• 352 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Ziya Hurşit :
    doğ. 1892 Rize
    öl. 14 Temmuz 1926 İzmir , Atatürk’e suikast girişiminden dolayı idam edildi.

    ACIDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLİM...

    “Ziyan ,ansiklopedi ya da bir yemek tarifi değil. Bu bir roman… “ ( H. Günday)
    “Neden? Neden böyle bir şey yapmış? Kalkıştığı iş… O dönemde topluma aydınlık saçan bir karakterin hayatına son vermeyi düşünen başka bir karakter… Ve aralarında borç alacak, kişisel bir çatışma, aynı kadına aşık olma, kıskançlık vs… gibi bir sorun da yok. Demek ki başka bir şey var. İşte o başka bir şeyin ne olduğunu anlamak zaten yeterince heyecan verici. O dönemi düşündüğümüz de yer çekimine karşı olmak gibi bir şey. Mustafa Kemal Atatürk’e suikast düzenlemek, bunu düşünmek akla gelmeyecek bir şey. Bu olabilecek bir şey değil. “ diyor Günday.
    “13 Temmuz 1926’yı 14 Temmuz’a bağlayan gece İzmir’de 13 kişi, Kemeraltı semtine kurulan darağaçlarında idam edildi… İlk olarak Maarif Nazırı Şükrü Bey idam edildi. Asılan son kişi ise Atatürk’e suikast girişiminin bir numaralı sanığı olan ve olayı itiraf eden Ziya Hurşit’ti. Saat 6’ya çeyrek kala cellât ve görevliler Ziya Hurşit’in hücresine gidip haber verirler. Yüzüne karar okunurken sakin biçimde dinler ve “İdama mahkûm edilenler kimler?” diye sorar. Öteki 12 kişinin adı sayılır. “Peki, ne oldu onlara?”der. “Hepsi idam edildi” denince, “Yani ben en sona mı kaldım? Desenize bu işte de yine yaya kaldım. Hey gidi hey, ölümde bile geç kalıyorum.” der (…)
    Sonra darağacının altına gelir ve espriyi patlatır: “Maşallah salıncak gibi.”
    Ziya Hurşit’in son sözleri ise şu olur:
    “Haydi beyler, ahirete gidiyorum. İçinizde oradakilere mektup göndermek filan isteyen var mı?”

    Ziyan, Ziya Hurşit’in ziyan ettiği hayatının belgeseli değil romanıdır yani sadece kocaman bir soru işaretini küçültmeye uğraşır.
    Ve belki de en çarpıcı olan şey Ziya Hurşit’in HAKAN GÜNDAY’IN DEDESİNİN KARDEŞİ olması.( Bu bilgi nette çok yaygın ama Günday’ın ağzından böyle bir açıklama yok ama dedesi Faik Günday Rizeli, Günday Rodos doğumlu.)
    Atalarından birinin böyle bir suç işlemesinin sebeplerini arayan Günday bir bakıma iç hesaplaşma yapıyor, derdi onu aklamak mı?
    Hayır.
    Çünkü her fırsatta Ziya Hurşit’in delice bir şey yaptığını haykırıyor ve onu vazgeçirmeye çalışıyor.

    Peki bu romanın kahramanı kim?
    Atatürk?
    Ziya Hurşit?
    Anadolu?
    Hiçbiri...
    “Romandaki en önemli karakter soğuk. Başrolde soğuk var. “

    DURUYORUM. ZAMANLA BİRLİKTE . NÖBETTEYİZ. İKİMİZ DE...
    Okurken iliklerine kadar donuyor insan, buz altında askerlik yaptım adeta Günday’la.
    Jandarma er olarak :)

    Anılar, biyografiler, gezi yazıları tarihe kaynaklık ederler, romanlarsa gerçeği dönüştürür.
    Ziyan da gerçeğin dönüştürüldüğü ama tarihi bir konuyu yeraltına uygun tarzda ( vurarak, çarparak, yaralayarak, acıtarak, tükürerek , kusarak...) anlatıyor.

    Eğer Azil okunmuşsa Asil’in romanın sonunda bir hayalet gibi Ziyan’a sızmasının sebebini anlayabilirsiniz.

    Türk edebiyatının anarşist ruhlu, eli silahlı, kafası kurşun, kalbi karışık şövalyesini çok seviyorum. Çooookkkk seviyorum, çoooookkkkk ....
  • 208 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi·
    1000 KİTAPLIK OKUMA LİSTESİ – BİRİNCİ AŞAMA

    Ülkemize yurtdışından dönen Türk bilim adamları şöyle bir tespitte bulundular. Bu bilim adamları Avrupa Amerika ve bili mum yabancı ülkelerde uzun yıllar görev yapmış akademisyenlerdir. Türkiye de sayısal bilim alanında tüm dünya ile başa baş gitmektedir( fizik-kimya- matematik-tıp-mühendislik bili mum teknik ve sayısal bilimlerde gelişmiş ülkeler ile 3 yıl ileri 5 yıl geri başa baş) Ancak sözel ve metafizik bilimlerinde dünyadan 100 yıl 200 yıl 300 yıl geride. ( felsefe-sosyoloji-edebiyat- psikoloji- ahlak- kişisel gelişim- dinler tarihi- vahiy kültürünü okuma ve anlamada 500 yıl geride olduğu bile var.). Toplumun ülkenin kodlarını oluşturan medeniyeti kuran vizyon u geliştiren milleti ayakta tutanda işte bu sözel bilimlerdir. Ülkemizde en zeki çocuklarımızı fen liselerine veriyoruz. Fen liselerinde sadece sayısal bilimler verilmektedir. Fen lisesi mezunların tamamı Tıp – mühendislik gibi alanlara gitmekte felsefesi olmayan her hangi fabrikada makine parçası üretmekle ömrünü geçirmektedirler.
    Vasat öğrencilerimizde öğretmen imam gazeteci siyasetçi esnaf gibi direk insan yetiştiren meslekleri seçiyorlar. Bu tablodan nasıl bir inkişaf beklersiniz. İrfanı olmayan zeki seküler mühendisler. Kitap okumayan vasatın altında eğitimci akademisyenler bu ülkeye için tehlikedir.
    İşte bu listedeki kitapların tümünü fen lisesi ve sayısalcılar öncelikle ve tüm toplum bireyleri mutlaka okumalıdırlar. Böylece dünya ile açığı kapatıp öne geçelim. Selam ve dua ile…..

    Kitaplık Okuma Listesi’nin BİRİNCİ AŞAMA kitap listesi:
    1- İslam’ın Dirilişi-Sezai Karakoç.
    2- İnsanlığın Dirilişi-Sezai Karakoç (Birinci Aşama bitince yeniden okunacak).
    3- Diriliş Neslinin Amentüsü-Sezai Karakoç.
    4- Sütun-(Hepsi değil, bazı bölümleri seçilerek okunacak)-Sezai Karakoç.
    5- Yitik Cennet-Sezai Karakoç.
    6- Geleceğimizde İslâm Var-Roger Garaudy.
    7- Bu Ülke-Cemil Meriç (Birinci Aşama bitince yeniden okunacak).
    8- Beş Şehir-Ahmet Hamdi Tanpınar-(Birinci Aşama bitince yeniden okunacak).
    9- Yaşamak-Cahit Zarifoğlu (Birinci Aşama bitince yeniden okunacak).
    10- İnsanlığın Medeniyet Destanı-Roger Garaudy.
    11- Gül Yetiştiren Adam-(Anlatı) Rasim Özdenören
    12- Yoksulluk İçimizde-(Hikâye) Mustafa Kutlu.
    13- Ya Tahammül Ya Sefer-(Hikâye) Mustafa Kutlu.
    14- Bu Böyledir-(Hikâye) Mustafa Kutlu.
    15- Sır-(Hikâye) Mustafa Kutlu.
    16- Uzun Hikâye-(Hikâye) Mustafa Kutlu.
    17- Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler-Rasim Özdenören.
    18- Üç Zor Mesele-İsmet Özel.
    19- İslâm’ın Vadettikleri-Roger Garaudy.
    20- Doğu ve Batı Arasında İslâm-Aliya İzzetbegoviç.

