• ÜÇÜNCÜ BAP
    YIL 1920
    ve
    ARHAVELİ İSMAİL'İN HİKÂYESİ
    Ateşi ve ihaneti gördük.
    Düşman ordusu yine başladı yürümeğe.
    Akhisar, Karacabey,
    Bursa ve Bursa'nın doğusunda Aksu,
    çarpışarak çekildik...
    920'nin
    29 Ağustos'u :
    Uşak düştü.
    Yaralı
    ve dehşetli kızgın
    fakat toprağımızdan emin,
    Dumlupınar sırtlarındayız.
    Nazilli düştü.
    Ateşi ve ihaneti gördük.
    Dayandık
    dayanmaktayız.
    1920 Şubat, Nisan, Mayıs,
    Bolu, Düzce, Geyve, Adapazarı :
    İçimizde Hilâfet Ordusu,
    Anzavur isyanları.
    Ve aynı sıradan,
    3 Ekim Konya.
    Sabah.
    500 asker kaçağı ve yeşil bayrağıyla Delibaş
    girdi şehre.
    Alaeddin tepesinde üç gün üç gece hüküm sürdüler.
    Ve Manavgat istikametlerinde kaçıp
    ölümlerine giderken
    terkilerinde kesilmiş kafalar götürdüler.
    Ve 29 Aralık Kütahya :
    4 top
    ve 1800 atlı bir ihanet
    yani Çerkez Ethem,
    bir gece vakti
    kilim ve halı yüklü katırları,
    koyun ve sığır sürülerini önüne katıp
    düşmana geçti.
    Yürekleri karanlık,
    kemerleri ve kamçıları gümüşlüydü,
    atları ve kendileri semizdiler...
    Ateşi ve ihaneti gördük.
    Ruhumuz fırtınalı, etimiz mütehammil.
    Sevgisiz ve ihtirassız çıplak devler değil,
    inanılmaz zaafları, korkunç kuvvetleriyle,
    silâhları ve beygirleriyle insanlardı dayanan.
    Beygirler çirkindiler,
    bakımsızdılar,
    hasta bir fundalıktan yüksek değillerdi.
    Fakat bozkırda kişneyip köpürmeden
    sabırlı ve doludizgin koşmasını biliyorlardı.
    İnsanlar uzun asker kaputluydu,
    yalnayaktı insanlar.
    İnsanların başında kalpak,
    yüreklerinde keder,
    yüreklerinde müthiş bir ümit vardı.
    İnsanlar devrilmişti, kedersiz ve ümitsizdiler.
    İnsanlar, etlerinde kurşun yaralarıyla
    köy odalarında unutulmuştular.
    Ve orda sargı,
    deri
    ve asker postalları halinde
    yan yana, sırtüstü yatıyorlardı.
    Koparılmış gibiydi parmakları saplandığı yerden
    eğrilip bükülmüştü
    ve avuçlarında toprak ve kan vardı.
    Ve asker kaçakları,
    korkuları, mavzerleri, çıplak, ölü ayaklarıyla
    karanlıkta köylerin içinden geçiyorlardı.
    Acıkmıştılar,
    merhametsizdiler,
    bedbahttılar.
    Şosenin ıssız beyazlığına inip
    nal sesleri ve yıldızlarla gelen atlıyı çeviriyor
    ve Bolu dağında ekmek bulamadıkları için
    deviriyorlardı uçurumlara :
    şayak, cıgara kâadı, tuz ve sabun yüklü yaylıları.
    Ve çok uzak,
    çok uzaklardaki İstanbul limanında,
    gecenin bu geç vakitlerinde,
    kaçak silâh ve asker ceketi yükleyen laz takaları :
    hürriyet ve ümit,
    su ve rüzgârdılar.
    Onlar, suda ve rüzgârda ilk deniz yolculuğundan beri vardılar.
    Tekneleri kestane ağacındandı,
    üç tondan on tona kadardılar
    ve lâkin yelkenlerinin altında
    fındık ve tütün getirip
    şeker ve zeytinyağı götürürlerdi.
    Şimdi, büyük sırlarını götürüyorlardı.
    Şimdi, denizde bir insan sesinin
    ve demirli şileplerin kederlerini
    ve Kabataş açıklarında sallanan
    saman kayıklarının fenerlerini
    peşlerinde bırakıp
    ve karanlık suda Amerikan taretlerinin önünden akıp
    küçük,
    kurnaz
    ve mağrur
    gidiyorlardı Karadeniz'e.
    Dümende ve başaltlarında insanları vardı ki
    bunlar
    uzun eğri burunlu
    ve konuşmayı􀀃şehvetle seven insanlardı ki
    sırtı lâcivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin
    zaferi için
    hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin
    bir şarkı söyler gibi ölebilirdiler...
    Karanlıkta kurşunîi derisi kırmızıya boyanan
    baltabaş gemi
    İngiliz torpitosudur.
    Ve dalgaların üstünde sallanarak
    alev alev
    yanan :
    Şaban Reisin beş tonluk takası.
    Kerempe Fenerinin yirmi mil açığında,
    gecenin karanlığında,
    dalgalar minare boyundaydılar
    ve başları bembeyaz parçalanıp dağılıyordu.
    Rüzgar :
    yıldız - poyraz.
    Esirlerini bordasına alıp
    kayboldu İngiliz torpitosu.
    Şaban Reisin teknesi
    ateşten diregiyle gömüldü suya.
    Arheveli İsmail
    bu ölen teknedendi.
    Ve şimdi
    Kerempe Fenerinin açığında,
    batan teknenin kayığında
    emanetiyle tek başınadır,
    fakat yalnız değil :
    rüzgârın,
    bulutların
    ve dalgaların kalabalığı,
    İsmail'in etrafında hep bir ağızdan konuşuyordu.
    Arheveli İsmail
    kendi kendine sordu :
    «Emanetimizle varabilecek miyiz?»
    Kendine cevap verdi :
    «Varmamış olmaz.»
    Gece, Tophane rıhtımında
    Kamacı ustası Bekir Usta ona :
    «Evlâdım İsmail,» dedi,
    «hiç kimseye değil,» dedi,
    «bu, sana emanettir.»
    Ve Kerempe Fenerinde
    düşman projektörü dolaşınca takanın yelkenlerinde,
    İsmail, reisinden izin isteyip,
    «Şaban Reis,» deyip,
    «emaneti yerine götürmeliyiz,» deyip
    atladı takanın patalyasına,
    açıldı.
    «Allah büyük
    ama kayık küçük» demiş Yahudi.
    İsmail bodoslamadan bir sağnak yedi,
    bir sağnak daha,
    peşinden üç-kardeşler.
    Ve denizi bıçak atmak kadar iyi bilmeseydi eğer
    alabora olacaktı.
    Rüzgâr tam kerte yıldıza dönüyor.
    Ta karşıda bir kırmızı damla ışık görünüyor :
    sıvastopol'a giden bir geminin
    sancak feneri.
    Elleri kanayarak
    çekiyor İsmail kürekleri.
    İsmail rahattır.
    Kavgadan
    ve emanetinden başka her şeyin haricinde,
    İsmail unsurunun içinde.
    Emanet :
    bir ağır makinalı tüfektir.
    Ve İsmail'in gözü tutmazsa liman reislerini
    ta Ankara'ya kadar gidip
    onu kendi eliyle teslim edecektir.
    Rüzgâr bocalıyor.
    Belki karayel gösterecek.
    En azdan on beş mil uzaktır en yakın sahil.
    Fakat İsmail
    ellerine güvenir.
    O eller ekmeği, küreklerin sapını, dümenin yekesini
    ve Kemeraltı'nda Fotika'nın memesini
    aynı emniyetle tutarlar.
    Rüzgâr karayel göstermedi.
    Yüz kerte birden atlayıp rüzgâr
    bir anda bütün ipleri bıçakla kesilmiş gibi
    düştü.
    İsmail beklemiyordu bunu.
    Dalgalar bir müddet daha
    yuvarlandılar teknenin altında
    sonra deniz dümdüz
    ve simsiyah
    durdu.
    İsmail şaşırıp bıraktı kürekleri.
    Ne korkunçtur düşmek kavganın haricine.
    Bir ürperme geldi İsmail'in içine.
    Ve bir balık gibi ürkerek,
    bir sandal
    bir çift kürek
    ve durgun
    ölü bir deniz şeklinde gördü yalnızlığı.
    Ve birdenbire
    öyle kahrolup duydu ki insansızlığı
    yıldı elleri,
    yüklendi küreklere,
    kırıldı kürekler.
    Sular tekneyi açığa sürüklüyor.
    Artık hiçbir şey mümkün değil.
    Kaldı ölü bir denizin ortasında
    kanayan elleri ve emanetiyle İsmail.
    İlkönce küfretti.
    Sonra, «elham» okumak geldi içinden.
    Sonra, güldü,
    eğilip okşadı mübarek emaneti.
    Sonra...
    Sonra, malûm olmadı insanlara
    Arhaveli İsmail'in âkıbeti...
  • Ateşi ve ihaneti gördük.

