• Ve bir ses yükseldi veda hutbesinden:
    KADINLAR SİZE EMANETTİR....

    Ocak

    Sultan Sarı, Şükran Akçakoca, Songül Demir, Fatma K., Gülden Çobanoğlu, Diya Hudra, Duygu Şen, Zeliha Kara, Hediye Yolcuoğlu, Hümeyra Korkmaz, Rabia Kızılkaya, N.S., Güler Subaşı, Yeliz Tokçak, Nafiye Kirişçiler, Leyla Laman, Hülya Okatan, Leyla Kuruçay, Serap Çınar, Nurhan Eriş, Dervişe Kara, Hacer Kara, Pembe Canal, Aliye Canal, Edibe Demirbilek, Bahar Turhan, Nurcan Arslan, Türkan Akal, Fahriye Halil

    Şubat

    İsmet Çiftçioğlu, Tülin Türe, Yıldız Tongul, Tuğba Taş, Şener Çakmak, Gülay T., Türkan T., Gül T., Nurcan Çakmak, Nesrin Aksoy, Hatice Aksoy, Kübra Acar, Elif Zelal Yeni, Hamiyet Uğur, M.B., Burcu Akkuş Kaya, Zeynep Çelebi, Güler Taflan, Burcu Acar, Hülya Aydın, Zeliha Köse, Türkan Sarıkaya, Selma Kiraz

    Mart

    Fatma Karakoyun, Emine Baştan, Beysun Özkanışlı Düz, Şeker Buse, Yasemin Altun, Safiye Geyik, Hilmiye Demitürk, Müzeyyen Neşeli, Demet Karataş, Nermin Akçay, Şükran Durmaz, Ayşe Şöhmelioğlu, Sebahat Özdemir, Sueda Üçoğlu, Gönül Çakı, Tenay Çakı, Aysun S, N.T.B., F.A., Aynur Gökhan , Özlem Koç, Neslihan Kızılkaya, Ayşegül Şimşek, Elena Carnelia, Sibel Çadırcı, Latife Çetinkaya, Elveda Battal, Hediye Durmaz

    Nisan

    Emine A., Gönül Gürbüz, Serap Demir, Filiz Coşkun, Hülya (Rüya) Polat, Gülcan Demir, Rita Darı Winkler, Hatice Öztürk, Güllü Çelik, Emine Uysal, Sultan Zora, Fatma Kızılçelik, Simge Alay, İlknur Keskinsoy, Özgecan Arslan, Nuborakhon Usmonova, Şerife Yılmaz, S.M.A, Gülseren A.

    Mayıs

    Fazile Özmen, Neşe Adıgüzel, Asmer Gruyeva, Güner G., Dilek Adıgüzel İnanç, Necmiye Ceren Baran, Rukiye Sezer, Elmas Başdüzen, Ghada Shekhousi, Behiye Güçlü, Zeliha Uygur, Zübeyde Ünlü, Fatma Kayıkçı, Esra Güvem, Gizem Bulut

    Haziran

    Ceren Demirkan, Sibelcan Çobandedi, Meryem Özcan Şanlı, Emine Türken, Sultan Bayram, Damla Kozak, Yıldız Eryılmaz, Afife Barsal, Serpil Sağır, Esra Adıgüzel, Abide Demirli, Zeynep Nalbant, Cansel Bağlı, Özlem Gülyaprak, Ayla Coşkunlar, Seda Erol, Nezahat Durmaz, Fettaha A., Selma Güngör, Gizem Ekinci, Bahar Akbaş, Asiye Özbay

    Temmuz

    Özlem Sarıkurtbay, Güleser Şimşek, Banu Demirok, Yıldız Çakır, Fatma Baloğlu, Fatma Şengül, Menel İsmail, Nurcan Efe, Sibel Çelik, Arzu Nevruz, Şükran Gülçelik, Medine Özata, Anakız Dorum, Güler Dursun, Şehriban Akbaş, Berivan B., Aysun Ural

    Ağustos

    Kader Kaya, Esma Şenek, Hanife Şenek, Amine Demitaş, Neslihan Kaymaz, Gizem Günay, Menekşe Kerçin, Meltem Ece, Fatma Ayhan, Şeyda Bak, Gülizar Turan, Neşadiye Gökmen, Türkan Köse, Gülhanım Ekber, Naime Öztemurcu, Muazzez Türkyılmaz, Nezife Ersoy, Gizem Şolpal, Semiha Keyik, Çiğdem Pala, Ümmügülsüm Dursun

    Eylül

    Fatmagül Karakaş, Suphiye Avşar, Cennet Gülbeyaz, Esen Yaman, Sema Acar, Fatma Alp, Alev K., Ebru K., Semra Ezel, Yeliz Y., Türkan Mavi, Zekiye Bakırcı, Esma Kamalı, M.K., Kadriye Polat, Özlem Yıldırmaz, Özlem Yıldırmaz, Fatma Metinöz, Asma Bobdione

    Ekim

    Özlem Yıldırım, Seycan Birişik, Elvan Dedeler, Havva Eker, Rosham Arab, Müberra B., Hasret Akdoğan, Figen Titiz, Senem Zeybek, Zeynep Aksoy, Emine Kuru, Çiğdem Koç, Hüsne Kocamanoğlu, Arife Çolak, D.Ö., M.A., Samaya K., Irmak Kupal, Mehtep Özkanlı, Fulya Özdemir, Derya Demirkan, Raciye G., Güler Mete Oğuz, Saniye Özdemir

    Kasım

    Fatma Kente, D.E., Hatice Sökmen, Merve Coşkun, Satı Kan, Amina Almouna, İmhan Kılıç, Kübra Karğın, Nargül Ölmez, Nursel Şengül, Havva Er, Filiz Yurdabak, Gülşan Yurdabak, Fatma Elif Uysal, Müjgan Abacı, İlknur Y., Sibel Keklik, Selime Ateş, Hafize Müjde Özer, Fatma Karabulut, Münevver Erkan

    Aralık

    Tuğçe Uludağ, Vildan Kandemir, Şehriban Elmas, Zeynep Demir, Songül Erçil, Nisa Özlem İnçke, Berfin Yıldız, Amine B., Gülnaziye Köseoğlu, Fatma Köse, Gamze T., Kader Korkmaz, Sevinç A., Meltem Karaslan, Şehriban Dinç, Sinem Kır, Sevgi T., Renim Taha Mehlül.