    KİTAPLIK OKUMA LİSTESİ – İKİNCİ AŞAMA
    21-Okulsuz Toplum-Ivan Illich-Birey Toplum Yayınları.
    22-Türkiye’nin Maarif Davası-Nurettin Topçu-Dergâh Yayınları.
    23-İslâm Kültür Atlası-İsmail Faruki-İnkılab (“Rehber” kitap bu: Liste bitince 2. kez okunacak)
    24-İslâm Tarihi-3 cilt-Filibeli Ahmet Hilmi ve Ziya Nur Aksun-Ötüken Yayınları
    25-Kur’ân-ı Kerîm Işığında Hz. Muhammed Mustafa (sav)-2 cilt-Osman Nuri Topbaş-Erkam Y.
    26-Mızraklı İlmihal-Semerkand Yayınları
    27-Komünist Manifesto-Marx & Engels.
    28-İlm-i Hâl-S. Ahmet Arvâsî
    29-Tefsir Usûlü ve Tarihi-Ömer Çelik-Erkam Yayınları
    30-Sünneti Anlamada Yöntem-Yusuf el-Karadavî
    31-Çöle İnen Nur-Necip Fazıl Kısakürek
    32-Fıkıh Usûlü-Vehbi Zuhayli-Risale Yayınları
    33-Tasavvuf-William Chittick-İz Yayıncılık
    34-Kelâma Giriş-U. Murat Kılavuz-A. Saim Kılavuz-İSAM Yayınları
    35-İslâm’ın Vizyonu-William Chittick-İnsan Yayınları
    36-Yoldaki İşaretler-Seyyid Kutup
    37-İslâm Düşüncesi-Muhammed İkbal-Külliyat Yayınları
    38-40-Çağ ve İlham-I-II-III-Sezai Karakoç-Diriliş Yayınları
    İKİNCİ AŞAMA’DA BAŞVURULACAK-REFERANS KİTAPLAR
    1-Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm-3 cilt-Hasan Basri Çantay
    2-Riyâzü’s-Sâlihîn-3 cilt-İmam Nevevî
    3-Büyük İslâm İlmihâli-Ömer Nasuhi Bilmen
    İKİNCİ AŞAMA’DA BAŞVURULACAK-SÖZLÜKLER
    1-Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lûgat-Ferit Develioğlu
    2-Misalli Türkçe Sözlük-Ayverdi-3 cilt
    3-Büyük Türkçe Sözlük-Mehmet Doğan.
    İKİNCİ AŞAMA’DA BAŞVURULACAK-KAVRAM-TERİM SÖZLÜKLERİ
    1-Kur’ân Sözlüğü-John Penrice-İşaret Yayınları
    2-Kur’ân Terimleri Sözlüğü-Mukatil b. Süleyman-İşaret Yayınları
    3-Arap Dili’nde ve Kur’ân’da Farklar Sözlüğü-Ebû Hilâl el-Askerî-İşaret Yayınları
    4-Kelimeler Arasındaki Farklar-İsmail Hakkı Bursevî-İşaret Yayınları.
    5-Tarifat-Cürcanî-Litera Yayıncılık.
    6-Müfredat-Kur’ân Istılahları Sözlüğü-Râğıb el-Isfehânî-Pınar / Çıra Yayınları.
    İkinci aşama kitap listesini kaynağından okumak için tıklayınız
    4 KURŞUN KALEMLE OKUMA YÖNTEMİ
    Kitaplar, mutlaka 4 Kurşun Kalem’le okunacak.
    1-Yeşil Kalem’le: Kilit kavramların altı çizilecek.
    2-Kırmızı Kalem’le: Önemli satırların altı çizilecek.
    3-Mavi Kalem’le: Atlanmayacak yerler işaretlenecek veya gerekirse çizilecek HAFİFÇE
    4-Siyah Kurşun Kalem’le: Kitab’ın sayfalarının sağ ve sol kenarlarına notlar alınacak, başlıklar çıkarılacak, kavramlaştırmalar yapılacak ve ÜST BOŞLUKLARA EN ÖNEMLİ CÜMLE YAZILACAK…
    Okunan kitabın Birinci Bölüm’ü bitince, sırasıyla:
    1-Önce yeşil kalemle çizilen yerler / kavramlar hızla okunacak…
    2-Kırmızı kalemle çizilen satırlar okunacak…
    3-Sayfaların üst taraflarına yazılan cümleler okunacak…
    100 KİTAPLIK OKUMA LİSTESİ – ÜÇÜNCÜ AŞAMA
    41-Tarih Hırsızlığı-Jack Goody-İş Bankası Yayınları.
    42-Şarkiyatçılık-Edward Said-Metis Yayınları.
    43-Küresel Çağda Tarih Yazmak-Lynn Hunt-Küre Yayınları.
    44-Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek-Marshall Hodgson-Vadi Yayınları.
    45-Dünya Tarihi-William McNeill-İmge Yayınları.
    46-Uygarlıkların Grameri-Fernand Braudel-İmge Yayınları.
    47-Bir Bunalım Çağında Toplum Felsefeleri-Pitirim Sorokin.
    48-49-Tarih Bilinci-Arnold Toynbee-2 cilt.
    50-İslâm Medeniyeti Tarihi-Wilhelm Barthold, Mehmet Fuad Köprülü-Alfa Yayınları.
    51-53-İslâm’ın Serüveni-Marshall Hodgson-3 cilt-Pegasus Yayınları.
    54-Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi-Osman Turan-Ötüken Yayınları.
    55-Zihniyet ve Din-Sabri Ülgener.
    REFERANS KİTAPLAR
    -Türk Tarih Deyimleri Sözlüğü-Zeki Pakalın-3 cilt.
    ROMAN VE TARİH ANLATILARI
    * Devlet Ana-Kemal Tahir-roman.
    * Osmancık-Tarık Buğra-roman.
    * Yaban-Yakup Kadri Karaosmanoğlu-roman.
    * Çankaya-Falih Rıfkı Atay-Yakın Tarih Anlatısı.
    * Fatih-Harbiye-Peyami Safa-roman.
    * Huzur-Ahmet Hamdi Tanpınar-roman.
    1. Bir küçük Osmancık vardı – Hasan Nail Canat
    2. Yasemen – Hasan Nail Canat
    3. Bir avuç ateş – Hasan Nail Canat
    4. Gül yarası – Hasan Nail Canat
    5.Yiğit Mustafa – Hasan Nail Canat
    6. Kırımlı Murat destanı – Hasan Nail Canat
    7. Nur dağındaki çocuk – Hasan Nail Canat
    8. Yaralı serçe – Hasan Nail Canat
    9. Kardeş kurşunu – S.Ateş Alpat
    10. Ana yüreği – S.Ateş Alpat
    11. Zamanın Zeynebi – S.Ateş Alpat
    12. Güller ağlar ülkemde – N.Aydın Gökduman
    13. Bir firavun bir mucahid – Yusuf Koç
    14. İdamlık genç – Emine Şenlikoğlu
    15. Maria – Emine Şenlikoğlu
    16. Huzur sokağı – Ş.Yüksel Şenler
    17. Boşluk – A. Günbay Yıldız
    18. Sokağa açılan kapı – A. Günbay Yıldız
    19. Dallar meyveye durdu – A. Günbay Yıldız
    20. Hristiyan gülü – Emine Şenlikoğlu
    21. Aşka uyanmak – A. Günbay Yıldız
    22. Aynada batan güneş – A. Günbay Yıldız
    23. Bir dünya yıkıldı – A. Günbay Yıldız
    24. Çiçekler susayınca – A. Günbay Yıldız
    25. Ekinler yeşerdikçe – A. Günbay Yıldız
    26. Figan – A. Günbay Yıldız
    27. Gurbeti ben yaşadım – A. Günbay Yıldız
    28. Mavi gözyaşı – A. Günbay Yıldız
    29. Ona secde yakışıyor – A. Günbay Yıldız
    30. Sitem – A. Günbay Yıldız
    31. Ülkemin açmayan çiçekleri – A. Günbay Yıldız
    32. Yanık buğdaylar – A. Günbay Yıldız
    33. Yıllar geriye dönse – A. Günbay Yıldız
    34. Müslüman savaşçı – Sadık Tekin
    35. Özgürlük Savaşçıları -1 K. Sancaktar
    36. Zaferin bedeli – 2 K. Sancaktar
    37. Moskof Mezarlığı – 3 K. Sancaktar
    38. Zindan hatıraları – Zeynep Gazali
    39. Mushaflar ve Bombalar 1 – Ahmet Pakalın
    40. Şehid Hama -2 Ahmet Pakalın
    41. Hamalı – 3 Ahmet Pakalın
    42. Alim ve Tağut – Yusuf Kardavi
    43. Derviş – M. Ali Gönül
    44. Yeterki Kuran Susmasın – Ömer Saruhan
    45. 39. Koğuş – Naşit Tutar
    46. Hakikat Yolcuları – Naşit Tutar
    47 – Kalbimin Düştüğü Yerdeyim – Habbab Çetin Akdeniz
    48. Aşk Düşünce Yollara – Munib Engin Noyan
    49. Malcolm X – Alex Haley
    50. Hatıralarım – Hasan el-Benna
    İslam Düşünce Atlası- İbrahim Halil Üçer
    İslam Düşüncesi Tarihi- Mian Muhammed Şerif
    • Ana Hatlarıyla İslam Felsefesi- Necip Taylan
    • İslam Felsefesi- Hilmi Ziya Ülken
    • İslam Düşüncesi- Salih Aydın
    • İslam Düşüncesi Üzerine- Ekrem Demirli
    • İslam Düşüncesi Tarihi- Bayram Ali Çetinkaya
    • İslam Düşüncesi Üzerine Makaleler- Ebu’l Ala Afifi
    • İslam Düşüncesi Yazıları- Mehmet Bayraktar
    • İslam Felsefesine Giriş- Mehmet Bayraktar
    • İslam Felsefesi Tarihi- H. Ömer Özden
    • İslam Felsefesi Tarihi- Macit Fahri
    • İslam Felsefesi- Cüneyt Kaya
    • İslam Düşüncesinin Yapısı- Süleyman Uludağ
    • İslam Düşüncesinin Kurucu Unsurları- İsmail Kurt, S. Ali Tüz
    • İslam Felsefesi Sözlüğü- Mehmet Vural
    • İslam Felsefesi Tarihi- Mehmet Vural
    • İslam Felsefesi Tarihine Giriş- H. Hüseyin Bircan
    • Ana Kaynaklarıyla İslam Felsefesi- Osman Öztürk
    • İslam Felsefesi Tarihi- Hüseyin Karaman
    • İslam Felsefesi Üzerine- Ahmet Arslan
    • İslam Felsefesi Tarihi- İsmail Hakkı İzmirli
    • Mekasidü’l Felasife- İmam Gazali
    • Filozofların Tutarsızlığı- İmam Gazali
    • Mişkatu’l Envar- İmam Gazali
    • El-Munkız Mine’d-Dalal- İmam Gazali
    • Faslu’l Makal- İbn Rüşd
    • Tutarsızlığın Tutarsızlığı- İbn Rüşd
    • Metafizik Şerhi- İbn Rüşd
    • Ahlak-ı Alai- Kınalızade
    • Kitabu’l Burhan- Farabi
    • El-Medinetu’l Fazıla- Farabi
    • Mukaddime- İbn Haldun
    • En-Necat- İbn-i Sina
    • Şifa Külliyatı- İbn-i Sina
    • Kitabu’t Tavasin- Hallac-ı Mansur
    • İşrak Felsefesi- Sühreverdi
    • Nüzhetü'l-Ervâh ve Ravzatü'l-Efrâh- Şehrezuri
    • Filozoflarla Mücadele- Şehristani
    • Münazarat- Fahreddin Razi
    • İslam Bilim Tarihi ve Felsefesi- Osman Bakar
    • Mutluluk ve Felsefe- İbn Miskeveyh
    • İbn-i Sina’da Metafizik ve Meşşai Gelenek- Muhittin Macit
    • Çağdaş İslami Akımlar- Mehmet Ali Büyükkara
    • Aristoteles ve Farabi’de Ahlakın Kaynağı- Hümeyra Öztüran
    • Amiri Felsefesinde Tanrı ve Âlem- Cüneyt Kaya
    • Varlık ve İmkân- Cüneyt Kaya
    • Şeriat ve Hakikat- H. Bayram Başer
    • Varlık ve Akıl- Ali Tekin
    • Nasıruddin Tusi’de Önermeler Mantığı- Harun Kuşlu
    • Cahız’ın Ahlak Düşüncesi- Yunus Cengiz
    • Nedensellik Kitabı- Kadı Abdulcebbar
    • Osmanlı Felsefesi- Ömer Mahir Alper
    • İslam Felsefesinde Akıl-Vahiy/Felsefe-Din İlişkisi- Ömer Mahir Alper
    • Varlık ve İdrak- İbrahim Kalın
    • Kindi Felsefi Risaleler- Mahmut Kaya
    • İslam Filozoflarından Felsefe Metinleri- Mahmut Kaya
    • Felsefe ve Ölüm Ötesi- Mahmut Kaya
    • İslam Düşüncesinde Felsefe Eleştirileri- Fatih Toktaş
    • İbn Rüşd Felsefesi- Hüseyin Sarıoğlu
    • İslam Felsefesine Giriş- Neşet Toku
    • İslam Ahlak Esasları ve Felsefesi- Kolektif
    • Ebubekir Razi’nin Ahlak Felsefesi- Hüseyin Karaman
    • İslam Ahlak Felsefesi- Mevlüt Uyanık, Aygün Akyol
    • İslam Ahlak Teorileri- Macit Fahri
    • İslam Felsefesi Kelamı- Macit Fahri
    • Felsefi Mirasımız ve Biz- Cabiri
    • Arap-İslam Aklının Oluşumu- Cabiri
    • Kelam Tarihinin Problemleri- Muhit Mert
    • Sistematik Kelam- Ömer Aydın
    • Kelam- Şerafettin Gölcük, Süleyman Toprak
    • Tefsir Usulü- Muhsin Demirci
    • Tefsir Tarihi- Muhsin Demirci
    • Hadis Usulü- İsmail Lütfi Çakan
    • Hadis Tarihi- Ahmet Yücel
    • Fıkıh Usulü- Fahrettin Atar
    • İslam Felsefesinde Mistik Bilginin Yeri- Şahin Filiz
    • Yitirilmiş Hikmeti Ararken- İlhan Kutluer
    • İslam Ahlak Felsefesine Giriş- H. Hüseyin Bircan
    • İslam Düşüncesinin Batı Düşüncesine Etkileri- Bekir Karlığa
    • Mezhepler Tarihi- Muhammed Ebu Zehra
    • Ahlak-ı Nasıri- Nasıruddin Tusi
    • İslam’da İtikadi Mezhepler ve Akaid Esasları- İrfan Abdulhamid
    • Üç Müslüman Bilge- S. Hüseyin Nasr
    • Gazali’nin Felsefi Kelamı- Frank Griffel
    • İslam Mantık Tarihi- Tony Street
    • İslam Felsefesi ve Kelamı- Montgomery Watt
    • İslam Felsefesi Tarihi- Henry Corbin
    • İslam Felsefesine Giriş- Oliver Leaman
    • Ortaçağ İslam Felsefesine Giriş- Oliver Leaman
    • Doğuşundan Günümüze İslam Felsefesi- Roy Jackson
    • İslam Felsefesi Tarihi- S. Hüseyin Nasr, Oliver Leaman
    • İbn-i Sina Metafiziği- Robert Wisnovsky
    • İbn-i Sina’nın Mirası- Dimitri Gutas
    • Yunanca Düşünce Arapça Kültür- Dimitri Gutas
    • İslam Felsefesine Giriş- P. Adamson, R. C. Taylor
    • Varolmanın Boyutları- William Chittick
    • Siyasal İslam Düşüncesi Tarihi- Anthony Black
    • İslam’ın Mistik Boyutları- Annemarie Schimmel
    • İslam’da Felsefe Tarihi- T. J. De Boer