    Düşman ordusu yine başladı yürümeğe.

    Akhisar, Karacabey,

    Bursa ve Bursa'nın doğusunda Aksu,

    çarpışarak çekildik...

    920'nin

    29 Ağustos'u:

    Uşak düştü.

    Yaralı

    ve dehşetli kızgın

    fakat toprağımızdan emin,

    Dumlupınar sırtlarındayız.

    Nazilli düştü.

    Ateşi ve ihaneti gördük.

    Dayandık

    dayanmaktayız.

    1920 Şubat, Nisan, Mayıs,

    Bolu, Düzce, Geyve, Adapazarı:

    İçimizde Hilâfet Ordusu,

    Anzavur isyanları.

    Ve aynı sıradan,

    3 Ekim Konya.

    Sabah.

    500 asker kaçağı ve yeşil bayrağıyla Delibaş

    girdi şehre.

    Alaeddin tepesinde üç gün üç gece hüküm sürdüler.

    Ve Manavgat istikametlerinde kaçıp

    ölümlerine giderken

    terkilerinde kesilmiş kafalar götürdüler.

    Ve 29 Aralık Kütahya:

    4 top

    ve 1800 atlı bir ihanet

    yani Çerkez Ethem,

    bir gece vakti

    kilim ve halı yüklü katırları,

    koyun ve sığır sürülerini önüne katıp

    düşmana geçti.

    Yürekleri karanlık,

    kemerleri ve kamçıları gümüşlüydü,

    atları ve kendileri semizdiler...

    Ateşi ve ihaneti gördük.

    Ruhumuz fırtınalı, etimiz mütehammil.

    Sevgisiz ve ihtirassız çıplak devler değil,

    inanılmaz zaafları, korkunç kuvvetleriyle,

    silâhları ve beygirleriyle insanlardı dayanan.

    Beygirler çirkindiler,

    bakımsızdılar,

    hasta bir fundalıktan yüksek değillerdi.

    Fakat bozkırda kişneyip köpürmeden

    sabırlı ve doludizgin koşmasını biliyorlardı.

    İnsanlar uzun asker kaputluydu,

    yalın ayaktı insanlar.

    İnsanların başında kalpak,

    yüreklerinde keder,

    yüreklerinde müthiş bir ümit vardı.

    İnsanlar devrilmişti, kedersiz ve ümitsizdiler.

    İnsanlar, etlerinde kurşun yaralarıyla

    köy odalarında unutulmuştular.

    Ve orda sargı,

    deri

    ve asker postalları halinde

    yan yana, sırtüstü yatıyorlardı.

    Koparılmış gibiydi parmakları saplandığı yerden

    Eğrilip bükülmüştü

    ve avuçlarında toprak ve kan vardı.

