• 55 syf.
    Orphalese kentinde 12 yıl yaşayan El Mustafa'nın ayrılık zamanı gelmiştir. Veda hediyesi olarak Orphalese halkına aşk, adalet, din, ahlak gibi soyut konular üzerine fikirlerini beyan eder.

    Kitabın şiirselliğiyle yarattığı o akışkanlığa diyecek bir şeyim yok. Ama ne yazık ki dillerin birbirine çevrilmesinden kaynaklanan bir kayıp var ve bence bu çevirmenden değil dillerin doğal yapısından kaynaklanıyor. Orijinal dilinden okumayı çok istediğim kitaplardan biri oldu.
  • ''Bu büyük adalet sisteminin kısmen sonsuza dek belirsiz kalacağını ve insan kendi kafasına göre bir şeyleri değiştirmeye kalktığında ayaklarının altındaki zemin kayıp da içine düşerken, bu büyük organizmanın insanın neden olduğu bu küçük sarsıntıyı gayet kolay telafi edeceğini -her şey birbirine bağlıdır çünkü-, yerine yenisini koyabileceğini ve hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden yoluna devam edebileceğini ve hatta büyük bir ihtimalle daha katı, daha dikkatli, daha sert ve daha kötü olacağını kabullenmeye çalışmak gerekirdi.''
    Franz Kafka
    Sayfa 116 - Kültür
  • 430 syf.
    ·7 günde·Beğendi·10/10
    "Harami"
    Her şey bu kelime ile başlıyor. Bana bu kelime bazı insanların doğuştan kaderinin kötü yazıldığını düşündürüyor ama bazı yolları kendi irademizle seçmemiz ise yine kaderimizi iyi ya da kötü yönde etkiliyor diye düşündürüyor yine tıpkı Meryem Co' nun Nana yerine Celil'i tercih edip kaderini değiştirmesi gibi... Meryem küçük yaşta hayatın ona getirdiği kötü armağan ile aile birliği olmadan hayatını sürdürse bile baba sevdalısı, anneyi yanlış tanıyan ( başkaları yüzünden ve annenin bazı davranışlarından dolayı ) bir kız çocuğu olmasına rağmen yine de çok akıllı, uslu bir çocuk ta ki on beş yaşına kadar... On beş yaşında hayatın ikinci kötü darbesini annesinin kaybı ve kendinden yaşça büyük Raşit ile evliliği sonucu alıyor. Raşit ile evliliği sırasında bir çocuk sahibi olamayışı, Raşit'in çeşitli fiziksel, cinsel, duygusal vb. şiddetleri sonucu çocukluğu, gençliği kayıp gidiyor. Birde bunlar üstüne Afganistan'da yaşanan çeşitli rejim değişiklikleri, savaşlar, kayıplar ekleniyor son olarak ise savaşta komşusu Fariba'nın kızı Leyla ile ortak kuma olarak yaşaması ekleniyor. Peki ya Leyla ne yapıyor? Meryem gibi hayatı kötü başlamasa bile de o da savaş kurbanı olarak hem bir uzvunu kaybediyor hem de ailesini ve çok sevdiği Tarık'ı... Bunun sonucu Tarık'ın emaneti ile birlikte Raşit'e ikinci bir eş oluyor. Raşit yine Leyla'ya da zulüm ediyor ve birde ondan çocuğu oluyor. Bu kadar savaş, kan, kayıplar varken bu iki kadın bir şekilde ortak bir yaşama giriyorlar buna ise aynı kaderi paylaşmak deniyor. Birbirlerine anne-kız, abla-kardeş oluyorlar her acıyı, sevinci beraber bölüşüyorlar tabi Meryem daha fedakar oluyor belki de hayatta yaşadığı talihsizlikler sonucu pek bir gayesi olmadığı için Leyla ve hayelleri adına kendini feda bile ettiği oluyor ona birçok fedakarlık yapıyor. Bu kitap insanı sayfaları çevirdikçe içine hapsediyor sanki okuyucu orada bir Meryem, Leyla, Nana, Tarık, Raşit ve daha birçok karakter oluyor. Kitabın bazı yerlerinde insan istemsizce duygularına hakim olamıyor ben bazen gözyaşlarımı engelleyemezken bazen ise tebessümlerimi engelleyemedim. Gerçekten bir savaş sırasında iki kadının birbirine yoldaşlığını harika bir kalemle anlatmış yazar. Mükemmel tasvir, betimlemeler mevcut. İnsan hayatında bu kitabı kesinlikle okumalı ders çıkarılabilecek sayılı kitaplardan hatta umut vaat eden kitaplardan. Umarım bizlerde her zorluğa karşın umudunu kaybetmeyen bir Leyla, tüm kötü anılara karşı ise her zaman dostunu, yoldaşını bırakmayan onun için sonsuz fedakarlık yapan bir Meryem gibi yaşar, öyle insanlarla karşılaşırız ve umuyorum savaşsız, kansız ve eşitlikçi yarınlarımız olacak, dünyayı sevgi, adalet ve barış kurtaracak.
  • Bazı şeyler ne kadar akıl almaz olursa olsun sakin davranmak gerekirdi. Bu büyük adalet sisteminin kısmen sonsuza dek belirsiz kalacağını ve insan kendi kafasına göre bir şeyleri değiştirmeye kalktığında ayaklarının altındaki zemin kayıp da içine düşerken, bu büyük organizmanın insanın neden olduğu bu küçük sarsıntıyı gayet kolay telafi edeceğini -her şey birbirine bağlıdır çünkü-, yerine yenisini koyabileceğini ve hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden yoluna devam edebileceğini ve hatta büyük bir ihtimalle daha katı, daha dikkatli, daha sert ve daha kötü olacağını kabullenmeye çalışmak gerekirdi.
    Franz Kafka
    Sayfa 116 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • 412 syf.
    ·8 günde·4/10
    Kitabı hala okumaya devam ediyorum ama bazı şeyler hakkında yorum yazmadan edemeyeceğim.soner yalçının bir yalanını yakaladım yada chpli milletvekili yalancı çünkü erdoğanın üniversite okuması konusunda chpli bir milletvekili benim öğrencimdi deyip sahiplendi.arkadaş tamam diyelim soner yalçının dediği gibi üniversite okumadı senin desteklediğin siyasi cenahın yalancılığına neden susuyorsun öyleyse,adalet tek taraflı olmaz iki tarafada adil yaklaşılır türkiyedeki her siyasi parti taraftarının yaptığı gibi akp olsun chp olsun cahilce aynı bir futbol takımı tutar gibi davranmaları komik doğrusu.allah hakkında söylediği söze gelince soner yalçın sen nasıl bir kafirsin şu söylediği söze bak:miadı dolan iktidarı allah bile kurtaramazdı.ibn haldun’a yamamaya çalışmış aklıyca bu sözüde yemezler soner sen bu sözlerinle beyinsiz bir okuyucu kitlesini kandırabilirsin sadece nasıl yandaş medya akpye peşkeş çekiyor sende aynı onlar gibisin gram farkın yok.ama işin kötü yanı sende bunu farkedecek okuyucu kitleside yok!şimdi çıkıp bana aktrol falan diyecek beyinsizler çıkarsa şimdiden uyarıyorum despot rejimleri desteklemeyen ve akpdende nefret eden bir müslümanım o sizin bildiğiniz türk dini müslümanlardanda değilim!!!
  • Yıllardır kayıp çocukları için adalet arayan #CumartesiAnneleri'nin de

    #AnnelerGünü kutlu olsun ! 🌺