    İSLAM AHLAKI SAHASINDA
    1. Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi, Hasan el-Benna, Nida Yay.
    2. Hicab, Mevdudi, Düşün Yay.
    3. İslam’da Sosyal Adalet, Seyyid Kutub, Hikmet Neşriyat.
    4. Furkan-Rahman’ın Dostları İle Şeytanın Dostları Arasındaki Fark, İbn Teymiyye, Guraba Yay.
    5. Abidler Yolu, İmam Gazali, Semerkand Yay.
    İSLAM AKAİDİ SAHASINDA:
    1. İmam-ı Azam’ın Beş Eseri, Ebu Hanife, İFAV Yay.
    2. Sırat-ı Müstakim, İbn Teymiyye, Pınar Yay.
    3. Allah’ın Varlığı ve Tevhidin Hakikati, Yusuf el-Karadavi, İhtar Yay.
    4. El-Akidetü’l-Vasıtiyye, İbn Teymiyye, Takva Yay.
    5. Kitabu’t-Tevhid, Muhammed b. Süleyman et-Temimi, Ümmülkura Yay.

    İSLAM DÜŞÜNCESİ SAHASINDA:
    1. İslam’da Cihad, Seyyid Kutup & Mevdudi & Hasan el-Benna, Özgü Yay.
    2. Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim, Mevdudi, Özgün Yay.
    3. Yoldaki İşaretler, Seyyid Kutub, Özgün Yay.
    4. Din Bu, Seyyid Kutub, Özgün Yay.
    5. İstikbal İslam’ındır, Seyyid Kutub, Özgün Yay.
    İSLAMİ ŞAHSİYETLER SAHASINDA:
    1. Hatıralarım, Hasan el-Benna, Beka Yay.
    2. Babam Mevdudi, Hamire Mevdudi, Mana Yay.
    3. Üstat Ali Ulvi Kurucu – Hatıralar 2, Ertuğrul Düzdağ, Kaynak Kitaplığı.
    4. Şeyhülislam İbn Teymiyye ve Mücadelesi, Rizaeddin Fahreddin, Özgü Yay.
    5. Hakikate Giden Yol, İmam Gazali, Semerkand Yay.

    İSLAM TARİHİ SAHASINDA:
    1. Hilafet ve Saltanat, Mevdudi, Hilal Yay.
    2. Yahudi İle Savaşımız, Seyyid Kutub, Hikmet Neşriyat.
    3. Kayıp Minare (Kemalizm Tahlili), Abdullah Azzam, Küresel Kitap.
    4. 20. Asrın Cahiliyesi, Muhammed Kutub, Beka Yay.
    5. İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç, Fide Yay.

    İSLAM DAVETİ SAHASINDA:
    1. İslam Davetçilerine, Mevdudi, Dünya Yay.
    2. Tevhid Daveti, Seyyid Kutub, Ravza Yay.
    3. İslam’a Bağlılığım Neyi Gerektirir, Fethi Yeken, Özgün Yay.
    4. Bilginin Gücü, Cevdet Said, Pınar Yay.
    5. Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları, Cevdet Said, Pınar Yay.
    İSLAM SİYASETİ SAHASINDA:
    1. Tevbe Suresi Tefsiri, Abdullah Azzam, Buruc Yay.
    2. İslam ve Beşeri Kanunlar, Abdülkadir Udeh, Ravza Yay.
    3. Said Halim Paşa Bütün Eserleri, Ahmet Özalp, Anka Yay.
    4. Öncelikli Meseleler Fıkhı, Yusuf el-Karadavi, Nida Yay.
    5. Biz Müslüman mıyız? Muhammed Kutub, Hilal Yay.