    Ve asker kaçakları,

    korkuları, mavzerleri, çıplak, ölü ayaklarıyla

    karanlıkta köylerin içinden geçiyorlardı.

    Acıkmıştılar,

    merhametsizdiler,

    bedbahttılar.

    Şosenin ıssız beyazlığına inip

    nal sesleri ve yıldızlarla gelen atlıyı çeviriyor

    ve Bolu dağında ekmek bulamadıkları için

    deviriyorlardı uçurumlara:

    şayak, cıgara kâadı, tuz ve sabun yüklü yaylıları.

    Ve çok uzak,

    çok uzaklardaki İstanbul limanında,

    gecenin bu geç vakitlerinde,

    kaçak silâh ve asker ceketi yükleyen laz takaları:

    hürriyet ve ümit,

    su ve rüzgârdılar.

    Onlar, suda ve rüzgârda ilk deniz yolculuğundan beri vardılar.

    Tekneleri kestane ağacındandı,

    üç tondan on tona kadardılar

    ve lâkin yelkenlerinin altında

    fındık ve tütün getirip

    şeker ve zeytinyağı götürürlerdi.

    Şimdi, büyük sırlarını götürüyorlardı.

    Şimdi, denizde bir insan sesinin

    ve demirli şileplerin kederlerini

    ve Kabataş açıklarında sallanan

    saman kayıklarının fenerlerini

    peşlerinde bırakıp

    ve karanlık suda Amerikan taretlerinin önünden akıp

    küçük,

    kurnaz

    ve mağrur

    gidiyorlardı Karadeniz'e.

    Dümende ve başaltlarında insanları vardı ki

    bunlar

    uzun eğri burunlu

    ve konuşmayı şehvetle seven insanlardı ki

    Sırtı lâcivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin

    zaferi için

    hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin

    bir şarkı söyler gibi ölebilirdiler...

    Karanlıkta kurşunîi derisi kırmızıya boyanan

    baltabaş gemi

    İngiliz torpitosudur.

    Ve dalgaların üstünde sallanarak

    alev alev

    yanan:

    Şaban Reisin beş tonluk takası.

    Kerempe Fenerinin yirmi mil açığında,

    gecenin karanlığında,

    dalgalar minare boyundaydılar

    ve başları bembeyaz parçalanıp dağılıyordu.

    Rüzgar:

    yıldız - poyraz.

    Esirlerini bordasına alıp

    kayboldu İngiliz torpitosu.

    Şaban Reisin teknesi

    ateşten diregiyle gömüldü suya.

    Arheveli İsmail

    bu ölen teknedendi.

    Ve şimdi

    Kerempe Fenerinin açığında,

    batan teknenin kayığında

    emanetiyle tek başınadır,

    fakat yalnız değil:

    rüzgârın,

    bulutların

    ve dalgaların kalabalığı,

    İsmail'in etrafında hep bir ağızdan konuşuyordu.

    Arheveli İsmail

    kendi kendine sordu:

    «Emanetimizle varabilecek miyiz? »

    Kendine cevap verdi:

    «Varmamış olmaz.»

    Gece, Tophane rıhtığında

    Kamacı ustası Bekir Usta ona:

    «Evlâdım İsmail, » dedi,

    «hiç kimseye değil, » dedi,

    «bu, sana emanettir.»

    Ve Kerempe Fenerinde

    düşman projektörü dolaşınca takanın yelkenlerinde,

    İsmail, reisinden izin isteyip,

    􀂩Şaban Reis, » deyip,

    «emaneti yerine götürmeliyiz, » deyip

    atladı takanın patalyasına,

    açıldı.

    «Allah büyük

    ama kayık küçük» demiş Yahudi.

    İsmail bodoslamadan bir sağnak yedi,

    bir sağanak daha,

    peşinden üç-kardeşler.

    Ve denizi bıçak atmak kadar iyi bilmeseydi eğer

    alabora olacaktı.

    Rüzgâr tam kerte yıldıza dönüyor.

    Ta karşıda bir kırmızı damla ışık görünüyor:

    Sıvastopol'a giden bir geminin

    sancak feneri.

    Elleri kanayarak

    çekiyor İsmail kürekleri.

    İsmail rahattır.

    Kavgadan

    ve emanetinden başka her şeyin haricinde,

    İsmail unsurunun içinde.

    Emanet:

    bir ağır makinalı tüfektir.

    Ve İsmail'in gözü tutmazsa liman reislerini

    ta Ankara'ya kadar gidip

    onu kendi eliyle teslim edecektir.

    Rüzgâr bocalıyor.

    Belki karayel gösterecek.

    En azdan on beş mil uzaktır en yakın sahil.

    Fakat İsmail

    ellerine güvenir.

    O eller ekmeği, küreklerin sapını, dümenin yekesini

    ve Kemeraltı'nda Fotika'nın memesini

    aynı emniyetle tutarlar.

    Rüzgâr karayel göstermedi.

    Yüz kerte birden atlayıp rüzgâr

    bir anda bütün ipleri bıçakla kesilmiş gibi

    düştü.

    İsmail beklemiyordu bunu.

    Dalgalar bir müddet daha

    yuvarlandılar teknenin altında

    sonra deniz dümdüz

    ve simsiyah

    durdu.

    İsmail şaşırıp bıraktı kürekleri.

    Ne korkunçtur düşmek kavganın haricine.

    Bir ürperme geldi İsmail'in içine.

    Ve bir balık gibi ürkerek,

    bir sandal

    bir çift kürek

    ve durgun

    ölü bir deniz şeklinde gördü yalnızlığı.

    Ve birdenbire

    öyle kahrolup duydu ki insansızlığı

    yıldı elleri,

    yüklendi küreklere,

    kırıldı kürekler.

    Sular tekneyi açığa sürüklüyor.

    Artık hiçbir şey mümkün değil.