    bianet’in 2016 yılındaki kadın cinayetleri, kadına şiddet ve cinsel saldırı 
  • Darbe sonrası Türkeş ve ekibi günlük bir gazete kurmaya karar verirler. Türkeş bu iş için Irkçılık-Turancılık davası döneminden tanıdığı ileri sürülen ve istihbaratçı olduğu hususunda rivayetler olan Ziya Tansu'yu görevlendirmiştir. Ziya Tansu, sonradan Özel Harp Dairesi adını alacak olan Seferberlik Tetkik Kumlu'nun ilk mensuplarından ve Kıbrıs'taki Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kurucularından olan İsmail Tansu'nun kardeşidir. İsmail Tansu bir röportajında arkadaşı olan Türkeş'e kardeşini kendisinin tanıştırdığını söylemiştir. Gazetenin adının önce Işık olmasına karar verilmiş, hatta gazete için kurulan ve Türkeş'in eşinin de ortak olduğu şirketin adı "Yeni Işık" olarak belirlenmiş, ancak sonrasında bu isimden vazgeçilmiş ve gazeteye Öncü adı verilmiştir. Ziya Tansu'nun sahibi olduğu İktisadi Kalkınma Ajansı'nın bülteninde gazetenin çıkışı, "Namuslu ve idealist vatandaşlarımız; sizlere sesleniyoruz... Vazifelerimiz bitmiş değil, henüz başlamıştır, inkılabın hedefe ulaşması, ideallerimizin gerçekleşmesi için vazife almamız gerekmektedir," sözleriyle duyurulmuştur. Şirketin kuruluşu MBK gündemine geldiğinde ise diğer üyeler buna tepki göstermiş ve şirket feshedilmiştir. Ancak Türkeş gazete projesinden vazgeçmemiş ve Öncü, Yapı Kredi Bankası'nın sahibi Kazım Taşkent'in taahhüt ettiği kredi sayesinde, Altan Öymen'in yazı işleri müdürlüğünde 26 Temmuz 1960 günü yayın hayatına başlamıştır. Gazete birkaç ay Türkeş çizgisinde yayın yapacak, ancak birazdan üzerinde duracağımız "13 Kasım tasfiyesi" sonrasında el değiştirecektir. Altan Öymen anılarında gazeteye Milli Emniyet (bugünkü adıyla MİT) tarafından yapılan bir ziyareti anlatır. Buna göre teşkilattakiler gazeteyi izlemekte ve başarılı olmasını temenni etmektedirler. Ancak gazete yönetiminin bilmesini istedikleri bir şey vardır. Öncü'nün kadrosunda yer alan isimlerden biri "sabıkalı" dır. Sabıkalı olmakla kastedilen "komünistlik", sabıkalı denilen kişi ise gazetede düzeltmen olarak çalışan Ahmed Ariftir. Öymen devamında şöyle der: "1960'ların Türkiye'sinde 'komünistlik' veya 'komünisttir' diye suçlanmak, hukuken hiçbir 'suç işledi' iddiası olmasa da, mümkün sayılıyordu. Ve o suçlamanın hedefi olanların, sonuç ne olursa olsun, 'potansiyel suçlu' muamelesi görmesi normal sayılıyordu." (Öymen, 2018: 287) Başka bir Türkeş projesi olan Türk Kültür Dernekleri, sonradan MİT Hukuk Dairesi'nde de görev yapacak olan Şahap Homriş başkanlığında 18 Ağustos 1960'ta kurulmuştur. Homriş'in oğlu ve istihbaratçı Hamit Homriş'le Türkeş'in kızı Selcen Türkeş'in sonradan evlenecek olması, Şahap Homriş'in 12 Eylül'deki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) davasında Türkeş'in avukatlığını üstlenmesi ve Hamit Homriş'in de MHP'de milletvekilliği yapması, aralarındaki ilişkinin yakınlığını gösterir niteliktedir. Türkeş, derneğin amacının "halk ile aydınları birbirileri ile tanıştırmak ve kaynaştırmak" olduğunu söylerken Homriş de derneğin açılış konuşmasında "Türk Kültür Derneği'nin partili partisiz bütün Türk milletinin olduğunu" ve derneğin "her türlü yıkıcı, bozguncu ve geriletici" unsurla mücadele edeceğini söylemiştir. Halkevleri ve Halk Odaları'nın derneğin hizmetine sunulmasıyla birlikte derneğin etki alanı hayli genişlemiştir. Türkeş derneğin Bursa Şubesi'nin açılışında yaptığı konuşmada gayelerinin Halkevleri ve Halk Odaları'ndan daha derin olduğunu, derneğin siyasetle uğraşmayacağını ve şiarının "halk için, halka doğru ve halk tarafından" olduğunu söylemiştir. Türkeş'in buradaki konuşmasını Atsız'a ait olan "Gönülleri birleşenler! Selam sizlere!" dizeleriyle bitirmesi projenin arkasında Türkeş'in 1944 sonrası da görüşmeye devam ettiği Türkçü faşist ekibin olduğuna dair bir izlenim uyandırmaktadır. 13 Kasım tasfiyesinin ardından derneğin şubeleri mahallin mülki amirinin kontrolüne verilip başına Behçet Kemal Çağlar geçirilecek, derneğin adı Halkevleri'ne dönüştürülecektir. Böylece Öncü'den sonra Türk Kültür Dernekleri projesi de kısa bir süre içerisinde fiilen sona erecektir. Ekim ayının sonlarına doğru Türkeş tarafından "milleti cehaletten kurtarmak için" kurulacağı açıklanan Ülkü Birliği Teşkilatı'yla ilgili kanun teklifi, kasım ayında Orhan Erkanlı, Numan Esin, Kadri Kaplan, Sami Küçük ve Sezai Okan'ın imzalarıyla MBK'ya sunulur. Teklifte teşkilatın kuruluş gerekçeleri, "ülkü ve kültür müesseselerini parti çekişmelerinden, milletin esasına sızan muzır cereyanlardan, matbuatı, günlük siyasi tesirlerden ve maksatları görüşlerden, milleti kardeş kavgasına hazırlayacak cepheleşmelerden korumak" şeklinde sıralanmıştır. Kanun teklifinde teşkilatın amacı ise yedi madde halinde şöyle anlatılmıştır: 1- İleri ve medeni Türkiye ülküsünü milletin şuurunda pekleştirmek ve milletçe bu hedefe yönelmeyi sağlamak üzere davaya inanmış ve bu uğurda bütün varlığı ile çalışmaya azimli aydınları vatan sathında seferber etmek 2- Milletin içinde bulunduğu ve bunaldığı ikilik, gerilik, tembellik ve karanlıktan kurtulması için lüzumlu tedbirleri siyasi tazyik ve müdahalelerden masum bir şekilde almak ve yürütmek 3- Öğretmene cemiyette hakiki mevkiini kazandırmak ve milli eğitim davasını, halk eğitimi dahil olmak üzere ana dava olarak ele almak ve bunu ilim ve devamlı bir plan dahilinde gerçekleştirmek 4- Laiklik prensipleri çerçevesinde olmak üzere temayüz etmiş ilim ve din adamları yetiştirmek ve bunları köylere kadar seferber ederek dini batıl inanç ve gerici menfaatlerin elinden kurtarmak ve hakiki hüviyetlerine kavuşturmak 5 - Radyonun tarafsızlığını sağlamak ve hür basına doğru haberler ulaştırmak 6- Beden terbiyesi teşkilat kanunundaki vazife ve gayeye uygun olarak yurdun her köşesindeki amatör teşekkülleri desteklemek ve bu teşkilatı benzer yardımcı eğitim ve kültür müesseseleriyle iş ve hareket beraberliğini de toplayıp müessir kılmak 7- Mevcut vakıfları tesis gayelerine uygun bir şekilde yürütmek ve devlet teminatını vatandaşın fikrinde ve vicdanında yerleştirerek bilhassa milli eğitime hizmet edecek yeni vakıflar kurulmasını sağlamak Adeta "devlet içinde devlet" olarak kurgulanmış teşkilat ve teşkilat başkanı için tanınan yetki kullanımının ve özerkliğin son derece geniş tutulması son Derece dikkat çekicidir. Buna göre; "Ülkü ve Kültür Birliği Genel Başkanı", Başbakan'a bağlanacak ancak Genel Başkanı seçimi, Genel Kurmay Başkanı, Yargıtay Başkanı, Danıştay Başkanı, Sayıştay Başkanı, Yargıtay Başkanı, Üniversite Rektörleri Müşterek Sekreteri, Milli Eğitim Bakanı, Ülkü Birliği Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Basın-Yayın Genel Müdürlüğü tarafından teşkil eden heyetin "üçte iki" çoğunluğu esasında yapılacaktır. "Bakanlar Kurulu"nun tabii üyesi olacak olan Genel Başkan, 6 yıl süre ile görev yapacak ve vazifeden alınması, mezkur heyetin ancak "üçte iki oyu" temin edilmesiyle mümkün olacaktır. Söz konusu teşkilat, Türkiye'yi 12 bölgeye ayıracak; "Dış Türkler Masası", "Kadın Aile Masası", "Azınlık Masası", "Basın-Yayın Radyo Masası" gibi oluşumlar ihdas edilecek ve "Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Basın-Yayın Genel Müdürlüğü, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü" gibi kurumlar, "Ülkü ve Kültür Birliği Genel Başkanlığı"na tabi olacaktır. ( 2018: 239) MBK içerisindeki ayrımı tetikleyen en önemli hadiselerden biri bu proje olmuştur. Projeyle ilgili verilen kanun teklifinde teşkilatın gayesi maddeler halinde ortaya konulmuştur. Projenin kapsamının genişliğini görmek açısından bu maddeleri tek tek sıralamak önemlidir: a) Milli inkılap mefkuresini bütün millete yaymak ve milletçe tekamülün manevi temel ve ana yapısını meydan getirmek b) Türk milletini en küçük ünitelerine kadar aynı fikir ve imanda toplamak, milli şuuru çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmak gayretiyle dinamik bir fikir ve ahlaka yükseltmek c) Çalışma heyecan ve psikolojisini halka anlatmak, öğretmek ve bunun bütünlüğünü sağlamak d) Milletin arasına sızan ters ve zararlı faaliyetlerle mücadele etmek, halkı menfaat düşkünü sapıklardan, onu ikiliğe düşüren ve geriliğe sürükleyen uydurma mürşid ve fikir madrabazlarından kurtarmak e) İnkılapçı aydınları, ülkü ve kültür davasında çalışan bütün teşekkül ve müesseseleri bir mecrada ortak tesire icra etmek ve aydınlarla gençleri bu dava için kazanmak f) Ülkü ve kültür konusundaki faaliyetlerle ve elde edilecek sonuçlarla bünyemizi ve iktisadi düzenimizi tekamül imkanında bulundurmak g) Şehirlerle köyler ve aydınlarla köylüler arasındaki boşluğu ortadan kaldırmak h) Milli eğitim seferberliğini ülkü birliği merkez teşkilatı ve bölge teşkilat şebekeleriyle dinamize etmek ve bol miktarda yardımcı elemanlarla onu desteklemek i) Memlekette dil birliği davasını ehemmiyetle ele alıp tahakkuk ettirmek j) Güzel sanatları milli kültür istikametinde bütün yurda yaymak k) Tıbbın sosyalleşmesinde ve özellikle bu davanın tatbikatında en müessir yardımları sağlamak 1) Ziraat sahasında girişilecek yeni hamlelerle müessir yardımlar sağlamak m) İmar ve iskan konusunda hükümetin faaliyetlerini özellikle köylerde desteklemek n) Köylerde ve diğer geri kalmış sitelerde sosyal ve ekonomik teşkilatlanmaları teşvik etmek ve onlara rehber olarak başarılarını sağlamak o) Ferdi içtimai ve milli ahlakın teşekkül etmesine direk olarak amil olmak p) Yeni neslin çağdaş medeniyet anlayışı ve terbiyesine göre ve inkılapçı bir ahlak tutumuyla yetiştirilmesini ele almak q) Beden terbiyesini 3530 sayılı kanunun işaret ettiği şümul ve mükemmeliyetteki gaye ve istikametlerde yürütmek r) Köylere ve toplumun her köşesine kadar ülkü ve kültür faaliyetleriyle sosyal dava ve planlamamızı sokmak s) Basın yayını günlük siyasi terbiyeden dar ve maksatlı görüş ve tazyiklerden kurtarmak t) Köylerimizin ülkü ve kültür yolunda aydınlatılıp olgunlaştırılmasını sağlamak u) Parti anlayış ve davranışlarının sosyal ahlak ve demokrasi ruhuna uygun seviyede teşekkül etmesini sağlamak v) Fert ve kütle olarak tehlikeli vüsat ve dereceye varmış olan fazilet ve maşeri dayanışma noktasını tedavi etmek y) İnkılaplarımızı şimdiye kadar vaki olan ve bu sebeple başarısızlığa uğrayan karakterlerinden kurtarıp yurt ölçüsünde birleşik ve yeterli ve devamlı bir teşkilatla milletçe şuurlu ve ebedi bir faaliyete eriştirmek (Hacıibrahimoğlu, 2013: 28-30) 13 Kasım tasfiyesinden beş gün önce, o zamanlar genç bir gazeteci olan Bülent Ecevit, Ulus gazetesinde Ülkü ve Kültür Birliği'ne dair geniş bir eleştiri yazısı yayımlamıştır. Ecevit önce teşkilatla ilgili yukarıdaki bilgileri sıralar ve ardından, "Gazete haberinde verilen bilginin aslı varsa, bu teşkilat, memleket kaderini büyük ölçüde etkileyebilecek, hatta Türkiye'deki rejim için yepyeni bir yol çizebilecek önemdedir. Bu kadar önemli bir teşkilatın halkoyundan habersiz, aydınlar arasında enine boyuna tartışılmadan kanunlaşması çok tehlikeli olabilir," der. Yazının devamında ise şu eleştirileri sıralar: En başta, teşkilatın adı kaygı uyandırıcıdır. "Ülkü ve Kültür Birliği" adında bir resmi ve milli teşkilatın demokratik bir rejimde yeri olabileceği, demokrasiyle bağdaşabileceği, pek şüpheli görünüyor. İster istemez bu ad, Mısır'daki ve galiba Irak'taki ihtilal idarelerinin kurdukları «Milli İstikamet Bakanlığı» adını akla getiriyor . ... Düşünce hürriyetinden ayrı bir demokrasi herhalde tasavvur edilemez. "Ülkü birliği"ni kanunlaştırmak, bir resmi ve milli teşkilat eliyle yerleştirmeğe kalkışmaksa, düşünce hürriyetine aykırıdır. Demokraside herkes, kendi ülküsünü kendisi düşünerek bulur. Demokrasinin temelinde, aklı başında her insanın, baskılardan, önyargılardan, dogma ve tabulardan kurtarılınca, kendi yolunu kendi aklını kullanarak ve başkalarıyla tartışarak bulabileceği ve bu tartışmaların topluma en güvenilir yönü vereceği inancı vardır. Bunu izleyen satırlarda Ecevit Atatürk devrimlerinin dondurulamaz ve kalıplaştırılamaz niteliklerinden, zamana uyumlu esnekliğinden söz eder ve kurulması düşünülen teşkilatın Atatürkçülükle bir alakasının bulunmadığını şu sözlerle anlatır: Tasarlandığını duyduğumuz "Ülkü ve Kültür Birliği Genel Başkanlığı'', gerek Atatürk devrimlerinin bu üstün, bu insani niteliklerine, gerek demokrasiye ve demokrasinin ayrılmaz şartı olan düşünce hürriyetine aykırı gelen adı ile kaygı verici olduğu gibi, gazete haberinde anlatılan kuruluş ve yetkileri bakımından da ürkütücü, tereddüt uyandırıcıdır. Hele böyle bir teşkilata siyasal partileri denetleme yetkisi tanınması, çok garip bir devlet ve hukuk düzenine yol açabilir. Gerek yürütme organı ile yasama organı arasındaki münasebetler, gerek bu iki organın "Ülkü ve Kültür Birliği" teşkilatı karşısındaki durumları, demokratik yoldan çözülmesi imkansız güçlükler, karışıklıklar, yetki çelişmeleri ortaya çıkarabilir. Böyle bir teşkilat kurulursa, kimin kimi nasıl denetleyeceği; Meclisin, Hükümetin nasıl çalışabileceği, siyasal hakların, hürriyetlerin korunması bakımından mahkemelere ne ödev düşeceği anlaşılamamaktadır. Ecevit kaygılanmakta haklıdır, ancak 13 Kasım günü yaşanan tasfiyelerle birlikte kaygılanmasını gerektiren bir durum kalmayacaktır, çünkü Türkeş ve ekibinin tasfiyesiyle birlikte Ülkü ve Kültür Birliği projesinin hayata geçirilmesi söz konusu olmayacaktır. Tasfiye ve sürgün Bu sürecin sonunda, henüz 27 Mayıs'ın üzerinden altı ay gibi bir süre geçmişken, Türkeş'le birlikte MBK üyesi 14 subay bir gece yarısı operasyonu ile yurtdışı görevlere, yani bir tür sürgüne gönderilmiş, darbe idaresinden ve Türkiye'den uzaklaştırılmışlardır. Bu ise Türkeş' in o kadar zayıf bir figür olmamasına rağmen, "ihtilalin lideri" olduğuna dair iddialarını da çürütmektedir. Çünkü kolay bir operasyonla ve herhangi bir ciddi karşı koyma emaresi göstermeksizin, yurtdışına gönderilmeyi kabul etmek zorunda kalmıştır. 