• İlimde ilerlemek ve İslam davetçisi olmak isteyen kardeşlerim, başlangıç ve gelişme için şu temel eserleri temin etsinler:

    1) İmamı Azam Ebu Hanife'nin 5 Risalesi (Akaid)
    2) Nesefi Akaidi / Ömer Nesefi (Akaid)
    3) Mızraklı İlmihal (Özet) ya da Büyük İslam İlmihali / Ömer Nasuhi Bilmen (Temel İlmihal - Akâid)
    4) Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri, Celaleyn Tefsiri veya Tefsir ül Kebir / Fahreddin-i Razi (Tefsir)
    5) Kütüb-i Sitte (İttifaklı Hadisler) veya Buhari ve Müslim Sahihleri (Hadis)
    6) Redd-ül Muhtar / İbni Abidin (Hanefî fıkhında derinleşmek isteyenler için)
    7) İhya-ı Ulumiddîn / İmam Gazali (Ahlak - Tasavvuf - Edepler)
    8) Mektûbat / İmamı Rabbani  (Tasavvuf - Akaid)
    9) Hz. Muhammed ve İslamiyet / Mustafa Asım Köksal (Siyer)
    10) Dalaletten Kurtuluş / İmam Gazali (Tasavvuf yoluna girmek isteyenler için)
    11) Ey Oğul / İmam Gazali (Alim olmak niyetindekilere tavsiyeler)
    12) Bir İngiliz Ajanının İtirafları (İslam düşmanlarının dini yıkmak için yaptığı sinsi planlar)
    13) Doğru Yolun Sapık Kolları / Üstad Necip Fazıl (72 sapık fırkanın doğuşu)
    14) O ve Ben / Üstad Necip Fazıl (Tasavvuf)
    15) Fethu’r-Rabbani / Abdülkadir-i Geylani (Tasavvuf)
    16) Mesnevi / Mevlana Celaleddin-i Rumi (Tasavvuf)
    17) Mârifetnâme / Erzurumlu İbrahim Hakkı (Tasavvuf - Nefsle cihad)
    18) Ehli Sünnet Akâidi - Muhtasar Tahavi Akidesi Şerhi / Ebubekir Sifil (Akaid)
    18) Her Şiir Bir Vaiz / Kerem Önder (Davet - Nasihat - Tasavvuf)
    19) Bedava Nasihat İster misin? / Kerem Önder (Davet - Nasihat - Tasavvuf)
    20) Günümüz Kur'an Tahrifçileri / Kerem Önder (Reformistleri deşifre - Reddiye)
    21) Sessizlik, Şiir ve Huzur / Kerem Önder (Davet - Nasihat - Tasavvuf)
     