    Kaldı ölü bir denizin ortasında

    kanayan elleri ve emanetiyle İsmail.

    İlkönce küfretti.

    Sonra, «elham» okumak geldi içinden.

    Sonra, güldü,

    Eğilip okşadı mübarek emaneti.

    Sonra...

    Sonra, malûm olmadı insanlara

    Arhaveli İsmail'in âkıbeti...
  • Merhamet diledik ızdırap yağdı göklerden
    İndi yüzümüze tokatlar, çelik muştalar
    Zulümler gördük, bizimle aynı yaştalar
    Şaheserler yarattık çektiğimiz kederden
    İndi yüzümüze tokatlar, çelik muştalar…
  • Biz işte o zaman gördük onu
    ve çekilen denizi.
    O zaman çıktık kendimizden.

    Dışarda bir dilim ekmek gibiydi gök.

    İlhan Berk
  • Beni sev ya da nefret et, ikisi de benim lehime. Beni seviyorsan, daima kalbinde olacağım ve benden nefret ediyorsan, aklında olacağım. "Qandeel Baloch"

    Başarılı bir evlilik, daima aynı kişiyle, birçok kez aşık olmayı gerektirir. Mignon McLaughlin

    Aşk bizim gerçek kaderimizdir. Yaşamın anlamını yalnızken kendimiz bulamıyoruz. Başka biriyle buluyoruz. "Thomas Merton"

    “Uyuyamadığınız zaman aşık olduğunuzu biliyorsunuz çünkü gerçeklik sonunda hayallerinizden daha iyi.”

    “Karanlık, karanlığı gideremez: bunu sadece ışık yapabilir. Nefret nefreti ortadan kaldıramaz: yalnızca aşk bunu yapabilir. ”






    Olmadığın şey için nefret edilmek, olmadığın şey için sevilmekten iyidir.”

    “Birisi tarafından derinden sevilmek, size güç verirken, birisini derinden sevmek size cesaret verir.” "Lao Tzu"

    “Aşk rüzgar gibidir, göremezsin ama hissedebilirsin.”

    “Senden nefret eden bir çocuktan daha kötü olan tek şey: seni seven bir çocuk.”

    Bir gerçek var ki… Asla sana sıradan gibi davranan birini sevme.

    “Ondan hoşlanıyorsan, seni mutlu edecekse ve onu tanıdığını hissediyorsan, o zaman sakın gitmesine izin verme.”

    “Gerçek bir aşk il insanlar nadir karşılaşır ve bu aşk hayata gerçek bir anlam veren tek şeydir.”

    Bu hayatta, sevmek ve sevilmek için tek bir mutluluk vardır. "George Sand"



    Aşk, düşmanı bir arkadaşa dönüştürebilen tek güçtür. "Martin Luther King"

    Mükemmel aşkı yaratmak yerine, mükemmel aşkı bulmak için zaman harcıyoruz.

    Şeytan kadar siyah, cehennem kadar sıcak, bir melek kadar saf, aşk kadar tatlı. "Charles Maurice de Talleyrand"

    Bir söz var. Birinin seni sonsuza dek sevmesini istiyorsan, bir köpek al, besle ve etrafta kal.

    Sevgiliye En Güzel Aşk Sözleri 2019




    He şey unutulur da kalbimde bir sen unutulmazsın. Bir iz gibi kalbimde daima kalacaksın.

    Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir. Sonuçta dudaklarından dökülecek seni seviyorum bile önceden alnımıza yazılmıştır.

    Ya sevmesin kimse kimseyi, ya da akmasın aşk dolu gözlerden yaş. Ya olmasın bu aşk denilen illet ya da adam gibi sevmeyi bilsin herkes.

    Bana yüreğinle gel bahanelerinle değil.

    Tabağında yiyebileceğin kadar yemek, hayatına sevebileceğin kadar insan al.

    Sen gittikten son yalnız kalmak korkmuyorum da… Ya yokluğunda ellerini tutmak istersem…

    Beni sevecek kadar deliysen, hak edecek kadar mertsen, yalan söylemeyecek kadar şerefliysen bende uğruna ölecek kadar yürekliyim.

    Her insan bir yağmur tanesidir. Kimi çamur çukuruna kimisi de gül yaprağına düşer.



    Olsun mu olmasın mı dert sana uğramasın… Gitsin de gelmesin bir daha ayrılık hiç…

    Kalbim perişan gönlüm deli, sana yazdım ben bu aşk dolu sözlerimi…

    Uzun oldu, ne zor oldu, kalbim yoruldu sevgilim… Dön gel yer şey kalsın…

    Yararsızım, araftayım… Çok özledim ve çok yalnızım sevgilim…

    Öyle bir çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

    Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusundasın. Kimi yanımda kimi rüyamda ama sen benim hep aklımdasın bunu sakın unutma.

    Okyanusta ölmez de insan, gider bir kɑşık sevda dɑ boğulur.

    Seni gökteki yıldızlara benzetiyorum. Onlar kadar etkileyici, onlar kadar çekici ve güzelsin. Aranızdaki tek fark var; onlar milyonlarca sen ise bir tanesin.

    Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın, sussan acıtır, konuşsan kanatır.


    Eve yalnız dönüyorum ben de. Sakın “kal” deme bana, gidiyorum. Alışamadım bu kente… (Yaşar Kurt)

    Hiçbir vücut ısısı değiştirmiyorsa mevsim normallerini, sevmek de yok artık hiç kimseyi (Cüneyt Ergün)

    Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar. (Cem Karaca)

    Bu bizim hikayemiz, sevgilim… Öyle saf öyle temiz ki, kimse kirletmeye cesaret edemez.