13 Kasım 1960 günü saat 9.30'da Türkeş'in Ankara Gaziosmanpaşa' daki evinin kapısını sivil bir devlet görevlisi çalar ve ona bir zarf uzatır. Cemal Gürsel tarafından gönderilen emir yazısında şöyle denilmektedir: Sayın Bay Alparslan TÜRKEŞ 1. Türk Silahlı Kuvvetleri adına millete verilen sözün yerine getirilmesinde uğranılan aksaklıklar ve güçlükler karşısında, vaki istek üzerine Milli Birlik Komitesi'ni feshetmiş bulunuyorum. 2. Başarmış olduğunuz yüksek hizmete layık bir şekilde size verilecek olan dış görevi beklemenizi, bu müddet içerisinde memleketin ve şahsınızın menfaati bakımından evinizden dışarı çıkmamanızı ve ziyaretçi kabul etmemenizi, aksi takdirde hakkınızda 6 ve 25 numaralı Kanun hükümlerinin tatbik edileceğini ve bugünden (13 Kasım 1 960) itibaren emekliliğe sevk edilmiş bulunduğunuzu bildiririm. Türkeş, mektup elinden alındıktan sonra evin etrafının inzibatlar, polisler ve askerler tarafından kuşatıldığını fark ettiğini söyler, evinin telefonu da kesilmiş, dışarıyla irtibatı koparılmıştır ve kendisiyle birlikte ailesinin de dışarı çıkmasına izin verilmemektedir. Aynı günün akşamı, kapı tekrar çalınır ve bir polis memuru Türkeş'e, "Efendim emir aldık, zat-ı alinizi Mürted Hava Üssü'ne götüreceğiz," der. Kendi anlatımına göre Türkeş polislere, "Bu saatte bir yere gidilmez, yarını bekleyin," der ve kapıyı kapatır. Polisler önce kapıyı açması için ricada bulunurlar, bu olmayınca da kapıyı kırarak içeri girerler. Yine kendi anlatımına göre bir binbaşı ve bir üsteğmen Türkeş'e, "Komutanım, biz sizi çok seviyoruz. Size bağlıyız, kılınıza bir zarar gelmesine asla müsaade etmeyiz. Bize güvenin, ama sizi Mürteci Hava Üssü'ne götürme görevi verildi. Onun için bizi anlayışla karşılamanızı istirham ediyoruz," derler. Bunun üzerine Türkeş "Peki," diyerek üzerindeki üniformayı çıkarıp sivil bir kıyafet giyer ve görevli ekipler tarafından Mürted'e götürülür. Türkeş, Mürted'de 19 Kasım gününe kadar kalır. Emeklilik işlemleri yapılır, Hindistan'ın Yeni Delhi şehrindeki Türk Büyükelçiliği'ne müşavir olarak atandığı ve ailesini de yanında götürebileceği kendisine bildirilir. Diğer 13 subayın da görev yerleri belli olmuş, dünyanın çeşitli yerlerine dağıtılmışlardır. "14'ler" ve gönderildikleri ülkelerin listesi şöyledir: Alparslan Türkeş: Hindistan, Orhan Kabibay: Belçika, Orhan Erkanlı: Meksika, Münir Köseoğlu: İsveç, Mustafa Kaplan: Portekiz, Muzaffer Karan: Norveç, Şefik Soyuyüce: Danimarka, Fazıl Akkoyunlu: Afganistan, Rıfat Baykal: İsrail, Dündar Taşer: Fas, Numan Esin: İspanya, İrfan Solmazer: Hollanda, Muzaffer Özdağ: Japonya ve Ahmet Er: Libya. Türkeş tasfiye edilip sürgüne gönderilmelerinin nedenini "komünistler"e bağlamakta ve şöyle demektedir: Komünistler 27 Mayıs'tan azami ölçüde faydalanma çabası içindeydiler. Siyasi tecrübesi olmayan ve sivil aydınlar kadrosunu tanımayan MBK üyelerine kolayca sızmaya ve onlara birçok fikirlerini telkin etmeye muvaffak oluyorlardı. Bizim milliyetçi, Türkçü, aynı zamanda radikal reformcu ve sosyal adaletçi bir plan üzerinde hareket edişimiz onları ürkütüyordu. Bu sebepten bizim aleyhimizde her çeşit faaliyet ve propagandayı yapıyorlardı. İnönü ile tek cephe halinde bize saldırıyorlardı. (Tekin, 201 1 : 1 56) Oysa esas mesele az önce söylediğimiz üzere Türkeş'in askerlerin iktidarda kalmasını savunması ve o esnada da tek adam haline gelmek için çalışmalar yürütmesidir. Bu nedenle Türk Kültür Derneği, Ülkü ve Kültür Birliği ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi birtakım organizasyonlara girişmiş, hem 1944 yargılamalarındaki arkadaşlarıyla hem de dönemin antikomünist isimleriyle irtibata geçerek kendisine bağlı bir şebeke oluşturmaya çalışmıştır. Bunun yanı sıra, Milli Birlik Komitesi içerisindeki kendisine yakın isimlere, "Eğer biz yapmazsak, onlar yapacak," demiş ve Madanoğlu ekibini tasfiye etme teklifinde bulunmuştur: Yakın arkadaşlarıma "Milli Birlik Komitesi bu havada yararlı hizmetler yapamaz, bir tasfiye yapalım ve direksiyonu elimize alalım" dedim. Komitenin bir disiplin içinde çalışmasını arzu ediyorduk. Fakat konuştuğumuz arkadaşlar ikinci bir operasyonu göze alamıyorlardı. O işe istekli değillerdi. "Arkadaşlarla konuşur, onları ikna ederiz, Cemal Paşa da bunu kabul etmeyebilir" diyorlardı. Onların görüşüne göre, Cemal Paşa bize hayır derse, o zaman çok müşkül duruma düşerdik. Oysa ben bu görüşte değildim. "Cemal Paşa kuvvetliden yanadır; kendisi yorgundur, güçlü olup da bir işi başarana hayır demez, o da bizimle beraber olur" şeklinde konuşuyordum. Ama arkadaşlarımda bir ürkme, bir çekinme vardı. Aslında operasyonu yapacak gücümüz mevcuttu. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay komutanı bizim arkadaşımızdı. Bunun gibi daha Ankara'daki birçok birlik bizim arkadaşlarımızın elindeydi. (Yanardağ, 2002: 28) Ruzi Nazar, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerle birlikte Sovyetler'e karşı savaşan bir Özbek'ti. Savaştan sonra ise kendisi gibi çok sayıda isimle birlikte ABD'ye götürülecek ve bu sefer de Soğuk Savaş'ta ABD'yle birlikte Sovyetler'e ve komünizme karşı savaşacaktı. Ruzi Nazar'la Türkeş 1955 yılının sonlarında dönemin Washington Büyükelçiliği Basın Ataşesi Altemur Kılıç aracılığıyla tanıştılar. Nazar Türkeş'i 1944 yargılamalarından beri biliyor ve kendisi gibi ateşli bir antikomünist olan bu genç subaya büyük sempati besliyordu. Nazar, Türkiye'nin en kritik dönemlerinde Türkiye' de görev yaptı ve Türkeş' le dostlukları Türkeş ölene kadar devam etti. İrfan Ülkü, Madanoğlu'nun Türkeş'i kurşuna dizdireceğini, ancak bunu o dönem CIA İstasyon Şefi olarak Türkiye'de görev yapan Türkeş'in arkadaşı Ruzi Nazar'ın engellediğini iddia eder. Buna göre Nazar, meseleye CIA ve Amerikan devletini katmadan kendi başına bir plan yapar ve ABD büyükelçisine Cemal Gürsel'le acil bir randevu ayarlamasını söyler. Büyükelçi, "Önemli bir durum mu var?" diye sorar, Nazar ise bu soruya, "Bir görüşsek iyi olacak, size anlatırım," yanıtını verir. Ülkü, sonrasında yaşanan gelişmeleri şöyle anlatmaktadır: Gürsel, Nazar'la büyükelçiyi hemen kabul etti. Biraz sonra Nazar, devlet başkanına Türkçe, "Sayın Gürsel, duyduk ki Türkeş'i kurşuna dizdirme kararı almışsınız" diyerek söze girdi. Büyükelçi de dinliyor, fakat konuşulanların tek sözcüğünü bile anlamıyordu. Nazar karşısındakinin konuşmasına fırsat vermeden devam etti: "Böyle bir şey yaparsanız ya da yapılmasına göz yumarsanız, Amerikan Hükümeti bunu hiç hoş karşılamayacak, bu cinayet iki ülke ilişkilerine gölge düşürecektir. Ayrıca, böyle bir şey yapılacağına ihtimal vermiyorum." Gürsel şaşırmıştı. Bir süre sessizlik çöktü çevreye. Sonra Gürsel yerinden kalkarak, "bana birkaç dakika izin veriniz" deyip, yan odaya geçti. Nazar ise kuşkulanmaması için büyükelçiye o sırada masal anlatmakla meşguldü, ama yüreği hızla çarpıyor, heyecanı giderek artıyordu. Belki de Türkeş çoktan öldürülmüştü. Biraz sonra Gürsel döndü ve Nazar'a "mesele hallolmuştur" dedi, "böyle bir ihtimal olsa bile, artık tamamen zayi oldu." (Ülkü, 2008, 132-133) Ülkü'ye göre, eğer Amerikan devleti Nazar'a bu yaptığıyla ilgili olarak hesap soracak olsaydı, Nazar kendini, "Türkeş bizim dostumuzdur. Ölümü Türkiye'yle ilgili yakın gelecekteki planlarımızı sekteye uğratabilir. Bu nedenle çok ani müdahale etmemiz gerekti," diye savunacaktı. Ancak böyle bir şeye gerek kalmamıştı, çünkü olay hiçbir şekilde Washington'a yansımamıştı. Ülkü'nün iddiası doğru ise, yani Türkeş'in idamını Nazar engellediyse, bunu ABD' den habersiz olarak ve bütün kariyerini tehlikeye düşürecek, hatta ceza almasına yol açabilecek şekilde yapma, yani bir devlet başkanına yarı tehdit anlamına gelen bir uyarıda bulunmuş olma ihtimali son derece düşüktür çünkü ABD büyükelçisi mutlak surette görüşmede ne konuşulduğunu öğrenmek isteyecek ve bunu Washington'a rapor edecektir. Aynı şekilde CIA'in de bir ajanın bir devlet başkanıyla ne görüştüğünü bilmek isteyeceği açıktır. Dolayısıyla eğer böyle bir hadise yaşandıysa, ABD'nin devreye girerek bu iş için büyükelçi ve Nazar'ı Gürsel'e yollamış olduğunu düşünebiliriz. Ancak her iki ihtimal için de herhangi bir kanıt sunmamız imkansızdır. Neticede Türkeş kurşuna dizilmez ama tasfiye etmeye çalıştığı rakipleri tarafından 13 Kasım 1960 günü arkadaşlarıyla birlikte MBK' dan tasfiye edilir ve yurtdışına sürgüne yollanır. Hindistan'dan dönüş ve Huzur ve Yükseliş Derneği Türkeş'in Türkiye'ye dönüşünün ardından basında sık sık "14'ler"in yeni bir parti kuracağı yönünde haberler çıkmaya başlar. Türkeş ise Nisan 1963'te "Türk Milletine Beyanname" adlı bir açıklamada bulunarak "Huzur ve Yükseliş Derneği" adlı bir dernek kuracaklarını kamuoyuna ilan eder. Türkeş'in söylediğine göre dernek çatısı altında CKMP'liler, AP'liler, YTP'liler ve "14'ler" yer alacak, derneğin amacı "istismar edilerek hedefinden uzaklaştırılan 27 Mayıs"ın hedeflerini tesis etmek olacaktır. Derneğin prensipleri ise sonradan "Dokuz Işık" olarak adlandırılacak doktrinin çekirdeğini oluşturacak şekilde şöyle sıralanmıştır: milliyetçilik, ülkücülük, ilimcilik, toplumculuk, köycülük, halkçılık, gelişmecilik ve hürriyetçilik, endüstricilik ve teknikçilik, ahlakçılık. ( 2017: 220) Türkeş açıklamasında toplumculukla kastedilenin sosyalizm değil, özel teşebbüsün yetersiz kaldığı yerlerde ilmi esas ve plan dahilinde devlet müdahalesinin ve sosyal yardımlaşma teşkilatının kurulması olduğunu söylemiştir. "Komünizm tehlikesi"ne işaret etmiş, ancak Turancılık ile ilgili bir soruya, "Bir NATO subayı olarak tüm Türklerin birleşme imkanı olmadığını biliyorum, Turancılık ilmi bir konudur, Türk fikir tarihine bakmak lazım," cevabını vermiştir. ( 2017: 220-221) Huzur ve Yükseliş Derneği'nin kurucuları olarak Türkeş, Özdağ, Baykal, AP Milletvekili Zühtü Pehlivanlı, CKMP milletvekillerir.ıden Mustafa Kemal Erkovan ve İsmail Hakkı Yılanoğlu isimleri kamuoyunda konuşulmuş, derneğin tüzüğü ise Muzaffer Özdağ tarafından kaleme alınmıştır. Özdağ, 8 Mayıs 1963'te Yeni İstanbul gazetesine yaptığı açıklamada derneğin amaçlarını ve hedeflerini şöyle sıralamıştır: Milli ihtiyaç ve temayüllerin göstereceği istikamette hızla yükselip milletçe manevi huzur ve maddi refaha ulaşmak için gereken müşterek hedef ve gayeleri araştırmak ve yaymak İç barışa, vatandaşlar arasında kardeşçe münasebete engel olan içtimai, iktisadi ve bilhassa siyasi hataları tespit ederek, ilmin, tarihin ve tecrübenin rehberliğinde giderme çarelerini araştırmak ve bulunan çarelerin milletçe benimsenmesi için gayret sarf etmek ve bu çarelerin uygulanmasını kolaylaştırmak Fert ve cemiyet münasebetlerinde, milli vahdet ve manevi huzurun tahakkukuna ve muasır medeniyet seviyesine erişmek gayretinin artmasına, dolayısıyla bu gayelerin elde edilmesine yardımcı olmak İktisadi istiklalimizin ve milli refahımızın süratle tahakkuku için: a)Sermayenin büyük kısmına fertlerin sahip olacağı anonim teşebbüsler şeklinde sınai kuruluşu çabuklaştıracak, b) Ferdi teşebbüsü tahrik ve teşvik edecek sermaye ve emek piyasasında emniyeti, itimadı ve adaleti müstakar hale getirecek, c) Devlet teşebbüslerini, umumiyetle külfetli amme hizmetlerine teksif edecek, kar değil ferdi teşebbüse hizmet ve himmet mantığını benimsemiş devlet zihniyetinin doğmasını mümkün kılacak çareleri ve müstakar tedbirleri araştırmak ve bulmak ( 2017: 222) Anlaşılacağı üzere, Türkeş ve arkadaşları için komünizmle mücadele henüz programa dahil edilecek ölçüde bir tehlike olarak görülmemekte, tam da bu nedenle, yani komünizme karşı işlevsel olarak ihtiyaç duyulmadığı için dini herhangi bir vurguya rastlanmamakta, iktisadi olarak ise daha sonrakinden farklı olarak, korporatizmin değil bireysel girişimciliğin ön planda olduğu, devletçiliğin ise ancak bireysel girişimi koruyup gözettiği ölçüde benimsendiği bir modelden söz edilmektedir. Bu program ileride Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) programının da temelini oluşturacak, ancak Huzur ve Yükseliş Derneği, 20-21 Mayıs olayları, yani Talat Aydemir'in ikinci darbe girişimi nedeniyle kurulamayacaktır. Çünkü Türkeş darbeci ekibin içerisinde yer aldığı gerekçesiyle tutuklanacak ve yaklaşık üç buçuk ay cezaevinde kalacaktır. Mahkemedeki savunmasında ise Türkeş 20 Mayıs akşamı saat 19-20 sıralarında yanına gelen bir kişinin "bu akşam ya da üç gün içinde bir ihtilal olacağını" kendisine bildirdiğini, kendisinin ise bunun üzere Milletvekili İsmail Hakkı Yılanlıoğlu'nu arayarak darbeyi bildirdiğini ve Meclis'teki bütün partilerin darbeye karşı ortak bir deklarasyon yayımlayarak tansiyonu düşürmeleri gerektiğini belirttiğini söyler. Ayrıca o akşam olayları bir arkadaşının evinde takip ettiğini ve darbe girişiminin bir parçası olmadığını belirtir. Türkeş üç buçuk ayın sonunda tahliye edilecek ve siyasete girme çalışmalarını hızlandıracaktır. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne giriş 22 Temmuz 1964'te Yeni Tanin'de yayımlanan "Dostluk Yemeğinden Güçbirliğine Doğru" adlı haberde Türkeş'in Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) yöneticilerinden Mehmet Altınsoy, İrfan Baran, Ahmet Oğuz ve Seyfi Öztürk'le bir yemek yediği ve Türkeş'in ve "14'ler"in partiye katılımının konuşulduğundan söz edilir, Türkeş gazeteye verdiği demeçte CKMP'ye katılımın seçeneklerinden biri olduğunu ve durumu istişare etmeye devam ettiklerini söyler. CKMP Genel Başkanı Ahmet Oğuz ise, AP ve CHP dışında üçüncü bir seçeneğin yaratılması gerektiğini söyledikten sonra, soruyu şöyle yanıtlar: Vatanperverliklerini bir ihtilal yapmaya cesaret edecek kadar ileri götüren ve bir fikir ayrılığı sebebiyle saf dışı bırakılan genç ve enerjik adamlar, siyasete atılmak ve bu yolla vatana hizmet etmek istiyorsa bir partinin onlarla konuşmaması mümkün mü? ( 2017: 236) 13 Şubat 1965'te seçim sisteminde değişiklik yapılarak milli bakiye sisteminin kabul edilmesi, küçük partilerin Meclis'e girebilmelerini kolaylaştırmış, Türkeş'in CKMP'yi tercihinde bu değişiklik önemli bir rol oynamıştır, Ayrıca belli oy oranına ulaşmış partilere verilecek hazine yardımı da Türkeş ve arkadaşları için CKMP'yi cazibeli kılan faktörlerden biri olmuştur. Nitekim 31 Mart 1965'te Türkeş, Rıfat Baykal, Muzaffer Özdağ, Ahmet Er ve Dündar Taşer' le birlikte CKMP'ye katılacaktır. Türkeş partide genel müfettişlik görevini, Muzaffer Özdağ ise gençlik kolları müfettişliği görevini üstlenmiştir, Türkeş' in katılımının ardından CKMP' de Muzaffer Özdağ ve Rıfat Baykal'ın sorumluluğunda "İşçi Komitesi" ve Dündar Taşer ile Ahmet Er'in sorumluluğunda ise "Köylü Komitesi" kurulmuştur, ( 2017: 239-240) Bu iki komitenin kurulması Türkeş ve arkadaşlarının ilk baştaki ideolojik konumlanışlarını göstermeleri açısından önemlidir. Kalkınmacılık ve sosyal adalet Türkeş'in CKMP' deki ilk yıllarındaki söyleminin merkezinde yer almaktadır. Komünizme karşı sosyal adalet Türkeş gerek partiye katılım sürecinde gerekse sonrasında sosyal adalet vurgusuyla antikomünizmi bir potada eriten, komünizmin çaresi olarak sosyal adaleti ve kalkınmayı işaret eden bir söylemi dillendirmiştir. 1 Nisan 1965'te CKMP'ye katılım töreninde yaptığı konuşmada, "Aşırı akımların yıkıcılığı gittikçe endişeleri artırmaktadır," dedikten sonra "köylünün en kestirme yoldan ve en kısa zamanda kalkındırılması için gerekli reformlar yapılmalı, ilgili tedbirlere başvurulmalıdır," ve "işçi kitlesinin haklarını tam bir sosyal adalet içinde korumak ve sağlamak gaye olmalıdır," der. Türkeş'e göre komünizmle "ciddi ve müspet ilmin icap ettirdiği şekilde" savaşılmalıdır. Türkeş konuşmasının sonunda vatandaşları komünizme karşı CKMP' de birleşmeye şu sözlerle çağırır: Duygu ve düşüncelerimizi paylaşan bütün vatandaşları, bilgisi, zekası, iman ve hizmet aşkıyla davamıza hizmet edecek bütün aydınları, memleket için zararlı olduğuna inandığımız aşırı akımların ve özellikle komünizmin karşısında bulunan bütün milliyetçi, ahlakçı, köylücü ve sosyal adaletçileri saflarımızda toplanmaya çağırıyoruz. (Turhan, 2016a: 4) Partiye katılımı sonrası yaptığı bir basın açıklamasında, "Acele olarak bütün Türk halkını içine alacak bir sosyal yardımlaşma teşkilatı, bir sosyal güvenlik teşkilatı kurmak ve sosyal adaleti eksiksiz olarak sağlayacak bütün tedbirleri almak lazımdır," dedikten sonra şunları söyleyecektir: Türkiye' de belirli bir refah çizgisi meydana getirilmeli ve hiçbir vatandaş bu çizginin altında bırakılmamalıdır. Fakat çizginin üstünde yükselme tavanı serbest olmalıdır. Türkiye'nin problemlerinin çözümünde komünizmi yararlı bir sistem olarak görmüyoruz. (Turhan, 2016a: 4) Türkeş'in konuşmalarında antikomünizmle birlikte sosyal adalete de vurgu yapması dönemin sağ basınında övgüyle karşılanmıştır. Sağ basının bu dönemde, Türkeş'in CKMP'ye katılımını Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) etkisini azaltmak için önemli bulduğu görülebilmektedir.ıs Ancak bu dönemde henüz CKMP, MHP'ye ve bir sokak gücüne dönüşmediği için, önemli görülen CKMP'nin bir "doktrin partisi" olarak kurulması ve TİP'in benimsediği doktrinle, yani sosyalizmle, doktriner bir mücadele vereceğine inanılmasıdır. Örneğin Ahmet Kabaklı, Türkiye' de ilk kez Marksistler dışında birilerinin sosyal adaletten söz etmesini önemli bulmaktadır, Gökhan Evliyaoğlu ise sosyal adaletten söz eden ama solcu olmayan, milliyetçi bir partinin TİP'in etkisini azaltacağını ve "siyasi terazide bulunan büyük bir boşluğu" dolduracağını söylemektedir. " 14'ler"in sonu ve CKMP'nin ele geçirilmesi Türkeş'in CKMP'ye girmesinin ardından Orhan Kabibay, Orhan Erkanlı, İrfan Solmazer, Numan Esin ve Fazıl Akkoyunlu CHP'ye katılacak ve böylece birlikte hareket eden bir ekip olarak "14'ler"in sonu gelmiş olacaktır. Ötüken dergisi, Kabibay'la Türkeş arasındaki liderlik mücadelesinin bir yansıması olarak gördüğü bu gelişmeyi şöyle değerlendirecektir: Sırf Türkeş'e inat olsun diye yaptı ama Türkeş bir fikrin ve ülkünün mümessilidir. Bütün memlekette İsmet Paşa ile birlikte kabul görmüş iki siyasal liderden biridir, girdiği partiye kuvvet veren, daha şimdiden katılımlar sağlayan ve kurultaydan sonra partinin başına geçecek kişidir ve yurt içi ve yurt dışında tanınmış mümtaz bir şahsiyettir. Kabibay kimdir? İnşallah Türkeş gibi o da değişir genel başkan olur, buna en çok Türkeş sevinecektir. Türkeş, partiye katılmasının üzerinden sadece bir buçuk ay gibi kısa bir zaman dilimi geçmişken, CKMP Genel Başkanı Ahmet Oğuz'un parti hukukunu ihlal edici bir şekilde Celal Bayar ile gizlice ittifak görüşmesi yapmasını gerekçe göstererek olağanüstü kongre çağrısında bulunur ve partinin Genel İrade Kurulunda yapılan oylamada 6 hayır oyuna karşılık, 11 evet oyuyla partinin olağanüstü kongreye götürülmesine karar verilir. Olağanüstü kongreye giriş sürecinde "14'ler" den Numan Esin, Mustafa Kaplan, Şefik Soyuyüce ve Fazıl Akkoyunlu da CKMP'ye katılırlar ve Türkeş parti içindeki gücünü biraz daha artırır. Bu katılımla birlikte basında Türkeş'in Hitlervari yöntemlerle CKMP'yi ele geçirmeye çalıştığı yönünde haber ve değerlendirmeler yapılmaya başlanmışken, aynı günlerde İngilizlerin de benzer değerlendirmelerde bulunduğu, sonradan araştırmacılara açılan İngiliz gizli belgelerine bakıldığında görülebilmektedir. Türkeş'in partiye girmesinin ardından işçiler arasında örgütlenmek için sendika benzeri yapılar oluşturması, kadın ve gençlik örgütleri kurması ve söylemindeki güçlü antikomünist vurgu, 1944 Irkçılık-Turancılık davasından beri Batı tarafından takip edilen Türkeş'le Hitler arasında benzerlikler kurulmasına neden olmuştur. Olağanüstü kongreye gidilirken, CKMP içerisinden Türkeş'in partiyi ele geçirme faaliyetlerine karşı bir direnç ortaya çıkmıştır. Bir grup CKMP yöneticisi, "CKMP şahıs partisi haline gelmeyecektir," diye Türkeş'i hedef alırken, kongre öncesi genel başkanlıktan istifa eden Ahmet Oğuz, Türkeş'in, üzerinde hiçbir emeğinin olmadığı partiye birtakım tertipler yoluyla el koymak istediğini söylemiştir. Türkeş'in tüm bunlara yanıtıysa, "Bugünkü CKMP, bizim iltihak ettiğimiz CKMP değildir. Biz bu partiye yön vereceğiz . . . Memleket yeni bir hareket beklerken, bazıları eskiliklerini sermaye ederek partimizi yıpratmaktadır," şeklinde olmuştur Burada Türkeş'in CKMP içerisindeki mücadeleyi "eski ile yeninin kavgası" olarak lanse etmeye çalıştığı görülebilmektedir. Türkeş önemli olanın "yeni fikirler" doğrultusunda partiye yön vermek olduğunu söylemiş, "Kazanamazsak, partiyi köhnelerine bırakıp çeker gideriz," demiştir. Mücadele kızıştıkça Türkeş karşıtları, onun faşistliğine vurgu yapan açıklamalar yapacak ve hem devletin hem kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışacaktır: İrfan Baran, CKMP'nin "tehlikeli" bir dönemeçte olduğunu belirterek, devlet kurumlarının "Türkiye'de mevcut olan faşistleri" bildiğini söylemek suretiyle "ikazda" bulunmuştur. Türkeş'e karşı "eskilerin" öncülüğünü yapan Hasan Dinçer ise, partinin vekaleten genel başkanlığını yürüten Mustafa Kepir'e kamuoyuna "açık" bir mektup kaleme almıştır. Dinçer mektubunda, "yeni yön verecekse niçin CKMP'ye girdi" diyerek sorguladığı Türkeş için gayenin "CKMP'li olmak" değil "partiyi ele geçirmek" olduğunu, kongrelerde "faşist" ve "diktacı" bir tutum takındığını ve tüzüğü "hiçe" saydığını ileri sürerek, hakkında "tüzük hükümlerinin" uygulanarak "Haysiyet Divanına" verilmesini talep etmiştir. Nihayetinde kongreye gidilmiş, Alparslan Türkeş 698 oyla genel başkanlık yarışını kazanırken, rakibi Ahmet Tahtakılıç 516 oyda kalmıştır. Hemen ardından Türkeş parti genel sekreterliğine Fuat Uluç'u, genel sekreterlik yardımcılığı görevlerine ise Muzaffer Özdağ ve Mustafa Kemal Erkovan'ı getirmiştir. Türkeş'in CKMP'nin başına geçmesiyle birlikte TİP'in antitezi olan bir siyasi partinin nihayet Türk siyasi hayatına katıldığı yorumları yapılmış, merkez solu CHP'nin, merkez sağı AP'nin temsil ettiği bir ortamda, TİP ve CKMP'nin birer doktrin partisi olarak sol ve sağın uçlarında karşılıklı olarak konumlandıkları yönünde değerlendirmelerde bulunulmuştur. İngiliz belgelerinde de Türkiye' de artık kelimenin gerçek anlamıyla sol ve sağ partilerin ortaya çıktığı, bu partilerin merkez partilerden oy devşirebilecekleri ve kamuoyunda eskisinden çok daha fazla ideolojik tartışmanın yapılacağı belirtilmiştir Türkeş'in TİP karşıtı söylemi ve faşizm tartışmaları Sahiden de 10 Ekim 1965 seçimleri öncesi yaptığı konuşmalarda Türkeş TİP'e yüklenecek ve antikomünizmin dozajını biraz daha artıracaktır. Türkeş konuşmasında TİP yöneticilerinden, "Üçüncü enternasyonalin kızıl havasıyla oynamaya alışmış olan bu kabil paşazade bozuntuları bir taraftan da kol ırgatı aşıklığı rolüne çıkarak masum vatandaşları aldatma çabası içindedirler," diye söz eder. Türkeş burada açıkça işçi sınıfının bir siyasal aktör haline gelmesine, işçi sınıfı siyasetine ve işçi sınıfı iktidarı ihtimaline karşı teorik, politik ve ideolojik bir konumlanış almaktadır. "Komünizm doktrinini yazmış olan Karl Marx kol ırgatı olmadığı gibi Lenin de kol ırgatı değildir," diyen Türkeş, sözlerine "kol ırgatlığı yapan vatandaşlarımız da elbette çok muhterem ve kıymetlidirler ... fakat dünyada bugüne kadar meydana gelmiş olan bütün uygarlıklar, ilim adamlarının, düşünen kafaların ve aydın zümrenin eseri olarak doğmuştur," diye devam eder. Antikomünizmin faşist elitizmle iç içe geçtiği bu konuşma, ABD ve NATO'ya bir mesaj göndererek biter: Türkiye Amerika'nın uydusu değildir ve hiçbir zaman da olmamıştır. Ama sapıkların sürüklemek istedikleri gibi kızıl blokun da asla peyki olmayacaktır. Türkiye müttefiklerine faydalı olmuş ve müttefiklerinden de büyük faydalar görmüş bir memlekettir. İttifaklarını iyi kullanamamış, idare edememiş devlet adamlarının sebep olduğu hatalar yüzünden bu ittifaklardan vazgeçilmeye kalkışılamaz. Türkeş' in partiyi ele geçirmesinin ardından "faşizm" tartışmaları yeniden başlayacak, Akis dergisinde yer alan bir değerlendirmede Hitler ve Türkeş karşılaştırılarak aralarındaki benzerliklerden söz edilecektir. Nasıl ki Hitler, Schicklgruber olan soyadını Hitler olarak değiştirmişse Türkeş de Hüseyin Feyzullah olan adını Alparslan Türkeş yapmıştır. Hitler Almanya dışında, yani Avusturya'da, Türkeş ise Türkiye dışında, yani Kıbrıs'ta doğmuş ve bu nedenle her ikisi de kompleksli bir milliyetçilik anlayışına sahip olmuşlardır. Hitler de Türkeş de gençlik yıllarında başarısızdırlar ve bir "pırıltıdan yoksun" durlar. Hitler gençlik yıllarında Pan-Germanist bir partinin sempatizanıyken, Türkeş ise Turancılıktan hapis cezasına çarptırılmıştır. Hitler Nazi Partisi'ne girmesinden hemen sonra kendi doktrinini kurmuş, Türkeş de CKMP' de aynısını yapmıştır. Hitler'in Mein Kampf'ı, Türkeş'in ise Dokuz Işık'ı vardır. Hitler ari ırk yaratmak için nüfus politikalarıyla uğraşmıştır, Türkeş'in hedefinde ise "100 milyonluk Türkiye" vardır. Türkeş de Hitler gibi antikomünisttir ve komünizmle mücadele için gençlik teşkilatları kurmuştur. (Sanlı 2017: 278) Türkeşli CKMP'ye ilişkin sonradan yanlışlanacak iki değerlendirmenin soldan ve Kemalistlerden gelmesi ise ilginçtir. Yön dergisi, derginin kapağında "Türkeş faşist değil romantiktir" değerlendirmesini yaparak, parti programının Türkeş'in faşist olmadığını gösterdiğini, Türkeş'e yönelik faşizm suçlamalarının kaynağının oylarının bölünmesinden korkan AP olduğunu, seçimlerden sonra CHP-CKMP ve TİP'in üçlü bir koalisyon kurabileceğini iddia etmiştir. Dönemin Kemalist kalemlerinden İsmet Giritli ise, "Türk milletinin moral üstünlüğünden bahsetmek, hızlı kalkınmak için metotlu ve disiplinli çalışmak gerektiğini ifade etmek, milliyetçi bir sosyal devletten ve sosyalizmden dem vurmak nazilik ve führerliğe heveslenmek" değildir dedikten sonra Atatürk' ün de benzer görüşlere sahip olduğunu söyler ve ekler: Kanaatimce Türkeş, Hindistan'da Nehru ve diğer milli liderler tarafından tatbik edilen ve " üçüncü dünya" olarak tanımlanan bölgelerde sosyal adalet ve sosyalizmin önemine ve bunun komünizm olamayacağı kanısına varmıştır . . . Sosyal adalet, reform ve antikomünizmi benimsemiş, demokratik bir sosyalizm arayan Türkeş'in, Atatürkçü, milliyetçi karakterini nasyonal-sosyalizm diye etiketlemek insafsızlık olur Türkeş'in "üçüncü dünyacı" imajının yanlışlığı çok geçmeden kanıtlanacak ve CKMP'nin başındayken bütünüyle Batı/NATO yanlısı antikomünist bir siyaset izleyeceği çok geçmeden görülecektir.
  • Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne giriş

