• GEÇMİŞE DÖNÜŞ
    Yakın
    Muhalif duruşu, hiyerarşiye başkaldırması, ırk ve
    cinsiyet eşitsizliğine karşı tepkisiyle döneminin
    önemli yazarlarından biri olan Octavia E. Butler’ın
    başyapıtı “Yakın”, zaman yolculuğunun, fantezinin ve
    tarihi kurgunun iç içe geçtiği türler ötesi bir roman. 26
    yaşına bastığı gün esrarengiz bir
    şekilde kendisini köleliğin en sert
    dönemlerinin yaşandığı Maryland’de
    bulan Dana’nın bu istemsiz geçmişe
    yolculuk hikâyesini bir solukta
    okuyacaksınız.
    Octavia E. Butler, İthaki Yayınları, 384 s.
  • 436 syf.
    #okudumbitti
    #kitaptanıtım

    Babamın Cenneti
    Ariel Sabar
    SONSUZ KİTAP
    Sayfa Sayısı: 436

    Irak’ın esrarengiz bir köşesi. Eski bir dil. Mutasavvıflardan, köylülerden ve öykücülerden oluşan bir kavim. Yok olan bir tarih. Ve bir oğlun babasının yok olan vatanına yaptığı destansı bir yolculuk…

    Kendimi zorlayarak bitirdim. Ne yazık ki anlatılmak istenenler güzel olmasına rağmen kitapta akmayan bir şeyler var. Tavsiyem hemen elinizden bırakarak yeni bir kitap seçmeniz.

    https://www.facebook.com/...51282/?ref=bookmarks
    SihirliFlut
    http://www.ukitap.com/u/SihirliFlut/
    https://zebramo.com/users/323273809
  • 360 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    ARİ

    Bir duygusal roman,

    Bir araştırma yazısı,

    Bir tarih kitabı,

    Bir soy araştırması… Nasıl tanımlamam gerektiğini bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki bu kitap çok insana bilmediklerini öğretecek ve insanı araştırmaya sevk edecek.

    Çiçek Sekban Tüfekçi; Türklerin köken arayışında nerelere gittiğini, soylarının hangi yüzyıllara kadar dayandığını bilimsel veriler ile gözler önüne seriyor.

    14 bin yıl önce battığı iddia edilen efsanevi “Mu” kıtasını ve “Mu” medeniyetini araştırmakla başlayan bu yolculuk Türklerin kadim soyunun tarihte bahsedildiği gibi yakın bir geçmişte değil de milattan binlerce yıl öncesine dayandığını birçok bilim adamının, tarih araştırmacılarının bildiğini öğreniyoruz ARİ’de.

    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de gerçek tarihimize olan merakı ve Avrupalı yazarlar tarafından Türklerin kaleme alındığı tarih kitaplarını reddetmesi ile kendi döneminde de konunun araştırmasını şahsen yaparak gerekli araştırmaların başlamasına öncülük etmiş. Türk tarihinin dört yüz çadır halkın Anadolu’ya göçü ile başladığını iddia eden Avrupalı tarihçileri reddedip Türk kökeninin çok eski ve kadim bir ırk olduğunu ispat etmek için ciddi çalışmalar başlatmış.

    “Efendiler,

    Bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında da bir derinliği vardır.” Mustafa Kemal Atatürk (Ari, s. 41)

    Bu tarih araştırmalarının içine yeni yeşeren bir aşk nasıl güzel yerleştirilirse öyle güzel yerleştirmiş yazar. Türklerin tarihini araştıran ve eline gizli belgeler geçen Reşat Bey öldükten sonra bu görevi torunu sosyolog Zümrüt alır ve her şey o zaman başlar. Polisiye aşk romanı okur gibi hem heyecan hem de adrenalin yüklü devam ediyor kitap.

    Zümrüt ve Doruk bu araştırmayı sonuna kadar yapmaya ve bulgularını tüm dünya ile paylaşmaya kararlı iki âşık yürek.

    Gelecekteki tüm teknolojik gelişimi varsayan güçlü medeniyet Sümerlerden kalan tablette birçok sır var ve bu sırlar da Zümrüt ve Doruk’un gerçeğe ulaşmasında büyük etken. Rus ajanlarının Zümrüt’ün dedesi Reşat Bey’in elinde olan bu kıymetli tableti almak istemeleri ile büyük bir kovalamaca başlıyor, silahlar patlıyor, araçlar devriliyor kan gölünün ortasında gerçeğe ulaşılmaya çalışılıyor.

    Yazar kitabında gerçekleri hayali kahramanlarla kurguladığını bildiğimizden, bilim adamlarının olduğu uçağın şüpheli düşüşünü, Türkiye’deki toryum rezervini ve bunun kullanımının engellenmesini, Türk uçak sanayisinin önlenişi… Ve bunun gibi birçok gerçek bilgileri araştırarak yakın tarihteki engellenişimizi de öğrenmiş oluyoruz.