    Sevgilim, saçına rüzgar değsin onu bile kıskanırım bilmez misin…

    Gitmek çözecekse ve biri gidecekse, buralar gitsin, sen gitme… (F.D)

    Soysuz, gönlün bende yoktu, niye doğru yoldan şaşırttın beni? (Mustafa Özarslan)

    Beni silahla öldüremezsin sevgilim… İstersen bir de gülmeyi dene…

    Duy beni sevgilim… Gecenin üçünde beni bağlayan damla damla sen…

    Sen, gel ki bir tanem… Bahar kokunu kıskansın

    Şimdi öyle uzak ki geldiğim yollar....yanlış bir öyküdeyim… beni yeniden yaz sevgilim.

    Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya… Bu hayat hep böyle böyle gider mi sevgilim… (menekşe kokmaz)

    Ne yaptıysam olmadı! Ne çare sevgilim… Unutamadım seni…

    Papatyalar kadar saf ve temizdim… Ben de senin gibi bir hain sevdim.


    Ardımdan deli diyorlar belki de yalan değil. Yanımda bile uzaksın, nasıl dayansın gönül

    Sevgilim söz vermedik ama… Elbet bir gün buluşacağız…

    Aynı şehirde sen varsın, ben varım, ama biz yokuz.

    Ayrılıklar küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir.Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi.

    Bazıları konuşmaz, gözlerine 5 saniye bakar, ömründen 5 yıl verir.

    Bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana. Bir gün gelir de ayrılacak olursak aradaki mesafe ,yollar ve menziller ne kadar uzak olursa olsun sen yine de omuzunu bir yokla. Çünkü elimi orada hissedeceksin!

    ‘’Diyorsun ki; Bеn sаnа gönlümü vеrԁim. İyi ԁе gönül ԁеԁiğin nеԁir ki sevgilim. Bеn sаnа hiç gönlümü verir miyim? Çünkü gönül ԁеԁiğin toprağa düşünce toz olur, toprak olur. Bеn ise sаnа ruhumu veririm. Çünkü ruhum sadece sеnԁе sonsuzluk olur! ‘’Mevlana’’

    Sen gidersen sesin gider, kokun gider, yüzün gider. Ay dolanır pusularda, tenim titrer, gecem biter.

    Bana mesaj attığında otomatik olarak gülümsüyorum.

    Güzel Aşk Sözleri


    Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşamam, gözümden akacak yaş olsan ağlayamam, çünkü ben seni kalbime hapsettim hiçbir yere bırakmam...

    Sеn bеnim bugünümе şükür, yаrınımа dua еԁişim, azla yetinişim, çoğa göz dikemeyişimsin.

    Sözlerden çok gözlerdedir aşk.

    Yanağında açan güle aşık oldu bu can.

    Eline almış bir çiçek, sevecek sevmeyecek. Ah, koca sersem ah çiçek aşkı nereden bilecek.

    “Eğer yanlış olanı çok sevecekseniz, doğru olanı ne kadar seveceğinizi hayal edin.” Brandon Stanton

    Yıldızlar sönene kadar seni seveceğim.


    Bana ilk dokunduğunda senin olmak için doğduğumu anladım.

    Biri tarafından çok sevilmek insana güç verir, birini sevmek ise seven insana cesaret verir.

    Sensiz hayat çiçekleri ve meyvesi olmayan bir ağaca benzer.

    Sana olan aşkım asla bitmeyip, sonsuza kadar sürecek bir yolculuktur.

    Hayatım boyunca benimle yürürsen, bu yolculukta ihtiyacım olan herşeyi bana vermiş olacaksın sevgilim.

    Kabuslarımı mutlulukla, endişe ve korkularımı sevgiyle değiştirdin.

    En Güzel Felsefi Aşk Sözleri


    Aslında aşkı yağmura benzetmek lazım. Göğüne bir türlü dönmeyi düşünemeyen yağmura.

    Kalem olsa dünyadaki bütün ağaçlar, bütün denizler de mürekkep… Yinede senin şiirini yazamam sevgilim.

    Aşkı anlamaya çalışma, kim anlamış ki sen anlayasın? Bırak anlamaya çalışmayı, aşkı yaşamak lazım.

    Avutamaz olur artık seni, bildiğin şarkılar. Boşanır keder zincirlerinden sular tersin tersin akar.

    ‘’Aşk evcilleştirilmemiş bir güçtür. Onu kontrol etmeye çalıştığımızda, bizi yok eder. Onu hapsetmeye çalıştığımızda, bizi köleleştirir. Anlamaya çalıştığımızda ise kaybolmuş ve kafası karışmış hissederiz.” Paulo Coelho

    “Cesur olmak, karşılığında bir şey beklemeden koşulsuzca birini sevmektir.” Madonna

    ”Aşk güzel insanların da korkunç şeyler yapmasını sağlayabilir.” Jude Deveraux


    “Sevmek ve sevilmek, güneşi her iki taraftan da hissetmek demektir.” David Viscott

    “Aşka düşen insanlar için yer çekimi sorumlu değildir.” Albert Einstein

    Aşk rüzgar gibidir, göremezsin ama hissedersin.” Nicholas Sparks

    ‘’Gördüğünü herkes sever, sen onda görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan; Ten’e değil, kalbe dokunacaksın.’’ Bob Marley

    ‘’Aşkın olduğu yerde yaşam da vardır.” Mahatma Gandhi

    “Mükemmel sevgiyi yaratmak yerine mükemmel sevgiliyi aramak için zaman harcıyoruz.” Tom Robbins

    Aynı anda iki kişiyi seviyorsanız, ikinciyi seçin. Çünkü ilkini gerçekten sevseydiniz ikinci için düşmezdiniz” Johnny Depp

    Anlamlı Aşk Sözleri


    Doğrudur İstanbul şiir yazdırır, Ankara roman, aşksa çay demletir.

    Aşk şişe çevirmece oyunundaki şişeye benzer. Kimde durursa dursun yɑ doğruluk yɑ dɑ cesaret ister.

    Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazanırdı. O benim kalbimdeyken nasıl aklımdasın diyebilirdim ki…

    Herkes kaybettiği kadar içecekse O masadan en son ben kalkarım!