    | Kerem Önder
  • Afyon Ağır Ceza Hâkimliğine,
    Gizli cemiyet kurmak ve devletin emniyetini bozmak suçuyla müttehem bulunmaktayım. Aşağıda arz edeceğim vecihle böyle bir suçu işlemediğime kat’î kanaatiniz geleceği için bu ittihamı daha şimdiden reddediyorum. Evet, Risale-i Nur talebesi olduğumu memnuniyetle ve ilan edercesine söyleyebilirim. İnkâr etmek, Risale-i Nur’un bana verdiği fazilet dersleriyle zıt olduğu için bu cürmü işlemem. Risale-i Nur’un okuyucusu olan bir kimse okuduğunu gizleyemez. Bilakis iftiharla bilâ-perva söylemekten çekinmez. Zira çekingenliği icab ettirecek hiçbir cümlesi veya kelimesi yoktur.
    Risale-i Nur’un kıymetini kırk elli sahifelik bir formada belirtmeye çalışmıştım. Medhettim diyemem, çünkü kâinatın güneşi ve aklı olan ve bin üç yüz küsur seneden beri beşeriyeti tenvir ve irşad eden Kur’an-ı Hakîm’in hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur’un değil bütün külliyatını belki bir cüzünü bile sena etmeye muktedir değilim.
    Yukarıda arz ettiğim gibi kıymetini belirtmeye çalıştığım eserlerde gizli cemiyete dair mevzular tesbit edilmiş ise zararlı eserleri tanıtmaya çalışmış suçuyla cezalandırınız. Fakat hârikulâde ve fevkalâde bir şekilde telif edilmiş olduğu ilmî şahsiyetler tarafından tasdik edilen ve bozulan bir cemiyeti ıslah etmek kudretini haiz olan ve yirminci asırdaki insanlara rehber olup dalaletten ve materyalizmin, maddiyyunluğun ve tabiat-perestliğin sürüklediği sefahet ve koyu fikir karanlığından kurtaran ve beşeriyete ebedî saadet ve selâmet çığırlarını Kur’an-ı Hakîm’in feyziyle açan ve nuruyla aşikâr bir şekilde gösteren Risale-i Nur Külliyatı’nda isnad edilen suça dair bahisler mevcud değil ise cezalandırılmaklığımın adalet esaslarına zıt olacağını, mahkemenizin de kabul edeceği kanaatindeyim.
    Sorgu hâkimliğinde: “Sen Risale-i Nur’un talebesi imişsin?” denildi.
    Bedîüzzaman Said Nursî gibi bir dâhînin şakirdi olmak liyakatini kendimde göremiyorum. Eğer kabul buyururlarsa iftiharla “Evet, Risale-i Nur şakirdiyim.” derim.
    Risale-i Nur’un emsalsiz müellifi Üstadım Bedîüzzaman Said Nursî, müteaddid defalar gizli düşmanları tarafından iftira edilerek mahkemeye verilmiş ve hepsinde de beraet etmiştir. Risale-i Nur Külliyatı profesör ve İslâm âlimlerinden müteşekkil bir heyet tarafından satırı satırına tetkik edilerek bu eserlerin fevkalâde bir vukufiyetle telif edildiği ve Kur’an-ı Hakîm’in hakiki bir tefsiri olduğunu bildiren raporlar verilmiştir. Hakikat böyle iken yine neden mahkemeye veriliyor? Bu husustaki kat’î kanaatimi şu şekilde arz ediyorum:
    Risale-i Nur’u okuyan kimseler, bilhassa idrakli gençler, kuvvetli bir imana sahip oluyorlar. Sarsılmaz ve fedakâr bir dindar, bir vatan-perver oluyorlar. Yıpranmaz bir imanın bulunduğu bir yere, menfî bir ideolojinin aşıladığı ahlâksızlık ve sefahet giremez. Bu sarsılmaz imana sahip olanlar çoğaldıkça masonluğun ve komünizmin dairesi aslâ genişleyemiyor. Komünistlerin dayandığı materyalist (maddiyyun) felsefenin hak ve hakikat ile hiçbir ilgisi olmadığını, nazariyelerinin tamamen asılsız olduğunu Risale-i Nur Kur’an-ı Kerîm’in âyetleri ile ve gayet kuvvetli bürhan ve hüccetlerle aklen, fikren ve mantıken ispat ediyor. O çürük fikir karanlıklarına düşenleri tenvir edip kurtarıyor. Yalnız gözünün görebildiği yere inanan maddecilere dahi Allah’ın varlığını, inkâr ve itiraz kabil olmayan kuvvetli delillerle ispat ediyor.
    Bilhassa lise ve üniversite tahsil gençliğine bu hârika eserler orijinal ve çekici üslubu ve yüksek edebî sanatıyla kendini okutturuyor.
    İşte bunun içindir ki komünist ve masonlar, kendi zehirli fikirlerinin yayılmasına Risale-i Nur’un kuvvetli bir mâni teşkil ettiğini biliyorlar. Kur’an’ın hakiki bir tefsiri olmakla kuvvetli bir iman kaynağı olan Risale-i Nur’u ortadan kaldırmak veya okutmamak için çeşitli desiseler ve iftiralara başvuruyorlar. Şimdiye kadar isnad ettikleri yalanlardan hiçbir emare bulunmadığı halde, taarruzlarına devam ediyorlar.
    Bunlardan anlaşılıyor ki bizi korkutmak ve Risale-i Nur’dan uzaklaştırmak ve diğer taraftan kendi zehirli neşriyatlarını önümüze sürmek; bu suretle millet ve gençliğimizde imanın yok olmasını ve ahlâk sukutunu temin ederek, hükûmetin kendi kendine çökmesine muvaffak olmak istiyorlar. Ve vatan ve milletimizi yabancı bir devlete devretmek emelini taşıyorlar.
    Mahkeme heyetinin huzurunda bilâ-perva onlara söylüyorum: Onlar iyi bilsinler ve titresinler ki gürültüye pabuç bırakmıyoruz. Zira Risale-i Nur eserlerinde hak ve hakikati görmüş, öğrenmiş ve inanmışız. Türk gençliği uyumuyor. Bu kahraman İslâm Türk milleti başka bir devletin boyunduruğu altına giremez. Fedakâr Müslüman gençliği, sahip olduğu tahkikî iman kuvvetiyle vatanını sattırmaz. Dindar, cengâver Türk milleti ve imanlı, cesur Türk gençliği korkmaz. Onun içindir ki bizi insanlık seviye ve seciyesinde en yüksek mertebelere çıkaran ve her sahadaki terakkiyatımızı sağlayan ve biz gençlere din, vatan ve millet aşkını aşılayarak uğrunda bütün mevcudiyetimizi feda ettirecek hakiki bir dinperver olarak bizleri yetiştiren Risale-i Nur eserlerini okuyoruz ve okuyacağız.
    Evvelce de arz ettiğim vecihle, Risale-i Nur’dan pek az okuduğum halde, pek fazla istifade ettim. Vatan ve millet ve bütün insanlıkça gayet azîm faydaları temin edecek olan bu çok nâfi’ eser külliyatını eğer servetim olsa idi neşrettirmek için hepsini sarf ederdim. Zira dinimin, vatan ve milletimin ebedî saadet ve selâmeti uğrunda bütün mevcudiyetimi feda etmeye hazırım.
    Hem Risale-i Nur’a safdilane inanmamışım. Otuz üç âyât-ı Kur’aniye ve Hazret-i Ali (ra) ve Abdülkadir-i Geylanî (ra) Hazretleri, Risale-i Nur’un telif edilip bu asırdaki insanları irşad edeceğini gaybî bir surette bildiriyorlar. Bununla beraber, Risale-i Nur’dan okuduğum kitaplar, bu eser külliyatının hak ve hakikati öğreten ve beşeriyeti ıslah eden eserler olduğu kanaatini vermiştir.
    Ruhumda büyük bir boşluk hissederek okuyacak kitap ararken, Risale-i Nur’u okuduğum zaman elimde olmayarak ondan ayrılamadım. Kalbimdeki o büyük ihtiyacı Risale-i Nur eserlerinin karşıladığını hissettim. İlmî ve imanî şüphelerden kurtaran aklî ve imanî ispatları onda buldum. Böylelikle vesveselerin verdiği sıkıntılardan kurtuldum. Bu hakikatlerden anladım ki Risale-i Nur, bu asrın insanları olan bizler için yazdırılmıştır.
    Ahlâk, edep ve terbiye gibi en yüksek meziyetlere sahip olabilmek için kuvvetli bir imana sahip olmak lâzımdır. İman hakikatleri, Risale-i Nur’da gayet kuvvetli deliller ve açık misaller ile anlatıldığı için okudukça imanım kuvvetlenmiştir. Bu sayede dalalete düşmekten, en yüksek medeniyet esaslarını câmi’ hak ve hakikat olan dinimden dönüp kızıl ejderin hapı olmak felaketinden kurtuldum.
    Bunun içindir ki okuyucularını birçok maddî ve manevî felaketlerden kurtaran ve bir üniversite mezunundan ziyade bir ilme sahip eden; İslâmiyet, vatan ve millet sevgisini aşılayan; Allah’a itaati, çalışkanlık ve merhameti öğreten Risale-i Nur’dan –kıymetini anlayan hiçbir fert– ne pahasına olursa olsun, ayrılmaz. Bu riyasız, has hürmet ve tazim; hiçbir kimsenin kalbinden çıkartılamaz.
    Risale-i Nur, iddia makamınca muzır eserler diye tavsif ediliyor. Bu vicdansızlığı ve yalanı, şiddetle protesto ediyorum. Ve benim de teşvikatta bulunduğum iddia ediliyor. Evet bu doğrudur. Fakat diğer iftirayı işiten bütün münevverlerin kalpleri sızlamış ve hattâ ağlamış, dişleri gıcırdamıştır. Yirminci asır pozitif fikirlerin hükümran olduğu bir zamandır. Delilsiz, ispatsız şeylere inanılmıyor ve inanmıyoruz. Muzır eserler olduğunun ispatını isteriz.
    İftiraları yapan gizli düşmanların maksatlarından birisi de Risale-i Nur okuyucularının Kur’an’a hizmet uğrunda Müslümanlık bağları ile birbirlerine görülmemiş bir şekilde sarılmış olarak tezahür eden ve bunlardan başka bir maksada matuf olmayan, sadece hürmet, şefkat ve sevgisinin ifadesi olan tesanüdünü kırmak ise aldanıyorlar. Beyhude hiç uğraşmasınlar. Risale-i Nur’u okuyanların en gerisi, en âmîsi olan ben, onlara şöyle cevap veriyorum:
    Birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz cenupta, birimiz şimalde, birimiz âhirette, birimiz dünyada olsak biz yine birbirimizle beraberiz. Kâinatın kuvveti toplansa bizi yüksek üstad Said Nursî’den ve Risale-i Nur’dan ve bizi bizden ayıramazlar.
    Zira biz Kur’an’a hizmet ediyoruz ve edeceğiz. Âhiret hakikatine inandığımız için manevî olan bu sevgi ve tesanüdümüzü elbette hiçbir kuvvet sökemeyecektir. Çünkü bütün Müslümanlar saadet-i ebediye makarrında toplanacaklardır.
    Vatan ve milletimizin selâmeti namına mühim bir hakikati müsaadenizle arz ediyorum: Komünistlerin gizli planlarından birisi de halkı hükûmet aleyhine teşviktir.
    Bedîüzzaman Said Nursî’yi hapse sokturmak ve eserlerini zararlı gibi göstermek için hükûmet erkânına uydurma ihbarlar yapılmakla beraber, hiçbir ferdin inanmadığı menfî propagandalar yapılıyor.
    Bedîüzzaman Said Nursî’nin bu asırda nadir bir İslâm dâhîsi ve her bir cihette eşsiz bir şahsiyet olduğuna, bu millet senelerden beri o kadar inanmış ki hakiki olan bu kanaati hiçbir propaganda çürütemiyor ve çürütemez.
    Büyük bir üstadın eserlerinden müstefid olmayı lütuf buyuran Cenab-ı Hakk’a hamd ü senalar ederim… İman, İslâmiyet dersi alarak büyük faydalara nâiliyetime sebep olan bir üstada, bütün ruh u canımla medyunum. Senelerden beri sıkıntılar içerisinde eser yazarak gençliğimizi komünizm yemi olmakla ebedî haps-i münferidliğe mahkûm edilmekten kurtaran bir müstakim üstad için senelerce dünya hapsinde kalmaya hazırım.