    İşin en güzel yanı bu bilgilere bir ansiklopedi okumanın verdiği kasvet ile değil de heyecanlı ve kimi zaman ağlatan kimi zaman güldüren bir kurgu romanla ulaşıyor olmamız.

    Yazar gayet akıcı, anlaşılır bir üslupla okuru tarih sahnesine davet ederken başarılı betimlemeleriyle kendilerini bu esrarengiz sahnede oyuncu olarak görmelerini sağlıyor.

    Siz; tarih bilgisi edinmek mi, genel kültürünüzü geliştirmek mi, efsanevi yerleri keşfetmek mi, yoksa birçok duyguyu size aynı anda yaşatan bir aşk romanı mı okumak istersiniz?

    Bu kitap size hepsini sunuyor.

    Ve unutmamamız gereken bir şey var ki

    “Dünü doğru okursan yarını sen yazarsın…” (arka kapak)
  • 112 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    Dolabımda bir köşede durup keşfedilmeyi bekleyen, kapak tasarımı ve rengi ile gösterişten uzak bir kitap bir günde bitmiş oldu ve etkisinden çıkamadım...

    Bir kitabı incelemek onu "özetlemek" olmamalı. Nasılsa diğer okurlar da o örgüyü bir şekilde keifedecekler.

    İpek böceği ticareti için seyahat eden bir adamın Japonya'da karşılaştığı esrarengiz güzellikte bir kız...Giderek artan yolculuk isteği ile adamın da içinde başlayan arayışı..

    Kitap adeta bir ipek zarafetinde ve tıpkı ipekten bir kumaş gibi hiçlik oluşturacak şekilde sıkmadan ilerliyor.. Hatta başladığınız gibi bitirdiğinizi farkediyorsunuz.

    Sürpriz bir sonla sadece adama değil her bireye düşen son derece manidar bir mesajla son sayfayı da kapatıyorsunuz..

    Vakit kaybetmeden okuyun, okutturun efendim
    Saygılar
  • 224 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Kitabı iki gün içerisinde okudum.Alper Canıgüz ün kitapları gerçekten çok keyifli bir yolculuk yaptırıyor.Cehennem Çiçeği ile birlikte tüm kitaplarını okumuş oldum.Cehennem Çiçeği ,Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabının devamı niteliğinde .Karakterler aynı fakat kurgusu çok daha güzel olmuş.Yaşından beklenmeyecek farkındalıkta okuyan,yazan,entellektüel alışılmışsın dışında bir çoçuğun etrafındaki esrarengiz olayları çözmeye çalışması ve espirili bir dil ve yetişkinlere özgü bakış açısıyla gözlemlemesi üzerine kurulmuş bir kitap.Okurken sizi dünyanın tasasından uzaklaştıracak , eğlenceli bir yolculuğa çıkartacak bir hikaye.
    Benim beğeni sıralamam ;
    1.Gizli Ajans
    2.Cehennem Çiçeği
    3.Oğullar ve Rencide Ruhlar
    4.Kan ve Gül
    5.Tatlı Rüyalar
  • Kişiler ve nesneler, çevremizde, tuhaflasıp ağırlaşarak, daha şimdiden önemlerini yitiriyor, hatta o bildik renkleri bile adamakıllı esrarengiz düşsel bir yumuşaklık kazanıyordu...
    Louis Ferdinand Celine
    Sayfa 480 - Yapı Kredi Yayınları
  • 204 syf.
    ·25 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Yine bitmek bilmeyen virgüller ve yine bir Saramago yolculuğu... Yolculuk demek ne kadar doğru olur bilemeyeceğim çünkü münasebetimiz yolculuktan uzun oldu biraz :)) Yeni iş, vizeler, kitabı kaybetmem vs. derken hiç sevmediğim ve istemeyeceğim ölçüde uzun oldu kitabı bitirebilmem. Uzun bir vadeye yayıldığı için kitaptan aldığım tad da her zamanki gibi olmadı tabi.
    Saramago bu eserinde, ölümü sürekli dezavantaj olarak gören biz insanoğluna aslında ölümün nasıl büyük avantajlarının olduğunu aktarmış. Adı bilinmeyen bir ülkeye ölüm artık uğramaz. Ölümsüzlük başta ödül gibi gelirken zamanla en çetin ızdıraba dönüşür. Devlet,kilise, halk herkes bu durum ile mücadele etmeye çalışırken ölüm yine esrarengiz ve şaşırtıcılığını elden bırakmadan ülkeye geri döner. Eflatun renkli zarflar, ölmeden önceki son sekiz günün habercisi oluverir. Daha fazla spoi vermemek amacı ile uzatmıyor ve incelememi şu cümle ile noktalamak istiyorum: Aşk bazen her şeye hükmedebilir, buna ölüm de dâhil... :')