değil,
    Cenevizden geliyordum doktor
    O kızın saçlarından geliyordum
    Yitirilmiş bir mahkemeden
    Galiba kalbimden geliyordum.

    Bir güle boyun eğdiren nedir
    O aşk değilse
    Nedir kalbe çıkartılan
    Tutuklama emri,
    Aşk değilse.
    Ah, o sığınaklardan
    Yitikleri toplayan
    Ve düşlere vuran gemi
    Nedir aşk değilse

    Size kendimden bahsediyorum doktor
    Biraz yağmur kimseyi incitmez.

    İyi ruhların arasında dolaşan
    Bir gölgeden sözediyorum.
    Acıdan çatlamış kalbi
    Soğuğa dayanıklı kılan bir bilgiden
    Terkedilmiş şizofrenleri
    Kendine çeken vadiden
    Keşişlerin hüznünden
    Ve bir aşk yüzünden
    Ayları karıştıran kişinin
    Tababet-i ruhiyyesinden

    Size kendimden bahsediyorum doktor
    Ben kar yağarken ıslanmam.

    Benim öbür adım rüzgar
    Uğradığım orman
    Değdiğim kalp uğuldar.

    De ki bulunur elbet
    İyi bir hal üzre kaybolan kişi...
  • Beyim geceler, yalnız uyku ve rüya için midir? Hayata ateşli kıvılcımlar da gerekmiyor mu? İyi yürekli insan, aşk, sevgi ve sevişme uzun gecelerin gölgesinde, bir ağaç gibi tomurcuk açmamalı mı?