    Kalbim navigasyon cihazı değiI benim. Götürdüğü her adrese gitmez!

    Rakı yanındakiyle içilse de kadeh aklındakine kalkar.

    Deprem gibi girdin gönlüme, fay hattı çizdin beynime, enkaz bıraktın kalbimde, artçıları ise hala devam etmekte.


    Her derde deva olan şey; sarımsak mıydı, sarılmak mıydı? Karıştırdım.

    Aşkımızı dağlara yazıcaktım; Ama aşkımızdan daha büyük bir dağ bulamadım!

    Bana seni unut dediler unuttum, sakın haa seni değil unut diyenleri unttum!

    Harikalardan biriymiş diyorlar Çin Seddi’ne, seni görmeden kαrαr vermek kimin hαddine?

    Bir elimde gül bir elimde silah. Ya o gülü alıp benim olursun ya da o silahı alıp beni vurursun!

    Güzel Aşk Sözleri Kısa Aşk Sözleri


    Onunla kavga etmeyi başkasıyla gülmeye değişmem.

    Çek bakışlarını gözlerimden, aşk bu oğlum şeytan doldurur.

    Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın bir şiir zaten.

    Benim en kötü alışkanlığım sensin!

    Kalbimde yaşıyorsun ama kiranı vermiyorsun. Nasıl olacak?

    Aşk kalbe dokununca herkes şair olur.

    Aşk savaşa benzer, başlaması kolay durması çok zordur.

    "Aşk çok kısa, unutmak çok uzun.” Pablo Neruda

    Sen çölde açan gül olsan, seni kurutmamak için göz yaşlarımla sulardım.

    Yaşadığım aşk benim hayal ettiğimden daha faza.

    Meğer hayat dediğin sadece gözlerinden ibaretmiş.

    Aşk herkesi eşit kılar.

    Etkileyici Aşk Mesajları


    Yüzüme okunmuş bir duɑ gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sɑnɑ.

    Seni hayatımın sonuna kadar beklerim aşkım. Yeter ki beni bırakma, sensiz bırakma beni…

    Güller hep ellerinde açsın; ama dikenleri batmasın. Sevda hep seni bulsun; ama seni yaralamasın. Mutluluk hep yüreğine dolsun, ama beni asla unutturmasın.

    Seni gördüğüm iIk gün, kαderimin en güzeI bölümü olduğunu anladım.

    Güneş altında söylenmedik söz yokmuş bu yüzden geceleri söylüyorum seni sevdiğimi.

    Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın.

    Keşke zamanı geri alabilsem. Seni daha çabuk bulur ve daha uzun süre severdim.

    Hani geceden sonra doğar ya güneş, aklıma ilk sen gelirsin sonra bir çiğ tanesi olup yüreğime düşersin. Gün gelir herşey biter bir tek sen bitmezsin.

    Bir dilek tutma hakkım olsaydı, tüm yollarının bana çıkmasını dilerdim.

    Yalnızca seninleyken darmadağın oluyorum ve yalnızca seninleyken toparlanıyorum.

    Her sαbαh uykuIu gözIerinden doyasıya öpmek istediğim biri vαr.


    Şairane Aşk Sözleri

    İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!

    Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte şimdi tam da öyleyim!

    Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam sevgilim, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer sevgilim.


    Soğuk havalarda hiç üşümedim biliyor musun? Hep senin sıcaklığın ısıttı beni. Sevginin sıcaklığı

    Seni özlemek, üşümek gibidir soğuk bir akşam üstü, yağmurun altında yürümek gibi sırılsıklam, titreye titreye. Sıcak bir yer bulup sığınmak istersin ya hani, işte tam da öyle. Yüreğine sığınıp, nefesinde ısınmaya ihtiyacım var sevgilim

    ‘’Aşk abdest gibidir, şüpheye düşersen bozulur!’’ Mevlana

    Bana bir avuç sevgi ver, içinde bir tutam güven olsun, birazda hoşgörü kat içineki yarın için umudum olsun.

    Şair bensem, şiirim sensin. Deli bensem, zincirim sensin. Aşık bensem, aşkım sensin. Ben hala yaşıyorsam bunun tek sebebi sensin!

    ‘’Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda birbirine sarılarak uyuyordur.’’ Özdemir Asaf

    Eski Sevgiliye Aşk Sözleri

    Sen kalacaksın, kimse bilmeyecek ve kimseler görmeyecek seni. Yaşayacaksın gözlerimde ve düşlerimde.

    Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

    Küçükken annem, yerde ekmek görünce: ‘’Yükseğe koy, kuşlar yer.’’ derdi. Biz de sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi?


    Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha sönük olur, yakamozlar başka çizer denize kendini ve hayat daha kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan.

    İçim çok acıyor, sanki bir sen kaldın bildiğim gibi olan ama hayatımda kalamayan.

    Sana öyle muhtacım ki, telefondaki sesine, erkeğim diyen diline, seni seviyorum diyen kalbine. Sana öyle muhtacım ki o ufacık ellerine, dokunmaya kıyamadığım tenine…

    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakmasaydı eğer.

    Bir köpek ile bir erkek arasında ne fark vardır? Köpek sadece halıyı kirletip mahveder, erkek ise tüm yaşamını yıkar ve gider.

    Seninle kavga etmeyi, başkasıyla gülmeye değişmem.

    Sen yoksun ya… Ne yazmanın anlamı var, ne de okuduklarımın bir tadı…

    Sayende yaşadığıma bile efkarlanıyorum. Gerisini sen düşün.

    Öyle haindir ki aşk, nerede imkansızı varsa gider onu sever. İşte ben de o imkansızı sevdim, yani seni sevdim sevgilim.


    Er geç tamamlayacağız birbirimizi. Bir yerlerde bir gün, bir bütün olacağız.

    Mutlu olmak kimin umrunda, sen yanımda ol yeter.