    Yirmi seneden beri milyonlarla insana din, iman, İslâmiyet, fazilet dersi veren ve onları dinsizlikten muhafaza eden Kur’an tefsiri Risale-i Nur uğrunda idam edileceksem, sehpaya “Allah Allah yâ Resulallah!” sadâları ile koşarak gideceğim. Komünizme kapılıp dininden çıkan, ebedî felaketlere yuvarlanan ve vatan haini olarak kurşuna dizdirecek cürümlerden gençlerimizi koruyan Risale-i Nur uğrunda kurşunla öldürüleceksem, o kurşunlara çekinmeden göğsümü gereceğim. Üstadım Bedîüzzaman için hançerlerle parçalanırsam etrafa sıçrayacak kanlarımın “Risale-i Nur! Risale-i Nur!” yazmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
    Muhterem Heyet-i Hâkime!
    Risale-i Nur tahsili, hakikaten hârika ve orijinaldir, emsalsizdir. Herhangi bir tahsilde maddî menfaat ve bir mevki gaye edinilerek o tahsile devam edilir. Dersler ekseriyetle maddiyat ve şöhrete erişebilmek için belki de zoraki okunur. Risale-i Nur’un organize edilmemiş serbest bir üniversiteye benzeyen tahsiline eserleri okumak suretiyle devam edenler ise Kur’an ve imana hizmet etmekten başka herhangi dünyevî bir maksat taşımıyorlar.
    Böyle olduğu halde ilmî, imanî ve ciddi eserler olan Risale-i Nur, o kadar büyük bir şevk ve aşkla ve o kadar sonsuz bir hazla okunuyor ki sadık okuyucularını defalarca okumak gibi kuvvetli bir arzuya sahip ediyor. Risale-i Nur’u yazıp okuyanlar, mahkeme kapılarında hayatları tehlikeye düştüğü halde, bu hârika eserleri okuduklarını itiraf ve okuyacaklarını ilan ediyorlar. İdam kararı verileceğini bilseler dahi bu sebatlarını izhar etmekten çekinmiyorlar. İşte Risale-i Nur’un birçok hârikalarından şu hususiyeti, sizlere şu kanaati veriyor: İtiraf edenler acaba canlarını yolda mı buldular?
    Demek, Risale-i Nur’da ve Bedîüzzaman’da öyle yüksek bir hakikat var ki ve bunlarda zararlı bir şey yokmuş ki inkâr etmediler.
    Tahsildeki talebeler otorite ve disiplinle idare edilerek okutturulur. Bedîüzzaman ise hiçbir kimseyi Risale-i Nur’a mecbur etmemiş. Fakat yüz binlerle okuyucunun çoğu onu görmeden ona sarsılmaz ve kopmaz bir bağla talebe olarak Risale-i Nur’dan derslerini alıyorlar.
    İşte böyle hârikulâde bir tedris, yakın ve uzak tarihin hiçbir medresesinde görülmemiştir, hiçbir üniversitede rastlanmamıştır.
    Sayın savcı “Bedîüzzaman’a olan hürmetin şekli diğer müfessirlerde görülemiyor.” dedi.
    Doğrudur. Hürmet ve tazim büyüklük ve kemalâtın derecesine, minnet ve şükran da elde edilen istifadenin miktarına göre olduğuna nazaran, Bedîüzzaman’ın eserlerinden azîm faydalar elde ediliyor ki ona olan tazim ve minnettarlıklar da görülmemiş bir şekilde oluyor.
    Yirminci asrın en büyük bir İslâm mütefekkiri ve müellifi olan Bedîüzzaman’ı komünist ve masonlar bizlere, bilhassa gençliğimize tanıtmamaya çalışmışlardır. Fakat uyanık Türk-İslâm milleti ve gençliği, o din kahramanı üstadı tanımış, istifade etmiş ve ettirmiştir.
    İşte bunun içindir ki Bedîüzzaman’a karşı olan fevkalâde bağlılık ve itimat sarsılmayacaktır.
    Risale-i Nur’daki âyetler, Kur’an-ı Hakîm’in en büyük mu’cizesi olan hususiyetleri kaybettirilmeden, büyük bir sanat ve maharetle Türkçemize tefsir edildiği için Risale-i Nur’u kadın, erkek, memur ve esnaf, âlim ve feylesof gibi her türlü halk tabakası okuyup anlayabiliyor. Kendi istidatları nisbetinde gördükleri istifadeler karşısında ona bir kat daha sarılıyorlar. Liseliler, üniversiteliler, profesörler, doçentler, feylesoflar okuyorlar. Bu münevver sınıflar fevkalâde istifade ettikleri gibi Risale-i Nur’un hârikulâdeliğini ve telif sanatındaki üstünlüğünü tasdik edip hayretler içerisinde bütün külliyatı okumak iştiyakına sahip oluyorlar.
    Bedîüzzaman’ı ve Risale-i Nur’u her yeni tanıyan müdrik ve takdirkâr kimseler, daha evvel tanımadıklarına binler teessüf edip kaybettikleri zamanları telafi edebilmek için müsait vakitlerini boşa sarf etmeyerek, beş dakikalık bir zamana dahi ehemmiyet verip geceli gündüzlü Risale-i Nur’a çalışmaya başlıyorlar. Bu rağbet ve şiddetli alâka hiçbir psikolog, sosyolog ve feylesofun eserinde görülmemiştir. Onlardan ancak tahsilli kimseler istifade edebilmişlerdir. Bir ortaokul çocuğu veya okumasını bilen bir kadın, büyük bir feylesofun eserini okuduğu zaman istifade edememiştir. Fakat Risale-i Nur’dan herkes derecesine göre istifade etmektedir. Bunun için sizlerin Bedîüzzaman ve Risale-i Nur şakirdlerine vereceğiniz beraet kararını bütün bir millet bekleşiyor.
    Eğer Said Nursî, talebelerine musibet zamanında sabır ve tahammül ve itidal telkin etmemiş olsa idi; gönüllü alay kumandanı olarak harbe iştirak ettiği zaman topladığı talebeleri gibi hürmetkâr olan binler Risale-i Nur şakirdleri, Afyon tepelerine kuracakları çadırlar içerisinde, Afyon Ağır Ceza Mahkemesinin beraet kararını bekleyeceklerdi.
    Said Nursî ve Risale-i Nur şakirdlerinin çalışmalarını, kanun çerçevesine alınıp gizli cemiyet olduğu ispat edilemiyor. Neden ispat edilemiyor? Acaba vukuflu bir adliyeci olmakla baş müddeiumumîliğe kadar yükselen bir şahıs, bu ispatı kanunla yapmaktan âciz midir? Hayır, kat’iyen âciz değildir. Ortada gizli bir cemiyet diyecek bir teşkilat yoktur. Ve onun için cemiyetçilik ispat edilemiyor.
    Savcının evvelen “Nur talebeleri bir cemiyet değildir.” diye kanun dairesindeki tam görüş ve isabetle verdiği hükmü, biraz sonra her nedense “Cemiyettir.” diye iddia etmesi bir tenakuzdur. Elbette hükümsüzdür. Heyet-i Hâkimenin gayet açık olan bu hakikati idrak ederek “Gizli cemiyet yoktur.” diye karar vereceğinden emin bulunmaktayız.
    Sayın Hâkimler! Teessür ve ızdırap karşısında kalpten bir parça kopsa idi, bir genç dinsiz olmuş, haberi karşısında o kalbin atom zerratı adedince paramparça olması lâzım gelir.
    İşte sizin vereceğiniz beraet kararı; İslâm gençliğinin, İslâm dünyasının bu dehşetli âfetten tesirli bir şekilde kurtulmasına sebep olacaktır. Ve beni Bedîüzzaman ve onun eserlerine kopmaz bir bağla bağlayan sâikten biri de budur.
    Risale-i Nur’un serbestiyetine vereceğiniz beraet kararı, bütün Türk gençliğini ve bütün Müslümanları dinsizlik fecaatinden kurtaracaktır. Zira yüksek hakikatler hazinesi olan Risale-i Nur, hiç şeksiz ve şüphesiz elbette bir gün olup bütün dünya âleminde tanınacaktır.
    Bu itibarla sizler insanlığın takdirine mazhar olacaksınız. Sizin vereceğiniz beraet kararı, hal ve istikbalde nesilleri minnettar ve müteşekkir edecek ve Risale-i Nur okunup azîm faydalara nâil olundukça takdirle yâd edileceksiniz.
    Sakın zannetmeyiniz ki samimi olarak söylediğim bu sözlerimle riyakârlık yapılıyor. Aslâ ve kat’iyen! Çünkü Bedîüzzaman’ın mahkemesinde hiçbir kimseden korkmuyorum, çekinmiyorum.
    Yalnız pek kısa olarak müsaadenizle şu kadarcık arz ediyorum ki savcı bu mübarek vatanda masonluk, komünistliği fevkalâde faikiyetle önlemek çaresi olan ve önlemekte olan Risale-i Nur’a ve müellifine ve okuyucularına öyle şenî’ ithamlarda bulunmakta devam eder ve o tamamen hatalı ithamlarından vazgeçmezse, hissiyata kapılarak aleyhtarlık ederse komünistlik ve farmasonluğu desteklemiş olur ve ithamlara hakiki hedef olan muzır dinsizlerin türemesine yardım etmiş olur.
    * * *
    Temyiz Mahkemesi Lâyihasından Bir Parçadır
    Dinsiz komitelerin neşriyatlarının vesvese ve şüpheleri neticesinde yıkılan imanları Risale-i Nur eserleri ispatçılıkla imar ediyor.
    İşte gençliğimizin Risale-i Nur’a elektriklenmiş gibi sarılmalarının en ince sır ve hikmetlerinden bir tanesi de budur: Senelerden beri feragat-i nefisle ve eşsiz bir fedakârlıkla ihtiyar, hasta ve fevkalâde ihtimama muhtaç bir çağda gizli düşmanları olan komünist ve masonların ve bunlara aldananların çeşitli işkencelerine karşı, tahammülün fevkinde sabrı ile Bedîüzzaman Said Nursî; din aleyhindeki birçok sinsi planları hakikatbîn nazarıyla, realist görüşüyle fark etmiş, dehşetli dessasane ve perdeli olan bu planları akîm bırakacak imanî eserleri telif etmiştir.
    Fakat ne hazîn ve acıklı ve binler teessüflere şayeste bir vaziyettir ki bu İslâmiyet kahramanı ve hârikulâde büyük zat, yirmi beş senedir hapislerde, zindanlarda, tecrid-i mutlaklarda imha edilmeye çalışılmaktadır.
    Komünistlerin ihanetiyle meydana gelen evhamın icab ve neticesi olan garazkârlıklarla Risale-i Nur müellifi cezalandırılsa dahi Risale-i Nur eserleri yine büyük bir iştiyak ve gittikçe artan bir alâka ile okunmakta devam edecektir.
    Birinci ve en kuvvetli delili şudur ki: Yeni harf ile teksir edilebilen Asâ-yı Musa eserini okuyan gençler, Kur’an harfleri ile yazılmış mütebâki eserleri de okuyabilmek için kısa bir zamanda o yazıyı da öğreniyorlar. Bu şekilde birçok ilimlerin öğrenilmesine engel olan ve dinden imandan çıkarmak için telif edilen eserleri okumaya mecbur eden Kur’an hattını bilmemek gibi büyük bir seddi de yıkmış oluyorlar.
    Bir milletin gençliği ne zaman Kur’an ve ondan lemean eden ilimlerle teçhiz ve tahkim edilmiş ise o vakit o millet terakki ve teali etmeye başlamıştır. Gençlik, iman ve İslâmiyet ihtiyacıyla yanan ruhlarını Kur’an tefsiri Risale-i Nur’un füyuzat ve envarıyla doldurmaya başlamıştır. Böylelikle tahkikî bir imana sahip olacak gençliğimiz; dinsizliğe, komünistliğe karşı mücadele edip vatanlarını İslâm düşmanlarına aslâ sattırmayacaklardır.
    Bunun için eğer komünistler mürekkep ve kâğıdı yok etmek imkânını da bulsalar benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nur’un neşri için mümkün olsa derimizi kâğıt, kanımızı mürekkep yaptıracağız.
    Evet, evet, evet. Binler defa evet!
    Savcı iddianamesinde diyor ki: “Said Nursî eserleriyle üniversite gençlerini zehirlemiştir.” Biz de buna mukabil deriz ki: “Eğer Risale-i Nur bir zehir ise bizim bu zehirlere tonlarla, binlerce kilo ihtiyacımız vardır. Eğer çoklukla olduğu yeri biliyorsa bize tayyarelerle sevk etsin.”
    Biz Risale-i Nur talebeleri; iman ve İslâmiyet hizmeti uğrunda zalimlerin zulmüne maruz kaldığımız vakit, hapishane köşelerinde veya darağaçlarında ölmeyi, istirahat döşeğindeki ölüme tercih ederiz. Görünüşü hürriyet, hakikati istibdad-ı mutlak olan bir esaret içinde yaşamaktansa hizmet-i Kur’aniyemizden dolayı zulmen atıldığımız hapishanede şehit olmayı büyük bir lütf-u İlahî biliriz.
    Afyon Hapsinde mevkuf Konyalı
    Zübeyr Gündüzalp