    İSLAMİ KAVRAMLAR SAHASINDA:
    1. Şehadet, Said Havva, Yenda Yay.
    2. Tevhidin Anlamı, Seyyid Kutub, Şehadet Yay.
    3. Tağut, Ahmet el-Kattan, Kitap Dünyası.
    4. Kur’an’ın Dört Temel Terimi, Mevdudi, Özgün Yay.
    5. Güç İrade ve Eylem, Cevdet Said, Pınar Yay
    Dini eserler:
    Mesnevi tümü -- mevlana
    Mahir İz – Tasavvuf
    Hamidullah’ın bütün kitapları
    A. Kemal Belviranlı - İslam Prensipleri ve Peygamberimiz Efendimiz
    Mahmud Hakkı - Halid b. Velid
    Bekir Topaloğlu - İslam’da Kadın
    Muhammed Ebu Zehre - İslam’da Sosyal Dayanışma
    Gazali’nin eserleri
    Ali Özek - İslam’da İbadet
    Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu - Dini Şiirler Antolojisi
    Mehmet Vehbi Efendi’nin tefsiri ve Ahkam-ı Kuraniyye’si
    Hasan Basri Çantay ve Ömer Nasuhi Bilmen’in mealleri, Hukuk-ı İslamiye Kamusu ve Muvazzah İlm-i Kelâm
    Eşref Edip - Asr-ı Saadet
    Şirvanî - İslam’da Siyasi Düşünce ve İdare
    Ebu’l Hasan en-Nedvî - Müslümanların Gerilemesi ile Dünya Neler Kaybetti ve Hazreti Peygamber’in Yolu
    Ömer Rıza Doğrul - Kuran Nedir
    Enver Kuraşî - Faiz Nazariyesi ve İslam
    Zübeyir Sıddık - Hadis Edebiyatı Tarihi
    Mahmud Ebussuud - İslami İktisadın Esasları
    Osman Keskioğlu - İslam Hukuku
    Muhammed Ebu Zehre - İmam-ı Azam Ebu Hanife ve Riyazu’s-Salihîn
    Seyyid Kutup’un kitapları
    Muhammed Kutup’un kitapları
    Mevdûdî’nin eserleri
    Rahmi Baban - İlim-Ahlak-İman ve Allah Vardır.
    Edebi eserler:
    Mehmet Akif – Safahat
    Necip Fazıl - Ahşap Konak ve Reis Bey
    Ali Ulvi Kurucu - Gümüş Tül ve Alevler
    Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu - Sessiz Gürültü
    Necla Pekolcay - İslami Türk Edebiyatı
    Yahya Kemal Beyatlı - Aziz İstanbul ve Kendi Gök Kubbemiz
    Namık Kemal - Gülnihal ve Vatan Yahut Silistre
    Ahmet Hamdi Tanpınar - Beş Şehir ve Huzur
    Nurettin Topçu – Taşralı
    Cengiz Dağcı’nın romanları
    Ergun Göze - Meşhurların Son Sözleri
    Peyami Safa - Matmazel Noralinya’nın Koltuğu ve Fatih-Harbiye
    Samiha Ayverdi’nin eserleri
    Tarık Buğra - Ayakta Durmak İstiyorum
    Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Çağlayanlar
    Ömer Seyfettin - Eski Kahramanlar
    Ahmet Kabaklı - Türk Edebiyatı Tarihi
    Fahri Ersavaş - Hamasi şiirler Antolojisi
    Genel kültür eserleri
    İlhan Egemen Darendelioğlu - Türkiye’de Komünist Hareketleri
    Kadir Mısıroğlu - Sarıklı Mücahitler
    İsmail Hami Danişment - Garb Medeniyetinin Membaı Olan İslam Medeniyeti, Eski Türk Seciye ve Ahlakı ve İstanbul’un Fethinin Medeni Kıymeti
    Hitler - Komünistler ve Beynelmilel Yahudi
    Necip Fazıl - Büyük Mazlumlar, Türkiye’de Komünizm ve Köy Enstitüleri ve İdeolocya Örgüsü
    Abdülmecit Belli - Adalet Mülkün Temelidir
    Osman Turan - Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi ve Türkiye’de Siyasi Buhranın Kaynakları
    Tahirü’l Mevlevi - Müslümanlıkta İbadet Tarihi
    Cevat Rifat Atilhan - Masonluk, 31 Mart Vakası ve diğer eserleri
    Ergun Göze - Peyami Safa-Nazım Hikmet Kavgası, Kadir Mısıroğlu Amerika’daki Zenci Müslümanlık Hareketi
    Nurettin Topçu’nun tüm eserleri
    Ahmet Çiftçi - Komünizmin Maskesi Sosyalizmdir ve Ortak Pazar
    Bekir Berk - Dünya Anayasalarında Din
    Mustafa Sıbai - İslam’da ve Müslümanlara Göre Kadın
    Ali Fuat Başgil - Gençlerle Başbaşa
    Saadet Bektöre - Volga Kızıl Akarken "Volga Kızıl Akarken"
    Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu - Sultan II. Abdülhamit ve Osmanlı İmparatorluğunda Komitacılar ve Ordu ve Politika
    Mümtaz Turhan - Garplılaşmanın Neresindeyiz
    Kadircan Kaflı - Türkiye’nin Kaderi
    Mehmet Kaplan - Büyük Türkiye Rüyası
    William J. Lederer-Eugene Burdick - Kızıl Karıncalar ve Çirkin Amerikalı
    U. T Hsu - Gizli Mücadele.
    Tarihi eserler:
    M. Asım Köksal - Hz. Muhammed ve İslam Tarihi
    Vecdi Bürün - Nasıl Öldüler
    Yılmaz Öztuna’nın eserleri
    Kadir Mısıroğlu - Yunan Mezalimi, Lozan Zafer mi, Hezimet mi
    Necip Fazıl - Sultan Abdülhamit ve Vahideddin
    İsmail Hakkı Uzunçarşılı - Osmanlı Devletinin İlmiye Teşkilatı
    İsmail Hami Danişment - İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi
    Abdullah Taymaz - Rus İhtilalinden Hatıralar.
    İBNİ HALDUN - MUKADDİME
    ROGER GARAUDY – TÜM KİTAPLAR
    1000 Soruda 4 Raşit Halife / POLEN YAYINLARI
    1000 Soruda Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı POLEN YAYINLARI
    20. Asrın Cahiliyesi BEKA YAYINLARI
    Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (sav) BEKA YAYINLARI
    Asrımızda İslam Uygulanabilir mi? RAVZA YAYINLARI
    Batıcı Söylemler ve İslam BURUC YAYINLARI
    Benzerini Getiremezler BEKA YAYINLARI
    Biz Müslüman mıyız? AĞAÇ KİTABEVİ YAYINLARI
    Biz Müslüman mıyız? HİLAL YAYINLARI
    Biz Müslümanmıyız ŞURA YAYINEVİ
    Bosna Hersek Katliamı TEVHİD YAYINLARI
    Çağdaş Dünyaya İslami Bakış BEKA YAYINLARI
    Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Takım) RAVZA YAYINLARI
    Çağdaş Fikir Akımları 1- Demokrasi RAVZA YAYINLARI
    Çağdaş Fikir Akımları 2 -Komünizm- RAVZA YAYINLARI
    Çağdaş Fikir Akımları 3 -Sekülarizm, Rasyonalizm, Milliyetçilik- RAVZA YAYINLARI
    Çağdaş Fikir Akımları BEKA YAYINLARI
    Çağdaş Konumumuz BEKA YAYINLARI
    Çocuklar İçin Peygamberlerin Hayatı BEKA YAYINLARI
    Düzeltilmesi Gereken Kavramlar RİSALE
    Evrim ve Değişmezlik BEKA YAYINLARI
    Gelenekler Çatışması BEKA YAYINLARI
    Hz. Muhammed'in Hayatı / Gençler İçin İLKE YAYINCILIK
    Hz. Peygamberden Gençlere 50 Nasihat İLKE YAYINCILIK
    İman ve İnkar Aynasında İki Kadın Portresi İLKE YAYINCILIK
    İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler RAVZA YAYINLARI
    İslam Budur BEKA YAYINLARI
    İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu BEKA YAYINLARI
    İslam Etrafındaki Şüpheler HİSAR YAYINLARI
    İslam İnancı RİSALE /Nureddin Yıldız
    İslam Kahramanları Ashab-ı Kiram (5 Kitap Takım) HİSAR YAYINLARI
    İslam Terbiye ve Ahlak Sistemi HİSAR YAYINLARI
    İslama Göre İnsan Psikolojisi ESMA YAYINLARI
    İslamın Etrafındaki Şüpheler TUĞRA NEŞRİYAT
    İslami Açıdan Tarihe Bakışımız RİSALE
    Kadının Özgürlüğü ve Tesettür RAVZA YAYINLARI
    Kadının Özgürlük Savaşı RAVZA YAYINLARI
    Kur'an Araştırmaları Medeni Ayetler Cilt 2 SERİYYE YAYINEVİ
    Kur'an Araştırmaları Mekki Ayetler Cilt 1 SERİYYE YAYINEVİ
    Kur'an Kıssaları BEKA YAYINLARI
    Kur'an'ı Nasıl Okuyalım İŞARET YAYINLARI
    Küreselleşme ve Müslümanlar BEKA YAYINLARI
    La İlahe İllallah BEKA YAYINLARI
    La İlahe İllellah / Akide, Şeriat ve Hayat Yolu RAVZA YAYINLARI
    Lailahe İllallah İHTAR YAYINLARI
    Nasıl Davet Edelim? BEKA YAYINLARI
    Örnek İslam Toplumu RİSALE
    Peygamberden Parıltılar BEKA YAYINLARI
    Peygamberimizin Savaşları HİSAR YAYINLARI
    Peygamberimizin Seriyyeleri HİSAR YAYINLARI
    Sosyal Bilimlerin İslami Temelleri BEKA YAYINLARI
    Tartışmalar BEKA YAYINLARI
    Tih'den Çıkış BURUC YAYINLARI .
    ….. DEVAM EDECEKTİR….
  • 230 syf.
    ·10 günde·Puan vermedi
    Kitabımız gerçekten iyi bir araştırma sonucu ortaya çıkmış keza bir çok yazıyı yazmakta ayrıca cesaret gerektirir ki sağlık kontrolü yaptırıp iki ay gibi bir sürede ilaç verilip 4. Seviye de akciğer kanseri olması da kaçınılmaz olmuş, yazarımız bu durumu hastane de yatarken suikast olarak belirtmiştir ve bu nedenden 18 Kasım 2013'te ölmüştür. Olay aydınlatılamamıştır.

    Kitabımız yaklaşık olarak 20 sene önce yazılmış olsa da 1500'lü yıllara ve günümüze kadar parça parça bir çok konudan ve gelişmelerden bahsedilmiş olup irdelenmiş fazlasıyla konu mevcuttur. Sayfalar akıp gidecek ama siz farklı konuları araştırmak zorunda kalacaksınız ben de öyle oldu siz de olmazsa iki gün de bitecektir.

    Esas konusu itibarıyla Vatikan, Papa, Ortadoks, Katolik kiliselerinin planları ve etkileri esas alinmiş olsa da bunun yanında Tapınak Şövalyeleri, Misyonerlik faaliyetleri, Istanbul'un Fethi ve bunların yanında ülkemiz de ve diğer ülkeler de yaşanan siyasi olumsuzlukların ince ayrıntılarına ışık tutacak konulara yer verilmiştir. Daha buraya yazamadığım bir çok konu var ve hepsi birbirinden çarpıcı olaylar silsilesi.Mutlaka okuyun efendim..
    Lorenzo Valla olayı, Opus Dei Tarikatı araştırılabilir.

    Alıntılar,
    Celal Bayar ile Roncalli'nin dostluğu Türkiye tarihindeki bir ilke de imzasını atmıştır.Celal Bayar eski dostu Roncalli Papa seçilince Vatikan'a giderek onu bizzat makamında kutlayan ilk Türk ve Müslüman Devlet Başkanı oldu.O güne kadar hiçbir Müslüman devlet başkanı,
    Papanın ayağına gitmemişti.Bu sürpriz ziyaret Vatikan ile Türkiye arasındaki ilişkilerde Ortodoks alemine karşı bir gözdağı oldu.İstanbullu Papa, Bayar'ın bu cesur girişimini karşılıksız bırakmadı. 1960'da yapılan askeri darbede
    Yassıada'ya gönderilen ve daha sonra da idama mahkum edilen Celal Bayar'a çok anlamlı bir jest yaptı.Türk Silahlı Kuvvetleri adına Celal Bayar'ı idama mahkum eden Sıkı Yönetim Mahkemesi idamdan birkaç saat önce idamdan vazgeçti.Bir gece önce Ankara'ya gelen ve bizzat Papa XXIII. John'un mesajını ileten bir Kardinal, darbeci subaylara Celal Bayar idam
    edilirse Papayı ve tüm Katolik alemini karşılarında bulacaklarını en sert dille bildirdi. Sonuçta zavallı Adnan Menderes ve arkadaşları asıldılar, komitacı Celal Bayar daha uzun yıllar yaşadı.

    Vatikan'daki iktidar kavgasında önemli yer tutan Cizvitler en hızlı misyoner örgütüdür. Engizisyon Mahkemeleri'ni kurarak milyonlarca insanı yaktıran Dominikenler kadar acımasız olan Cizvitler, Türkiye'de ilk misyoner okulunu açan gruptur.18 Kasım 1583'te Cizvitler tarafından açılmış olan bu okul Karaköy'deki Saint Benoit Lisesi olup bugün de faaliyetlerini sürdürmektedir.

    Yazar tanıtım da buraya bırakayım,

    Aytunç Altındal kimdir, Tarih ve politika alanında faaliyet gösteren Çerkez asıllı gazeteci, yazar ve araştırmacı olarak bilindi. Dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır.

    Aytunç Altındal, 12 Ocak 1945 tarihinde İstanbul Bakırköy’de 4 kardeşin en küçüğü olarak doğmuştur. Asıl ismi Aytun’dur. Altındal’ın babası Cavit Bey Beşiktaş kulübünde futbol oynamış aynı zamanda Haysiyet Divanı Başkanlığı yapmış. Annesi Fatma hanım ise ev hanımıydı.

    İlkokulu İstanbul’da, ortaokulu Diyarbakır‘da 1956 yılında bitirdi. Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liselerinde okuyarak liseyi tamamladı. 1969-1971 seneleri arası Gurnsey Writer’s School’da, 1977 senesinden itibaren ise Fransa Sorbon Üniversitesi Fransızca Eğitim bölümünde tahsil gördü.

    Aytunç Altındal, 1964 yılından başlayarak Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Günaydın, Yenigün gibi gazetelerde yazılar yazdı. Şiir dışında deneme ve inceleme türlerinde eserler verdi.Yedi kitabı yasaklandı. Fransa ve İsviçre‘de bazı yazıları yayımlandı. Şiirleri Sanat Edebiyat, Varlık, Süreç, Bilim-Sanat gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri Amerika ve İzlanda dergilerinde yer aldı.
    1975 yılında İsviçre’de “Marksist Yaklaşımla Türkiye’de Kadın” adlı kitabı çıkardı. 1977’de Havass ve1984’de Süreç yayınlarını kurdu. 1983 yılında İsviçre Zürich’te “Modus Vivendi” Yayınevi ve Sanat Galerisini kurarak 10 yıl yönetti. Yine 1989 yılında Rusya’da Kültür Danışmanlığı görevini yaptı.