    Her insan bir yağmur tanesidir. Bazıları çamura bazıları da yaprağa düşer.

    Sαhi neydi o kαide. Sevince mi kaybediyorduk yoksa kaybedince mi seviyorduk.

    Bazı insalar sigaradan, bazıları hastalıktan, bazıları da aşktan ölüyorlar!

    En Güzel Mevlana Aşk Sözleri

    Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.

    Ömründen nasibin, kendini sevgiliden mesut bulduğun andan ibarettir.

    Mevlana’ya sormuşlar “sevgili” nasıl olmalı diye. Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli. Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı.


    Nasibinde varsa alırsın karıncadan bike ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.

    İnsan gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak gerçek dostu görendir.

    İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.

    Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

    İnsan dostunun huyunu alır.


    Güzel üslupla söz söyleyenleriz; Mesih'in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.

    İnsan içki içmekte serbest, ama sarhoş olmakta serbest değildir.

    İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.

    Derinden - Etkileyici Aşk Acısı Sözleri

    Ne hayaller büyüttüm içimde seninle, ne okyanuslara sevgimi yazdım adınla, şimdi yoksun hayatımda, kalbim parçalandı, atmıyor artık, yaşamıyor bu sevda.

    Kaybetme cesareti olmayanın, gerçeği söyleme kapasitesi yoktur!

    Nereye kaçmak istiyorsan git fakat etrafımda dolaşma, dönüp dolaşacağın yer yine benim gözlerimin önü olacak bu aşk acısı bende kalıcı olmayacak.


    Sen diline kilit vur yeter, ben aşk acısıyla da yenilerim kendimi.

    Bugün ilk defa sensizliği düşünüyorum, hayatımda her sensizlik aklıma gelince kalbim ağlıyor, gözlerimle anlatıyorum kalbimdeki acıyı, gözyaşlarımla yazıyorum adını.

    Sevgilisinin parası yok diye; ‘tokum’ diyen de var, ‘yokum’ diyen de!

    İsyanım acıya değil, isyanım kalbime değil, isyanım aşk acısı çektiren vefasıza, lanet olsun sana!

    Nasıl unuttuysan çocukluğunu ve kırılan oyuncaklarını, kırılan kalbini de öyle unutacaksın!


    Şimdi kalkıp hayatımı film yapsalar, sen ancak araya giren reklam olursun!

    Sen sadece bir yalanmışsın hayatımda, sen sadece boş zamanmışsın ömrümde, sen sadece acıymışsın kalbimde!

    Hiçbir zaman yanında olmayacak birinin, hep aklında olması çok saçma!

    En Güzel İngilizce Aşk Sözleri

    “They say you only fall in love one, but that can’t be true.”

    “Hayatta sadece bir kere aşık olduğumuzu söylerler ama bu doğru olamaz. Sana her baktığımda, yeniden aşık oluyorum.”
    “I love my eyes when you look into them. I love my name when you say it. I love my heart when you touch it. I love my life when you are in it”.

    Gözlerimi sen onlara baktığında seviyorum. İsmimi sen söylediğinde seviyorum. Kalbimi sen ona dokunduğunda seviyorum. Hayatımı sen içinde olduğun için seviyorum.)
    You are the first and last thing on my mind every day.

    Sen her gün aklıma gelen ilk ve son şeysin.
    Someone asked me what I saw in you to love you so much, my only answer was- everything.

    Birisi bana sende ne görüp de seni bu kadar çok sevdiğimi sordu, ona tek cevabım vardı – her şeyini.
    I want you. All of you. Your flaws. Your mistakes. Your imperfections. I want you, and only you.

    Seni istiyorum. Her şeyinle. Kusurlarını. Hatalarını. Eksikliklerin. Seni istiyorum, sadece seni.

    Can I borrow a kiss? I promise I’ll give it back.

    Bir öpücük ödünç alabilir miyim? Geri vereceğime söz veriyorum.
    You are my favorite place to go to when my mind searches for peace.

    Sen birazcık huzur aradığımda gitmekten en çok hoşlandığım yersin.
    En Komik Aşk Sözleri

    Körebe oynamak gibiydi aşk, hepimiz kördük ebemizi gördük…

    Yufka yüreğimizle kıymalı börek yaptılar.

    Oysa kahve içmişliğimiz de vardı bu ne hatır gönül bilmemezlik.

    Seni öpemedikten sonra götümden ne farkın var…

    Gözlerime takıldıktan sonra kalbime düşen aşkım sakarsın işte kabul et.

    Yine özlerken uyuyakalmışım Sebastian, günaydın…

    Her derde deva olan şey; sarımsak mıydı, sarılmak mıydı? Karıştırdım.

    Ask elmayı yemekle baslar, ayvayı yemekle biter.

    Unutma Sebastian dal sarkar kartal kalkar çok seversen g.tü kalkar…

    Rakı yanındakiyle içilse de kadeh aklındakine kalkar.

    Kalbimiz navigasyon cihazı değildir, götürdüğü her adrese gitmemeliyiz.

    İç güzelliği sadece organ mafyası önemsiyor aq.

    Eğer sana mesaj atmıyorsa sinirlenme. Pozitif düşün, belki de ölmüştür.

    İçimin sesi de olmasa ölürüm yalnızlıktan Sebastian…

    Vefasız sevgilim alzheimer hastası bile senin kadar cabuk unutmaz pes…

    Götü kalksın diye değil, kalbi atsın diye sevmiştim Sebastian.

    Bir kadın özledim diyorsa ben de demeyeceksin, atlayıp yanına gideceksin…

    Bu saatten sonra ben tren gibi geçerim sen öküz gibi bakarsın…

    En Romantik & En Güzel Aşk Şiirleri

    Şiirler aşkla ruh bulur ve canlanır. Aşkınızı canlı tutmak istiyorsanız sevgilinize en romantik ve en güzel aşk şiirlerini yollayınız ya da gözlerine bakarak okuyunuz. Böylece aşkınız hayat bulacaktır. İşte en romantik sevgili şiirleri ve en güzel aşk şiirleri - anlamlı aşk sözleri;



    Ben Artık Sen Olmuşum

    Ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum,

    Senden öncesi yoktu, seninle var olmuşum.