    22 Temmuz 1964'te Yeni Tanin'de yayımlanan "Dostluk Yemeğinden Güçbirliğine Doğru" adlı haberde Türkeş'in Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) yöneticilerinden Mehmet Altınsoy, İrfan Baran, Ahmet Oğuz ve Seyfi Öztürk'le bir yemek yediği ve Türkeş'in ve "14'ler"in partiye katılımının konuşulduğundan söz edilir, Türkeş gazeteye verdiği demeçte CKMP'ye katılımın seçeneklerinden biri olduğunu ve durumu istişare etmeye devam ettiklerini söyler. CKMP Genel Başkanı Ahmet Oğuz ise, AP ve CHP dışında üçüncü bir seçeneğin yaratılması gerektiğini söyledikten sonra, soruyu şöyle yanıtlar: Vatanperverliklerini bir ihtilal yapmaya cesaret edecek kadar ileri götüren ve bir fikir ayrılığı sebebiyle saf dışı bırakılan genç ve enerjik adamlar, siyasete atılmak ve bu yolla vatana hizmet etmek istiyorsa bir partinin onlarla konuşmaması mümkün mü? 13 Şubat 1965'te seçim sisteminde değişiklik yapılarak milli bakiye sisteminin kabul edilmesi, küçük partilerin Meclis'e girebilmelerini kolaylaştırmış, Türkeş'in CKMP'yi tercihinde bu değişiklik önemli bir rol oynamıştır, Ayrıca belli oy oranına ulaşmış partilere verilecek hazine yardımı da Türkeş ve arkadaşları için CKMP'yi cazibeli kılan faktörlerden biri olmuştur. Nitekim 31 Mart 1965'te Türkeş, Rıfat Baykal, Muzaffer Özdağ, Ahmet Er ve Dündar Taşer' le birlikte CKMP'ye katılacaktır. Türkeş partide genel müfettişlik görevini, Muzaffer Özdağ ise gençlik kolları müfettişliği görevini üstlenmiştir, Türkeş' in katılımının ardından CKMP' de Muzaffer Özdağ ve Rıfat Baykal'ın sorumluluğunda "İşçi Komitesi" ve Dündar Taşer ile Ahmet Er'in sorumluluğunda ise "Köylü Komitesi" kurulmuştur, Bu iki komitenin kurulması Türkeş ve arkadaşlarının ilk baştaki ideolojik konumlanışlarını göstermeleri açısından önemlidir. Kalkınmacılık ve sosyal adalet Türkeş'in CKMP' deki ilk yıllarındaki söyleminin merkezinde yer almaktadır. Komünizme karşı sosyal adalet Türkeş gerek partiye katılım sürecinde gerekse sonrasında sosyal adalet vurgusuyla antikomünizmi bir potada eriten, komünizmin çaresi olarak sosyal adaleti ve kalkınmayı işaret eden bir söylemi dillendirmiştir. 1 Nisan 1965'te CKMP'ye katılım töreninde yaptığı konuşmada, "Aşırı akımların yıkıcılığı gittikçe endişeleri artırmaktadır," dedikten sonra "köylünün en kestirme yoldan ve en kısa zamanda kalkındırılması için gerekli reformlar yapılmalı, ilgili tedbirlere başvurulmalıdır," ve "işçi kitlesinin haklarını tam bir sosyal adalet içinde korumak ve sağlamak gaye olmalıdır," der. Türkeş'e göre komünizmle "ciddi ve müspet ilmin icap ettirdiği şekilde" savaşılmalıdır. Türkeş konuşmasının sonunda vatandaşları komünizme karşı CKMP'de birleşmeye şu sözlerle çağırır: Duygu ve düşüncelerimizi paylaşan bütün vatandaşları, bilgisi, zekası, iman ve hizmet aşkıyla davamıza hizmet edecek bütün aydınları, memleket için zararlı olduğuna inandığımız aşırı akımların ve özellikle komünizmin karşısında bulunan bütün milliyetçi, ahlakçı, köylücü ve sosyal adaletçileri saflarımızda toplanmaya çağırıyoruz. Partiye katılımı sonrası yaptığı bir basın açıklamasında, "Acele olarak bütün Türk halkını içine alacak bir sosyal yardımlaşma teşkilatı, bir sosyal güvenlik teşkilatı kurmak ve sosyal adaleti eksiksiz olarak sağlayacak bütün tedbirleri almak lazımdır," dedikten sonra şunları söyleyecektir: Türkiye' de belirli bir refah çizgisi meydana getirilmeli ve hiçbir vatandaş bu çizginin altında bırakılmamalıdır. Fakat çizginin üstünde yükselme tavanı serbest olmalıdır. Türkiye'nin problemlerinin çözümünde komünizmi yararlı bir sistem olarak görmüyoruz. Türkeş'in konuşmalarında antikomünizmle birlikte sosyal adalete de vurgu yapması dönemin sağ basınında övgüyle karşılanmıştır. Sağ basının bu dönemde, Türkeş'in CKMP'ye katılımını Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) etkisini azaltmak için önemli bulduğu görülebilmektedir.Ancak bu dönemde henüz CKMP, MHP'ye ve bir sokak gücüne dönüşmediği için, önemli görülen CKMP'nin bir "doktrin partisi" olarak kurulması ve TİP'in benimsediği doktrinle, yani sosyalizmle, doktriner bir mücadele vereceğine inanılmasıdır. Örneğin Ahmet Kabaklı, Türkiye' de ilk kez Marksistler dışında birilerinin sosyal adaletten söz etmesini önemli bulmaktadır, Gökhan Evliyaoğlu ise sosyal adaletten söz eden ama solcu olmayan, milliyetçi bir partinin TİP'in etkisini azaltacağını ve "siyasi terazide bulunan büyük bir boşluğu" dolduracağını söylemektedir.
  • ADANA: Cevdet Akçalı, Fazıl Güleç, M. Salahattin Kılıç, Melih Kemal Küçüktepepınar, Ali Cavit Oral, Emir H. Postacı, Kemal Satır, Ahmet Topaloğlu, Turgut Topaloğlu, Alpaslan Türkeş, Hüsamettin Uslu.
    ADIYAMAN: M. Zeki Adıyaman, Ali Avni Turanlı.
    AFYON KARAHİSAR: Hasan Dinçer, Hamdi Hamamcıoğlu, Ali İhsan Ulubahşi, Kazım Uysal.
    AMASYA: Yavuz Acar, Salih Aygün.
    ANKARA: Orhan Alp, Oğuz Aygün, Musa Kazım Coşkun, Orhan Eren, İ. Sıtkı Hatipoğlu,. Mustafa Maden, H. Turgut Toker, Aydın Yalçın, Ferhat Nuri Yıldırım, Şerafettin Yıldırım, Mustafa Kemal Yılmaz.
    ANTALYA: Hasan Akçalıoğlu, İhsan Ataöv, Süleyman Çiloğlu, Ömer Eken, Rafet Eker, Hasan Ali Gülcan.
    ARTVİN: Mustafa Rona.
    AYDIN: Nahit Menteşe, İsmet Sezgin, Fikret Turhangil.
    BALIKESİR: İbrahim Aytaç, Cihat Bilgehan, M, Şükrü Çavdaroğlu, Kemal Erdem, Ahmet İhsan Kırımlı, M. Nurettin Sandıkçıoğlu, Osman Tarı.
    BİLECİK: Şadi Binay.
    BİNGÖL: Mehmet Sıddık Aydar, Mehmet Bilgin.
    BOLU: Nihat Bayramoğlu, Halil İbrahim Cop, Ahmet Çakmak, M. Şükrü Kıyıkoğlu.
    BURDUR: A. Mukadder Çiloğlu, Mehmet Özbey.
    BURSA: Cemal Külahlı, Barlas Küntay, Ertuğrul Mat, Kasım Önadım, Mustafa Tayyar, Mehmet Turgut, Ahmet Türkel.
    ÇANAKKALE: E. Kemal Bağcıoğlu, Zekiye Gülsen, Mesut Hulki Önür, Refet Sezgin.
    ÇANKIRI: Nuretin Ok.
    ÇORUM: Yakup Çağlayan, Kemal Demirer, Abdurrahman Güler, İhsan Tombuş, Arslan Topçubaşı.
    DENİZLİ: Sami Arslan, Mehmet Emin Durul, Hasan Korkmazcan, Ali Uslu.
    DİYARBAKIR: Hasan Değer, Behzat Eğilli, Abdüllatif Ensarioğlu, Necmettin Gönenç, Sabahattin Savcı, Nazif Yıldırım.
    EDİRNE: İlhami Ertem.
    ELAZIĞ: Samet Güldoğan, Hayrettin Hanağası.
    ERZİNCAN: Hüsamettin Atabeyli.
    ERZURUM: Sabahattin Aras, Turhan Bilgin, Rasim Cinisli, Rıfkı Danışman, Naci Gacıroğlu, Cevat Önder.
    ESKİŞEHİR: Mehmet İsmet Angı, Şevket Asbuzoğlu, Orhan Oğuz, Seyfi Öztürk, M. Şemsettin Sönmez.
    GAZİANTEP: Ali İhsan Göğüş, İ. Hüseyin İnceoğlu, Mehmet Kılıç, Erdem Ocak, Mehmet Lütfi Söylemez.
    GİRESUN: Mustafa Kemal Çilesiz, Nizamettin Erkmen, Hidayet İpek, Abdullah İzmen, İ. Kayhan Naiboğlu, E. Emin Turgutalp.
    GÜMÜŞHANE: Necati Alp, Mustafa Kahraman, Nurettin Özdemir, Ekrem Saatçi.
    HATAY: Halil Akgöl, Talat Köseoğlu, Hüsnü Özkan, Ali Yılmaz.
    ISPARTA: Ali İhsan Balım, Süleyman Demirel, Yusuf Uysal.
    İÇEL: Mazhar Arıkan, Kadir Çetin, Cavit Okyayuz, Turhan Özgüner.
    İSTANBUL: İbrahim Abak, İsmail Arar, Sadettin Bilgiç, Ferruh Bozbeyli, İlhan Egemen Darendelioğlu, Tekin Erer, Nuri Eroğan, Orhan Cemal Fersoy, Hasan Güngör, Mustafa Fevzi Güngör, A. Şeref Laç, Osman Özer, Akgün Silivrili, İsmail Hakkı Tekinel, Naime İkbal Tokgöz, A. Turgut Topaloğlu, Hasan Türkay, Mehmet Yardımcı.
    İZMİR: Şevket Adalan, Mustafa Akan, Şükrü Akkan, Muzaffer Fazlı Arınç, Burhanettin Asutay, Münir Daldal, Ali Nailli Erdem, İhsan Gürşan, Nihad Kürşad, Akın Özdemir, Orhan Demir Sorguç.
    KARS: Latif Aküzüm, İsmail Hakkı Alaca, Mustafa Doğan, Kemal Kaya, Veyis Koçulu, Osman Yeltekin.
    KASTAMONU: Orhan Deniz, Sabri Keskin, Mustafa Toçular, Hasan Tosyalı.
    KAYSERİ: M. Şevket Doğan, Turhan Feyzioğlu, Hayrettin Nakiboğlu, Vedal Ali Özkan, Enver Turgut, Mehmet Türkmenoğlu.
    KIRKLARELİ: Mehmet Atagün, Feyzullah Çarıkçı, Hasan Korkut.
    KIRŞEHİR: Cevat Eroğlu, Mustafa Kemal Güneş.
    KOCELİ: Cevat Ademoğlu, Vehbi Engiz, Sabri Yahşi.
    KONYA: İrfan Baran, Bahri Dağdaş, Mustafa Kubilay İmer, İhsan Kabadayı, Necati Kalaycıoğlu, Etem Kılıçoğlu, Baha Müdderrisoğlu, Tahsin Yılmaz Öztuna, Faruk Sükan, Vefa Tanır.
    KÜTAHYA: Ahmet Fuat Azmioğlu, Ali Erbek, Mesut Erez, İlhan Aksoy.
    MALATYA: Ahmet Karaaslan, İsmail Hakkı Şengüler.
    MANİSA: Ertuğrul Akça, Mustafa Orhan Daut, C. Selçuk Gümüşpala, Hilmi Okçu, Vehbi Sınmaz, Kamil Şahinoğlu, Önal Şakar.
    MARAŞ: Atilla İmamoğlu, Veysi Kadıoğlu, M. Zekeriya Kürşad.
    MARDİN: Esat Kemal Aybar, Abdülkadir Kermooğlu, Abdülkadir Özmen, Abdürrahim Türk.
    MUĞLA: Adnan Akarca, Mualla Akarca, Ahmet Buldanlı, İzzet Oktay.
    MUŞ: Nimet Ağaoğlu, Kasım Emre.
    NEVŞEHİR: Hüsammettin Başer, Esat Kıratlıoğlu.
    NİĞDE: M. Naci Çerezci, H. Avni Kavurmacıoğlu, M. Nuri Domanoğlu, Haydar Özalp.
    ORDU: Ata Bodur, Cengiz Ekinci, Hamdi Mağden, Kemal Şensoy.
    RİZE: Erol Akçal, Hasan Basri Albayrak, Salih Zeki Köseoğlu.
    SAKARYA: Nuri Bayar, Yaşar Bir, Güngör Hun, M. Vedat Önsal.
    SAMSUN: Talat Asal, Mustafa Boyar, Doğan Kitaplı, Nafiz Yavuz Kurt, Hüseyin Özalp, Bahattin Uzunoğlu, İsmet Yalçıner.
    SİİRT: Zeki Çeliker, Mehmet Nebi Oktay.
    SİNOP: Hilmi Biçer.
    SİVAS: Enver Akova, Kadir Eroğan, Tevfik Koraltan, Yusuf Ziya Önder.
    TEKİRDAĞ: Orhan Öztrak.
    TOKAT: Hüseyin Abbas, İsmet Hilmi Balcı, Osman Hacıbaloğlu, Mehmet Kazova, Reşit Önder, Yusuf Ulusol
    TRABZON: Ahmet İhsan Birincioğlu, Necati Çakıroğlu, Ekrem Dikmen, Selahattin Güven, Cevat Küçük, Ali Rıza Uzuner.
    URFA: Mehmet Aksoy, Necmettin Cevheri, Mehmet Ali Göklü, Bahri Karakeçili.
    UŞAK: Orhan Dengiz, M. Fahri Uğrasızoğlu.
    VAN: Mehmet Emin Erdinç, Kinyas Kartal, Fuat Türkoğlu, Mehmet Salih Yıldız.
    YOZGAT: İsmet Kapısız, Turgut Nizamoğlu, Neşet Tanrıdağ.
    ZONGULDAK: Fuat Ak, Ahmet Nihat Akın, Ahmet Güner, S. Tekin Müftüoğlu, Kevni Nedimoğlu.
  • 20 Temmuz’dan bugüne kadar Terörle Mücadelede 403 şehit verdik
    İşte Gün gün şehitlerimiz
    20.07.2015 Adıyaman (Çatışma)
    Şehit Uzm. Onbş. Müsellim Ünal(22)Kayseri/Develi
    22.07.2015 Şanlıurfa/Ceylanpınar (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Feyyaz Yumuşak(25)Kırşehir/Kaman
    Şehit Polis Memuru Okan Açar(24)Niğde
    23.07.2015 Diyarbakır/Yenişehir (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Tansu Aydın(37)Zonguldak
    24.07.2015 Kilis/Elbeyli (Suriye Tarafı) Saldırı
    Şehit Jan.Ast.Mehmet Yalçın Nane(25)Gaziantep/Nizip
    26.07.2015 Diyarbakır/Bingöl Karayolu (Mayın)
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Mehmet Kocak(39)Yozgat
    Şehit Jan.Ast.Kıd.Bşcvş. İsmail Yavuz(37)Manisa/Salihli