    Zübeyir Gündüzalp
  • Yazar Aydın Başar, Ehl-i Sünnet hassasiyetine dikkat ederek Müslümanlar için 300 kitaplık bir liste oluşturdu. Kur’an’da hata bulan ve usulsüz dini yorumlar yapan itikadı bozuk eserleri listeye karıştırmayan Başar, uzun araştırmalar sonucunda doğudan batıya birçok farklı kişinin eselerini listeledi. 

    Çok sayıda isimden fikir aldı.

    Listeyi oluştururken, çok sayıda alim, akademisyen ve yazarlardan fikir alan Başar, Mahir İz, Esad Coşan, Kadir Mısıroğlu ve Yusuf Kaplan gibi isimlerin de listelerini inceledi. Ayrıca sosyal medyadan da kitap tavsiyesi yapan hocaların fikirlerini dikkate alan Başar, "Rabbim’den bu listenin insanlara faydalı olmasını niyaz ediyorum." diyerek 300 kitaplık 'Müslüman kitaplığı' kitap tavsiyesini yayınladı. İşte 300 kitaplık o liste;

    A. İMAN VE İSLAM
    1. Ömer Nasuhi Bilmen, İslam İlmihali
    2. Mehmet Zihni Efendi, Nimet-i İslam
    3. Ahmet Hamdi Akseki, İslam Dini
    4. Muhammed Hamidullah, İslam’a Giriş
    5. Necip Fazıl Kısakürek, İman ve İslam Atlası
    6. Ümit Şimşek, İslam İnanç İlmihali
    7. Ali Kemâl Belviranlı, İslâm Prensipleri
    8. Ali Tantavi, Ana Hatlarıyla İslam Dini
    9. Mahmud Esad Coşan, İslam’ın ve İmanın Korunması
    10. Muhammed Kutub, İslâm’ın Etrafındaki Şüpheler
    11. Babanzâde Ahmed Naim, İslâm Ahlâkının Esasları
    12. Haluk Nurbaki, Kur’an-ı Kerim’den Ayetler ve İlmi Gerçekler
    13. Tahirül Mevlevi, Müslümanlıkta İbadet Tarihi
    14. Rahmi Telkenaroğlu, İslam İbadet Esasları
    15. Kemal Yıldız, İbadet ve Hayat

    B. İTİKAT VE AKAİD
    1. Mehmet Zahid Kotku, Ehli Sünnet İtikadı
    2. İbrahim Cücük, Delileriyle Ehl-i Sünnet Akaidi
    3. Nureddin es-Sabuni, Matüridiyye Akaidi
    4. Mehmet Keskin, İmam Eş’ârî ve Eş’ârîlik
    5. Sadettin Taftazânî, Şerhû’l-Akâid Tercümesi
    6. Numan Kurtulmuş, Amentü Şerhi
    7. Ramazan Altıntaş, Sana İtikattan Soruyorlar
    8. Cağfer Karadaş, İslam Akaidi
    9. Saim Kılavuz, Anahatlarıyla İslâm Akaidi ve Kelama Giriş
    10. Süleyman Uludağ, İslam Düşüncesinin Yapısı
    11. Metin Bozkuş, Anadolu’da İslam ve Mezhepler
    12. Hasan Gümüşoğlu, İslam Mezhepleri Tarihi
    13. Abdulmecit Zindani, Kur’an ve Kainat Ayetleri Işığında Tevhid
    14. İbni Teymiye, Tevhid Risalesi
    15. Bekir Topaloğlu, Kelam İlmi

    C. KUR’AN-I KERİM
    1. İsmail Karaçam, Sonsuz Mucize Kur’an
    2. Osman Keskioğlu, Kur’an Tarihi
    3. Kerim Buladı, Kur’an’ın Anlaşılmasında Anahtar Kavramlar
    4. Muhammed Gazali, Kur’an’ı Anlamada Yöntem
    5. Ebul Âla Mevdudi, Kur’an’da Dört Terim
    6. Halis Aydemir, Kur’an’da Hata Yok
    7. Mehmet Halil Çiçek, Müşkilu’l-Kur’an’ı Yeniden Değerlendirmek
    8. Enbiya Yıldırım, Kur’an Bize Yeter Söylemi
    9. İhsan Şenocak, Sünneti Reddeden Kur’an Müslümanlığı
    10. Ali Akpınar, Kuran Niçin Ve Nasıl Okunmalı
    11. Murat Padak, Kur’an’dan Hikmetler
    12. Hasan Keskin, Kur’an’da Fitne Kavramı
    13. Recep Akakuş, İslam’da Hamele-i Kuran
    14. Fatih Çollak, Kur’ân Risalesi
    15. Ruhi Özcan, Vahiy Kültürü

    D. HADİS VE SÜNNET
    1. Mehmet Yaşar Kandemir, Hadis Karşıtları Ne Yapmak İstiyor
    2. İbrahim Hatiboğlu, Çağdaşlaşma ve Hadis Tartışmaları
    3. Yusuf el-Karadavî, Sünneti Anlamada Yöntem
    4. Muhammed Taki el-Usmânî, Sünnet’in Bağlayıcılığı
    5. Muhammed Salih Ekinci, Huccet Değeri ve Tedvin Açısından Sünnet
    6. Ömer Faruk Korkmaz, Ayet-i Kerimeler Işığında Sünnetin Hucciyeti
    7. Şatıbi, Bid’atler Karşısında Kitap ve Sünnete Bağlılıkta Yöntem
    8. İmam Suyuti, Sünnetin İslam’daki Yeri
    9. Said Nursi, Sünnet-i Seniyye Risalesi
    10. Halil İbrahim Kutlay, Nebevi Mesaj
    11. Muhammed Ali Es-Sabuni, Nebevi Sünnet
    12. Aynur Uyarel, Sahabe Uygulaması Olarak Sünnete Bağlılık
    13. Mehmet Görmez, Hadis İlminin Temel Meseleleri
    14. Saffet Sancaklı, Hadis İnkârcılığı
    15. Zekeriya Güler, Hadis Günlüğü

    E. SİYER-İ NEBİ
    1. Mustafa Asım Köksal, İslam Tarihi
    2. Ali Muhammed Sallabi, Siyer-i Nebi
    3. Kasım Şulul, Siyer Usulü
    4. Martin Lings, Hazreti Muhammed’in Hayatı
    5. İzzet Derveze, Kur’an’a Göre Hazreti Muhammed’in Hayatı
    6. Mustafa Sıbai, Peygamberimizin Hayatından Dersler ve İbretler
    7. Mehmet Emin Ay, Şefkat Peygamberi Hazreti Muhammed
    8. Münir Muhammed Gadban, Resulullah’ın Hayatı ve Daveti
    9. Ahmet Önkal, Resulullah’ın İslam’a Davet Metodu
    10. İhsan Süreyya Sırma, Mekke Dönemi ve İşkence
    11. Mustafa Ağırman, Hazreti Muhammed Devrinde Mescid Ve Fonksiyonları
    12. Rıfat Oral, Hazreti Peygamber’in Veda Haccı
    13. Âdem Apak, Kur’an’ın Geliş Ortamında Arap Toplumu
    14. Muhammed Emin Yıldırım, Efendimizi Sahabe Gibi Sevmek
    15. Mutlu Binici, Uhud’un Ardında Cennet Var

    F. FIKIH VE İSLAM HUKUKU
    1. Hayreddin Karaman, Günlük Hayatımızda Helaller ve Haramlar
    2. Halil Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar
    3. Hamdi Döndüren, Güncel Fıkhi Meseleler
    4. Abdullah Kahraman, Güncel Dini Konular ve Fıkhi Hükümler
    5. Hacı Yunus Apaydın, Din ve Fıkıh Yazıları
    6. Faruk Beşer, Güncel Meselelere Dini Çözümler
    7. Vehbe Zuhayli, Günümüz Meselelerine Fetvalar
    8. Ekrem Buğra Ekinci, İslâm Hukukumda Değişmenin Sınırlan
    9. Halit Çalış, Ahmet Yaman, İslam Hukukuna Giriş
    10. Ahmet Yaman, Halit Çalış, İslam Hukuku
    11. Abdülkerim Zeydan, İslam Hukukuna Giriş
    12. Fahrettin Atar, Fıkıh Usûlü
    13. Mehmet Zahit Kevserî, Hanefi Fıkhının Esasları
    14. Mustafa Kelebek, İslam Aile Hukukunda Velayet
    15. Orhan Çeker, Fetvalarım