    1992’de İngiltere Edinburg’daki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunda Project Academic Board (Akademik Proje İdari Heyeti) üyeliğine seçildi. Aynı yıl İngitere’de yayınlanan Three Faces Of Jesus (Üç İsa) adlı kitabı dünyada yankılar uyandırdı. Daha sonra 1993’de Rusça’ya çevrildi.

    1993’te International Society For The Study Of European Ideas (Uluslararası Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu) Bilimsel Kuruluna üye oldu. Aynı yıl Avusturya’nın Graz şehrindeki Karl- Franz Üniversitesi tarafından düzenlenen European Seculer Legacy (Avrupa’nın Laik Vasiyeti) adlı uluslararası konferansta Oturum ve Bölüm Başkanlığına seçildi.

    1995’te merkezi New York’ta bulunan Carnagie Council On Ethics And International Affairs örgütüne davet edilen, ilk ve tek Türk Konuşmacı oldu.

    1995 yılında New York‘ta Birleşmiş Milletler bağlantılı Global Forum Of Spırıtual And Parlıamentary Leaders On Human Survıal (İnsan Yaşamından Sorumlu Ruhani ve Siyasi Liderler Global Forumu’nda) Uluslararası Danışman üyesi oldu.

    Ünlü Fizikçi Isaac Newton‘un bugüne kadar hiç bilinmeyen bir kitabını da yayınlayan Altındal, Uğur Mumcu‘nun “Sakıncasız” adlı eserinin de yapımcılığını üstlendi.Kanser hastası olan Aytunç Altındal, 18 Kasım 2013 tarihinde 68 yaşında ölmüştür.

    Yazdığı Kitapları :
    Türkiye’de Ve Dünyada Casuslar
    Gül Ve Haç Kardeşliği
    Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?
    Üç İsa
    Devlet ve Kimlik
    Türkiye ve Ortodokslar
    Bilinmeyen Hitler
    Türk İmparatorluğu’nun Yıkılışına Dair Kehanetler Kitabı
    Türkiye ve Kadın
    Dünün Belgeleri Yarının Tarihi
    Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri
    Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius
    Vatikan Ve Papa’nın Gizli Türkiye Senaryosu
  • Hanok’un kitabı