    27.07.2015 İstanbul/Gazi Mahallesi (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Muhammet Fatih Sivri(24)

    28.07.2015 Muş/Malazgirt (Saldırı)
    Şehit İlçe Jan. Kom. Jan.Binbş. Arslan Kulaksız(46)Amasya/Merzifon

    28.07.2015 Hakkari/Şemdinli (Saldırı)
    Şehit Piy.Uzm. Çvş. Ziya Sarpkaya(27)Bolu/Göynük
    30.07.2015 Diyarbakır/Çınar (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Uyar(30)Manisa/Salihli
    30.07.2015 Şırnak-Akçay (Çatışma)
    Şehit Piy. Üstg. İbrahim Tanrıverdi(26)Malatya
    Şehit Piy. Kom. Er Ömer Kağan Kandemir(21)Denizli/Çivril
    Şehit Piy.Onbş. Hamza Yıldırım(23)Ankara/Bala

    31.07.2015 Adana/Pozantı (saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru İsa İpek(32)Adana/Ceyhan
    Şehit Polis Memuru Serdar Kazar(26)Bingöl/Genç
    01.08.2015 Kars/Kağızman (Mayın)
    Şehit Uzm. Cvş. Ali Gökçe(35)Osmaniye/Düziçi
    02.08.2015 Ağrı/Doğubayazıt (Saldırı çatışma)
    Şehit Jan. Er Medet Mat(22)Adıyaman/Kahta
    Şehit Jan.Er Mansur Cengiz(22)Siirt/ Şirvan
    02.08.2015 Mardin/Midyat (saldırı)
    Şehit Jan. Kom. Er Barış Akkabak(20) Antalya/Serik
    04.08.2015 Şırnak kırsalı (Mayın)
    Şehit Jan. Uzm.Çvş Mehmet Acar(36)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Jan. Er Abdulkadir Pektaş(21)İzmir/Buca

    04.08.2015 Şırnak/ Silopi (Kışlaya saldırı)
    Şehit Jan. Er Abdulhalit Araz(20)Van/Özalp
    07.08.2015Ağrı/Doğubayazıt (yol kesme çatışma)
    Şehit Uzm. Onbş. Muhammet Oruç(23)Adana/Yüregir
    07.08.2015 Şırnak/Cizre (Saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Salih Hüseyin Parça(23)Artvin/Yusufeli
    07.08.2015 Şırnak/Silopi (hendek kapatma çatışma)
    Şehit Polis Memuru Muhammet onur Demir(24)Sivas
    08.08.2015 Mardin/Midyat (Pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Abdullah Ümit Sercan(28)Antalya/Alanya
    10.08.2015 İstanbul /Sultanbeyli (saldırı çatışma)
    Şehit Polis Müdürü Beyazıt Çeken(42)Konya
    10.08.2015 Şırnak/Beytüşşebap (helikoptere saldırı)
    Şehit Jan Er Doğan Acar(21)Denizli
    10.08.2015 Şırnak/Silopi Mayın, patlayıcı)
    Şehit Özel hareket Polisi Savaş Akyol(22)Yozgat/Şefaatli
    Şehit Özel hareket Polisi Mustafa Yahya Mertcan(24)Çankırı/Eldivan
    Şehit Özel hareket Polisi Şahin Polat Aydın(22)Ankara/Güdül
    Şehit Özel hareket Polisi Resul Kayaoğlu(29)Elazığ/Kovancılar
    Şehit Polis Memuru Nurettin Ademoğlu(46)Kahramanmaraş/pazarcık (18.09.2015 tarihinde Şehit olmuştur)
    11.08.2015 Şırnak/Güçlükonak Akdizgin (karakol saldırı çatışma)
    Şehit Piy Onbş. Barış Aybek(21)Malatya/Doğanşehir
    12.08.2015 Diyarbakır/Sur (Karakola saldırı çatışma)
    Şehit Uzm.Jan. Çvş Fatih Gökşen(40)Osmaniye/Düziçi
    13.08.2015 Bingöl/Genç (patlayıcı)
    Şehit Uzm. Çvş.Veli Ateş(38)Konya/kadınhanı
    14.08.2015 Hakkari/Yüksekova (dağlıca çatışma)
    Şehit Uzm cvş İbrahim Taş(25)Şanlıurfa/Harran
    Şehit Uzm cvş Yasin Gencer(23)Tokat/Turhal -
    Şehit Ast Üstçvş. Dursun Taşdiken(27)Konya /Doğanhisar
    Şehit Uzm. Onbş. Mustafa Kemal Özata(23)Konya (28.08.2015 tarihinde şehit olmuştur)
    15.08.2015 Bingöl/Karlıova (mayın, patlayıcı)
    Şehit Jan.Ast. Muhammed Gürlek(21)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Uzm. Çvş. Haşim Dirik(40)Manisa/Sarıgöl
    Şehit Uzm. Çvş Musa Saydam(41)Kırıkkale/Balışeyh
    15.08.2015 Hakkâri/Şemdinli (hendek kapatma çatışma)
    Şehit Başkomiser Polis Ahmet Çamur(46)Trabzon/Çaykara
    16.08.2015 Kars/Kağızman kırsalı (çatışma)
    Şehit Jan. Astkıd. Başcvş Nurettin Öztürk(35)
    17.08.2015 Erzurum/Şenkaya kırsalı(çatışma)
    Şehit korucu Yakup Aktürk(42) Erzurum/Şenkaya
    18.08.2015 Diyarbakır/Bingöl karayolunda(çatışma) yol kapama
    Şehit Jan. Teğmen Ubeyd Turan(23)Tokat
    Şehit Kom.Uzm Çvş. Latif Adıgüzel(24)Nevşehir/Acıgöl
    Şehit Kom.Uzm Çvş Muhammet Tufan(35)Eskişehir/çifteler
    Şehit Jan. Ast. Kıd. Çvş. Metin Aydemir(24)Erzurum/Palandöken
    19.08.2015 Siirt/Pervari (mayın)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş Barış Akın (37)Ankara/Keçiören
    Şehit Jan Er Emre Kaan Arlı(23)Kocaeli/Derince
    Şehit Uzm. J. V. Kad. Çvş.Hakan Aktürk(37)Burdur
    Şehit Jan.Er Ömer Erüstün(20)Kahramanmaraş/Afşin
    Şehit Jan.Çvş. Bahadır Aydın(26)Bursa/Osmangazi
    Şehit Jan. Uzm.çvş. Ferdi Gerekli(40)Adana/Ceyhan
    Şehit Jan. Er Halil Barkın(21)Şırnak/Silopi
    Şehit J. Er Recep Beycur(22)Erzurum/Karaçoban
    21.08.2015 Şırnak Beytüşşebap karakola saldırı(çatışma)
    Şehit Jan.Yzb. Ali Alkan(32)Osmaniye
    23.08.2015 Diyarbakır/Kulp (HES) Saldırı (Çatışma)
    Şehit Uzm Onbş Mehmet Kara(24)Kırşehir
    23.08.2015 Mardin/Nusaybin(Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yakup Mete(20)Mardin/Nusaybin
    24.08.2015 Hakkâri/Şemdinli (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Piy.Astsb Üstçavuş Kenan Ceyan(30)Tokat/Zile
    Şehit Piy.Söz.Er Ahmet Bıçakcı(25)Kahramanmaraş/Andırın
    27.08.2015 Diyarbakır/Lice (yol güvenliği çatışma)
    Şehit Uzm Çvş Ökkeş Korkmaz(23)Kahramanmaraş
    28.08.2015 Tunceli Nazimiye(Karakola saldırı, çatışma)
    Şehit Polis Memuru Ali Rıza Güneş(35)Nevşehir/Gülşehir
    29.08.2015 Şanlıurfa hastane önünde(saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Tanju Sakarya (26)Ankara
    Şehit Polis Memuru Fatih Kılbey(45)Hatay
    30.08.2015 Şırnak/Silopi Araca (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yılmaz Dikmen(42)Kırıkkale
    30.08.2015 Diyarbakır - (çatışma) Trafik polis ekibine saldırı
    Şehit Polis Memuru Ahmet Gılıç(38)İzmir/Bergama
    Şehit Polis Memuru İlker Narin(31)Kastamonu/Taşköprü

    01.09.2015 Iğdır/Karakoyunlu (Pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Olgun Kurbanoğlu(45)Kars

    01.09.2015 Batman (Polis aracına Silahlı saldırı)
    Şehit Komiser Burhan Gatfar(38)Elazığ/Baskil
    01.09.2015 Kilis (saldırı Suriye tarafı)
    Şehit Jan.Er Yusuf Beylem(21)Şanlıurfa/Akçakale

    02.09.2015 Hakkari/Şemdinli (Çatışma)
    Şehit Piy.Söz.Er Batıkan Avcı(24)Erzurum/Narman
    03.09.2015 Mardin/Dargeçit (Mayın, patlayıcı)
    Şehit İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Halil Aksoy(45)Antalya/Alanya
    Şehit Polis Memuru Ahmet Akalın (22)Konya/Doğanhisar
    Şehit Polis Memuru Hüseyin Baltacı(31)Diyarbakır/Çınar
    Şehit Polis Memuru Akif Hatunoğlu(29)Adana/sarıçam
    03.09.2015 Tunceli (Karakola saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Murat Savaş Kale(30)Adana/Seyhan
    05.09.2015 Şırnak Cizre(Zırhlı araca saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yunus Emre Akbaş(22)Aksaray (01.10.2015 tarihinde şehit olmuştur)
    06.09.2015 Diyarbakır sur (Hendek kapatma saldırı çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Muzaffer Can Ersoy(25)Kayseri/Bünyan
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Turanlı(30)Adana
    06.09.2015 Hakkâri Dağlıca (Mayın, Çatışma)
    Şehit Tabur Kom.Piy. Kurmay Yarbay İlker Çelikcan (39)Antalya/Manavgat
    Şehit Piy. Uzm. Çvş. Tolga Artuğ(24)Manisa/Turgutlu
    Şehit Uzm. Onb. Özgür Yatakdere(22)Manisa/Salihli
    Şehit Piy.Söz. Er Adnan Eergen(25)Muğla/Seydikemer
    Şehit Piy. Söz. Er Uğur Yıldız(28)Antalya
    Şehit Piy. Söz. Er Resul Çoşkun(23)Konya
    Şehit Piy. Söz. Onb. Fatih Duru(27)Ezine/Çanakkale
    Şehit Piy. Söz. Er Cihan Aksarı(27)Düzce
    Şehit Piy. Uzm. Çavuş Tayfur Hancer(25)Ardahan/Göle
    Şehit Top. Uzm. Çvş. Tuğrul Köseoğlu(28)Konya/Ereğli
    Şehit Piy. Er Muharrem Öksüz(20)Konya/Karatay
    Şehit Asts. Kıd. Çvş. Cemre Salih Gözen(25)Mersin/Tarsus
    Şehit Bak. Üstçvş. Okan Taşan(27)Ankara
    Şehit Bak. Uzm. Çvş. Harun Saltalı(29)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Bak. Ast. Çvş. Deniz Göçkün(23)Balıkesir
    Şehit Bak. Ast. Çvş. Mustafa Özdemir(23)Eskişehir/Odunpazarı
    08.09.2015 Iğdır/Aralık (mayın)
    Şehit Başkmoiser Mehmet Parlak(32) Kahramanmaraş/Göksun
    Şehit Polis Memuru Yusuf Yelkenci(27) Zonguldak/Kozlu
    Şehit Polis Memuru Fehmi Şahin(43) Ankara
    Şehit Polis Memuru Ali Koç(27) Ankara/Haymana
    Şehit Polis Memuru Haluk Varlı(36) Van/Gürpınar
    Şehit Polis Memuru Burak Zor(29) Samsun
    Şehit Polis Memuru Yalçın Palıt – Adana/Çukurova
    Şehit Polis Memuru Yaşar Doğançay(30)Bolu/Dörtdivan
    Şehit Polis Memuru Hasan Eser(24)Denizli
    Şehit Polis Memuru İbrahim Derindere(25)Adana
    Şehit Polis Memuru Adem Cankurtaran(30)Yozgat
    Şehit Polis Memuru Bekir Serhat Kaya(22)Kırıkkale
    Şehit Polis Memuru Nebi Gündoğan(28)Kırıkkale/Balışeyh
    08.09.2015 Tunceli (yol kesimi silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Kadir Özkara(54)Adana/Sarıçam
    08.09.2015 Mardin Dargeçit (mayın)
    Şehit Polis Memuru Ercan Hırcın(37)Karabük
    09.09.2015 Tunceli Karakola (saldırı çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Aydın Nazillioğlu(21)Balıkesir
    10.09.2015 Hatay/Reyhanlı (Suriye tarafı saldırı)
    Şehit Piy. Er Gökhan Çakır(21)İzmir/Aliağa
    13.09.2015 Diyarbakır/Silvan(hendek kapatma saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ali Öztürk(25)Diyarbakır/Çermik
    13.09.2015 Şırnak (Patlayıcı, Saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Şahin Altmış(45)Malatya
    Şehit Polis Memuru Soner Yıldırım(24)Trabzon/Tonya
    Şehit Özel harekât Polisi Ahmet Unkun(23) Kahramanmaraş/onikişubat (22.09.2015 tarihinde şehit olmuştur)

    16.09.2015 Hakkari (Mayın)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Tuhal(29)Hatay/Hassa
    Şehit Polis Memuru Serkan Çölkesen(24)Antalya/Konyaaltı
    16.09.2015 Mardin/Nusaybin (Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Çağdaş Arslan(23)Zonguldak/Çaycuma
    Şehit Komiser Yardımcısı Oktay İzgi(40)Kayseri
    Şehit Polis Memuru Sezgin Uludağ(29)Isparta
    21.09.2015 Şırnak/Silopi (Araca saldırı çatışma)
    Şehit Korucu Osman İnal - Şırnak/Silopi
    23.09.2015 Diyarbakır/Silvan (saldırı)
    Şehit Jan.Uzm.Çvş. Mehmet Ali Sarak(25)Osmaniye
    25.09.2015 Şırnak/Beytüşşebap (saldırı çatışma)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş Mehmet Ali Bozkurt(24)Adıyaman/Kahta
    Şehit Jan.Uzm. Çvş. Ali Çakar(23)Adana/Saimbeyli