    G. UFUK KİTAPLARI
    1. Sezai Karakoç, İslam’ın Dirilişi
    2. İsmet Özel, Taşları Yemek Yasak
    3. Roger Garaudy, Geleceğimizde İslâm Var
    4. İsmail Faruki, Bilginin İslamileştirilmesi
    5. Rene Guenon, Modern Dünyanın Bunalımı
    6. Akif Emre, Müstağrip Aydınlar Yüzyılı
    7. Özcan Hıdır, Batı Dünyasında İslamofobi ve Anti-İslamizm
    8. Aliya İzzetbegoviç, Doğu Batı Arasında İslam
    9. Said Ramazan el-Buti, Kur’an’da İnsan ve Medeniyet
    10. Bedri Gencer, İslam’da Modernleşme
    11. Erol Güngör, İslam’ın Bugünkü Meseleleri
    12. İbrahim Kalın, İslam ve Batı
    13. Şemseddin Dursun, Hayata Dair Kavramlar Analizi
    14. Yücel Oğurlu, Perspektif Kodları
    15. Cemil Meriç, Bu Ülke

    H. DAVA VE ŞUUR
    1. Seyid Kutub, Yoldaki İşaretler
    2. Ahmet Ağırakça, Dava Adamı Olmak
    3. Yusuf Kerimoğlu, Kelimeler Kavramlar
    4. Kadir Mısıroğlu, İslam Dünya Görüşü
    5. Abdulkadir Udeh, İslam ve Siyasi Durumumuz
    6. Muhammed Ebu Zehra, İslam’da Sosyal Dayanışma
    7. Salim Öğüt, Modern Bir Din Projesinin Tenkidi
    8. Mehmet Doğan, Batılılaşma İhaneti
    9. Said Halim Paşa, Buhranlarımız
    10. Abdurrahman Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol
    11. Burhan Bozgeyik, İşte Zulmün Belgesi
    12. Osman Yüksel Serdengeçti, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler
    13. Mehmet Beşir Eryarsoy, Küreselleşmeye Karşı Duruşumuz
    14. Salâh Abdulfettâh el-Hâlidî, Müslümanın Değişmez Prensipleri
    15. Ebul Hasen En Nedvi, Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti

    I. MÜSLÜMANCA DÜŞÜNCE
    1. İmam Gazali, Müslümanca Bir Hayat
    2. Ebubekir Sifil, Müslümanca Bir Hayat İçin
    3. Abdurrahman Arslan, Dünyaya Müslümanca Bakmak
    4. Mehmet Sürmeli, Siyasette Müslümanca Duruş
    5. Aydın Başar, Hayatı Müslümanca Okumak
    6. İsmail Lütfi Çakan, Müslümanca Yaşamak
    7. Yavuz Köktaş, Modern Dünyada Müslümanca Düşünmek
    8. Rasim Özdenören, Müslümanca Düşünmek Üzerine Denemeler
    9. Serdar Demirel, Postmodern Çağda Müslüman Bilincin İnşası
    10. Ali Haşimi, Kur’an ve Sünnet’e Göre Müslüman Şahsiyeti
    11. Fethi Yeken, Müslüman Olmam Neyi Gerektirir?
    12. Ali Haydar Haksal, Müslümanca Duruş
    13. Vehbi Karakaş, Müslümanca Bakış
    14. Nureddin Yıldız, Mümin Kimliğimiz
    15. Ramazan Kayan, Vahyin Gölgesinde Kimlik İnşası

    İ. TASAVVUF VE NEFİS TERBİYESİ
    1. Hasan Kamil Yılmaz, Tasavvufun Meseleleri
    2. Dilaver Selvi, Kur’an ve Tasavvuf
    3. Selçuk Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatlar
    4. Hasan El Benna, Tasavvuf Ve Ahlak Eğitimi
    5. Necdet Yılmaz, Osmanlılarda Tasavvuf
    6. Ebu’l-Alâ el-Afîfi, Tasavvuf İslâm’da Mânevî Hayat
    7. Mahir İz, Tasavvuf
    8. Muhammed Bin El Hani, Adap
    9. Abdu’l-Bari En-Nedvi, Tasavvuf ve Hayat
    10. Ferîdüddîn Attar, Tezkiretü’l Evliyâ
    11. Said Havva, İslam’da Nefis Tezkiyesi
    12. İbni Kayyım El Cevziyye, Nefis Terbiyesi
    13. Abdulkerim Kuşeyri, Kuşeyri Risalesi
    14. Haris el Muhasibi, Selefi Tasavvuf
    15. Muhammed Emin Er, Fıkh-ı Batın Kalp Temizliğinin Esasları

    J. İRFAN VE HİKMET
    1. Abdulkadir Geylani, İlahi Armağan
    2. Osman Nuri Topbaş, Son Nefes
    3. Necdet Tosun, İrfan Bahçesi
    4. Abdulfettah Ebu Gudde, Zamanın Kıymeti
    5. İbn Hacer el-Askalani, Erdem Yolcusuna Uyarılar
    6. İmam Şarani, Sufilere Armağan Selefi Salihin Ahlakı
    7. İbn Ataullah el-İskenderi, Hikemü’l-Atâiyye
    8. Mustafa Kara, Gönül Mektupları
    9. Musa Tektaş, Gönül Zaviyesi
    10. Hayati İnanç, İşte Geldik Gidiyoruz
    11. Raşit Küçük, Sevgi Medeniyeti
    12. Ahmet Ziylan, İki Çift Söz Yeter
    13. Sadi Şirazi, Bostan ve Gülistan
    14. Beydaba, Kelile ve Dimne
    15. Mehmet Nezir Gül, Geçmişten Günümüze Latifeler Hikmetler

    K. İLHAM VEREN KİTAPLAR
    1. Soner Duman, Hayata Bir de Böyle Bak
    2. Mehmet Lütfi Arslan, Uyanın Rüya Vaktidir
    3. Mustafa Asım Küçükaşçı, Kıyameti Koparan Kopuşlar
    4. Süleyman Ragıp Yazıcılar, Baht Meselesi
    5. İsmail Kılıçarslan, Benim Meselem
    6. Erol Erdoğan, İnsan Mevsimi
    7. Erhan Erken, Dünya Görüşü
    8. Ömer Faruk Demireşik, Şafak Sökerken
    9. Âdem Özköse, Ümmet Coğrafyası
    10. Sefa Saygılı, Dünyayı Aldatanlar
    11. Mustafa Sabri Beşer, Ve İnsan Aldandı
    12. Ahmet Murat, Kalbin Kararı
    13. Mikail Çolak, Alemlere Rahmet
    14. Faruk Öndağ, Sıradışı Adamlar
    15. Mustafa Nezihi Pesen, İstanbul’a Zikirle Girdin Mi Hiç?

    L. FAYDALI DİNİ KİTAPLARI
    1. Abdullah Yıldız, Namaz Bir Tevhit Eylemi
    2. Şerafettin Kalay, Müminin Miracı Namaz
    3. Mehmet Şevket Eygi, Müslümanın 100 Vazifesi
    4. Âdem Ergül, Medeniyet Öncülerimizden 365 Lider Davranış
    5. Hikmet Özdemir, Hazreti Ali’nin 100 Veciz Sözü
    6. Murat Kaya, Hazreti Ömer’den 111 Hatıra
    7. Mustafa Meşhur, İslam’a Davet Fıkhı
    8. Ali Nar, 40 Hadisle Müslüman Kimliği
    9. Mecdi El Hilali, Allah Sevgisi
    10. Mehmet Paksu, Sünnete Göre Günlük Hayat
    11. Mehmet Akbaş, Asr-ı Saadetten Üç Öğretmen
    12. Ali Ramazan Dinç, Kemale Dair Sohbetler
    13. Ertuğrul Düzdağ, Ali Ulvi Kurucu Hatıralar
    14. Nazif Yılmaz, Ahmet İslamoğlu Hatırlar ve Mülahazalar
    15. İbrahim Emiroğlu, Yanlış Düşünce ve Davranışlar Karşısında Mevlana

    M. KÜLTÜR VE EDEBİYAT
    1. Haluk Dursun, İstanbul’da Yaşama Sanatı
    2. Ahmet Yüksel Özemre, Üsküdar’da Bir Attar Dükkânı
    3. Münevver Ayaşlı, Haminne’nin Suret Aynası
    4. Yahya Kemal Beyatlı, Kendi Gökkubbemiz
    5. Dursun Gürlek, Kültür Dünyamızdan Manzaralar
    6. Sadettin Ökten, Aslında Bir Sanat Var
    7. Nihat Sami Banarlı, Tarih ve Tasavvuf Sohbetleri
    8. Mehmet Nuri Yardım, Edebiyatımızın Güler Yüzü
    9. Âlim Yıldız, Geleneğin İzinde
    10. Nidayi Sevim, Keşf-i İstanbul
    11. Emin Işık, Belh’in Güvercinleri
    12. Serhan Tayşi, Ali Emiri’nin İzinde
    13. Turgut Cansever, İslam’da Şehir ve Mimari
    14. Beşir Ayvazoğlu, Geleneğin Direnişi
    15. Evliya Çelebi, Seyahatname