    Yazıya başlamadan önce belirtmeliyim ki internette bu konuyu bu kadar ciddi işleyen kimse yoktur. Yerli-yabancı hiçbir sitede bu kadar ayrıntılı ve geniş bir Enoch yazısı bulamazsınız çünkü günümüzde yazarlık nedense bir başkasından copy-paste ederek yayım yapmak sanılıyor. Ancak ben Enok dahil İncil, Tevrat, Zebur, Kuran ve daha birçok kaynağı alıp teker teker okuyarak bu yazıları hazırlamaktayım ve dolayısıyla hazırladığım yazılar blogdan bloga kopyalanarak değil, kitaplardan notlar çıkarılarak oluşturulduğu için diğer yazılara göre daha özgün oluyor ve genelde başkaları tarafından yürütülmeye demüsait oluyorlar. İnternetteki diğer yazılar ya birbirinin kopyasıdır ve kısıtlı bir bilgi sunuyorlardır, ya da açık açık söylüyorum: Benden çalmışlardır.
    Buna Mu Kıtası ile alakalı hazırladığım yazı da dahildir. Bkz: Mu Kıtası (Dinlerin Kökeni)
    Enok-Hanok Kitabı, (Hermes veya Hz. İdris diye de bilinir) dinler tarihinin ilginç metinlerindendir ve Yahudi Mistisizmi’nin temel taşlarından biridir. Bu kitap, Eski Ahit’in (Tevrat) Apokrif kitaplarından en önemlisidir. Daha sonra 1. Konstantin hükümeti tarafından “saptırıcı” olduğu sebebi ile kaybettirilmiştir. 1. İznik konsilinde de (M.S. 325) Tevrat’dan tamamen çıkarılmıştır. Enok Kitabı’nın parçalarının en eskisi M.Ö 300, en yenisi ise M.Ö 68 tarihine aittir. (Bulunan kayıtların tarihi budur, ancak elbette kitaptaki hikayelerin ve efsanelerin tarihi daha eskilere dayanıyor.) 68 Tarihi aynı zamanda Kudüs’e giden Roma ordularının Kumran kentini yıktıkları tarihtir. En eski bölümler; Nephiller (Düşmüş Melekler ve Yarı İnsan yarı Melek olan varlıklar.) ile alakalı bölümlerdir ve uzun bir süre içerisinde yazılmıştır. Metinlerin Esseniler adı verilen bir topluluk tarafından saklandığı, ve onları etkilediği de görülmektedir.
    Kitapda Nuh Tufanı ve Düşmüş Melekler ile alakalı çok kafa karıştırıcı terimler bulunmaktadır. Bu yüzden Yahudiler ve Katolikler tarafından 3. YY sonlarına doğru çıkartılıp yakılmıştır ancak, tamamıyla yok etmeyi başaramamış olacaklar ki, 1773 yılında bir İskoç araştırmacı ve Mason olan James Bruce, Habeşistan’a gitmiş ve Enok’un Kitabı’nın bir manastırda saklanmış 3 nüshasını bulmuştur. Kitap 1821 yılında İbranice’den İngilizce’ye çevriltilmiştir. Enok’un kitabının tam olarak varlığının ispatı aslında Ölü Deniz Yazmaları’nın da bulunmasıyla alakalıdır. Yazmalar 1947 yılında bir çoban tarafından Ölü Deniz kıyısında, Kumran’da bir mağarada raslantısal olarak bulunmuş ve bu yazmalar daha sonra Kudüs Üniversitesi’nin eline geçmiş ve bu mağaralarda araştırmalar başlamıştır. 1958 yılına kadar süren çalışmalarda bir çok başka arkeolojik bulgulara da rastlanmıştır. 10 yıl boyunca 11 mağarada yapılan kazılar, 800 kadar yazmanın ve birçok parçanın günışığına çıkmasını sağlamıştır.
    Özellikle Tevrat’da da geçen Nefillerin, Devler oldukları ve Nuh Tufanı’ndan önce insanların yiyeceklerini tüketip, en sonunda insanları yemeye başladıklarını anlatır. Bunların başlangıcının sebebi ise, Melek Samael tarafından ayartılan diğer melekler, Hermon Dağı’na inerek, İnsanların kızları ile ilişkiye girmeye ve onlara gizli teknikleri öğretmeye karar vermeleridir. Bütün insanlığın sapmasına sebep olduktan sonra, Başmelek Mikhael’in önderliğinde 4 Baş Melek, onları yakalayıp bağladılar ve yeraltına inen sonsuz bir çukura attılar. Bundan böyle bu 4 Baş Meleğe “Denetçiler” denmeye başlandı, ve onlar 4 istikameti, Doğu, Güney, Batı ve Kuzey’i, uykusuz gözleri ile denetlediler.
    İlgili Tevrat ayetleri için bkz: Tevrat, Yaratılış Bölümü, 6 (tufan), 1–7
    Ayrıca Tevrat ayetleriyle alakalı hazırlamış olduğum ayrı bir yazı için bkz:
    Tevrat’daki Çelişkili Ayetler
    Harut ve Marut gibi düşmüş melekler efsanesi, böyle gelişti ve daha sonra Legemeton gibi, Hz. Süleyman’a addedilen büyü kitaplarına da malzeme oldular. Çok daha sonraları ise Enokyan Maji’ye ilham olmuşlardır ve Enochian (Melek dili) konusu da, Enoch (Enok) ile alakalıdır. Dikkate değer bir konu ise, bütün dinlerde Evrenin 4 Mimarı, 4 Temel Kuvvet, 4 Yön, 4 Element olarak görülen, ve bunların zamanla 4 Melek veya 4 Tanrı olarak değiştirilmesi, bu Kitaba farklı bir şekilde yansımış. Okumaya devam ettikçe o konulara da değineceğim.
    Peki bu Enok kimdir, kimin nesidir? İlk olarak Tevrat’da Adem Soyu sayılırken karşımıza çıkar. 300 yıl tanrı yolunda yürüdüğü ve toplam 365 yıl yaşadığı, ancak ölmediği çünkü Tanrı’nın onu yanına aldığı yazar. Yaratılış 5;18–24 Enok’un gökyüzüne yükselmesi, aynı zamanda Kabbalah’a kadar gidecek Gökyüzü’ne çıkma motifinin de başlangıcıdır. Bilindiği gibi İslam’da gökyüzüne yükseltilen, kendisine ölüm dokunmamış sadece iki karakter vardır. Birincisi Hz. İsa, ikincisi ise Hz. İdris, yani Enok. Enok’un Tanrı yanına yükseltilmesi İncil’de de geçer. İbraniler 11;5
    Rohl, Enok’un İbranice’si olan “Hanok”un “Kurucu” anlamına geldiğinden yola çıkarak, Mezopotamya Mitolojisi’nde ki Anunnaki ile Enok arasında ilişki kurar, ancak bu tartışmalı bir görüştür. Ayrıca Enok, Mısır Tanrısı Toth, Yunan Tanrısı Hermes ve İslam’da ki Hz. İdris ile de ilişkilendirilmiştir. (Meryem: 56–57)
    Ölü Deniz Yazmaları ve Enok Kitabı’nın, Esseni adı verilen bir tarikata ait olduğu düşünülüyor. Bu kitabın yazılışı İsa’dan önce, İsa zamanını ve İsa’dan sonrasını da kapsadığı için, bu Kitabı anlamak için Tanah ve İncil’i de okumuş olmak gerekiyor. O dönemde Yahudi halkı için dini kaynaklar büyük bir çeşitlilik gösteriyordu. Tanah’ın yanında Yahudi Talmud’u denilen ve Din büyükleri tarafından oluşturulmuş yazılar da önem taşımaktaydı. (Yani Yahudi Hadisleri) O devirde Kudüs Talmud’u (Yerushalmi) ve Babil Talmud’u (Babli) çok yaygındı. Eğer bir Yahudi, Kutsal yazıları daha derinlemesine öğrenmek isterse Midrash (Çoğulu Midrashim) adı verilen tefsir yöntemini uygulamak zorundaydı. Yazıcılar da (Sopherim) aslında bu tefsir işi ile uğraşıyorlardı. Dini üstatlar ise Rabbi (Efendi, Üstad) ünvanını alıyorlardı. Bkz: Rab, Rabbi, Rabbiri. Alimlik kademeleridir. Esseniler ile ilgili kitaplarda sıkça geçer.
    Midrashim, Rabbinik eğitimin temelini oluşturuyordu. Eğitim, kutsal yazılardaki öykülerin anlatıldığı metinler olan Hagadoth (Çoğulu Haggadah) ile kuralların ve törelerin yer aldığı Halakoth’dan (Çoğulu Halakah) oluşuyordu. Bunlar dışında doğal olarak Talmud da kıymetli bir kaynak olarak yer almaktaydı. Ancak bütün bu kitaplardaki yorumlar farklılık gösteriyordu ve farklı mezheplerin oluşmasına sebebiyet vermişti. Bu dönemde bulabildiğim en önemli topluluklar Sadukiler, Ferisiler, Zelotlar ve Esseniler’dir.
    Hahamlar tarafından yok edilen bu kitabın, sadece mağaralarda saklanmak suretiyle değil, geleneği sürdürerek bu güne kadar hala devam edip, korunduğunu görüyoruz. Bu görüşü kabullenip bu güne kadar getiren Yezidi(Yezdani), Yaresan gibi topluluklar, dört dörtlük sapıklar olarak görülüp her fırsatta katledildi.
    Önemli bir konu ise, burada Nefilim, Dev olarak adlandırılan Melek-İnsan karışımı çocukların, Mu Kıtası gibi farklı bir bölgeden gelmiş başka bir Irk insan olma ihtimali. Çünkü bunlara Gözcüler dendi, ve tamamen insan gibi yaşadılar. Antik tabletler, kayıp kıtalar, Geçmişe bir üst akıl veya uzaylıların, ya da daha üstün bir insan ırkının etki edip din yaratması gibi komplo teorileri üretenler için bu Nephilim içeren tevrat ayetleri büyük bir dayanak görevi görmekteydi. Şimdi Ölü Deniz Yazmaları sayesinde bu teorileri daha da güçlenmiş oldu ve Erich Von Daniken ya da Zachariah Sitchin gibi yazarlar için bolca malzeme çıkmış oldu.
    Fakat dikkatimizi çekmesi gereken asıl konu, Kutsal Kitaplarda bütün bu olaylar gerçekleşirken (Melek-İnsan cinsel ilişkisi vb.) Tanrı’nın bunlardan haberi yoktu ve 4 Büyük Melek, gidip ona bildirdiler. Sümer (Gözcünün Ülkesi), Nefilim, eski Mısır’da Neter. (Gözleyenler, Osmanlıca’da da Nöbetçi Askerlere Nefer denilir.) bütün kültürlerde yer alıyor. Kuran zamanına gelene kadar bütün dinler, Melekleri sanki bir Süper İnsanmış gibi, yiyip içen, yorulan, seks yapan cinsiyetli varlıklar olarak tanımlıyor. Tevrat da buna dahildir.
    Erich Von Daniken’in, Tanrıların Arabaları Kitabı da, bu konu üzerine yazılmış popüler bir kitaptır. Üstün bir Irk veya Uzaylılar tarafından bize ulaşıldığı ve bizim onları Melek, Tanrı olarak adlandırdığımız konusu ile alakalı birçok film, kitap, görüş var ve Enoch kitabı, bu görüşleri güçlendiren türden. Bu konuyu “Antik Astronot Teorisi” başlığıyla aratırsanız daha çok bilgi edinebilirsiniz. Ancak bana sorarsanız, direk kitapları satın alsanız daha iyi. Bu yasaklanmış mirasın izleri, bugün hala bazı ‘Melekçi’ toplumlarda bulunuyor. Örneğin; Yezidilerin en yüce varlığı, meleklerin başı Meleke Tawus’un ilk ismi, Gözcülerden biri olduğu bilinen Arapça Azazel’den geldiği bilinen Azazil. Enok kitabında da buna rastlayacağız.
    Diğer bir gizemli toplum olarak Yaresanların da insana çok benzeyen melekleri var. Azazel, Adem ve Havva’yı kışkırtmadan önce, Yılan Tawus’un hizmetinde çalışıyor. Ayrıca bu “Nephilim” diye bilinen, insan ve melek karışımı olan devlerin, Tevrat’da anlatıldığına göre o dönemlerde Tanrı veya büyük çağ kahramanları olarak bilindiğinden bahsediliyor. Yani zamanla bunların Mısır veya Yunan tanrıları olarak anılmaları (eğer gerçekse) muhtemeldir.
    Enok’ta dikkati çeken şey, Işık Prensi ve Karanlıklar Prensi (Belial) ve bunların yolundan giden Oğullar konusudur. Bu konuya değinme, Tevrat’da Kurallar 3;19–20 bölümünde de vardır.
    Ayrıca Kurallar 3; 24–25, Karanlıklar Prensi’nin, ölüler kalktığı zaman hüküm gününden sonra sonsuza kadar ateşlere atılacağı konusu, Hristiyanlık ve İslam’ın temelini oluşturuyor. Kitaptaki en dikkat çekici bölüm yine de bence düşmüş melekler konusudur. Tevrat’da düşmüş meleklere de, yarı meleklere de Nefiller diye hitap ediliyor. Meleklerin günaha yenik düşerek kötüleşmesi konusu, Işık Getiren (Lucifer) meleğin de bunlardan birisi olması hala Hristiyan Teolojisi’nin önemli konularındandır. Yaratılış 6;1–2
