• Hipokrat İskitler’in/Sakaların göçer kabilelerinden oluştuğunu, soğukdan korunmak üzeri keçe ile kaplı dört ve altı tekerlekli öküzlerin çektiği arabalarda yaşadıklarını, pişmiş et yediklerini bir kısrak sütü içtiklerinin bildirmektedir. Domuz hariç başta at olmak üzere bütün hayvanları kurban olarak kesmekte ve yemektedirler. Heredot, İskitlerin/Sakaların, and içme törenlerinde şaraba kanlarını katarak içtiklerini aktarmaktadır. Kan kardeşliği kavramı da bu inanca bağlı olarak günümüze taşımıştır. Herodot, İskitlerin/Sakaların hükümdarları öldüğünde dörtgen şeklinde çok büyük bir mezar kazdıklarını, yas tutanların kulaklarını kestiklerini, başının çevresindeki saçlarını kazıdıklarını, yüzlerini ve kollarını kanattığını anlatmaktadır. Bu törenlerin İslamiyetin kabulünden sonra da uzun süre devam ettiğini kaynaklardan izleyebiliyoruz. Değer verdikleri ölülerini mumyalamışlardır. Anadolu Selçuklu hükümdarlarından II.Kılıçarslan, I.Keyhüsrev, II.Süleyman Şah, III. Kılıç Arslan mumyalanmıştır. Fatih Sultan Mehmed’in de mumyalandığına dair bilgiler mevcuttur.Ölülerini gömdükten sonra üzerine çok miktarda toprak atmışlardır. En çok toprak atma konusunda birbirleriyle yarıştıklarından çok yüksek mezarlar oluşmuştur. Orta Asya’da çok yüksek tümsekler halinde olan pek çok mezar/kurgan bulunmaktadır. Bazı Kurganlarda arabalar da bulunmuştur. Ölen han veya bey, tüm silahları ve tören giysileri ile hazırlanmış ve arabalarında kırk gün egemen olduğu topraklarda gezdirirmiştir.
  • Selçukluların başlangıçta Haçlıları fazla ciddiye almadığı görülmektedir. Anadolu yakasında Haçlılarla ilk mücadele eden kişi ise II. Kılıçarslan'dır...Anadolu'da bir türlü başarı elde edemeyen Haçlılar bu defa da şanslarını daha güneyde denemişlerdir. Güneye kayan Haçlı Seferleri'nin başarılı olmasını engelleyenlerin başında ise Nureddin-i Zengi'nin yanında yetişmiş olan Selahaddin-i Eyyubi gibi büyük bir komutan vardır. Eyyubi dört sene (1185-89) gibi kısa bir sürede, Haçlıların kurduğu Urfa, Antakya ve Kudüs'teki krallık ve kontlukları ortadan kaldırmayı başarmıştır.... Haçlılara asıl darbeyi vuranlar, Ayn-Callut'ta Moğolları yenen Memluklardır. 1260'da Memluk Hükümdarı Sultan Baybars, nasıl Moğollar gibi bir kuvveti durdurmayı başarmışsa, bu sefer de 1291'de onun halefleri, Haçlıları bu topraklardan sürmüştür.
  • 252 syf.
    ·Beğendi·9/10
    Bir Aksaraylı olarak kitabı ilgi ile okuyup bitirdim ve Aksaray hakkında detaylı bilgi sahibi oldum.
    Kitap ilk başta Sultan II. Kılıçarslan'ın hayatı yaptıkları ve ülkesi devleti için verdiği savaşları anlatılıyor. Tabi Kılıçarslan'dan önce diğer Selçuklu komutanlarına da değiniliyor ve onların hayatlarından da bilgiler aktarılıyor. İkinci bölümde ise Aksaray tarihinden bahsediliyor.

    Aksaray günümüzde ne yazıktır ki bir çok kişi tarafından bilinmiyor. Akıllara İstanbul Aksaray geliyor. Ama oradaki Aksaray isminin Aksaray ilinden giden vatandaşların oturduğu o semte verdiklerini bilmiyor. Aksaray'ın hala Nigdeye bağlı bir ilçe veya Konya'ya bağlı bir ilçe olduğunu sananlar da yok değil. Aksaray tarihi ile geçmiş bir çok döneme ışık tutmaktadır. Aksaray'da Evliya Çelebinin rivayetine göre 7000 evliyanın kabrinin olduğu söyleniyor ve ayrıca kitapta Aksaray'daki başta Somuncu Baba olmak üzere bir çok evliyaya da değinilmiş. Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan Aksaray Ulu Camii'ne de değinilmiştir.

    Kısacası kitap adından da anlaşılacağı üzere Kılıçarslan ve diğer komutanların hayatını anlatıyor. Aksaray'ın tarihi ve yapıları ile ilgili de kısa bir bilgi içeriyor.