    N. HİKÂYE, ROMAN VE DENEME
    1.Muhyiddin Şekur, Su Üstüne Yazı Yazmak
    1, Carl Vett, Dervişler Arasında İki Hafta
    2. Muhammed Esed, Mekke’ye Giden Yol
    3. Şule Yüksel Şenler, Huzur Sokağı
    4. İskender Pala, Şah Sultan
    5. Cahit Zarifoğlu, Yaşamak
    6. Tarık Buğra, Küçük Ağa
    7. Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir
    8. İbrahim Tenekeci, Son Düzlük
    9. Mustafa Kutlu, İyiler Ölmez
    10. Vehbi Vakkasoğlu, Bir Destandır Çanakkale
    11. Mehmet Niyazi, Yemen Ah Yemen
    12. Yavuz Bahadıroğlu, Selahaddin Eyyubi
    13. Mustafa Uslu, Yunus Emre Gönlüm Düştü Bir Sevdaya
    14. Aziz Erdoğan, Abide Şahsiyet Mehmet Akif Ersoy
    15. Ahmet Yapıcı, İnanmış Bir Adam Mehmet Akif

    O. EĞİTİM VE AİLE
    1. Ali Fuat Başgil, Gençlerle Başbaşa
    2. Seyit Mehmet Şen, Gençlik Geleceğimizdir
    3. Nurettin Topçu, Türkiye’nin Maarif Davası
    4. Samiha Ayverdi, Milli Kültür Meseleleri ve Maarif Davamız
    5. Dursun Ali Taşçı, Eğitim Yazıları
    6. Said Havva, İslami Eğitim Modeli
    7. Memiş Okuyucu, Maarifimiz ve Geleceğimiz
    8. Ali Erkan Kavaklı, En Sevilen Öğretmen Hazreti Muhammed ve Eğitim Metotları
    9. Bekir Kuzudişli, Eğitim ve Öğretime Dair 40 Hadis
    10. Osman Öztürk, İslam’da Evlat Terbiyesi
    11. Mehmet Zeki Aydın, Ailede Ahlak Eğitimi
    12. Durak Pusmaz, Ailede Mutluluk Prensipleri
    13. Sıtkı Aslanhan, Bilinçli Aile
    14. Mustafa K Topaloğlu, Evliliğin Yol haritası
    15. Sema Maraşlı, Mutlu Aile Okulu

    Ö. TARİH
    1. Ahmet Akgündüz, Bilinmeyen Osmanlı
    2. Mustafa Armağan, Osmanlı İnsanlığın Son Adası
    3. İrfan Gündüz, Osmanlılarda Devlet Tekke Münasebetleri
    4. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin İlmiye Teşkilatı
    5. Koray Şerbetçi, Bir Osmanlı Var İmiş
    6. Fuat Köprülü, Osmanlı Devletinin Kuruluşu
    7. Osman Turan, Selçuklular ve İslamiyet
    8. Coşkun Yılmaz, Sultan İkinci Abdulhamit ve Dönemi
    9. Vahdettin Engin, Bir devrin Son Sultanı II. Abdulhamid
    10. Mustafa Sabri Efendi, Hilafetin İlgasının Arka Planı
    11. Ziya Kazıcı, İslam Medeniyeti ve Müesseseleri Tarihi
    12. Mahmud Şakir, İslam Tarihinden Dersler ve İbretler
    13. Davut Nuriler, Sancak’ın Asırlık Hak Mücadelesi
    14. Ahmet Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya
    15. Fuat Sezgin, İslam Bilim Tarihi

    P. ABİDE ŞAHSİYETLER
    1. Salih Suruç, Sadakatte Zirve Hazreti Ebu Bekir
    2. İbnül Cevzi, Emirül Müminin Hazreti Ömer’in Hayatı ve Tarihi
    3. Mustafa Necati Bursalı, Hayâ ve Edep İncisi Hazreti Osman
    4. Mahmut Sami Ramazanoğlu, Hazreti Aliyyül Murtaza
    5. Ömer Sabuncu, Hazreti Aişe Binti Ebi Bekir
    6. Ömer Döngeloğlu, Musab Bin Umeyr
    7. Fatih Çınar, Mustafa Taki Efendi
    8. İbrahim Baz, Abdülehad Nuri-i Sivasi Hayatı Eserleri Görüşleri
    9. Vahit Göktaş, Muhammed Es’ad-ı Erbili Hayatı, Eserleri ve Tasavvuf Felsefesi
    10. Adnan Memduhoğlu, Bir Fakih Olarak İmam Nevevi
    11. Ahmet Turan Arslan, İmam Birgivi
    12. Nesimi Yazıcı, Kamil Miras Hayatı ve Eserleri
    13. Ethem Cebecioğlu, İmam-ı Rabbani Hareketi ve Tesirleri
    14. Bilal Kemikli, Erzurumlu Bilge İmam Muhammed Lütfi Efendi
    15. Yusuf Temizcan, Muhsin Kıvamında Yaşamak Abdullah Tivnikli

    R. İLMİ ETÜDLER
    1. Necdet Çağıl, Kur’an’ın Belagat ve Fonetik Yapısı
    2. Nasrullah Hacımüftüoğlu, Kur’an’ın Belagatı ve İ’cazı Üzerine
    3. Mehmet Yalar, Modern Arap Edebiyatına Giriş
    4. Yusuf Ziya Kavakçı, İslam Araştırmalarında Usul
    5. Rahmi Yaran, İslam Fıkhında İhtiyaç Kavramı ve Kurumsallaşma
    6. Hasan Çelikkaya, Fonksiyonel Eğitim Sosyolojisi
    7. Mehmet Ünal, Kur’an Anlaşılmasında Kıraat Farklılıklarının Rolü
    8. Cemal Abdullah Aydın, Hadislerin Kaynaklarını Bulma Yolları
    9. Cemal Ağırman, Hadis Kaynaklarının Dili
    10. Hüseyin Yılmaz, Dini Hitabet ve Mesleki Uygulama
    11. Nuri Adıgüzel, İslam Ahlak Düşüncesi ve Müslüman Ahlakçılar
    12. Fethi Ahmet Polat, İslam Tefsir Geleneğinde Akılcı Söyleme Yöneltilen Eleştiriler
    13. Ömer Çelik, Tefsir Usulü ve Tarihi
    14. Harun Öğmüş, Cahiliye Döneminde Araplar
    15. Mehmet Fatih Kaya, Hadis Usûlünde İhtilât

    S. TEMEL CİLTLİ ESERLER
    1. Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Din Kur’an Dili
    2. Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t Tefasir
    3. İmam Nesefi, Tercüme: Harun Ünal, Nesefi Tefsiri Tercümesi
    4. Babanzade Ahmed Naim ve Kamil Miras, Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi
    5. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşid Küçük, Riyazüs Salihin Şerhi
    6. Kadı İyaz, (Yaşar Kandemir), Şifa-i Şerif Şerhi
    7. Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-u İslamiyye ve İstılahat-ı Fıkhiyye Kamusu
    8. İmam Nebevi Hazretleri, Hatib eş-Şirbini (Tercüme Soner Duman), Muğni’l Muhtac
    Minhacü’t-Talibin Şerhi
    9. İmam Gazzali, İhya-ü Ulumi’d Din
    10. Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatüs Sahabe
    11. Hayredin Karaman, Ana Hatlarıyla İslam Hukuku
    11. Osman Nuri Topbaş, Nebiler Silsilesi
    12. Hayati Ülkü, İslam Tarihi
    13. Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı
    14. İmam-ı Rabbani, Mektubat
    15. Tahirül Mevlevi, Mesnevi Şerhi