    Bir diğer isimleri Tanrı Oğulları’dır. (Elohim. Tekili Eloh. Tanrı İlu-Elu ile İlah sözcüğü ile ortak kökenden gelir. Melek isimlerinin sonundaki -El takısı da bundan gelir. Bu bağlamda İsa Haç’ta Elohim’e beni neden bıraktın diye seslenirken, kendisini kandıran Düşmüş bir Meleğe seslendiği anlamı da çıkabilir.)
    Kuran’da ise bu düşmüş meleklerin aslında Melek değil birer Cin olduğu, ve iyi veya kötü olabilecekleri söylenir. Ancak Tevrat’da, bilinen Melek hariç bütün varlıklar Kötüdür. Yani bütün cin veya kötü ruh benzeri varlıklar, eskiden melek olmak zorundadır. Dolayısıyla Tevrat ve Kuran’ın teolojisi gerçekten de çakışmaktadır. “Kuran’ın %70i Tevrat’dan alıntıdır!” diyen arkadaşlar için bu husus göze çarpmalı. Aktarılan hikayeler bile farklı versiyonlarda aktarılmaktadır çünkü. Yine de, zaten “Biz önceki kitapların tasdikçisiyiz” diyen bir kitapta alıntılar olması göze garip gelmemelidir. Devam edelim:
    Enok Kitabı 2. Bölüm : “İşte! Herkesi yargılamadan geçirmek ve günahkârları yok etmek için on bin aziziyle birlikte geliyor!”
    Bu bölüm ayrıca İncil’de Yahuda 1; 14'de “İşte Rab herkesi yargılamak üzere Onbin kutsalıyla geliyor!” diye ifade edilir.
    Demek ki o zamanlarda bu ayet yazılırken ellerinde Enok kitabı vardı. Zaten günümüzde kabul gören İncil’in m.s 4.yy’a kadar bütünleştirilmemiş olduğunu, ve Roma kralı Konstantin tarafından ‘bütünlettirildiğini’ hatırlarsak, 1. İznik Konsil’nde yoksayılan, apokrif ve gnostik ilan edilerek yakılan-yokedilen yaklaşık 27 ayrı kitap daha olduğunu unutmamalıyız. Yani günümüzdeki İncil’in kronolojik sıralaması dahil, Tevrat ayetlerinin çoğu, eldeki 50'yi aşkın kitaptan “ayıklanarak” oluşturulmuştur ve bu ayıklamayı da Roma kendi isteği doğrultusunda yaptırtmıştır. İşte burada “tahrif”in ne denli büyük olduğu inkar edilemeyecek kadar ortadadır. Unutmamalısınız ki Enok Kitabı, İsa gelmeden önceki Tevrat’ı ve İsa dönemindeki orjinal İncil’i temsil etmektedir. Bu ne Barnabas, ne Meryem, ne de bir başkasının inciliyle kıyaslanabilir. Şimdi elimde bulunan bu Enok kitabındaki ayetleri sıralama vakti gelmiştir sanırım.
    Enok 7;7 “Sonra hep birlikte yemin ettiler ve planı uygulayacaklarına söz verdiler. Toplam İki Yüz kişi, Yeret’in zamanında Hermon Dağı’nın zirvesine indiler.
    Enok 7;9 “Liderlerinin isimleri şöyleydi: Semyaza, Araklba, Rameel, Kokablel, Tamlel, Ramlel, Danel, Ezeqeel, Baraqiyal, Asael, Armarel, Batarel, Ananel, Zaqiel, Samsapeel, Satarel, Turel, Yomyael ve Azazyel. İki yüz meleğin lideri bunlardı.
    Enok 7;11 “Sonra kadınlar hamile kaldı ve boyları 135 metre olan devler doğurdu. (Tevrat’da bu konu daha farklı geçer. Yar. 6;4'de bunlar Nefiller diye geçer. Nefilim, İbranice hem Gözcü, hem de Dev demektir.)
    Ayrıca gökten inen bu meleklerin insanlara büyü ve gizli ilimleri öğretip, onları saptırdıkları da belirtilmektedir. İnsanlığın sonunun gelmesinin sebebi de budur. Bu “gizli ilim ve büyü, Tanrılaşmak” konusu da ayrı bir yazıda işlenecektir.
    Enok 8; 1 “Azazil insanlara kılıç, bıçak, kalkan ve zırh yapmayı öğretti. Ayrıca onlara metal işçiliklerini gösterdi: Bilezikler, takılar, boya kullanımı, kaşların güzelleştirilmesi, en değerli ve seçkin taşların kullanımı ve topraktan çıkan maddelerin ve metallerin boyanması.”
    Enok 8; 2 “Kötülük arttı. Çok zina işlediler ve yoldan çıktılar.
    Enok 8; 3 Semyaza büyü yapmayı ve kök kesmeyi,
    Enok 8; 4 Armaros büyü çözülmesini,
    Enok 8; 5 Baraqiyael astrolojiyi,
    Enok 8; 6 Kokabel yıldızları,
    Enok 8; 7 Ezeqeel bulut bilgilerini,
    Enok 8; 8 Araqiel toprak bilgilerini,
    Enok 8; 9 Shamsiel güneş bilgilerini ve
    Enok 8; 10 Sariel de Ay’ın hareketlerini öğretti.
    Enok 8; 11 İnsanlık mahvoldukça çığlıkları göklere ulaştı.”
    Sonraki bölümde de 5 (!) büyük melek bunları görüp Tanrı’ya söylerler, ve Tufan başlar.
    Enok 9; 1 “Sonra Mikail ve Cebrail, Rafael, Suryal, Uriel göklerden aşağı bakıp dünyada dökülen hesapsız kanı, işlenen sonsuz kötülükleri gördü.” (Devamında da “bu kadar şey olup bitiyor sen bir şey yapmıyorsun, bize de ne yapacağımızı söylemiyorsun!” tarzı Tanrı’ya isyanlar var.)
    Enok 9:9 “Büyük yargı gününde Azazil ateşe atılacak.” (Kuran’da ki Şeytan benzetmesi)
    15. bölümde de Tanrı, Mikail’e diğer melekleri de yakalamasını ve hapsetmesini söylüyor. (Kafes)
    Enok 9;16 “O günler geldiğinde işkenceyle ateş çukuruna gönderilecek, sonsuza kadar hapsedilecekler.”
    Enok 9;18 “Tüm bu yozlaşmışların ruhlarını, Gözcüler’in (Düşmüş Melekler) çocuklarını yok edin, çünkü onlar insanlığa zulmettiler.”
    Sonra hikaye Nuh tufanına geliyor. Birçok Mitolojide ve kültürde yer etmiş Gılgamış vb. Hepsi Nuh karakteridir. Bu kitapta ilgi çeken başka bir şey ise, 4 yerine 7 Başmelek olması.
    Enok 20;1–8 “Bunlar, gözleyen başmeleklerin adlarıdır.
    Uriel, başmeleklerden biridir. Haykırışları ve korkuyu yönetir.
    Rafael, başmeleklerden biridir. İnsanların ruhlarını yönetir.
    Raguel, başmeleklerden biridir. Dünya’da ve diğer yıldızlarda ceza verir.
    Mikail, başmeleklerden biridir. Günaha sapan insanların ruhlarını yönetir. Ramiel, başmeleklerden biridir. Başkaldıranları yönetir.
    Sarakiel, başmeleklerden biridir. Cennet’i, Ikisat ve Kerubileri yönetir.
    (Ikisat, Seraphim; yani yılanlar demektir. Yasak elmayı yediren Yılan burayla ilişkilendirilebilir. Ayrıca bir grup meleği tanımlamaktadır. Kerubiler ise, gene Meleklerdir, Tevrat’da da birçok yerde Kerubi, Keruv ifadesi geçer. Örneğin Aden bahçesinin etrafına koyulan dönen alevli kılıçlar-keruvlar.)
    Ayrıca 40. bölümde, Tanrı’nın yanında duran 4 farklı ruh gördüğünü ve adlarını öğrendiğini söyler, daha sonra bunların 4 büyük melek olduğundan bahseder, “En yüce olan 4 Melek.”
    Yani 4 den fazla Başmelek olduğu, ama aralarında bir derecelendirme yapıldığı kanısına varıyoruz. Bu 4 Melek ise, Mikail, Rafael, Gabriel ve Fanuel. (!) Azrail veya 4 Başmelekten biri olarak bildiğimiz düşmüş olan Lucifer’in ismi kitapta geçmiyor.
    (Ayrıca 60. Bölüm 13. Ayet’de Meleklerin sınıfları ile alakalı bir açıklama vardır. Kerubim, Serafim ve Ofanim. Güç melekleri.
    Bu da “Savaşçı Melek” figürünü ortaya koyar. Kiliselerde elinde kılıçla çizilmiş melek figürleri bolca görülür. Kuran’da ise tamamen iyilik ve merhamet üstüne, Robotumsu bir anlatım vardır.
    Enok 21; 1–3 “Ve hiçbir şeyin tamamlanmamış olduğu bir yere vardım. Orada korkunç bir şey gördüm. Ne üstünde gökler var, ne de altında sağlam bir zemin. Sadece kaotik ve korkunç. Orada birbirine bağlanmış yanan büyük dağlara benzeyen, göklerin yedi yıldızını gördüm.”
    (Göklerin yedi yıldızı, o dönemde bilinen yedi gezegendir. Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jupiter, Satürn. Bunların her birini eski bir Tanrı olarak da görebiliriz. Ayrıca haftanın 7 günü de buradan gelir. 7 Sembolizmi Tevrat ve İncil’de ve o zamanki Pagan inançlarda çok önemli yer kaplar, neredeyse her dinde rastlamak mümkündür. Kökeni ayrıca Mu Mitolojisine dayanır.)
    Kitapta çok önem çeken bir diğer konu ise, Mesih motifinin işlenmiş olması. Yani Tevrat’da açık açık ifade edilmeyen ancak hemen sahiplenilen İsa, burada gelişinden önce net bir şekilde belirtiliyor. Demek ki 325. yılda bu kitap çıkarılana kadar Yahudiler, İsa’yı bu kitaptaki anlatımlara göre bekliyorlardı.
    Enok 46; 1–2 “Ve orada Kadim Olan’ı (Tanrı) gördüm. Başı yün gibi beyazdı. Yanında yüzü insan yüzüne benzeyen başka biri daha vardı. Yüzü çok güzeldi; tıpkı kutsal meleklerden birinin yüzü gibiydi. Benimle birlikte gelen ve bana bütün sırları gösteren meleklerden birine o adamın kim olduğunu, nereden geldiğini ve neden Kadim Olan’la birlikte olduğunu sordum. Cevap verdi; Bu adil olan İnsan Oğlu’dur; (İsa’nın diğer ismi İnsan Oğlu’dur. İncil’de ona sık sık böyle hitap edilir.) onun içinde adalet vardır. O tüm hazineleri ortaya çıkartır (Bkz: Kutsal Ruh’ı ortaya çıkarması, Tanrı’nın hazinesi) çünkü Ruhların Tanrısı onu bunu yapması için seçti. (!) Onun topluluğu Ruhların Tanrısı önünde sonsuza kadar üstündür.”
    (Görüldüğü gibi, burada Seçilmiş Kişi, bir Peygamber gibi anlatılır, İncil’de söylendiği gibi “Tanrı” olarak değil. Eğer 4.yy’da yapılan toplantıda İsa’nın Tanrı değil, peygamber olduğunu savunan görüş sayıca üstün gelseydi, şuan bütün Hristiyanlar İsa’yı Peygamber kabul edecek, belki de İslam’a geçeceklerdi.)
    Ayrıca bir de Gizli Olan vardır. (Muhammed veya Mehdi profiline giriş.)
    Enok 48;5 “Seçilmiş Olan ve Gizli Olan dünya yaratılmadan önce bu amaçla seçildiler ve sonsuza kadar O’nun önünde olacaklar.” (İncil, İsa’nın ruhunun her şeyden önce yaratıldığını ileri sürer, çünkü o ayı zamanda Tanrı’nın ruhudur. Bazı İslam hadisleri ise, Muhammed’in ruhunun her şeyden önce yaratıldığını, çünkü alemlerin onun yüzü-suyu hürmetine yaratıldığını iddia eder. Dolayısıyla bu ayetle arada bir paralellik kurmak mümkün.)
    Sonrasında Yargı Günü ile alakalı bir ayet gelir;
    Enok 48;11 “Onun huzurunda düşecekler ve tekrar kalkamayacaklar. Onları elleriyle tutup kaldıracak kimse olmayacak çünkü onlar Ruhların Tanrısı’nı ve onun Mesih’ini inkar ettiler! (İnkar edilen Mesih ifadesi yer alıyor gene. Yani İsa daha gönderilmeden, onun inkar edileceği söylenmiş. O zaman için daha gelmemiş olan, ve geldiğinde kendisini İnsan Oğlu olarak tanıtıp inkar edilen İsa konusu. Gerçekten de böyle olmuştur. Yahudiler onu inkar etmişlerdir.)
    Ayrıca Cennet’de İsa ile sonsuza kadar kalmak kısmına değinen bir ayet daha vardır, bildiğiniz üzere İncil’deki Cennet, İsa ile birlikte oturmak, yemek yemek, Tanrı ile birleşmekten ibarettir. Bkz;
    Enok Kitabı 61. Bölüm 17. Ayet. “Sonsuza kadar İnsan Oğlu’yla birlikte kalacaklar, yiyecekler, yatacak ve kalkacaklar.” (Gerçekten deHristiyanların inandığı cennet tam olarak budur. Çünkü İncil’de bir çok kere Cennet’de berayer yiyip içmek konusu anlatılır.)