    26.09.2015 Tunceli kırsalı (çatışma)
    Şehit Binbaşı Tabur Kom. Yavuz Sonat Güzel(39)Ankara
    28.09.2015 Adana/Seyhan (polis aracına saldırı)
    Şehit Polis Memuru Bircan İlhanlı(48)Adana/Kozan
    Şehit Polis Memuru Süleyman Çakır(39)Adana/Ceyhan
    29.09.2015 Batman/kozluk (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Nedim Erbay(47) Manisa/Kula
    29.09.2015 Hakkari/Şemdinli (Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Uzm Cvş İzzet Alper Taşbaş(39) Afyonkarahisar/Dinar
    Şehit Uzm. Onbş. Yunus Arda(24) Erzurum/Aziziye
    01.10.2015 Diyarbakır/Silvan (saldırı)
    Şehit Uzm Çvş Sinan Uçan(31) İzmir/Gaziemir
    Şehit Ast. Tolga Topçuoğlu(26) Malatya
    01.10.2015 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit j. Uzm. Onbş. Hakan Öcalan(26) İstanbu/Pendik
    01.10.2015 Şırnak/Beytüşşebap(Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Uzm. Cvş Hasan Büber(24) Kütahya/Tavşanlı
    05.10.2015 Hatay Amanos dağları Çatışma
    Şehit J.Er Ufuk Demirel(25) Tokat/Turhal
    08.10.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Korucu Cemaledin Yorulmaz(49) Batman/Kozluk (12.10.2015 şehit olmuştur)
    09.10.2015 Diyarbakır/Hani (Yol kesme saldırı)
    Şehit Polis Memuru Salih Eroğlu(30) Ankara/Çubuk
    10.10.2015 Diyarbakır/sur (hendek kapatma saldırı)
    Şehit Polis Memuru Cem Tayfun(23) Mersin/Erdemli
    11.10.2015 Erzurum/Şenkaya (kırsalı çatışma)
    Şehit Jan Uzm Onbş Şükrü Şahin(24) Eskişehir/Odun pazarı
    Şehit Jan Uzm Onbş DOĞAN Akgöbek(24) Hatay/Dörtyol
    12.10.2015 Şırnak Cudi (Kırsalı çatışma)
    Şehit Uzm Çvş. Oğuz İlker Tosun(28) Aksaray/Gülaçaç
    14.10.2015 Van (pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Yusuf Diri(28) Niğde/Altunhisar
    16.10.2015 Şırnak (Hendek Kapatma saldırı çatışma)
    Şehit Özel harekât Polisi Furkan Çelik(23)Sakarya/Akyazı
    17.10.2015 Hakkâri Dağlıca (çatışma)
    Şehit Tabur Kom. Tankçı Yarbay İhsan Ejdar(43)Ankara
    Şehit Üstğ. Ünal Darbogaz(29)İstanbul/Eyüp
    Şehit Jan. Ast. Üstçvş. Turgay Topsakaloğlu(34)Eskişehir/Odun pazarı
    Şehit As.Kd. Cavuş Samet Çakır(28) Trabzon
    18.10.2015 Tunceli/Pülümür (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Jan. Astskıd cvş Mehmet Şimşek(26)Afyonkarahisar/çay
    Şehit Ast. Kıd. Çvş. Onur Sönmez(26)Kayseri
    26.10.2015 Diyarbakır/Kaya pınar (Hücre evi baskını çatışma)
    Şehit Polis Memuru Gökhan Çakıcı(22)Çorum/Dodurga
    Şehit Polis Memuru Sadık Özkan(25)Adana/Saimbeyli
    04.11.2015 Hakkari/Yüksekova (çatışma)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Sadık Aparangil(35)Sinop/Boyabat
    Şehit Piy Uzm.Cvş. Caner Çelik(30)Ardahan/Hanak
    05.11.2015 Diyarbakır/Silvan (Saldırı)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Nemci Çakır(40)Trabzon/of
    05.11.2015 Diyarbakır/Dicle (çatışma)
    Şehit Uzm. Cvş. Beytullah Tercan(30) Malatya/Kuluncak

    05.11.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Kom.Yrd. Enis Kırımlı(26) Ankara(23 Kasım 2015 tarihinde şehit olmuştur)
    07.11.2015 Şırnak/Uludere (mayın)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Uğur Akyer(24) Bartın/kozcağız
    10.11.2015 Hakkâri/Yüksekova (mayın patlayıcı)
    Şehit İstk. Asts. üstcvş. Erdem Ertan(26) Ankara
    Şehit Özel harekât Polisi Mustafa Yavaş(42) Kocaeli/gölcük(01.12.2015 tarihinde şehit olmuştur)

    10.11.2015 Şırnak/Silopi (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Hilmi Bardakçı(41) Adana/Yüreğir
    Şehit Polis Memuru Hasan Aslan(34) Gaziantep
    Şehit Polis Memuru Sabri Altınbaş(33) Düzce/kaynaşlı

    11.11.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Teğmen Altuğ Pek(24) Muğla/Menteşe
    11.11.2015 Diyarbakır/Silvan (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Arif Demir(26) Konya/meram

    13.11.2015 Van/Erciş (çatışma)
    Şehit Jan. Asts. Ahmet Çelik(38) Balıkesir/Burhaniye
    13.11.2015 Diyarbakır/Lice (mayın, patlayıcı)
    Şehit Uzm. Onbş. İbrahim Bağcı(23) Kahramanmaraş/Türkoğlu
    13.11.2015 Diyarbakır/Lice (mayın)
    Şehit Uzm.Çvş. Selim Vural(25) Tekirdağ/Malkara
    23.11.2015 Şanlıurfa/Siverek (saldırı)
    Şehit Polis Memuru Serdar Toprak(31) Malatya/Doğanşehir
    24.11.2015 Şırnak/Cizre (saldırı çatışma)
    Şehit Komiser Umut Tuncay(27) Ankara
    28.11.2015 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Polis Memuru Cengiz Erdur(47) Elazığ
    Şehit Polis Memuru Ahmet Çiftaslan(41) Kahramanmaraş/ Dulkadiroğlu
    30.11.2015 Mardin/Derik (saldırı çatışma)
    Şehit Uzm. Cvş. Sezer Aydemir(24) Elazığ
    02.12.2015 Mardin/Artuklu – (patlayıcı infilak)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş.Ergün Karaca(40) Adana/Kozan

    05.12.2015 Diyarbakır/Sur (kurşunlu cami saldırı)
    Şehit Özel Harekât polisi Mustafa Katırlı(24) Kahramanmaraş/Pazarcık
    05.12.2015 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Uzm.Jan. Halil Karakuşoğlu(39) Gaziantep/Nizip
    Şehit Astsubay M. Burak Demirci(24) Osmaniye/Düziçi
    08.12.2015 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Memuru Mesut Demirkan(38) Çorum
    09.12.2015 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Polis Bomba imha uzm. Haydar Çetin(32) Ankara/sincan
    15.12.2015 Diyarbakır/Silvan (mayın)
    Şehit Özel Hareket Şube müdürü Ahmet Kabukçu(48) Ankara
    Şehit Polis Memuru Mustafa Nohut(47) Kırıkkale
    Şehit Polis Memuru Nuri Yazanel(38) Kayseri
    17.12.2015 Şırnak Cizre (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Atilla Güneş(45) Tokat/Pazar (22 Aralık 2015 tarihinde şehit olmuştur.)
    18.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş. Serkan Has(25) Osmaniye
    19.12.2015 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Jan. Özel Harekat Uzm.Cvş. Yaşar Yeniören(27) İstanbul/maltepe
    20.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Erdoğan Kaya(25) Manisa/Saruhanlı
    Şehit Jan. Ast. kıdcvş. Sıddık Uluocak(46) Sivas/Koyunhisar (24.12.2015 tarihinde şehit olmuştur.)
    21.12.2015 Bitlis (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Samet Pişkin(25) Tokat/Niksar

    21.12.2015 Diyarbakır/Sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş Birkan Gündüz(25) Giresun/Şebinkarahisar
    22.12.2015 Bitlis/Hizan (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Eren Kılıç(25) Ankara
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. İslam Çakar(25) Zonguldak/kilimli
    22.12.2015 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Gökhan Ünaldı(25) Kırşehir/Mucur
    23.12.2015 Diyarbakır/sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Serdar Denizer(27) Manisa/Akhisar

    25.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Ufuk Fesli(23) Adana/Seyhan
    28.12.2015 Şırnak/Cizre (patlayıcı)
    Şehit Piy.Uzm Onbş. Faruk Gezen(25) Balıkesir/Dursunbey
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Kadir Kayveni(26) Erzurum/Aşkale
    Şehit Piy.Er Gürkan Neçatı Yenikapı(21) İzmir
    28.12.2015/Şırnak/Silopi (çatışma)
    Şehit Jan. Ast. Üstcvş. Kenan Yıldız(33) Adana/Yüreğir
    31.12.2015 Şırnak/Cizre saldırı (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Erol Aktürk(43) İzmir

    01.01.2016 Diyarbakır/Sur (patlayıcı infilak)
    Şehit Özel Harekât Polisi Kenan Ardıç(28) Sivas
    Şehit Özel Harekât Polisi Orhan Dilekçi(47) Erzurum/Uzundere

    01.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Asb.Kıd.Cvş. Abdulkadir Öner(27) Adıyaman/Besni
    04.01.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Musa Yüce(32) Kayseri/Bünyan

    04.01.2016 Diyarbakır sur (patlayıcı)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş. Kenan Karabacaklı(29) Aydın/Karacasu
    04.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Nuh Özdemir(26) Ordu/akkuş
    05.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Korucu Mehmet Aygün(53) Diyarbakır/eğil
    06.01.2016 Şırnak /merkez (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Ramazan Emet(28) Afyonkarahisar/Bolvadin
    08.01.2016 Şırnak/Cizre saldırı (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Ümit İnan(23) Kocaeli/Gebze
    08.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş. Tolğa Sağlam(30) Aydın

    10.01.2016 Van/Edremit (hücre evi çatışma)
    Şehit Polis Özel harekât Polisi Önder Ertaş(41) İstanbul/Esenler
    10.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Buhari Ağçelik(28) Malatya/Yazıhan
    10.01.2016 Diyarbakır/sur çatışma
    Şehit Jan.Ast.kıdcvş. Metin Kıldış(29) Hatay/İskenderun
    11.01.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş Nazmi Ayyıldız(25) Diyarbakır/Bağlar
    12.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ayhan Demirel(44) Aksaray/Sarıyahşi
    13.01.2016 Diyarbakır/Çınar (bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Şenol Çiftçi(28) Hatay/Antakya

    15.01.2016 Siirt/Merkez (hücre evi çatışma)
    Şehit özel harekât polisi Yalçın Yamaner(39) Ordu
    16.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Uzm.Cvş. Uğur Şahin(37) Kırşehir/Kaman
    16.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ali Bulduk(35) Adana/kozan
    17.01.2016 Diyarbakır/sur saldırı
    Şehit Jan Uzm.Cvş. Uğur Şahin(29) Adana/Ceyhan
    18.01.2016 Şırnak/idil (zırhlı araca patlayıcı)
    Şehit Özel Harekat Polisi Ersin Yıldırım(24) Gaziantep/Şahinbey

    18.01.2016 Şırnak/idil (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Gültekin Tırpan(26) Amasya
    Şehit Polis Memuru Mahmut Bilgin(23) Ankara/Beypazarı
    Şehit Polis Memuru Mustafa Yaşar(36) Çorum/Ortaköy

    18.01.2016 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ali can Öztürk(25) Karabük

    19.01.2016 Diyarbakır/sur (roketatarlı saldırı)
    Şehit Piy. Uzm. Cvş. Fazlı Altuntaş(36) Sivas/Gemerek
    19.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit özel harekât polisi Ömür Erbay(29) Bayburt
    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Ali Şahin(26) Manisa/Turgutlu

    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı roketatar)
    Şehit Uzm.Cvş Adem Aktaş(25) Kahramanmaraş/Elbistan (30 ocak’ta şehit olmuştur.)
    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş Caner Vural(24) İstanbul/Pendik
    22.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Bayram Özdere(44) Kocaeli/Gölcük
    23.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı çatışma)
    Şehit Üsteğmen Uğur Taşçı(24) İstanbul/Sarıyer

    27.01.2016 Diyarbakır-sur (çatışma)
    Şehit Jan. Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa(33) Mersin/mezgitli
    Şehit Piy. Astsubay Üstcvş. Özgür Erdoğan(34) Sivas/Divriği
    Şehit Uzm.Cvş. Osman Ateş(27) Tokat/Pazar
    Şehit Komiser Yrd. Zekeriya Bilgen(43) Balıkesir/susurluk
    Şehit Özel Harekât Polisi Mehmet Bora Tayfur(31) Ankara
    29.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.uzm.Cvş. Yusuf Haldun Uslu(27) Eskişehir/Odunpazarı
    Şehit Uzm.Cvş. Enver Buğur(24) Adana (12.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    29.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Jan. Özel harekât Ast. başcvş. Tamer Meriç(36) Erzincan
    30.01.2016 Şırnak/Merkez (saldırı)
    Şehit korucu Murat Sevim(44) Şırnak

    30.01.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Jan.Özel Harekat Uzm.Cvş Selçuk Paker(25) Ankara
    31.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit jan.astkıd.cvş. Ahmet Semerci(29) Balıkesir/Sındırgı

    31.01.2016 Diyarbakır/Sur – (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Nebi Arslan(24) Konya/Akşehir (04.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    31.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ömer Güney (25) Sivas
    Şehit Özel Harekat Polisi Taner Cinpolat(27) Gaziantep/Şahinbey
    01.02.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Jan.Astsubay kdı.cvş Nusret Atmaca(36) Yozgat/sorgun
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Bekir Şimşek(25) Yozgat
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Sercan Bulak(27) Ankara
    01.02.2016 Diyarbakır/sur – (saldırı, çatışma)
    Şehit Jan.Teğmen Recep Erdoğan (25) Gümüşhane
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Hüseyin Şerbetci(27) Hatay/Antakya
    Şehit Piy Uzm.Cvş. Hasan Talay(27) Balıkesir/Bigadiç(09.02.2016 tarihinde şehit olmuştur.)