    Aydın Başar
  • 220 syf.
    İlim merkezi olan Bağdat Moğollar tarafından yakılıp yağmalanma dan önce Abdülkadir Geylani hazretlerinin halkı irşat etmek için sohbetler verdiği ve dünyanın her yerinden gelen insanların uğrak yeri olan bir şehirdi. Moğollar şehri kuşattığı zaman önce zenginliklerini yağmalayıp sonra da geçtikleri her yeri ateşe verdiler. Binlerce yazma eserler yakıldı; halkın bir kısmı bazı eserleri toprağa gömmek suretiyle kurtarabildi isede çoğunluğu telef edildi. Abdülkadir Geylani hazretlerinin sohbetleri yüzlerce kişi tarafından yazılır ve böylece halk onun ilminden istifade ederdi. Sohbetlerinde açıklamasını yaptığı süre ve ayetler talebeleri ve ya bu işlere memur kişiler tarafından yazılıp Kur'an tefsiri oluşturulduğu biliniyor fakat sohbetlerinden kayda geçirilen nüshaların çoğu imha edilen eserler arasında. Onun soyundan gelen Fadıl Geylani'nin bir çok arap ülkesine giderek yaptığı araştırmalar sonucunda yazma eserlerin bir kısmını gün yüzüne çıkardı ve "Geylani Tefsiri" adıyla ciltler halinde hazırladığı eserler neşredildi. Bu eserde, ayrı ayrı konu başlıkları altında onun sohbetlerinden oluşmadır. Kadiriyye tarikatının kurucusu olan Abdülkadir Geylani hazretleri, hem Hz. Hasan hemde Hz. Hüseyin'in soyundan olması nedeniyle hem Seyyid hemde Şerif ünvanları ile anılan önemli bir İslam âlimi dir...
  • DİNİ KİTAP LİSTESİ
    Herkese selamlar,
    Dini konulara ilişkin oluşturduğum kitap listesini paylaşmak istedim. Liste, Fıkıh, Akaid, Tefsir, Siyer, Hadis, Sahabe Hayatları, İslam Tarihi, İslami Düşünce, Tasavvuf, Mezhepler bölümlerinden oluşuyor. Genel olarak, tartışmalara konu olmamış kaynakları seçtim. Malum, tekfir etme (kafir hükmü verme) maalesef günümüzde çok yaygınlaştı. Bu platformda böyle bir tartışmanın içinde bulunmak istemiyorum.
    Faydalı olmasını Allah'tan niyaz ederim.
    A- AKAİD
    1- Ehli Sünnet İtikadı – Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi
    2- İslam Akaidi – Ömer Nasuhi Bilmen
    3- Bu kitapların yanında genel olarak Said Nursi’nin Risalelerini de tavsiye ederim. Okuması ve anlaşılması biraz zor olabilir ancak, kelimelerin anlamlarını da veren yayın evleri var piyasada. Bu kitaplardan özellike, Sözler, Lem’alar ve Asa’yı Musa kitaplarını önerebilirim.
    4- Hüccetul Baliğa – Şah Veliyullah Dihlevi (Bu kitap tam anlamıyla bir akaid kitabı değil. Ancak, dini hükümlerin hangi amaçla konulduğu açıklanmış)
    Yukarıda yer verdiğim kitapların yanında, özellikle Allah’ın varlığı ve birliğine ilişkin iman esasını anlatan günümüzde yazılmış kitaplar da mevcut. Malum en önemli meselemiz iman esaslarıdır.
    B- TEFSİR
    Kuranı anlamaya çalışayım ve bir kere de olsa en azından bir tefsirden okumuş olayım derseniz;
    1- Hak Dini Kuran Dili Tefsiri - Elmalılı Hamdi Yazır (Bence şuana kadar yazılmış en iyi tefsirdir. Hem dirayet hem de rivayet tefsiri olarak kabul edilebilir.)
    2- Tefsiri Kebir – Fahrettin Er Razi (Şöyle hacimli bir tefsir okuyayım derseniz, üstüne yoktur.)
    3- Büyük Kuran Tefsiri – İbni Kesir (Bu tefsir rivayet tefsiri türünün en meşhurlarındandır. Ayetlerin iniş sebebi ve olaylar nakledilir. Piyasada muhtasarı da (kısaltılmışı) bulunmaktadır. Muhtasarını okumanızı tavsiye ederim. Uzun versiyonu zorlayabilir.)
    4- Letaiful İşarat – İmam Kuşeyri (Bu tefsir tasavvufi tefsir olarak geçmektedir. İlgi duyarsanız okuyabilirsiniz. Anlaşılabilir bir çeviriyle basımı yapılmış. Okuması kolaydır.)
    5- Kuran Yolu – Diyanet Yayınları (Yormasın beni, malumat sahibi olayım, okurken de sıkılmayayım derseniz size göredir.)
    6- Safvetüt Tefasir – Muhammed Ali Sabuni (Yormasın beni, malumat sahibi olayım, okurken de sıkılmayayım derseniz size göredir. Son zamanlarda yazılmış bir tefsir olduğundan,açıklamalarda zaman zaman güncel konulara da değinilmiş)
    Tefsir okumak çok zaman alır, meal-tefsir tarzında olsa daha iyi olurdu derseniz;
    1- Tefsirli Kuran Meali - Hasan Basri Çantay
    2- Tefsir’ül Veciz – Vehbe Zuhayli
    3- Esbabün Nüzul – İmam Suyuti (Ayetlerin iniş sebebini anlatan bir eserdir.)
    4- Evrensel Çağrı Kur’anı Kerim – Hamdi Döndüren

