• Seni ilk kez görüyorum, üzerinde açık mavi bir mayo var. Yaz göğünün renginde, üzeri de yıldız gibi parıltılarla kaplı, gündüzle gece bir arada yaşanıyor sanki mayonda.
    Ben beş yaşındayım, yakında anaokuluna başlayacağım. Kapalı havuzdayız. Burası gürültülü. Her şey yankılanıyor. Anneler arkamızdaki tribünlerde oturuyor. Yüzümüzü suya sokup bacaklarımızı çırpmayı öğrenelim diye bizi adına Lepistesler dedikleri bu sınıfa getirmişler.
    Öğretmen düdük çalıp birer birer çocukların adını söylüyor. Bizim bir yüzme köpüğüne tutunup bacaklarımızı çırpmamız ve öğretmenin bizi çekerek sığ tarafta dolaştırmasına izin vermemiz gerekiyor ama adın söylendiğinde sen suya atlamıyorsun, adım söylendiğinde ben de atlamıyorum.
    Saçların gün ışığında saman gibi görünüyor. Çillerin hoşuma gidiyor, cildinin üzerinde takım yıldızlara benziyorlar.
    Havuzun kenarında oturan bir tek ikimiz kalınca düdüklü öğretmen yanımıza geliyor. Üzgünüm kızlar, diyor, şimd derse katılmanız gerek.
    Ben hayır diye kafamı sallamak üzereyken sen bana dönüyor, yüzüme bakıyorsun. Pembe dudaklarının aralandığını görüyorum. Gülümsüyorsun. Ardından derin bir nefes alıp kendini suya bırakıyorsun. Öğretmen sana yüzme köpüğü uzatıyor ama almıyorsun.
    Köpüğü almadığın gibi bir de suya dalıyorsun. Gözlerin, saçın falan suyun altında kayboluyor. Yüzüyorsun. Çocukların köpüklerine tutundukları yere kadar suyun altında yüzüyorsun.
    Peşinden geliyorum. Öğretmen hanım söylediği için değil de senin gibi yüzmek istediğim için kendimi suya bırakıyorum. Çünkü çillerin, saman saçların ve bana gösterdiğin gülümseme hoşuma gidiyor. Çünkü o anda arkadaşlık kurmak, bir arkadaş edinmek dünyanın en kolay şeyi gibi görünüyor.
    Ali Benjamin
    Sayfa 32 - yabancı
  • 224 syf.
    ·10 günde·Puan vermedi
    Kitabı okumaya başlayınca bu zamana kadar neden böyle faydalı kitabı okumadım diye düşündüm. Kitap açık anlaşılır yazılması, bilimsel araştırmalara dayanması kitabı daha çok sevmeme yardımcı oldu. Bence arada açıp tekrar tekrar okunması gereken bir kitap :)
    Çocuk yetiştirmenin sadece fizyolojik ihtiyaçlarından ibaret olduğunu, çocuk yetiştirme görevi sadece annenin görevi olduğunu düşünenler var. Lütfen şunu da unutmayalım ki bir çocuk annesine ihtiyaç duyduğu kadar babasına da ihtiyaç duyar.
      Anaokuluna giden çocukların gitmeyen çocuklara göre daha hızlı gelişim gösterdiği bellidir. Çocuk gelişimi için önemli olan ilk 3 yıldır. İlk 3 yılda öğrettiklerimiz ebeyevnlere sonrasında fayda da sağlayabilir zarar da. Çünkü o dönemde ne öğrettikleriniz çok önemlidir. Vakit geçsin diye eline telefon veren ebeveyn ile  çocuğum ileride kendi ayakları üstünde durabilen, hayalleri için adım atabilen birey olsun diye kitapla ,oyunla vb. şeylerle büyütmek aynı değildir.
      Her aile sadece kendi çocuğundan sorumlu olmamalı. Ulaşabildiği kadar çocuğa ulaşıp fayda sunmalıdır. Yoksul çocuklar, mülteci çocuklar hiç fark etmeksizin herkes olmalı.