    01.02.2016 Şırnak/İdil (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Tayfun Yüce(25) Adana/Ceyhan (09.02.2016 tarihinde şehit olmuştur.)
    03.02.2016 Diyarbakır/sur - (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.cvş Göksal cin(24) Zonguldak

    03.02.2016 Diyarbakır/sur – (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Recep Aslan(28) Mersin
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Büyükpoyraz(53) Ankara

    04.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekat Polisi Uğur Kutku(26) Gaziantep
    05.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel harekât Polisi Kemal Yılmaz(41) Konya (12.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    05.02.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı, çatışma)
    Şehit Asttcvş. Bomba imha uzm. Ünal Bıçakçı(24) Trabzon
    05.02.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Teğmen Şehit Abdulselam Özatak(24) Hakkari
    08.02.2016 Hakkâri/Yüksekova (silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Abdulkadir Oğuz(26) Şanlıurfa

    08.02.2016 Diyarbakır/Sur (Saldırı)
    Şehit Uzm.Cvş. Yetkin Ersan - Hatay/Payas (23.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    09.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Osman Yurt(44) Sivas
    Şehit Piy.Er Vedat Dolançay(21) Van/saray
    09.02.2016 Şırnak/idil (Suriye sınırı çatışma)
    Şehit Piy.Er. Arif Subaşıoğlu(21) Kocaeli/Gölcük
    09.02.2016 Diyarbakır/sur çatışma
    Şehit Dnz. Yüzbaşı Fatih Yaşar(36) Konya/Seydişehir
    09.02.2016 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı, çatışma)
    Şehit özel harekât Polisi Mehmet Güngördü(32) Kayseri/Yeşilhisar
    10.02.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Uzm.jan.Cvş Osman Öz(37) Afyonkarahisar/Evciler
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Yusuf Alsancak(30) Kırıkkale
    Şehit Jan.Uzm.Onbş. Kadir Genç(26) Adana/Seyhan
    17.02.2016 Diyarbakır/Sur (Çatışma)
    Şehit Jan. Astsubay Üstçavuş Seçkin Çil(29) Ankara/Etimesgut
    Şehit Astsubay Mehmet Ali Dinç(23) Malatya
    17.02.2016 Ankara (Bombalı saldırı)
    Şehit Astsubay Hav.Kd. Bçvş. Recep Gülen(45) Amasya
    Şehit Hava Ast.kıd.cvş. Erkan Tümer(44) Uşak/Banaz
    Şehit Astsubay Kd. Bçvş. Ertan Akgül(39) Ankara
    Şehit Ast. Bscvş. Mehmet Kutlu(33) Balıkesir/Bandırma
    Şehit Bscvş. Eren Ördek(35) İzmir/Buca
    Şehit Kıd. Ast. Cüneyt Sertel - Ankara/Haymana
    Şehit Astsubay İbrahim Baran(42) Ankara
    Şehit Astsubay Uğur Fatih Özdemir(36) Erzincan
    Şehit Hav. Asts. Mehmet Koray Pınar(27) Bursa
    Şehit Muh. Asts. Kıd. Çavuş Feyyaz İlhan(25) Bursa/Mudanya
    Şehit Hava Asb.Bşcvş. Mehmet Yener(38) Gaziantep/İslahiye
    Şehit ulaş. Er Ali Öztaş(28) Adana/Çukurova
    18.02.2016 Diyarbakır/Lice (patlayıcı)
    Şehit Jan.Ast.Bşcvş. Halit Zilani Çelik(37) İzmir
    Şehit Jan.Er Kadir Görgülü(21) Adana
    Şehit Jan.Er Recep Bodur(21) Amasya
    Şehit Jan.Er Fatih Yeniay(24) Adana
    Şehit Jan.Er Mustafa Bilgili(21) Amasya/Suluova
    Şehit Jan.Er Mustafa Nerkis(21) Kütahya/Simav
    Şehit Jan.Er Oğuz Arslan(23) Aydın/Söke (21.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    18.02.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Veysi Kakı(26) Mersin/Toroslar
    Şehit Uzm.Cvş. Burak Güneş(23) İstanbul/Pendik
    18.02.2016 Diyarbakır/sur (Silahlı Saldırı)
    Şehit Uzman Çvş. Vedat Öz(24) Manisa (10 Mart 2016 tarihinde şehit olmuştur)
    19.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Mücahit Soydemir(30) Osmaniye
    şehit Özel Harekât Polisi Ömer Faruk Sayıl(27) Kahramanmaraş/Dulkadiroğlu
    Şehit Uzm. Çavuş Sercan Yılmaz(25) Adana
    Şehit Uzm.Onbş. Osman Kaya(24) Van/Erciş
    19.02.2016 Diyarbakır/Sur – (Bina, Patlayıcı)
    Şehit Asb. Kd.Çvş. Doğukan Tazegül(24) Ankara
    Şehit J.Asb. Üçvş. Hüseyin Gümüş(32) Ordu
    Şehit P.Ütğm. Enes Demir(26) Ankara
    21.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit, J.Uzman Çavuş Serdar Akın(31) Muş/Varto
    Şehit Uzm Çvş Coşkun Karabulut(26) Konya/Akşehir
    21.02.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Uzm Çvş Mustafa can Kalfe(23) Kahramanmaraş/Afşin
    23.02.2016 Diyarbakır/Sur (Çatışma)
    Şehit Uzm.cvş. Selçuk Dost(29) Adıyaman/Besni
    24.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş. Osman Kablan(41) Kırıkkale
    Şehit Jan. Uzm.Cvş.Mustafa Hakan Kaçar(26) Afyonkarahisar/Hocalar
    25.02.2016 Diyarbakır/sur (silahlı saldırı)
    Şehit Piy. Astsubay Üstçavuş Burhan Kaplan(31) Kayseri/Melikgazi
    25.02.2016 Şırnak/Merkez (silahlı saldırı)
    Şehit Jan.Asb.Ömer Koca(27) Mersin/Akdeniz
    28.02.2016 Mardin/Nusaybin (roketatar saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Çetin(25) Konya/Ilgın
    29.02.2016 Diyarbakır/Sur (Silahlı saldırı)
    Şehit Ast.kd. cvş. Can Çalışkan(25) Ankara/Polatlı
    02.03.2016 Mardin/Dargeçit (çatışma)
    Şehit Üsteğmen Emrah Şahin(38) Mersin/Akdeniz
    Şehit jan.Uzm.Onş. Muhammet Karadal(22) Gaziantep
    Şehit astsubay çavuş Abdil kadir Çelik(34) Manisa/Gördes

    03.03.2016/ Diyarbakır/sur (Çatışma)
    Şehit Uzman Çavuş Fatih Efiloğlu(25) Ordu/Ünye
    04.03.2016 Mardin/Nusaybin (Bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ercan Günay(45) Adana/Kozan
    Şehit Polis Memuru Murat Dündar(35) Diyarbakır/Çüngüş
    04.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Jan. üsteğmen Mehmet Çiftçi(28) Ankara/Ayaş
    Şehit Jan. Uzman Çvş. Musa Yılmaz(26) Elazığ
    06.03.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Astsubay Üstcvş. Mehmet Uygun(28) Ankara
    07.03.2016 Diyarbakır/Sur (silahlı saldırı)
    Şehit Uzman Çavuş İbrahim Tetik(27) Kütahya
    Şehit Uzman Çavuş Gürsel Demir(27) Eskişehir
    08.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Polis Özel Hareket Polisi Hakan Yılmaz(38) – Karaman
    08.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Muzaffer Tufaner(43) Yozgat/Yerköy
    13.03 2016 Ankara (bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Nevzat Alagöz(42) Iğdır
    15.0.3.2016 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Kazım Esmer(44) Antalya
    15.03.2016 Diyarbakır/Bağlar (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Ebubekir Durmuş(25) Adana/Yüreğir

    18.03.2016 Mardin Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Cebrail Aksöz(25) İzmir
    19.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzman Cvş. Bilal Kurtoğlu(37) Hatay-Reyhanlı
    Şehit Polis Özel hareket Oğuzhan Günaydın(25)(Malatya)
    Şehit Uzman Çavuş Süleyman İyikul(32)(Diyarbakır)
    20.03.2016 - Şırnak/Merkez
    Şehit J. Uzm. cvş. Cemil Turan - Bursa –Karacabey
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Emre Beker(28)(Çorum)
    Şehit Kom.yrd. Özel harekât polisi Ayhan Kıymacı(40) Hatay
    20.03.2016 Hakkâri Yüksekova (çatışma)
    Şehit Piy. Üsteğmen Erdem Keskin(36) Gümüşhane/Kelkit (28.03.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    21.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Özel Harekât Polisi Gökhan Osman Karaduman(Yozgat)- Ankara
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Gökhan Bayraktar(23)(İzmir)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Hidayet Altmış(37)(Hatay)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Emre Tunca(25)(Ankara)
    Şehit Jan. Astsubay Kıdemli Üstçavuş Halit Halal(30)(Hatay)
    22.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çavuş Raşit Atçı(28)(Kahramanmaraş)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Muammer Faruk Salgar()(Elazığ)
    Şehit özel harekat polisi Yasin Boran(23) Ankara
    Şehit Özel Harekât Polisi Murat Yatarkalkmaz(Çorum)-Ankara
    Şehit kom.yrd.Kubilay ER(Ankara)
    24.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çvş. yıldırım Oflaz (Bolu)
    Şehit Uzman cvş. Ulaş Açıkgöz(28) Çanakkale
    Şehit Jan. Astsubay Başçavuş Gökhan Bakır(37) Balıkesir
    Şehit Özel Hareket Polisi Osman Belkaya(23)(Yozgat)
    Şehit Özel Hareket Polisi Cemil Koç-İzmir-Gaziemir
    24.03.2016 Diyarbakır, Lice’de Karakola Bomba yüklü saldırı
    Şehit Jan. Astsubay Üstçavuş Halil Türkoğlu(28) Bayburt
    Şehit Jan. Astsubay Çavuş Mustafa Gökçeli(Kahramanmaraş-Andırın
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Sabri Acem(26) – Mersin-Tarsus
    25.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Jan. Uzman Çavuş Mustafa Şahin/Niğde
    Şehit GKK Abdullah Fidan(41) Şırnak
    Şehit Özel Hareket Polisi Emre Fıstıkeken(24)(Nevşehir)
    26.03.2016 Kuzey ırak Gedu Üs Bölgesi
    Şehit Topçu Üsteğmen İsmail cazgır(28) İzmir
    27.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Polis özel Harekât Coşkun Nazilli (Antalya)
    Şehit Uzm. Cvş. Vedat Aykut(28) Diyarbakır
    Şehit Jan. Yüzbaşı Halil Özdemir (Mersin)Tarsus
    Şehit Jan. Uzm. Çvş. İbrahim Etiz (Osmaniye)
    28.03.2016 Şırnak
    Şehit özel harekât polisi volkan çay(Adana) sarıçam
    31.03.2016 Hakkâri Yüksekova
    Şehit Özel Harekât İdris Bolat(23)(Amasya)
    31.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çavuş Gökhan Alıcı(Gaziantep)
    Şehit Uzm. çavuş Emre Sarıtaş - Trabzon/Maçka
    31.03.2016 Diyarbakır
    Şehit Polis Memuru Alper zor(Ankara)
    Şehit Polis Memuru Necdet Alıcı(Mersin)
    Şehit Polis Memuru Fatih Mehmet ERTUĞRUL(Osmaniye)
    Şehit Polis Memuru Mustafa Yiğitalp(Yozgat)
    Şehit Polis Memuru Serkan Talan(Hatay)
    Şehit Polis Memuru Mustafa Karakaya 27 (Erzurum) ispir
    Şehit Polis Memuru İlyas Kaygusuz(Bursa)
    02.04.2016 Şırnak Merkez
    Şehit Jandarma Uzm. Çavuş Sami Saygı(38)(Çorum)
    02.04.2016 Hakkâri Yüksekova
    Şehit Özel Harekât Komiser Yardımcısı Mustafa Sezgin(40)(Kayseri)
    02.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Jan. Astsubay çavuş Atilla Kaya Balıkesir
    Şehit Uzm. çavuş Bekir Kelleci(25)Giresun -Eynesil
    Şehit Jandarma Uzm. cvş. Aycan Özdil(22) Balıkesir - Edremit
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Mehmet Polat(26) Kayseri
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş İbrahim Akdemir- Diyarbakır
    Şehit Özel Harekât Polisi İsrafil Kargı(25)Kahramanmaraş-elbistan
    04.04.2016 Mardin Nusaybin silahlı saldırı
    Şehit Piy. Kur. Binbaşı Turgay Çelik() 39 kayseri
    Şehit Asts. üst çavuş Selçuk Karabakla(34) Nevşehir/Derinkuyu
    04.04.2016 Mardin Nusaybin (saldırı)
    Şehit G.K.K Adnan Durak(45)
    05.04.2016 Şırnak Silopi
    Şehit Özel harekât polisi Yaşar Yavaş(43) Rize/Pazar

    Diyarbakır-Bismil (silahlı saldırı)
    Şehit Uzm.J.I Kad.Çvş. Muhammed Said ÇELİK
    06.04.2016 Bitlis
    Şehit G.K.K Rıfat Kaya Bitlis
    07.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Piy. Binbaşı Ahmet Karaman (İstanbul)-pendik
    Şehit Emniyet Amiri Doğan Sakarya(45) Manisa- Salihli
    Şehit Bomba İmha uzmanı polisi Salih Taç(Malatya)
    Şehit Özel Harekât Polisi Erkan Başpehlivan
    Şehit Emniyet Amiri Zafer Kurt(Yozgat) Ankara
    09.04.2016 Mardin Nusaybin (Silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Serkan Yılmaz(25) Kahramanmaraş (10.04.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    Şehit Uzm.Cvş.Mustafa Kahraman(Çorum) Sungurlu (12.04.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    09.04.2016 Mardin Derik (Bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ahmet Benli( Hatay)
    11.04.2016 Diyarbakır/Hani (bomba yüklü araçlı saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Çvş.Halis Uysal(Mersin) Anamur
    Şehit Jan. Uzm. Onb. Sezgin Burak Cantürk(Giresun)
    12.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Piyade Astsubay Üstçavuş Tevfik Ayhan Gençleşen(Sivas)
    Şehit uzm.cvş Kadir Demiryürek(Adana) İmamoğlu
    12.04.2016 Şırnak
    Şehit uzman çavuş Cihangir Can(Mersin)
    UNUTMADIK—UNUTMAYACAGIZ
    Ruhunuz Şad, Mekânlarınız cennet olsun