• Gazeteler iktidara karşı yalan, iftira dolu makaleler yayınlamaya devam ediyorlar, insanların şereflerine, haysiyetlerine acımasızca saldırıyorlar, onları yıpratabilecek yayınları fasılasız yapılıyordu.

    Adnan Menderes, cebinden bir broşür çıkarıyor, arkadaşlarına gösteriyor:

    "Hasan Polatkan önceden 35 lira maaşlı bir memurken bugün yalnız Ankara’da 4 apartmanı var."

    "6/7 Eylül olaylarından dolayı Kıbrıs’ı kaybediyoruz."

    Korkunç iftiralar, isnatlar. Menderes’e savrulan bin çeşit küfür, itham ve iftiralar var. Menderes başını broşürden kaldırarak üzüntüyle bakıyor:

    "Her gün bu hayasız broşürlerden yüzlerce, binlerce çeşit çeşit basılıyor, ülkenin dört bir yanına dağıtılıyor. Ne yapalım, nasıl başa çıkalım, bunların hangisine cevap verelim, nasıl tekzip edelim." diye soruyor ve: "Arkadaşlar bunların peşinden koşmaya ömür yetmez" diyordu.

    Adalet Bakanı Hukukçu Prof. H. Avni Göktürk yeni bir "Basın Kanunu" hazırlatmıştı. Kanunda gazete ve gazetecilere, haberlere yorumları sınırlayan, tekzip haklarını genişleten yeni maddeler ilâve edilmişti. Tasarı TBMM’ne geldi. 6 Haziran 1956’da oylandı, 274 oyla kabul edildi. Ancak bu yasa bir işe yaramadı. Gazeteciler cezalandırıldı. Ama basın tümden Demokrat Parti’ye cephe aldı.
  • 23. Haziran T. C. Turizm Bankası kuruldu. (Turban)

    4 Temmuz Türkiye – İsrail Ticaret Anlaşması imzalandı.

    7 Temmuz İzmir Çimento Fabrikası kurularak üretime başladı. (Çemintaş)

    10 Ağustos Bulgaristan’da yaşayan 250 bin Türk’ü Türkiye’ye göndermek için nota verdi.

    3 Eylül Demokrat Parti yapılan Belediye Başkanlık seçimlerinde 600 Belediyenin 560’ını kazanarak bir zafer yazdı.

    16 Eylül Uluslararası Trafik Ana Yolları yapım anlaşması imzalandı.

    20 Eylül Sarıyar Barajı Anlaşması imzalandı.

    15 Ekim Demokrat Parti 55 ilde İl Genel Meclisi seçimlerini kazandı.

    22 Ekim Ülkenin 5. Nüfus sayımı yapıldı. Sayım sonucu 20 934 000 kişi.

    11 Aralık Osman Bölükbaşı ve Kemal Türkoğlu, Kore’ye asker gönderilmesi kararına karşı gensoru verdiler. Gensoru reddedildi.

    12 Aralık Kapatılan Halkevlerinin mallarını hazineye devreden kanun tasarısı Meclise geldi.

    14 Aralık Maliye Bakanı istifa etti. Yerine Hasan Polatkan getirildi.
  • "Toprak reformunu felce uğratan güçler, Köy Enstitüleri’ni de iğdiş etmekte gecikmediler. 1946 yılında Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel görevinden ayrılmak zorunda bırakılmış, yerine Hitler Nazizmine hayranlığı ve Köy Enstitülerine aleyhtarlığı ile isim yapmış Reşat Şemsettin Sirer getirilmiştir. Köy Enstitülerinin mimarı, devrimci İ. Hakkı Tonguç görevinden ayrılmak zorunda bırakılmıştır. 1947 yılında çıkarılan 5117 ve 5129 sayılı kanunlarla öğretmenlere toprak verilmesi güçleştirilmiş, dağıtılmış kitaplar, aletler, hayvanlar ve malzemelerin geri alınması yoluna gidilmiştir.

    29 Nisan 1947’de yeni bir yönetmelik hazırlanarak enstitülerde öğrencilerin ders dışı faaliyetlerine sınırlamalar getirilmiş, tatbiki eğitimleri köreltilmiştir.

    9 Mayıs 1947’de yeni bir genelge ile de karma eğitime son verilerek kız ve erkek öğrenciler ayrı eğitime alınmıştır.

    17 bini aşkın öğretmen, 3 bin sağlık memuru yetiştiren bu enstitülerin, 1947’de Milli Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer zamanında eğitim programları tamamen değişikliğe uğradı.

    1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti bu enstitülerin programını klasik öğretmen okullarının programıyla birleştirdi.

    1954’te çıkarılan 6234 sayılı yasayla’da tamamen kapatıldı."
  • 17 Eyül 1961’de eşi, hayat arkadaş, can yoldaşı Adnan Menderes’in asılarak ölümünü yaşadı.

    Oğlu Yüksel Menderes 8 Mart 1972’de Ankara’da evinde havagazı musluğunu açarak şüpheli bir şekilde intihar etti. Cebeci Mezarlığına defnedildi.

    İkinci oğlu Mutlu Menderes, Adalet Partisi Aydın Milletvekili iken, 1 Mart 1978’de Ankara Ulus’ta bir otomobilin çarpması sonucu vefat etti.

    Kısa zaman içinde iki evladını’da toprağa veren Berrin Hanım büyük acılar yaşadı.

    Ailenin en küçük oğlu Emekli Milletvekili Aydın Menderes, 15 Mart 1996 günü Afyon Sandıklı yakınlarında geçirdiği bir trafik kazasında yaralandı. Felç oldu. Halen Ankara’da yaşamaktadır.

    17 Eylül 1990’da Hükümetin aldığı kararla iade-i itibarları sağlanan; Adnan Menderes ve aynı akıbeti paylaşan kader arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın kabirleri İstanbul Topkapı’da yapılan Anıt Mezar’a devlet töreniyle nakledildi. Böylece bir nebze de olsa rahmetli eşine hakkı olan itibarın verilmesi, Berrin Hanım için yaşlılığının en büyük tesellisi oldu.

    Kaderin bir tecellisi olacak ki, yıllar sonra Fitnat Hanım, İbrahim Ethem Bey ve Adnan Menderes İstanbul’da aynı muhitte biraraya geldiler. Berrin Menderes Hanımefendi bütün bu acılara metanetle dayandı. 91 yaşında, 22 Nisan 1994’de vefat etti. Ankara’da oğullarının yanına defnedildi.

    Allah hepsine rahmet etsin…