    C- FIKIH - İLMİHAL
    1- Büyük İslam İlmihali – Ömer Nasuhi Bilmen (Her evin vazgeçilmezidir. Çok iyi bir kaynaktır.)
    2- Nimet-i İslam – Hacı Zihni Efendi (Oldukça hacimli bir eserdir. Günümüzde yazılan fıkıh kitaplarına da kaynaklık etmektedir. Piyasada muhtasar şeklinde basılmışları da vardır. Ancak, çok doyurucu olmayacaktır.)
    3- Delilleriyle İslam İlmihali – Hamdi Döndüren
    4- İslam ve Toplum – Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları (Birçok camide hocaların faydalandığı bir eserdir. Güzel bir kaynaktır.)
    5- Delilleriyle Aile İlmihali – Hamdi Döndüren (Evlilik, boşanma, kadının hakları, çocuğun hakları ve benzeri konuları içerir. Faydalı bir ilmihaldir.)
    6- Evlilik ve Cinsel Hayat – Asım Uysal (Evlenmeyi düşünenlerin ya da evli olanların okumasını tavsiye ederim.)
    D- SİYER
    - Peygamberimizin hayatını esas kaynaklarından okumak isterseniz;
    1- Tabakat – İbn’i Sad
    2- İslam Tarihi – İbni Hişam
    3- İslam Tarihi – İbni Kesir
    4- Siyer – İbni İshak
    - Son zamanlarda ve ana kaynaklarına referanslı olarak yazılmış siyer kitapları okumak isterseniz;
    1- İslam Tarihi – M. Asım Köksal (Erkam Yayınları tarafından 8 cilt olarak basılmışı var. Siyer için muhteşem bir kaynaktır. Asım Köksal gibi değerli bir alimin uzun yıllarca uğraş verdiği bir eserdir. Siyer alanında dünyadaki en önemli kaynaklardan biridir. Dünya siyer ödüllü bir kaynaktır.)
    2- İslam Peygamberi - Muhammed Hamidullah (Muhammed Hamidullah hoca, nam-ı diğer “kütüphane köstebeği” tarafından yazılmış güzel bir eserdir. Hamidullah hoca, bir zaman Türkiye’de de bulunmuş değerli bir alimdir. Son dönem siyer alimlerinden İhsan Süreyya Sırma’nıın da hocasıdır.)
    3- Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed – Salih Suruç (Sanırım duymayanınız yoktur ve bir çoğunuzun okuduğu bir kaynaktır. Anlatımı çok sade, kimi zaman şiirsel ve akıcıdır. Kitap çok detay içermemekle birlikte, en az bir sefer okumanızı tavsiye ederim.)
    4- Son Peygamber Hz. Muhammed – Mevlana Şibli Numani ( Güzel bir eserdir. Okuması kolaydır. Dünya’da kabul görmüş eserlerdendir.)
    5- Kur’ana Göre Hz. Muhammed’in Hayatı - İzzet Derveze (Bu eseri diğerlerinden ayıran özellik, Efendimizin hayatını Kur’an esas alınarak anlatılması. Bu anlamda mutlaka okunmasını tavsiye ederim.)
    Yukarıda yer verdiğim siyer eserlerinin dışında da birçok çalışma mevcut. Ancak, bu listeye alıp daha da hacimli duruma getirmek istemedim.
    BONUS: Talha Uğurluel tarafından hazırlanmış Mekanlar ve Olaylarla Hz. Muhammed’in Hayatı eseri, mutlaka okumanız ve evinizde bulundurmanız gereken bir eser diye düşünüyorum. Anlatımı çok sade ve görsellerle zenginleştirilmiş bir kitap.
    E- HADİS
    1- Kütüb-i Sitte – İbrahim Canan tarafından tercüme ve şerhi yapılmıştır. 7000’den fazla hadis içerir. Tüm sahih hadisler elimin altında olsun derseniz, temin edip okuyabilirsiniz.
    2- Riyazüs Salihin – İmam Nevevi tarafından derlenmiş bir hadis külliyatıdır. Piyasada, şerhi olmaksızın, sadece içindeki hadislerin basılması suretiyle oluşturulan kitapların satıldığını gördüm. Hadislerin şerhsiz okunmasını önermem. O yüzden şerhli olan (yani anlaşılması zor yerleri açıklayan, hadisin hangi şartlarda söylendiği, ayetlerle olan bağlantıları gibi) külliyatları okumanızı tavsiye ediyorum. Bu kapsamda, Erkam Yayınlarından çıkmış olan ve Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir önderliğinde hazırlanan baskısını tavsiye ederim.
    3- Hadis Tetkikleri – Bünyamin Erul
    4- Sünnetin İslamdaki Yeri – İmam Suyuti
    5- Hadislerle İslam – Diyanet İşleri Başkanlığı
    F- İSLAM TARİHİ
    İslam Tarihi denince içine Efendimiz’in hayatı da girmektedir. Bu listede, Efendimiz’in hayatını da kapsayacak şekilde çalışma yapılmış İslam Tarihi eserlerine yer vereceğim.
    - İlk dönemlerde yazılmış İslam Tarihi eserleri (Klasikler)
    1- Tarihi Taberi – Muhammed Bin Cerir Taberi
    2- Büyük İslam Tarihi – İbni Kesir (Hz Adem’den itibaren anlatım yapılmıştır.)
    3- İslam Tarihi (El Kamil Fit Tarih) - İbni Esir
    - Yakın dönem yazılmış İslam Tarihi eserleri;
    1- Ali Muhammed Sallabi’nin İslam Tarihi Seti (Bu set, Peygamber Efendimiz’in hayatıyla başlayıp (2 cilt), Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz Ali (4 Cilt), Emeviler, Abbasiler, Zengiler, Selçuklular, Osmanlılar gibi kitaplardan oluşmaktadır. Kapsamlı bir eserdir.)
    2- Hz. Adem’den Bugüne İslam Tarihi - Mahmud Şakir
    3- Kısası Enbiya Peygamberler ve Halifeler Tarihi – Ahmet Cevdet Paşa (Çelik Yayınları tarafından basılmışı var. Tek sıkıntısı tarihlerin miladi olarak verilmemesi. Sonraki baskılarda değiştirildi mi bilmiyorum?)
    4- Müslümanların Tarihi – İhsan Süreyya Sırma (Sade ve anlaşılır bir eserdir. Çok ayrıntılı olmasa da malumat sahibi olabileceğiniz, tarihi ana hatlarıyla ve derli toplu olarak okuyabileceğiniz bir eserdir. Tavsiye ederim.)
    G- SAHABE HAYATLARI, İNCELEMELERİ
    1- Hayatüs Sahabe – Yusuf Kandehlevi (Bu eser birçok yayınevi tarafından basılmış. Muhtasar olanları da var. Kabul görmüş çok iyi bir kaynaktır.)
    2- Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası – Asım Köksal (Kerbela hadisesini merak ediyor iseniz, kesinlikle okumalısınız.)
    3- Sahabe Dönemi İktidar Kavgası – Ahmet Akbulut (Ahmet Akbulut’un tez çalışmasıdır. Aykırı bir kitaptır. Ancak, Peygamber Efendimiz döneminden sonra yaşanmış ve halen tartışılan ve kavga sebebi yapılan hadiselere yer verilmiş. Düşündüren bir kitap.)
    4- M. Emin Yıldırım hocanın sahabelere ilişkin kitaplarını genel olarak öneririm. Youtube sohbetleri de yer almaktadır. Gayet güzel anlatıyor.
    H- İSLAMİ DÜŞÜNCE
    Klasik dönem İslam Düşünürlerinin eserleri;
    1- İhyau Ulumiddin - İmam Gazali (Dünyaca ünlü bir eserdir. İçinde fıkıh, akaid, kıyamet, ahiret hayatı gibi birçok konuya değinilmiştir. Eser kapsamlı olduğundan okumam biraz zor derseniz, kısaltılmışı olan Kimya-i Saadet kitabını da okuyabilirsiniz. Bu eserde zayıf ve mevzu hadislere de yer verildiğinden, okuma yaparken buna dikkat etmek gerekir. Ancak, konunun muhtevasını bozacak nitelikte olmadığından bence sıkıntı oluşturacak bir durum yoktur. Konuya ve anlatıma odaklanmanızı öneririm.)
    2- Mukaddime – İbni Haldun
    3- El Milel Ven Nihal - Şehristani
    4- Gunyet’üt Talibin – Abdulkadir Geylani (Tasavvuf kitabı olarak da değerlendirilebilir.)
    5- Tenbühul Gafilin, Bostanül Arifin – Ebul Leys Semerkandi (Tasavvuf kitabı olarak da değerlendirilebilir.)
    6- Kitabüz Zühd Ver Rekaik – Abdullah İbni Mübarek (Tasavvuf kitabı olarak da değerlendirilebilir.)
    7- Mantıkut Tayr - Feriduddin Attar (Tasavvuf kitabı olarak da değerlendirilebilir.)
    Yakın dönem İslam Düşünürlerinin eserleri;
    1- Risaleler – Hasan El Benna
    2- Tarihçe-i Hayat – Said Nursi (Said Nursi’nin diğer eserlerine de bakabilirsiniz. Ancak, kendi hayatının anlatıldığı Tarihçe-i Hayat kitabında düşünce yapısını ve mücadelesini net olarak görebilirsiniz.)
    3- Hatıralarım – Ali Ulvi Kurucu (Çok güzel bir hatırattır. Yakın tarihimize de ışık tutacak bilgiler bulunmaktadır.)
    4- İslam’da Sosyal Adalet – Seyyid Kutub (Sosyal yaşamın İslam’ın emrettiği kurallar çerçevesinde kurulması halinde müthiş bir adalet sistemi oluşabileceğini göreceksiniz. Eserde, özellikle Hz. Osman zamanında yaşanmış hadiselerden kaynaklı olarak, Hz. Osman’a ithamlarda bulunulan yerler var. Tasvip etmediğimi belirtmek isterim. Ancak, Seyyid Kutub’un eseri kaleme aldıktan sonraki yıllarda, itham içeren yerleri değiştirdiği, özür dilediği ve tövbe ettiği söylenir. Bu anlamda, bizdeki baskılardan düzeltilmiş halleri var mıdır bilmiyorum.)
    5- Doğu – Batı Arasında İslam – Aliya İzzet Begoviç
    6- İslam Deklarasyonu – Aliya İzzet Begoviç
    Bu kitaplar haricinde de çokça kitap var. Merak ettiğiniz her eseri okuyabilirsiniz.
    I- TASAVVUF
    1- Kuşeyri Risalesi – İmam Kuşeyri (Tasavvufun en önemli eserlerindendir. Tasavvuf terimlerini bulabileceğiniz kapsamlı bir eserdir.)
    2- Mektubat – İmam Rabbani
    3- Mesnevi – Mevlana Celaleddin’i Rumi
    4- Yunus Emre Divanı ve Şerhi
    5- Kutul Kulub (Kalplerin Azığı) - Ebu Talib El Mekki
    6- Nefsin Adabı, Adabun Nufus – Haris El Muhasibi
    7- İmandan İhsana Tasavvuf – Osman Nuri Topbaş
    8- Kaynaklarıyla Tasavvuf – Dilaver Selvi
    9- Su Üstüne Yazı Yazmak – Muhyiddin Şekur
    10- Ol Dedi Oldu – Taşkın Tuna
    J- MEZHEPLER
    1- Mezhepler Tarihi – Muhammed Ebu Zehra (Müthiş bir kaynaktır. Mezheplerin nasıl oluştuğu, ayrılıkların sebebinin ne olduğu gibi konulara da değinilmiş bir eserdir. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.)
    2- El Milel Ven Nihal – Şehristani (Hem dinlerle ilgili hem de mezheplerle ilgili bilgilerin yer aldığı bir kitaptır.)
  • 18. Yûsuf'un gömleğini de üzerine yalandan bir kan sürüp getirmişlerdi. Babaları şöyle dedi: "Hayır! Belli ki, nefisleriniz sizi aldatıp, böyle kötü bir işe sürüklemiş. Artık bana düşen, en güzel şekilde sabretmektir. Ne diyeyim, sizin bu anlattıklarınız karşısında yardımına sığınacağım tek merci yalnız Allah'tır!"

    "Sabr-ı cemil", güzel bir sabır demektir. Bu, beraberinde hiçbir feryadın, şikayetin ve tahammülsüzlügün bulunmadığı bir sabırdır. Bu keyfiyetteki bir sabır insana, tüm felâket ve meşakkatleri sukûnetle, kendine hakim olarak, ağlayıp sızlamadan, yüce ruhlu kişilere yaraşır bir şekilde göğüsleme kuvveti verir. Bir başka izaha göre ise: "Sabr-ı cemıl; Allah Teala'nın kadim ve külli iradesiyle istediği şeylerin ortaya çıkışına sabretmek, teslim olmak ve rızâ göstermek"tir. Böyle bir sabrın peşinden ilahî yardımın yetişeceğinde şüphe yoktur. Nitekim âyette sabr-ıcemil'in hemen peşinden yegâne yardım istenecek varlığın Allah olduğunun beyân edilmesinde bu gerçeğe bir işaret vardır.

    Abdülkadir Geylânî (k.s.), bir musibet karşısında kulun takınacağı hâli ve bu hâle göre gelen musibetin nasıl bir netice hâsıl edeceğini şöyle izah eder:
    "Musibetin bir ceza olarak, ya da yapılan hatalara mukâbil geldiğine alâmet odur ki; o anda insan sabırsız ola... Bağıra, çağıra... Sızlana... Ve hâlinden halka Hakk'ı şikâyet ede... Musîbetin hatalara kefaret oluşuna alâmet odur ki, geldiği zaman bağrılıp çağrılmaya. Bir sızlanma olmaya. Sine daralmaya. Bilakis ferahlık ola... Hele o musîbet hâlinde ilâhî emirlerin edâsı, taata koşmak insana hiç ağır gelmeye. Mânevi derecenin yükselmesine alâmet olan musibet ise, insanı rızâ hâline dalgın kılar. Muvafakat yolunu tutturur. Nefis itminan hâlindedir ve kadere karşı bir sükun içindedir. Tâ o musîbet hâli geçinceye kadar..." (Sâranî, Veliler Ansiklopedisi, II, 472)
    Ömer Çelik
    Sayfa 608 - Erkam Yayınları, 2. Cilt *Yûsuf Sûresi