    İncil’in Vahiy bölümünde; gelecek olan 7 başlı 10 boynuzlu Canavar’dan bahsedilir, burada ise farklı bir versiyon ile karşılaşıyoruz. Ancak çok benzer anlatımlar var her konuda Yuhanna’nın buradan esinlendiğini söylemek abartı olmaz. Ayrıca Yuhanna’nın vahiylerini bir rüya yoluyla aldığınız hepimiz biliriz. Ancak Enok, göğe yükseltilmiştir. Bunu Miraç hadisesine benzetmek mümkündür. Gerçi Miraç konusu da tartışmalı bir konudur ancak o hadiseyi başka bir yazıda ele alacağım.
    Enok 58; 7–8 “O günde yiyecek olarak iki canavar türeyecek. Bunlardan dişi olanının adı Leviathan olacak ve denizlerin diplerinde, su kaynaklarının üstlerinde yaşayacak. Bunlardan erkek olan canavar ise Behemoth adını taşır. Göğsünün üzerinde hareket eder ve görülemez bir vahşiliği vardır.”
    64. Bölüm, yani Nuh ile alakalı kısımların başladığı yere tekrardan gelirsek; kısa kısa ayetlere değinicem.
    64;1 “O günlerde Nuh, dünyanın suya gömüldüğünü ve yıkımın yakın olduğunu gördü.”
    64;6 “Tanrı’dan dünyada yaşayan herkese bir buyruk geldi. Onları yakın. Onlar meleklerin tüm sırlarını, şeytanların tüm vahşiliklerini öğrendiler. Gizli güçleri, büyücülüğün güçlerini, tüm dünyada eriyik metalden şekiller yapanların güçlerini öğrendiler.”
    Enok 66;2 “Şimdi melekler ahşap bir araç yapıyorlar. İşlerini bitirdiklerinde elimi onun üzerine koyup koruyacağım.” (Tanrı konuşuyor. Gemiyi meleklerin yaptığına dikkat edelim. Diğer kaynaklarda bunu Nuh’un yaptığı söyleniyor.)
    Ayrıca bu kitapta, Havva’yı saptıran kişinin bir yılan veya Lucifer değil, başka bir melek olduğu söyleniyor. Dünyaya inen ve sonsuzlukla cezalandırılan melekler arasındadır.
    Enok 68;4 “İlkinin adı Yekun’du. O kutsal meleklerin tüm kutsal oğullarına şeytani klavuzlukta bulundu ve onları yoldan çıkarıp vücutlarını insanların kızlarıyla kirletmeye sevk etti.”
    Enok 68;6–7 “Üçüncüsü Gadreel’di. Havva’yı yoldan çıkardı. İnsanoğullarına savaş zırhlarını, savaş kılıçlarını ve diğer tüm ölüm silahlarını gösterdi.” (Şuna dikkat etmek lazım bu melekler gelip nasıl bir şey yapılacağını göstermiyorlar, aklınıza getiriyorlar, ilham veriyorlar sadece ve Gadreel, Havva’yı yoldan çıkardığı halde bir ceza alıp kovulmamış, Nephillerin gününe kadar serbestmiş görüldüğü üzere.)
    68;9–13 “Dördüncüsünün adı Penemuel’di. İnsanlara mürekkep ve kağıtla yazmayı öğretti; böylece bugüne kadar pek çokları günaha girdi. İnsanlar böyle bir amaç için, inançlarını kalem ve mürekkeple göstermek için yaratılmadı.”
    Bilginin kayda geçirilmesi eski öğretilerde hiç hoş karşılanmıyordu. Özellikle ezoterik gelenek hep sözlü olarak aktarılmıştır.
    Örn: Atlantis’in aktarılışı, Platon’a gelişi konusu. Yazı ile değil sözle aktarılmıştır. Platon da bu teoriyi ortaya atarken bir evrakla, kaynakla değil, üstadlarından öğrendiği şeylerle ortaya koymuştu. Ancak Atlantis ve kayıp kıya olayları bu yazının konusu olmadığından es geçiyorum. İlgili yazıyı, yazının başında Mu Kıtası adıyla zaten sunmuştum.
    Eski zamanlarda “Bilmek” her zaman doğru karşılanmamıştır. Tevrat’da da ‘’Bilgelik Ağacı”ndan yemek konusu işlenmiştir. Zaten Adem ile Havva, ağacın meyvesinden yiyerek bunu “Bilmişler”dir. Ayıbı ve günahı öğrenmişler, çıplak olduklarını fark edince de utanıp hemen yapraklarla cinsel organlarını örtmüşlerdir.
    Ayrıca bunun metafiziksel yönüne kayarsak, Nuh Tufanı’nda herkesin Melekî bilgileri öğrendiği için Tufan oluyor, ancak günümüzde Tufan her zaman Mu Kıtası ile ilişkilendirilir ve Mu Kıtası da, kayıtlara göre zihinsel olarak bizden ileri bir medeniyettir ve insanlar parapsikolojik olarak çok gelişmiştir, bizim şuan bildiklerimizden daha çok şey bilmişlerdir. Benzerliği yakalamak lazım. Bu tip kayıp kıtaların varlığı her zaman tartışma konusudur, ancak bir Tufan olduğu gerçek. Ki, Mezopotamya’yı etkileyen bir tufanla alakalı hazırlamış olduğum ayrı bir yazı hali hazırda mevcut. Ayrıntılı bilgi edinmek için bkz:
    Dinler ve Toplumlarda Tufan Hadisesi
    68;19–22 “Kasbaal’ın görevi, En Ulu Olan’ın tüm görkemiyle yaşarken ululara sunduğu ahitin liderliğini yapmaktır. Melek Beka, Mikail’den ona gizli adı göstermesini istedi. Böylece o gizli adı ahitte söyleyebilecek, insanoğullarına tüm gizli şeyleri açıklayanlar o adın ve ahitin önünde titreyecekti. O ahitin gücü o kadar yüksektir, çok kudretlidir. Akae’nin bu ahitini Mikail’e teslim etmişti.”
    Tevrat’da geçen Kutsal Ahit’e geldik. Kabbalah ve Mason takipçileri de bu Ahit’in peşindedir ve İslam’da da bu konuya değinilir. Bir bakıma Pandora’nın Kutusu olarak düşünülebilir. Bütün gizli sırları ve dünyayı yönetecek güçleri barındırdığını, ancak melekler tarafından korunduğunu ve bu yüzden bir insanın ona dokunamayacağını, dokunduğu anda öleceğini aktarır Tevrat. Yine de, bu kutsal emaneti elinde bulunduran toplumun büyük bir güç elde edeceğinden bahsedilir. Aslına bakarsanız Ortadoğu üzerinde oynanan oyunlar ve Siyonizm, gücünü buradan alır. Yahudiler gerçekten de dinlerine sıkı sıkıya bağlılar. Çünkü bu yahudilikte bu Ahit, kurtuluşun sembolüdür. Pandora’nın tam tersi yani.
    Olaylar daha da ilginçleşmeye başlıyor..
    Enok, 86;1 “Göklerden beyaz adamlara benzeyen varlıklar geldi. Onlardan bir kişi çıktı ve onlarla beraber gelen üç kişi daha vardı.”
    Melekleri gördüğünü düşünebilirsiniz; ancak bunlara “beyaz adamlara benzeyen varlıklar” diyor. Meleklerin neye benzediğini zaten biliyordu, daha önce görmüştü. Oyüzden Melek görse, “Melek gördüm” derdi. Ancak burada başka varlıklardan bahsediyor… Belki de kafasındaki cam fanus yüzünden suratı görünmeyen beyaz kostümlü Astronotlardır? Tevrat’da ki Hezekiel bölümünü hatırlayalım. Onun da bahsettiği gökten gelen varlıklar ve uzay araçları Tevrat’da nakledilir. Hatta bindikleri araçlarının kaç pencereli, kaç katlı olduğuna kadar... Geçmiş mitolojilerde çok fazla uzaylı motifi resmedilmiş, konusu işlenmiştir. Yazının başında bundan bahsetmiştim.
    104;4–5 “Günahkarların güçlendiğini, işlerinin yolunda gittiğini gördüğünüzde korkmayın adiller! Onlarla yoldaş olmayın, onların zulmünden uzak durun, çünkü siz göğün topluluklarıyla dost olacaksınız.” (Kuran’da ki Al İmran 28 ayetine benzer bir ayet. ‘Müminler, müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmesin’)
    Bu kitap, birçok teoriyi körükleyecek bilgiler içermektedir ve zamanında, Tevrat’ın içinde bulunan bu bölüm saklanıp, gizleyen kişiler sayesinde hep gölgede bırakılmıştır. İnsanların inançlarını sarsacak ayetler bulundurduğu için adeta çıkarılmıştır. Enok ile alakalı birçok kültürde birçok karakter bulabiliriz. Enok, her kültürde yer edinmiş bir karakterdir. Özellikle Masonlar olmak üzere konuya ilgi duyan bazı yazarlar, Enok’u Memfisli Tehuti, Toth, Grek Hermes ve hatta Latin Merkür ile ilişkilendirmişlerdir. Kişi olarak bunların hepsi birbirinden ayrıdır çünkü mitolojiler farklıdır, ancak; esas anlamda hepsi aynı kutsal yazarlar, inisiyatörler ve Okült ve Kadim Bilgeliğin kayıt edenleri kategorisine dahildir.
    “Bilgelik Tanrısı” olarak adlandırılmışlardır çünkü mitolojilere göre bütün insanlara bilgiyi bu karakterler vermiş, kutsal öğretmen görevi görmüşlerdir.
    Kuran’da da İdris, Bilge (İnisiye) olarak geçmektedir. 7 Sayısı ile alakalı takıntı ise, şuna dayandırılabilir;
    Enok, Adem soyunun yedinci neslinin, yedinci önderidir.
    Orfeus inisinasyonun yedi katmanlı sırrını temsil eden yedi telli lir, Forminks’e sahiptir.
    Başında yedi ışınlı güneş diskli Thoth, güneşsel gemisiyle 365 derecelik yolculuğunu yapar.
    Son olarak Thoth-Lunas, haftanın 7 gününün yedi yönlü tanrısıdır.
    Enok hakkında Josephus (MS 1. Asır) anlattığı hikayeye göre, yazma ve kıymetli kitaplarını Merkür veya Seth (Şit) sütunlarının altında saklamıştı. Bu da “Bilgeliğin Babası” Hermes hakkında anlatılan hikaye ile aynıdır.
    Şu anda İznik Konsili eliyle 325.yılda yapılan toplantı sebebi ile içeriğiyle oynanmış, değiştirilmiş Tevrat’dan önce, orjinal Kutsal Kitap sayılan Tevrat’ın içinde bulunan Enok/Hanok bölümü hakkında bazı bilgiler edindiniz. Belki de hiç duymadığınız (Çünkü Katolikler tarafından sizden saklatılmış) ayetler öğrendiniz.
    Eğer Hristiyan veya Yahudi iseniz; bunun elinizdeki Kitabı Mukaddes ile aynı, hatta daha büyük ölçüde “Tanrı Sözü” olduğuna iman etmeniz gerekir. Red edemezsiniz.
    Eğer Müslüman iseniz; bu kitapta anlatılanların, “DEĞİŞTİRİLMEMİŞ TEVRAT”dan bir bölüm olduğu ve en az inandığınız Kuran kadar “Tanrı Sözü” olduğuna iman etmeniz gerekir. Red edemezsiniz. Çünkü bu kitap Tevrat’ın bir parçasıdır.
    Kitabın içinde çok daha ilgi çekici bölümler bulunuyor ancak ben İncil, Tevrat, Zebur ve Kuran okumuş bir kişi için bu kadarının bile yeterli olduğunu düşünmekteyim. Bu yüzden yazıyı burada sonlandırıyorum... Din, Bilim, Tarih ve Mitolojiler ile alakalı daha zengin yazılarım gelmeye devam edecektir. Takipte kalın lütfen. Keyifli okumalar.
    NOT: Bu yazı ve diğer yazılarım benden özel izin alınmadan ve kaynak belirtilmeden hiçbir ortamda kullanılamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz. Benden özel izin almadan ve kaynak belirtmeden kullandığınız taktirde hakkınızda yasal işlem başlatılacaktır.
    Kaynakça
    Kitab-ı Mukaddes Şirketi, Kutsal Kitap Yayınları, Kitab-ı Mukaddes (Tevrat,Zebur, İncil), Kasım 2011, İstanbul. (Ayetler yazıda belirtildi.)
    Kuran-ı Kerim ve Açıklamalı Meâli, Türkiye Diyanet Vakfı, yayın no 86. (Ayetler yazı içerisinde belirtildi.)
    Peygamber Enok’un Kitabı, Hermes Yayınları-26, Şubat 2016, Çeviri: Günyüz Keskin. (Ayetler yazı içerisinde belirtildi.)
  • Bir cuma akşamı Ağlama Duvarı'ndan yükselen seslerle, hemen üstündeki Mescidi Aksa'da okunan akşam ezanının birbirine karışma anını izlemek, ciltler dolusu dinler tarihi okumaya bedeldir.
  • Acıklı bir ibret olacağız
    Öyle ise biz de, bari bundan sonra olsun,
    gözümüzü açalım. Tarihi öyle masal dinler gibi dinlemeyelim. Her vakadan kendimiz için ibretler, hisseler almaya çalışalım. Gezdiğimiz uğradığımız memleketlerin yalnız havasıyla suyu hakkında malumat edinmeye kasr-ı himmet etmeyelim.
    Geçmişten ibret almamakta devam edersek, el’iyazu-billah, gelecekler için açıklı bir ibret olacağız.