    Sende bütün ümitler, sende bütün özlemler,

    Beni bende arama artık ben sen olmuşum.

    Ahmet Selçuk İlkan

    Seviyorum Seni

    Seviyorum seni,

    Ekmeği tuza banıp yer gibi,

    Geceleyin ateşler içinde uyanarak,

    Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi.

    Ağır posta paketini,

    Neyin nesi belirsiz,

    Telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibiİ

    Seviyorum seni.

    Denizi ilk defa uçakla geçer gibi,

    İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık,

    İçimde kımıldayan bir şeyler gibi.

    Seviyorum seni,

    Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

    Nazım Hikmet


    Aşk Şiiri

    Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,

    Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.

    Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;

    Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

    Özdemir Asaf

    Seni Düşünmek

    Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,

    Dünyanın en güzel sesinden

    En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...

    Fakat artık ümit yetmiyor bana,

    Ben artık şarkı dinlemek değil,

    Şarkı söylemek istiyorum.

    Nazım Hikmet

    Hasretinden Prangalar Eskittim

    Seni anlatabilmek seni.

    İyi çocuklara, kahramanlara.

    Seni anlatabilmek seni,

    Namussuza, halden bilmeze,

    Kahpe yalana.

    Ard-arda kaç zemheri,

    Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu

    Dışarıda gürül gürül akan bir

    Dünya...

    Bir ben uyumadım,

    Kaç leylim bahar,

    Hasretinden prangalar eskittim.

    Saçlarına kan gülleri takayım,

    Bir o yana

    Bir bu yana...

    Seni bağırabilsem seni,

    Dipsiz kuyulara.

    Akan yıldıza.

    Bir kibrit çöpüne varana.

    Okyanusun en ıssız dalgasına

    Düşmüş bir kibrit çöpüne.

    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

    Yitirmiş öpücükleri,

    Payı yok, apansız inen akşamdan,

    Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,

    Seni anlatabilsem seni...

    Yokluğun, cehennemin öbür adıdır

    Üşüyorum, kapama gözlerini...

    Ahmed Arif

    Aşk İki Kişiliktir

    Değişir yönü rüzgarın

    Solar ansızın yapraklar;

    Şaşırır yolunu denizde gemi

    Boşuna bir liman arar;

    Gülüşü bir yabancının

    Çalmıştır senden sevdiğini;

    İçinde biriken zehir

    Sadece kendini öldürecektir;

    Ölümdür yaşanan tek başına,

    Aşk iki kişiliktir.



    Bir anı bile kalmamıştır

    Geceler boyu sevişmelerden;

    Binlerce yıl uzaklardadır

    Binlerce kez dokunduğun ten;

    Yazabileceğin şiirler

    Çoktan yazılıp bitmiştir;

    Ölümdür yaşanan tek başına,

    Aşk iki kişiliktir.



    Avutamaz olur artık

    Seni, sevdiğin şarkılar;

    Boşanır keder zincirlerinden

    Sular tersin tersin akar;

    Bir hançer gibi çeksen de sevgini

    Onu ancak öldürmeye yarar:

    Uçarı kuşu sevdanın

    Alıp başını gitmiştir;

    Ölümdür yaşanan tek başına,

    Aşk iki kişiliktir.



    Yitik bir ezgisin sadece,

    Tüketilmiş ve düşmüş gözden;

    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır

    Gece camlara sürtünürken;

    Çünkü hiçbir kelebek

    Tek başına yaşamaz sevdasını,

    Severken hiç bir böcek

    Hiç bir kuş yalnız değildir;

    Ölümdür yaşanan tek başına,

    Aşk iki kişiliktir.

    Ataol Bahremoğlu

    2019 Güzel Sözler kategorisinde yer alan ve en çok tercih edilen söz türleri arasında gösterilen 2019 en yeni Aşk Sözleri içeriğinde birbirinden etkileyici, karşınızdaki kişiyi size aşık edecek sözleri bulabilirsiniz. Aşk sözleri içerisinde yer alan kategoriler arasında ünlü düşünürlerin Özlü Sözler diye isimlendirdiği en Anlamlı Sözler de yer almaktadır. Sevgilisiyle kavga eden, ihanete uğrayan okurlarımız için ise karşısındaki kişiyi derinden etkileyecek En Ağır Sözler 'i de bulabilirsiniz.

    Sevgiliye 2019 en romantik sözleri ve en güzel aşk sözlerini sadece "Sevgililer Günü" gibi özel günlerde değil; içinizden geldiği bir anda söyleyebilirsiniz. Mevlana aşk sözleri, Tumblr aşk sözleri, komik aşk sözleri, acı çeken sevgiliye aşk sözleri, etkileyici, dini ve en güzel aşk sözleri burada. İşte, sevgiliye söyleyebileceğiniz, mesaj olarak yollayabileceğiniz en güzel romantik sözler, duygusal romantik sözler. Romantik sözleri, aşk sözleri, en güzel aşk sözleri, en anlamlı
  • Küçükken ki çok zaman geçmedi üzerinden...
    Bombalar evimizin çok yakınına düştüğünde, annemle babam hepimiz için endişelenmeye başladı.Yüzümü annemin kucağına gömüp ağladım oysa artık koca bir kızdım.
    ....
    Dünyanın sonuna dek yürüdük. Oraya vardığımızda denizi gördük. Umut ve dua dalgaları üstüne yelken açtık. Küçük teknemizi döven dalgalar korkuttu beni. Herkes sağ salim karaya varacak kadar şanslı değildi. Yolculuğu denizde sonra verenler için dua ettik.