• Biyoterörizmde Neden Şarbon Kullanıldı?
    Doğa, fizik ve kimya alanlarındaki bilgi artışı bir yandan insanlığın ilerlemesini sağlamış, öte yandan bazı yıkıcı araçların üretilmesine yol açmıştır. Bu zararlı araçların başında nükleer silahlar ve biyolojik silahlar gelir. Nükleer silahlar büyük bir patırtı ile milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açarken biyolojik silahlar aynı şeyi sessiz bir katil gibi gerçekleştirmektedir.

    Biyoterörizm Nedir?
    Biyoloji ve terör kelimelerinin birleştirilmesi ile türetilmiş olan biyoterörizm kavramı, insanlığı kırıp geçiren hastalıkların, insanın birtakım emellerini gerçekleştirme aracı olarak, yine bizzat insan tarafından kullanılmasıdır. Teknik tanımı ise insanlara, bitkilere ve hayvanlara zarar veren virüs ve organizmaların kasıtlı olarak salınmasıdır.

    İnsanlık tarihinde pek çok biyoterörizm vakası yaşanmıştır. Amerika’da Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezi (The Centers for Disease Control and Prevention, CDC) biyolojik silahları risklerini dikkate alarak üç kategoriye ayırmıştır. En yüksek risk grubu Kategori A (Tier 1) olarak adlandırılır ve Şarbon hastalığına yol açan Bacillus anthracis de bu grupta yer alır.

    Biyoterörizmin yıkıcı gücünü konu alan sayısız film çekilmiştir. Örneğin “Resident Evil”da T-virüs adlı bir kurgu virüs, bütün dünyaya yayılarak insanları, ciğ et yiyen yaratıklara dönüştürür.
    Bacillus anthracis
    Bacillus anthracis, şarbona neden olan, gram-pozitif, çubuk şekilli, spor oluşturan bir bakteridir. İnsanları, hayvanları etkileyebilir özellikle vahşi doğada yaşayan hayvanları ve geviş getiren (çift tırnaklı) çiftlik hayvanlarını etkiler. Bakterilerin çoğunda virülans (öldürücülük) faktörleri olarak bilinen belirli yapılar ve özellikler vardır. Hastalığa yol açan bu özellikler aynı zamanda konakçının (yani bakteriye maruz kalmış bedenin) bağışık sistemi tarafından saptanmasını önler. B.anthracis’in etrafında polisakkarit tabakası olan bir kapsül vardır. Bu kapsül, bağışıklık sisteminin B.anthracis’i saptamasını önler. Bunun yanı sıra B.anthracis, koruyucu antijen, ödem faktörü ve öldürücü faktör olmak üzere 3 tip kimyasal üretmektir. Tek başına zayıf bir etkiye sahip olmalarına karşın sayılarının artması tehlikeli olmalarına yol açar.

    Bacillus anthracis
    Koruyucu antikor üreten antijen, konakçı tarafından üretilen antikorların etkisizleşmesine neden olur. Ödeme yol açması öldürücü etkisini artırır.

    Bacillus anthracis, ölümcül etkisi nedeniyle biyolojik silah olarak kullanılan ilk organizma olmuştur. Biyolojik silah olarak kullanılmasının başlıca sebepleri; öldürücü olması, geniş kitleleri etkileyebilme gücü, sporların çevreye kolayca yayılabilmesi ve dış ortam koşullarına dayanıklılığının yüksek (Sporlar toprakta on yıllarca hayatta kalabilir) olmasıdır.

    Şarbon
    Şarbon, genellikle hayvancılıkta ortaya çıkan ve nadir görülen bir hastalıktır. Biyolojik silah olarak kullanıldığı durumlar dışında insanlara bulaşması kolay değildir. Ölümcül bir hastalık olmakla birlikte bulaşıcı değildir. Yani insandan insana geçmesi pek mümkün değildir.

    Sporlar uygun bir konakçı buluna kadar bekleyebilirler. Bakterinin tek amacı hayatta kalmak olduğundan konakçıyı öldürerek kendi devamlılığını sağlamaya çalışır. Konakçıya giriş şekline bağlı olarak şarbon hastalığı, dört tipe ayrılır: Kutanöz, gastrointestinal, inhalasyon ve enjeksiyon. Bu türlerin bazıları ölümcül iken bazıları değildir.

    Birinci tip (kutanöz): Şarbon sporlarının konakçıya deride açılmış bir yaradan giriş yapmasıdır. Bu en yaygın görünen tür olup, en az ölümcül enfeksiyon tipidir. Tedavi ile tamamen iyileşebilir. Tedavi edilmeyen vakaların ölüm oranı %20’dir. Deride ortası siyah, kaşıntılı bir kabarcığa yol açar.

    İkinci tip (gastrointestinal): Sporların yutulması ile konakçıya bulaşır. Bunun nedeni genellikle iyi pişmemiş enfekte et tüketimidir. Yemek borusu, mide ve bağırsakları etkiler. Tedavi edilmezse hastaların çoğu yaşamını kaybeder. Tedavi edilen hastaların hayatta kalma oranı ise %60’tır. Semptomları ateş, titreme, kanlı ishal, bulantı, kusma ve boğaz ağrısıdır.

    Üçüncü tip (inhalasyon): Sporların solunumla konakçıya bulaşmasıdır. Bu tip şarbon daha çok hayvan postları ile çalışan kişilerde ortaya çıkar. Enfeksiyon lenf bezlerinde başlar ve sonunda tüm vücuda yayılır. Tedavi edilmeyen hastaların hayatta kalma oranı %10-15 arasındadır. Tedavi edilmesi durumunda bu oran %55’e çıkar. Semptomları solunum problemleri, bulantı, kanlı kusma, karın ağrısı, şok, göğüs ağrısı, baş dönmesi vb.

    Dördüncü tip (enjeksiyon): Yeni keşfedilmiştir. Sporlar kan dolaşımına enjeksiyon yolu ile girerler. Eroin bağımlılarında enjektör paylaşımına bağlı olarak bulaştığı görülmüştür. Kutanöz şarbona benzer semptomlar görülür. Ancak kan dolaşımına girdiğinden çok daha hızlı yayılır. Birçok bakterinin yol açtığı semptomlara benzer semptomlar gösterdiğinden, tanı konulması zordur.